Dolar 47,8854
%0.11
Euro 55,3710
%0.18
Altın 6.690,259
%-0.02
Bist-100 14.209,10
%0.54

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Diyanet 'cemaat yok, örgüt var' dedi, operasyon Alihan Kuriş'e yapıldı

Diyanet 'cemaat yok, örgüt var' dedi, operasyon Alihan Kuriş'e yapıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’e cemaatten ayırarak, suç örgütü kurma iddiasıyla operasyon düzenledi. Kuriş dahil 33 kişi gözaltına alındı. Örgütle bağlantılı 33 şirkete kayyım atandı. Örgütün organize ettiği paranın 100 milyar TL'yi aşan bir miktar olduğu belirtiliyor. Ancak yargı Diyanet’in Süleymancılar hakkındaki uyarılarını görmezden geldi. Diyanet’in gizli tarikatlar raporunda; “Yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Cemaatin Türkiye genelinde bölgeler bazında ‘kolordu kumandanlığı’ ismi altında yapılandıkları öne sürülmektedir” uyarıları yapılıyordu.

  • Ege Postası
  • 14.08.2026 - 10:21

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dün sabah saatlerinde Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil olmak üzere 49 kişiye yönelik Ankara, İstanbul ve Antalya’nın da bulunduğu 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında; Kuriş dahil 33 kişi gözaltına alındı. Başsavcılık 9 kişinin yurtdışında olduğunu, 7 kişi hakkında da yakalama işlemlerinin sürdüğünü belirtti.

KURİŞ, CEMAATTEN AYRI DEĞERLENDİRİLİYOR

Başsavcılığın açıklamasında “Süleymancılar” ifadesi geçirilmeden “Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” tanımının kullanılması dikkat çekti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Kuriş ile cemaati ayrırak açıklama yaptı. Bakan Çiftçi; cemaati “akım” olarak nitelendirerek; “Alihan Kuriş 2016 yılında bu akımın başına geçti. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha gizlilik içerisinde yürümeye başladı. Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde faaliyetlerinin tamamının oraya kaydırılacağını da değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyon” açıklamalarında bulundu.

GÜRLEK DE 'CEMAATE DEĞİL' DEDİ 

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon" dedi. 

BÖLEREK ŞİRKET KURMA FAALİYETİ

Başsavcılıktan yapılan açıklamada ise operasyonun; “Suç Örgütü Kurma ve Yönetme”, “Suç Örgütüne Üye Olma”, “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama”, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanununa Muhalefet” suçlarından yapıldığı belirtildi. Açıklamada; Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ne bağlı şirketlere ilişkin MASAK raporuna yer verildi. Raporda örgütün; kontrolündeki şirketlerinde 2020’den sonra finans ve alış-satış işlemlerini belirgin şekilde arttırdığı, mevcut şirketleri bölerek farklı il ve sektörde etkin ticari faaliyetin bulunmadığı yeni şirketler kurduğu, ortakların bu şirketlere sermaye artırımlarında kaynak olarak gösterilen izaha muhtaç yüksek montanlı (büyük tutar) nakit girişleri gerçekleştirdiği ve bu naktin analiz konusu şirketlere aktardığı belirtildi. 

SORUŞTURMA KONUSU 100 MİLYAR TL

Raporda; bu şirketlerin mal alış-satış kayıtlarında; diğer tüzel kişilerle sahte faturalaşma açısından dikkat çeken yüksek montanda işlem yapıldığının ve ayrıca kayıtlarla uyumsuz bir şekilde yurtdışındaki çeşitli şirketlerle döviz cinsi transfer girişimlerinin olduğu ve bazı şirketlerin vergi iadesi aldığı, bu işlemlerinde organize olarak gerçekleştirildiği kaydedildi. Örgütün organize ettiği paranın ise 100 milyar TL'yi aşan bir miktar olduğu belirtiliyor.

Yaz Fırsatları TatilBudur'da! Vade Farksız 9 Taksit, 7.500TL'ye Varan WorldPuan, %50'ye Varan İndirimler ve İptal İade Güvencesi TatilBudur'da! #tatilbudurhissi Tatilbudur

33 ŞİRKETE KAYYIM ATANDI

İçişleri Bakanı Çiftçi de yaptığı açıklamada örgütün yurtdışına çıkmadan yakalandığını belirterek; “Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Tamamlandığında 70 milyon dolarlık dev bir yatırım olacak. Faaliyetlerinin tamamının oraya kaydırılacağını da değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyon” ifadelerini kullandı. Operasyon kapsamında 33 şirkete de kayyım atanırken; şüphelilere ait 43, şirketlere ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapıldı. 

ESKİ HSK ÜYESİ DE GÖZALTINA ALINDI

Gözaltına alınanlar arasında eski Hakimler ve Savcılar Kurulu üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de bulunuyor. Gökçen; Marmara Üniversitesi’nde Barış Akademisyenlerinin ihracını talep eden disiplin soruşturması komisyonunda yer alan ve karara imza atanlardan biriydi. Ayrıca Gökçen; 2005’te yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nu hazırlayan komisyonda da görev yapmıştı. Bunun yanı sıra Gökçen; Süleymancılar cemaatine ait Adana Aladağ’daki kaçak yurtta 11’i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan yangın davasında sanıkların avukatlığını da üstlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında Ayakkabı Dünyası kurucularından Mehmet Akbacakoğlu ile Hisar İnşaat kurucusu Mehmet Hilmi Molla da bulunuyor. 

İKTİDAR DİYANET’İN RAPORUNU YİNE GÖRMEZDEN GELDİ

Soruşturma kapsamında; FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Diyanet’in 2016’da tüm cemaatleri incelediği ve kamuoyunda “Gizli Tarikatlar Raporu” olarak bilinen “Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Akımlar” raporunun görmezden gelindi. Söz konusu raporda; Süleymancılar için “Yeni bir FETÖ” uyarısı yapılmıştı.

‘YABANCI İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTISI OLDUĞU İDDİALARI CİDDİYE ALINMALI’

Raporda Süleymancılar için şu değerlendirme yapılmıştı: “Onların, birtakım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Zira uzun yıllar cemaat bünyesinde çalışmış, içyüzlerine vâkıf olduktan sonra onlardan ayrılmış olan ve cemaat içinde ‘Kozan imamı’ olarak bilinen Mustafa Akyıldız, oluşumun din anlayışı ve yapılanmasıyla ilgili oldukça ciddi iddialarda bulunmaktadır. Buna göre, cemaatin Türkiye genelinde bölgeler bazında ‘kolordu kumandanlığı’ ismi altında yapılandıkları öne sürülmektedir. Cemaat hakkında dile getirilen bir başka iddia da 16 yıldır derin güçler tarafından kontrol altında tutulduğudur. 1980 darbesinden sonra arkadaşıyla hapse alınan Kemal Kacar’ın, o dönemki MİT tarafından hapiste anlaşmaya zorlandığı, anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldığı söylenmektedir.”

SÜLEYMANCILARIN EĞİTİM VE KURAN KURSLARI FAALİYETİ

Diyanet’in ilgili raporuna göre; cemaatin mevcut faaliyetleri sahip oldukları birçok holding ve aldıkları bağışlarla kurdukları öğrenci yurtları, “Süleymaniye Eğitim Kurumları” ve Kuran kurslarından oluşuyor. Söz konusu kurslarda öğrencilere; “Süleymancılık bir gün hükümran olacak, Süleymancı olmayanlar soğan doğranır gibi doğranacaktır” ve “Devletin din görevlileri Deccal’in ordusudur” öğretilerinin dikta ediliyor.

ALMANYA’DA VIKZ ADLI DERNEKLERİ BULUNUYOR

Cemaatin yurt dışında da eğitim kurumları bulunuyor. Cemaat, özellikle Millet Partisi ve Adalet Partisi’nden 1965-1977 yılları arasında milletvekilliği yapan Kemal Kacar döneminde, Kacar’ın “Avrupa Konseyi üyeliği” avantajıyla Almanya’da örgütlendi. Cemaatin özellikle Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçiler arasında örgütlendiği bilinirken, 1973’te Almanya’nın Köln kentinde Müslüman çatı kuruluşu olarak “İslam Kültür Merkezleri Birliği” (VIKZ) adlı derneği kurdu. Dernek, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nden (DİTİB) sonra ikinci büyük çatı kuruluşu ve 100 bin üyeye sahip. VIKZ’ın hac, umre, yayıncılık, mimarlık alanlarında farklı farklı şirketleri bulunuyor. Bunların yanı sıra özel okulların işletilmesine bakan “BZ Bildung & Zukunft” (Eğitim ve Gelecek) adlı şirketleri de bulunuyor. 

Bakan Çiftçi’nin bahsettiği merkez VIKZ olurken, bahsettiği yeni bina ise ibadethanelerden medreseye, idari bölüm, ofis ve işletmelerden misafirhane, yurt ve etkinlik mekanlarından oluşacak bir bina olarak tasarlandı.

TÜRKİYE’Yİ İTHAM ALTINDA BIRAKIYORLAR

Raporda; cemaatin yurt dışında Diyanet’in kuruluşlarıyla rekabet ettiğini vurgulanarak; “Süleymancılar yurtdışında İslam Kültür Merkezleri (İKM) aracılığıyla örgütlenirken, Diyanet’in de DİTİB şeklinde örgütlenmesini kabullenmemişlerdir. DİTİB Süleymancılar tarafından Türkiye’nin başka ülkelerin içişlerine karışmasına aracı olmakla itham edilmiştir” ifadeleri kullanılmıştı.

KAZAKİSTAN’DA DA GENİŞ YAPILANMALARI BULUNUYORDU

Cemaatin ayrıca Kazakistan’ın başkent Astana başta olmak üzere; Almatı, Kızılorda, Atırau, Pavlador, Aktau, Aktöbe, Çimkent şehirlerinde okul, ortaokul, lise ve üniversite seviyelerindeki öğrencilere yurt hizmeti veren 24 hayır kurumu bulunuyordu. Kazakistan Devletince cemaatin ülkedeki tüm faaliyeti durduruldu ve yurtları kapatıldı.

KUZENLERİN REKABETİ OPERASYONU GETİRDİ

AK Parti’de 27. Dönem Milletvekilliği yapan ve cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunalı’nın torunu Fatih Süleyman Denizolgun ile Alihan Kuriş arasında cemaat içi iktidar rekabeti olduğu biliniyor. Denizolgun, kuzeni Kuriş’i cemaate zarar veren “Kurşiilik” adlı bir terör örgütü olarak nitelendiriyor. Kuzenini cemaatin önceki elebaşısı ve amcası Arif Ahmet Denizolgun’un cinayetinden sorumlu tutan Denizolgun; 15 Temmuz 2024’te yayımladığı paylaşımıyla Kuriş ve cemaat hakkında operasyon yapılmasını istemişti. Denizolgun, söz konusu paylaşımında; “Bir de üstüne hükümet, devlet ve millet aleyhtarlığı yaparak; seçim öncesi ve sonrası bir kampanyaya giriştiler. Kendileri fiyatları kasti olarak yukarı çekerek, zaman zaman stokçuluk yaparak, denetim olduğu vakit sahte fiktif defterlerini göstererek, evrakta sahtecilik gibi, vergi kaçırmak gibi, çalışanlarının maaşını haksızca gasp etmek gibi, piyasa sistemini kasti olarak etkilemek gibi sayısız suçu işlemeye devam etmektedirler. Cemaatimizle iltisaklı tüm şirketlere, vakıflarımıza ve derneklerimize mali operasyonların yapılması için ihbarda bulunuyorum” demişti.

BAHÇELİ’NİN ‘YENİ PARALEL YAPILAR’ ÇIKIŞI OPERASYONLA BAĞLANTILI MI?

Operasyon; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 11 Eylül 2025’te yaptığı yazılı açıklamasındaki “Suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek maksadıyla istismar eden “yeni bir paralel yapının” milli bünyemize sızmış olup olmadığını derhal sorgulamak gerekmektedir” çıkışını akıllara getirdi. Gazetemiz Cumhuriyet ise Bahçeli’nin çıkışının ardından 24 - 28 Eylül’de yeni paralel yapıların cemaatler olduğunu gösteren “Yeni Paralel Yapılar” adlı yazı diziyle ortaya koymuştu. Söz konusu yazı dizisinde Süleymancılar cemaatinin tarihi ve Diyanet’in raporundaki uyarıları kamuoyunun gündemine getirerek, Alihan Kurşi’nin cemaati siyasetten ticarete yönlendirdiği belirtilmişti.(Cumhuriyet/Aytunç Ürkmez)

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.