Editör Masası'nda CHP'deki kriz masada: 'Özgür Özel köşeye sıkıştırdı, Kılıçdaroğlu tüzüğe aykırı davranıyor!'
Gazeteciler Mithat Umutoğulları ile Halil Solak, Editör Masası'nda çok konuşulacak değerlendirmelere yer verdi. Özgür Özel'in hamleleriyle Kemal Kılıçdaroğlu'nun köşeye sıkıştığını savunan Umutoğulları, Kılıçdaroğlu'nun kurultay sürecini kasıtlı olarak uzattığını ileri sürdü. Solak ise Kılıçdaroğlu'nun 'grup toplantısı' hamlesini fırsat olarak değerlendirdiğini iddia ederek, kurultay meselesinde parti tüzüğüne aykırı davrandığını belirtti. Öte yandan Buca Belediyesi Başkan Vekili seçiminde CHP'den bir ismin çıkmamış olmasının parti için tehlike teşkil ettiğini belirten Umutoğulları, "CHP’nin orada bir kan kaybedeceğini düşünüyorum" dedi. Solak da, CHP'yi Buca'da kritik bir seçim beklediğini savundu. Ayrıca Umutoğulları, bir kulis bilgisi paylaşarak CHP İzmir İl Başkanlığı'nda ilerleyen günlerde bir görev değişimi yaşanacağını iddia etti.
- Ege Postası
- 11.06.2026 - 23:52
- Güncelleme: 12.06.2026 - 00:29
EGEPOSTASI- NEO TV’de yayınlanan Editör Masası’nda ülke siyasetinin nabzı tutuldu, gündemin sıcak konu başlıkları ele alındı.
CHP’deki mutlak butlan kararının ardından akabinde yaşanan gelişmeler, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun hamleleri, kurultay tartışmaları, Buca Belediyesi'nde yarın gerçekleştirilecek olan Belediye Başkan Vekili seçimi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın istifa edeceği söylentileri gibi kritik başlıkların konuşulduğu programda NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ve NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
KILIÇDAROĞLU NE YAPMAK İSTİYOR?
Mahkemenin ‘mutlak butlan’ kararını vermesinden bu yana ülke gündeminin sadece CHP olduğunun altını çizen Halil Solak, gerginliğin tırmandığı grup toplantısı sürecinde Özgür Özel ve ekibinin programı nedeniyle Ankara’daki toplantıyı erteleme niyetinin Kılıçdaroğlu cephesinde bir "fırsat" olarak görüldüğünü iddia etti. Solak, şu şekilde konuştu:
“Türkiye'nin başka hiçbir problemi yokmuş gibi tüm kamuoyu CHP ile yatıyor, CHP ile kalkıyor. Ekonomik göstergeler biliyorsunuz bugün açıklandı, iç açıcı değil ama sürekli biz Cumhuriyet Halk Partisi'ni tartışıyoruz. Grup toplantısına Kemal Bey gelemediğini bildiği halde ortamı bilerek germek adına oraya gelip grup toplantısına katılacağını beyan etti ki, yani Cumhuriyet Halk Partisi TBMM üyeleri, 111 milletvekili Özgür Özel'i Grup Başkanı seçip onun himayesinde grup toplantılarının yapılmasını talep etmişti, altına imza atmışlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi içtihatlarına göre de resmi olarak grup başkanı biliyorsunuz Özgür Özel. Şimdi Kemal Bey milletvekili değil, gelip oraya katılması için grup çağırması lazım. Şu an grup kurmaya bile milletvekili yeter sayısı yok Kemal Bey'in. Grup kurulması için 20 milletvekili olması lazım. Artı CHP’yi toplaması için de 40'tan fazla milletvekili olması lazım, o gruba gelip gruba başkanlık etmesi için ki, kendisi daha iyi biliyor.
Birkaç gün öncesinden ‘Ben geleceğim grup toplantısını ben yapacağım’ dedi ki biliyorsunuz rahmetli Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıldönümüne denk geldiği için Özgür Özel grup toplantısını yapmayacağını ve anma etkinliğine katılacağını açıklamıştı. Yani bunu aslında bir fırsat bilerek grup toplantısını yapacağını söyledi. Zaten o programı erteledi Özgür Özel ve ekibi. Ankara'ya gelip grup toplantısını yaptılar ki çok tehlikeli şeyler de yaşandı. Bir tarafta ‘hain’ sloganları, bir tarafta ‘hırsız’ sloganları atıldı. Bunlar daha düne kadar aynı sandığa, aynı partinin logosuna oy atmış insanlar. Birkaç ay öncesine veya bir yıl öncesine kadar omuz omuza mücadele etmişler. Şimdi bu ayrışma iyi yere doğru da gitmiyor. Yani aklı selim hareket etmeleri lazım. Hem Özel tarafıyla hem Kemal Bey tarafıyla bir diyalog kurulsun istiyorlar. Bunun için bazı milletvekilleri öncülük ediyor, gidiyorlar, görüşüyorlar. Ancak bir sonuç çıkmıyor çünkü iki taraf da uzlaşmakta, anlaşmakta, partiyi ayağa kaldırmakta zorluk çekiyor. Kamuoyunda sanki başkaları engelliyormuş gibi algılanıyor. Yoksa düne kadar omuz omuza yürüdüğünüz, mücadele verdiğiniz, siyasi arkadaşlık, yol arkadaşlığı yaptığınız bu kadar keskin ayrışmaya gidip yumruk yumruğa kavgaya, o sloganlara, sosyal medyada baktığınız zaman ağzı alınmayacak küfürler, hakaretler… Ben bunları Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiçbir üyesinin hak ettiğini düşünmüyorum. Burada yanlış bir şey var. O yanlışı da tarafların bir araya gelip uzlaşıp düzeltilmesi gerekiyor, yoksa gidişat gidişat değil. Burada Kemal Bey'e de çok iş düşüyor, Özgür Bey'e de çok iş düşüyor”
UMUTOĞULLARI: "KILIÇDAROĞLU KURULTAY SÜRECİNİ KASITLI OLARAK UZATIYOR"
Özgür Özel’in ekibinin Parti Meclisi’nden istifa etmesinin akabinde kurultaya ne zaman gidileceği tartışmalarına ilişkin konuşan Mithat Umutoğulları, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme süreci içerisinde kurultaya gitmeyeceği yönündeki açıklamasını hatırlatarak, süreci kasıtlı olarak uzattığını belirtti.
Umutoğulları, yaptığı değerlendirmede “Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir satranç karşılaşması var. Herkes her gün bir hamle yapıyor. Bence temel sorun, hepimiz konuştuğumuzda bütün ortak hikâye şu: Bu tepkiler nasıl susacak? Özgür Özel ilk geldiği gün, ‘Çıkmayacağım binadan’ dedi ve polis zoruyla binadan çıkarıldı. Meclise geldi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun gücü yetse Özgür Özel'in makam odasını boşaltacak ki bununla ilgili yazışmalar oldu. Başaramadı. Dolayısıyla genel başkan milletvekili olmadığı için de grup başkanlık da edemiyor. İki, ‘Grup başkanvekilini seçtiler biz gelmeden’ dediler. Bugün iptal etseler, yeniden grup başkanvekili seçim yapılsa yine Özgür Özel çıkacak oradan. Çünkü milletvekillerinin büyük bölümü CHP'nin seçilmiş genel başkanını destekliyor. Meclisin olduğu gün yaşanılanlar gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulunduğu durumu ortaya koyuyor. Yani şöyle düşünün, bugün kiminle konuşursanız konuşun, mahkemenin verdiği karar, mutlak butlan kararı açıkçası iktidarın işine gelen, iştahını kabartan bir durum. Yani Türkiye'de bir sürü sorun varken hiçbirinin konuşuluyor olmaması… Bugün bizim bültenlerimizde bile, 19-20 bültenin neredeyse 12 bültenin tamamı bu konuyla ilgili. Oturup sürekli aynı şeyi konuşuyoruz" şeklinde konuştu.

"ÖZGÜR ÖZEL, HAMLELERİYLE HER GEÇEN GÜN KILIÇDAROĞLU'NU KÖŞEYE SIKIŞTIRIYOR"
Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu sürecinden bu yana sert muhalefet yöntemini benimsediğini vurgulayan Umutoğulları, Kılıçdaroğlu’nun yönetimi devralmasının üzerinden üç hafta geçmesine rağmen hala halkın karşısına çıkamadığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Parti Meclisi’nden istifa etme hamlesi, Özgür Özel'in bütün hamleleri zaten Kemal Kılıçdaroğlu'nun niyetini ortaya koyabilmekti. Bakın, Özgür Özel mücadele etmeyi öğrendi. Nasıl öğrendi? Ekrem İmamoğlu tutuklamadan önce mitinglere başladı ve tutuklanacağını bildiği hâlde iktidara çok sert eleştirilerde bulundu. Şimdi aynı şeyi son mitingde hatırlayalım, ‘Kelle veririz ama mücadeleden vazgeçmeyiz’ dedi Özgür Özel, değil mi? Aynı agresif tavrını gösteriyor. Hatırlarsanız AK Parti'nin kaybettiği bir seçim vardı Ahmet Davutoğlu Başbakandı. Açılım hikayeleri vardı. Sayın Cumhurbaşkanı biraz daha ılımlı, daha yumuşak bir siyaset denedi. O yumuşak siyaseti kim büyüttü? HDP büyüttü. HDP yüzde 14 oy almıştı. Dolayısıyla o ve AK Parti iktidar olmamıştı. Ahmet Davutoğlu ittifak çalışmalarına başladığında hatta CHP ile görüştü. Başbakanlığından oldu o süreçte. Erdoğan onun o görüşmeyi yapmasını istemedi tekrar üç ay sonra seçime gidildi ve o agresif tavır AK Parti'yi yeniden iktidara taşıdı. Şimdi Özgür Özel bunu fark ettiği için bu yöntemi kullanıyor. Seçmen de aslında ona uyum sağlıyor. Sokaktaki gerginliği tırmandırıyor ve bir kitle oluşturmuş vaziyette. Yani bugün Özgür Özel'i alın çıkarın, o kitle yine birini arayacak, birini bulacak. Bence Özgür Özel şu an ona hazırlanıyor.
Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun geldiğinin üçüncü haftasına girdik ve hala sokağa çıkmamış durumda. Dolayısıyla gelen tepkilerin Kemal Bey de farkında. Ama bütün CHP'lilerin tepki gösterdiği durum parti iktidara gidiyor, mücadele ediyor. Kemal Bey demiyor muydu? ‘AKP'yle müzakere edilmez mücadele edilir’ diye. Şimdi o mücadele dilini bırakmış, müzakere diline bakmaya çalışıyor. Şimdi dolayısıyla durum böyle olunca, Özgür Özel'de Kemal Kılıçdaroğlu köşe sıkıştırarak hamleler yapıyor. Parti Meclisi’ni istifa ettiriyor, imza topluyor ve bunların hepsinin bahanesi ne? Mahkeme. Mahkeme ‘Ben seni tedbirli atıyorum’ dedi. Yönetim kimde? Kemal Kılıçdaroğlu'nda. İşleyiş devam ediyor. Bu partinin genel sekreteri var, MYK’sı var, Genel Başkanı var. Yani aslında prosedür devam ediyor. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu kayyum olarak gelmiş olsaydı bugün onu söyleyebilirdi. Çünkü niye? Kayyum atadığında bütün yetkiler askıya alınıyor, süreç bekleniyor. Sen kaldığın yerde devam ediyorsun Kemal Kılıçdaroğlu olarak. Sen bugün ‘Ben kurultay kararı alıyorum’ dediğinde mahkeme ‘Yapamazsın’ mı diyecek? Ama onlar zaman kazanmak için bunu yapıyor. Dolayısıyla Özgür Özel'in yaptığı satranç hamleleriyle her geçen gün Kemal Kılıçdaroğlu'nu biraz daha köşeye sıkıştırdığını düşünüyorum”
"DİSİPLİN HAMLESİ HUKUKİ DEĞİL"
Kılıçdaroğlu’nun bazı milletvekillerini disipline sevk etme hamlesinin hukuki olmadığını vurgulayan Umutoğulları, “Tüzük çok açık. ‘MYK Parti Meclisi’ne sevk eder’ diyor. Parti Meclisi bunu kabul edecek. Sonra disiplin kuruluna gidecek, disiplin kurulundan ihraç çıkarsa ihraç oluyorlar. Şimdi MYK’dan kararını aldınız. Parti meclisine gitti mi? Gitmedi. Parti meclisi var mı? O da yok. Dolayısıyla aldıkları kararın hiçbir hükmü yok aslında. Bu aslında atanmış yönetimin içinde bulunduğu ruh halini ortaya koyuyor. Bir, sokakla mücadele edemiyor; iki, karşısındaki seçilmiş kitleyle mücadele edemiyor. Bütün disipline verilmiş adamların tamamı Özgür Özel'in yakın çalışma arkadaşları" dedi.
CHP'Lİ BAŞARIR'A ELEŞTİRİ
Ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın Kılıçdaroğlu'na yönelik sarf ettiği ifadelerin yanlış olduğunun altını çizen Umutoğulları, "Ali Mahir Başarır'ın Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile ilgili söylediği şeyler bence çok yanlış. Dışarıda insanlar çok şey söylüyor ama partinin Grup Başkanvekili kendi partisinin Genel Başkanı’na bu tip cümleleri kullanmamalı. Senin oradaki niyetini ortaya koyuyor. Bir gerilim var ama kamera önünde sen bunu yapamazsın. Bu da antipatik oluyor. Ali Mahir Başarır'ın bu kadar tepki toplanmasının tek temel sebebi bu davranışlarıdır zaten. Filmin sonunu göreceğiz. Ben bu filmin sonunda Özgür Özel'in parti kuracağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
SOLAK: "TEDBİRDEN BAŞKA BİR ŞEY KONUŞMUYORLAR"
CHP’nin yaşadığı sürecin benzerinin MHP’de de yaşandığını ve sonucunda da İYİ Parti, Zafer Partisi gibi birçok parti kurulduğunu hatırlatan Solak, Kılıçdaroğlu'nun Parti Tüzüğüne uymadığını belirterek, “Diyalog kanallarının kapandığı bir noktada bundan sonraki adım partiyle yollarınızın ayrılmasıdır. Kamuoyunda da Kemal Bey'e ve yönetimine kızgın olan büyük bir kitle artık ayrılmalı ya da daha fazla burada mücadele edilmemeli çünkü ellerinde tek done var: Tedbir. Tedbirden başka bir şey konuşmuyorlar. Sokağa çıkabiliyorlar mı? Hayır. Milletvekillerini disiplinle göndererek ihraç edebilme kararı alabiliyorlar. Başka kararlar alabiliyorlar, atama yapabiliyorlar. Ancak sadece kurultay yapamıyorlar. ‘Ben kurultaya gidiyorum’ dediğiniz anda bitmiştir iş. Partideki bütün sular durulur, diyalog kanalları yeniden açılır ve biliyorsunuz 900'ün üzerinde delege imza topladı. Şimdi bu yok mu sayılacak? Normalde delegenin beşte biri imza toplasa bunu Genel Başkana sundukları andan itibaren Genel Başkan 45 gün içinde olağanüstü kurultay kararı almak zorunda. Şimdi imza toplanıyor almıyorsunuz. Parti meclisinin altı boşalıyor ki kurultaydan sonra en önemli karar alma mekanizması parti meclisidir. Onda da karar alamıyorsunuz. MYK'da bir karar alıyorsunuz direkt Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk ediyorsunuz. Partiler tüzüklerle yönetilir. Siz ona bile uymuyorsunuz. Hukuksal anlamda çok yanlış şeyler uygulanıyor" şeklinde konuştu.
"BİR DÖNEM İNSANLARIN UMUDU OLMUŞ BİR BAŞKANIN 78 YAŞINDA KENDİNİ BU HALE SOKMASI ACI BİR ŞEY"
Özgür Özel’in yeni parti kuracağı söylemlerine de değinen Umutoğulları, Kılıçdaroğlu’nun stratejisinin muhalifleri tasfiye etmeye dayandığını iddia etti. Bu durumu örneklendiren Umutoğulları, Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek şu şekilde konuştu:
"Özgür Özel, mümkün mertebe CHP içinde mücadelesini devam ettirmeye çalışıyor. Bırakmak istemiyor. Burada da şöyle bir durum var: Hatırlayalım, Muharrem İnce Cumhurbaşkanı adayı olduğunda, Kemal Bey ile çok yüksek oy almıştı. Kemal Bey ile bir akşam yemeği yedi. Muharrem İnce sonra o yemeği sızdırdı. Sonra bir köşe yazısı yazıldı, ‘Saraya giden CHP’li’ diye. Bir gün sonra da Kemal Bey FOX’a çıktı. Soruyu sordu ve ‘Ben de böyle bir şey duydum’ dedi. Muharrem İnce ile Kemal Kılıçdaroğlu yani CHP arasındaki kırılma noktasıydı. Muharrem İnce sonra CHP'den ayrıldı. Gitti parti kurdu. Şimdi buna benzer yöntemlerle Kemal Bey stratejik bir hamle yapıyor. Sebep de şu: Bütün bu gerilimi arttırıp, bu isimlerin partiden ayrılması ya da partiden atılacak suç işlemeleri. Fakat öyle bir enteresan bir şey olmuş ki, muhtemelen Özgür Özel bunu önceden planlamış. Şu an CHP kitlenmiş vaziyette. Hiçbir karar alamıyorlar, alamazlar. Parti Meclisi’nden 28 kişi istifa etmiş. Parti Meclisinden hiçbir karar alamaz. MYK toplantı yapar, şifayen bir karar alır, bu kadar. Burada kalır. Dolayısıyla Özgür Özel bu süreçte mevcut şu anki mahkeme tarafından atanmış Genel Merkezi inanılmaz sıkıştırılmış vaziyette. Bir partiye doğru gider ama eninde sonunda Kemal Bey'i ikna ederler diye düşünüyorum ben. Çünkü kıpırdayacak yeri yok. 13 yıl genel başkanlık yapmış, bir dönem insanların umudu olmuş bir Genel Başkanın 78 yaşında kendini bu hale sokuyor olması bir siyasetçi için çok acı bir şey"

SOLAK: "YEDEK PARTİ HAZIRLANIYOR"
Solak ise, partinin ayrışma zeminine hazırlandığını ve yeni bir parti için hazırlanma çalışmaları olduğunu iddia ederek, “Dokuz milletvekilini disipline gönderme hamlesi ‘Partiden ayrılın, gidin’ mesajıdır aslında karşı tarafa. Onlar olabildiğince hukuk kuralları içinde kalıp seçilmiş yönetim olarak parti içinde mücadele etmeye devam edecekler. Ancak bu şu değildir ki yedek parti hazırlamıyorlar değil. Yedek parti hazırlıyorlar. Çünkü neden? Cumhuriyet Halk Partisi bu haldeyken yarın bir gün Cumhur İttifakı ‘Erken seçim yapıyoruz, ekimde kasımda’ dedi. Ne olacak? Yeni bir partinin hazır olduğundan eminim. Seçime girme yeterliliği olan, yani en az 41 ilde örgütlenmiş, o 41 ilinde en az üçte iki ilçesinde örgütlenmiş, büyük kongresini yapmış bir parti olması lazım seçime girebilmesi için. Cumhuriyet Halk Partisi, Özgür Özel yönetimi en olmadık gider TİP’le seçime girer, yine girer” şeklinde konuştu.
"BU MİLLETİN FERASETİNİ HAFİFE ALMASINLAR"
GÜNDEMAR'ın yapmış olduğu ankete dikkat çeken Solak, "Bugün GÜNDEMAR bir anket yaptı. Parti tabanında yüzde dört oranında destek varmış Kemal Bey'e. Bu ne demek? Yüzde doksanından üzeri Özgür Özel yönetimi desteği. Yani buradan buraya bir geçiş olabilir yeni partiye. İlla üye olacak değil, seçimde gidecek ona oy verecek ve patlama yaşayacak ki biz bunları siyasi tarihimizde çok gördük. 2001'de kurulan AK Parti 2002'de rekor oyla rekor milletvekiliyle iktidara getirdi bu millet. Bu milletin feraseti de öyle değildir, hafife almasınlar” dedi.
"KEMAL BEY'İN YÖNETİMİNE KARŞI SAYGI AZALIYOR"
Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’de yapmış olduğu açıklamaların halk nezdinde inandırıcılığı olmadığını savunan Umutoğulları, “Kendi partisinin genel başkanını hırsızlıkla suçlayan, kendi partisinin milletvekillerini belediye başkanlarını hırsızlıkla suçluyor. Kemal Bey hiç ‘Sadece hırsızlık yapan CHP'li belediyelerin siyasetçileri mi?’ diye düşünüyor mu? Niye bir tane MHP'li, AK Partili yok? 30 belediye başkanı CHP'lidir, 3 tane AK Partili, 5 tane de MHP'li vardır. ‘Bir temizlik operasyonu yapılıyor’ dersin. Türkiye'de tek taraflı yürütülen bir soruşturma, bir şey var, belediyelere karşı, özellikle CHP'li belediyelere karşı. CHP'li ne diyor? ‘AK Parti ağzıyla konuşuyorsun’ diyor. O yüzden de Kemal Bey'e, Kemal Bey'in yönetimine karşı olan saygı da azalıyor. O yüzden Ankara'da 50 bin kişi Özgür Özel'in arkasına takılıp Anıtkabir'e gidiyor” şeklinde konuştu.
GÖRKEM DUMAN'IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN BUCA'DA BAŞKAN VEKİLİ HAREKETLİLİĞİ
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın ve meclis üyesinin tutuklanmasının ardından Buca’da siyaset dengelerinin değişebileceği iddiaları da masaya yatırılan konular arasında yer aldı.
Konuya ilişkin görüşlerini aktaran Solak, CHP'yi çok kritik bir 24 saat beklediğinin altını çizerek, “Meclis üyelerinin biri tutuklandı, biri yurt dışı firari. 25'e 18. Şimdi iki senaryo var. Dört veya beş meclis üyesinin transfer edileceği konuşuluyor. İkinci senaryo da ilk etapta beş altı aday çıktı Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinden. Ulaş Koç, Uğur Aydın, Hüseyin Benzer, Mesut Karaboğa, Hacer Taş Gültepe, Eşref Çakır. Şimdi Eşref Çakır, bir önceki belediye başkanı Erhan Kılıç döneminde belediye başkan yardımcısıydı. O istiyormuş. Bir tane delegeyle hareket ediyor, iki kişiler. ‘Bana vermezseniz, karşı tarafı desteklerim’ dediği iddia ediliyor. Yine Mesut Karaboğa, Çağdaş Kaya'ya yakın siyaset yürüttüğü ve yedi meclis üyesinin elinde tuttuğu, kendisiyle birlikte yedi sayısına ulaşıldığı ileri sürülüyor. Bunlardan biri aday olduğu zaman, bir de Cumhuriyet Halk Partisi grubu bir aday çıkarttığı zaman eğer Cumhuriyet Halk Partisi adayları çarpışırsa… Bu kızdı oy vermedi veya AK Parti’nin Başkan Vekili Adayına oy verdi. Bu sefer orayı kaybedebilir. Yani böyle bir risk var. Oradaki önde gelen siyasetçilerle konuştuğumda böyle bir risk olduğu, ancak çalışmaların devam ettiğini belirttiler. Cumhuriyet Halk Partisi hala adayını verilemedi, yarın grup toplantısında olağanüstü meclis öncesinde karar vereceklerini söylüyorlar. Seçime yaklaşık 24 saat kaldı, Cumhuriyet Halk Partisi'ni çok kritik 24 saat bekliyor” şeklinde konuştu.
"BİR İSMİN ÇIKMAMASI CHP AÇISINDAN TEHLİKELİ BİR DURUM"
CHP içinde yaşanan derin sıkıntıların olduğuna dikkat çeken Umutoğulları, aday belirleme süreçlerinin tamamen durduğunu ifade ederek, parti örgütünün sahayı boş bıraktığını savundu. AK Parti'nin adayının seçimi kazanması hâlinde İzmir'i etkileyebileceğini ifade eden Umutoğulları, şu ifadeleri kullandı:
"CHP'nin kendi içinde yaşadığı büyük sıkıntılar var. Zaten adayların hiç konuşulmuyor olması da büyük sıkıntı. CHP İl Başkanı’nın ya da oradaki milletvekillerinin hâlâ bir isim üzerinde karar vermemesi, kulislere sızmış bir isim olmaması, dağınık bir görüntü vermesi bence CHP açısından tehlikeli bir durum. Ben CHP'nin bu işe çok sıkı asılmadığını düşünüyorum çünkü herkes kendi derdine düşmüş vaziyette. Kimsenin Buca’da ‘Bizim CHP'li belediyemiz gidecek mi gitmeyecek mi?’ de değil. O yüzden de içerdeki o koordinasyonu sağlayabilir mi? Ya da onu sağladığında disipline edebilecek mi? Kaygılarım var o konuda. Ben orada bir sürpriz olacağını düşünüyorum. CHP’nin orada bir kan kaybedeceğini düşünüyorum. AK Parti çünkü bence işi biraz sıkı tutuyor. Çünkü İzmir'de AK Parti Buca’nın üzerindeki bütün blokelerini kaldırır, gerçekten orada başka bir şey yaparsa, 600 bin nüfuslu bir yerde başka bir hikâye yazmaya çalışırsa İzmir’i etkileyebilir"
UMUTOĞULLARI'NDAN ÇARPICI KULİS!
Ardından Umutoğulları'ndan çok kritik bir kulis bilgisi geldi. İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün görevden alınarak Çiğli eski Belediye Başkanı Utku Gümrükçü'nün atanacağının konuşulduğunu aktaran Umutoğulları, "Bugün bir şey duydum. Bu iddia doğruysa CHP'nin içinde bulunduğu haliyle yansıtıyor. Bir İl Başkanı atama arayışı var. Kulislerden edindiğim bilgiye göre, atanan yönetimin İzmir İl Başkanını belirlediğini ve pazartesi günü atayacakları söylendi. 40'a yakın il başkanı alacaklar. İzmir'i belirlemişler. Daha önce hiçbir şey teklif edip kabul etmedi. İzmir İl Başkanlığı’na Utku Gümüşcü’nün atanacağı bu atamanın pazartesi günü yapılacağı söyleniyor. Sebebi de Buca’da bir seçim var. Atanacak olan İl Başkanı’nın kucağında bu seçim kalmasın diye böyle bir şey söyleniyor. Düşünün, bu kadar hani atanmış yönetimin hiç alakası yok belediyelerle. Onlar sadece Ankara'da şu an eski yönetimle bir hesaplaşma içinde. Kimse de umurunda değil yani aslında. Buca Belediyesini AK Parti'mi alıyor, başkası mı alıyor, kim aday olacak hiç kimsenin umrunda değil” dedi.
TUGAY İSTİFA MI EDECEK?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın istifa edeceği yönündeki söylentileri Tugay’ın kesin bir dille reddetmesine ilişkin söz alan Solak, “Orada şunu vurguluyor: ‘CHP liderimiz Özgür Özel ile şu an için partide kalıp mücadele ediyoruz, son noktaya kadar. Artık hiçbir şey olmadığı zaman istifa ederiz’ demeye getiriyor. Şu an dediği o. Yarın bir gün bir parti kurulur, ben Tugay'ın o zaman istifa edeceğini düşünüyorum” dedi.
ÇOK KONUŞULACAK İDDİA
Tugay’ın bazı ilçe başkanlarıyla görüştüğü ve ‘istifa edelim’ dediğinin öne sürüldüğünü aktaran Umutoğulları, “Bence Cemil Tugay yavaş yavaş Cumhuriyet Halk Partisi’nden pılını pırtını toplamış, gidecek gibi. Bence Genel Merkezde ne olacağını bekliyor. O yüzden de ben Cemil Tugay'ın kesinlikle istifa edeceğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Yorum Yazın