Devrim Onur Erdağ'dan 1 Mayıs mesajı ve ortak mücadele çağrısı
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yapan Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, emeğin hak ettiği değeri görmediğine dikkat çekerek, özellikle yerel yönetimlerde yaşanan hak kayıplarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
- Ege Postası
- 01.05.2026 - 08:49
- Güncelleme: 01.05.2026 - 10:13
Erdağ, 1 Mayıs’ın yalnızca takvimde yer alan bir gün olmadığını vurgulayarak, “1 Mayıs; emeğin yok sayılmasına karşı yükselen en güçlü itirazdır. Bu itiraz sadece geçmişin değil, bugünün ve yarının mücadelesidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dört bir yanında işçilerin, memurların, itfaiye emekçilerinin, zabıta çalışanlarının ve yerel yönetim emekçilerinin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Erdağ, ekonomik krizlerin yükünün emekçilere yıkıldığını söyledi. Üreten ve hizmet eden kesimlerin hak ettiği karşılığı alamadığını dile getiren Erdağ, “Bu ülkeyi ayakta tutan emektir. Ancak bugün emeğin değeri sistemli biçimde aşındırılmaktadır” dedi.
Açıklamada özellikle belediyelerde yaşanan sosyal denge tazminatı krizlerine dikkat çekildi. Bu uygulamaların sadece ekonomik kayıp yaratmadığını ifade eden Erdağ, “Sosyal denge tazminatlarının kesilmesi ya da azaltılması, iş barışını zedeleyen, çalışma motivasyonunu düşüren ve kamu hizmetinin niteliğini doğrudan etkileyen bir adımdır” diye konuştu.
Sosyal denge tazminatının emekçinin yaşam koşulları ile yaptığı işin ağırlığı arasında denge kurmayı amaçladığını belirten Erdağ, bu hakkın ortadan kaldırılmasının emeğin değersizleştirilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Bu tür uygulamaların emekçiler arasında güvensizlik yarattığını ve kurumsal aidiyeti zayıflattığını da sözlerine ekledi.
Son dönemde farklı sendikaların ortak eylem ve dayanışma içinde hareket ettiğine dikkat çeken Erdağ, bu birlikteliğin önemine işaret ederek şunları söyledi:
“Emek mücadelesi parçalı yürütüldüğünde zayıflar, birleştiğinde güçlenir. İşçisiyle, memuruyla, itfaiyecisiyle, zabıtasıyla yükselen ortak ses, bu mücadelenin en güçlü yanıdır. 1 Mayıs’ın ruhu da tam olarak budur.”
Mücadelenin zorluğuna rağmen örgütlü bir emek hareketinin karşısında hiçbir gücün uzun süre direnemeyeceğini belirten Erdağ, hakların ancak mücadeleyle kazanılıp korunabileceğini ifade etti.
Açıklamasında emeğin yalnızca üretim değil, aynı zamanda onur meselesi olduğunun altını çizen Erdağ, “Emekçinin hakkını savunmak, insan onurunu savunmaktır. Sosyal denge tazminatları gibi kazanımlara sahip çıkmak bir ücret talebi değil, bir adalet talebidir” dedi.
Erdağ, işçilerin düşük ücretlere mahkûm edilmediği, kamu emekçilerinin güvenceli çalıştığı, itfaiyecilerin ve zabıta çalışanlarının haklarının teslim edildiği bir düzenin mümkün olduğunu belirterek, bunun ancak ortak mücadeleyle sağlanabileceğini vurguladı.
1 Mayıs’ta emekçilere çağrıda bulunan Erdağ, “Sessiz kalmamak, haksızlığa alışmamak ve hak kayıplarını kaçınılmaz görmemek gerekiyor. Kabullenilen her kayıp, daha büyük kayıpların önünü açar” dedi.
Açıklama, şu ifadelerle son buldu:
“Emeğin gölgesinde kalmayı reddedenler, yarını emeğin gücüyle kuracaktır. Eğer emek susarsa adalet susar. Eğer emek birleşirse hiçbir güç onu durduramaz. 1 Mayıs bir gün değil, bir duruştur; emeğe ve geleceğe sahip çıkma çağrısıdır.”
Yorum Yazın