Demirsoy’dan CHP’den ayrılanlara 29 Ekim çağrısı: 'Helalleşmeyi musalla taşına bırakmayalım'
NEO TV’de konuşan CHP Gaziemir İlçe Başkanı Yüksel Demirsoy, partiden ayrılan isimlere 29 Ekim’de yeniden bir araya gelme çağrısı yaptı. “Bizim rakibimiz birbirimiz değiliz” diyen Demirsoy, siyasi kırgınlıkların diyalogla aşılmasını istedi. Belediye başkanlarının parti değiştirmesinde adayları belirleyenlerin de sorumluluğu bulunduğunu savunan Demirsoy, “Gidenlerden fazla onları o listelere yazanlara sesleniyorum: Vicdanınız rahat mı?” ifadelerini kullandı.
- Ege Postası
- 11.09.2026 - 18:00
- Güncelleme: 11.09.2026 - 17:17
EGEPOSTASI- CHP Gaziemir İlçe Başkanı Yüksel Demirsoy, NEO TV ekranlarında Hanzade Figen Avcıoğlu’nun sunduğu NEO Politik programına konuk oldu. Gaziemir’de göreve başlamasının ardından yürüttüğü çalışmaları anlatan Demirsoy; CHP’deki ayrışmaları, belediye başkanlarının parti değişikliklerini, aday belirleme yöntemlerini ve yerel yönetimlerin vatandaşla ilişkisini değerlendirdi.
Program boyunca birlik ve siyasi nezaket vurgusu yapan Demirsoy, YENİ Parti’ye geçen isimleri ayrı görmediğini söyledi. Ön seçimin zorunlu hale getirilmesini isteyen Demirsoy, Gaziemir’de parti üyeliği şartı aranmayan bir Etik ve Şeffaflık Kurulu oluşturduklarını da açıkladı.
“16 MAHALLENİN MUHTARINI BİR GÜNDE ZİYARET ETTİK”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Göreve başladığınız günden bu yana neler yaptınız?
Yüksel Demirsoy: Her biri farklı alanlarda birikim sahibi, genç ve dinamik 32 arkadaşımızla yola çıktık. Aramızda esnaflar, iş insanları, mali müşavirler ve farklı mesleklerden arkadaşlarımız var. 22 Ağustos’ta Abdullah Arda Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunarak çalışmalarımıza başladık.
Mahallelerde esnafı ve kahvehaneleri ziyaret ettik. Kaymakamımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek örgütleriyle, Kent Konseyi ve derneklerle görüştük. Gaziemir’in 16 mahallesinin muhtarını bir günde ziyaret ettik. Hiçbir ayrım yapmadan siyasi partilerin ilçe başkanlıklarına da gittik.
Önemli olan halkı anlayarak ve dinleyerek yola çıkmaktı. Bu çalışmaları tek başıma değil; ilçe yöneticilerimiz, örgütümüz ve belediye meclis üyelerimizle birlikte yaptık.
GAZİEMİR’DE ETİK VE ŞEFFAFLIK KURULU
Hanzade Figen Avcıoğlu: Gaziemir için nasıl bir çalışma anlayışı benimsiyorsunuz?
Yüksel Demirsoy: Gaziemir’in sorunlarını bilen hem teknik hem siyasi bir kadromuz var. Beş belediye meclis üyemizle birlikte halkın yaşam koşullarını iyileştirmek için bilgimizi, birikimimizi ve emeğimizi ortaya koyacağız.
Gaziemir’de siyasi parti üyeliği şartı koymadan bir Etik ve Şeffaflık Kurulu oluşturduk. Derdimiz Türkiye, İzmir ve Gaziemir. Bu kurulda üretilecek projelerle hem yerel sorunlara hem de siyasal konulara katkı sunmak istiyoruz.
“ÖN SEÇİM OLMAZSA OLMAZIMIZ OLMALI”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Bu önerilerinizi Kemal Kılıçdaroğlu ile paylaştınız mı?
Yüksel Demirsoy: İzmir dönüşünde kendisine anlatma fırsatı buldum. Milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin ön seçimle belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Seçildiği partiden istifa eden temsilcilerin başka bir partiye geçişinin önüne geçilmesini de öneriyorum. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmeli. Genel başkanlardan yerel yöneticilere, sendika ve oda başkanlarına kadar görevlerde üç dönem sınırı olmalı. İki yıllık görev süreleri yerine üç yıllık sürelerin daha doğru olacağını düşünüyorum.
Partide mücadele kongrelerde verilir. Kim aday olmak istiyorsa yarışır. Tüzüğümüzde ve programımızda eksikler varsa bunları da birlikte düzeltiriz.
“CHP’NİN KAPATILMASI, CUMHURİYET’İN HAFIZASININ SİLİNMESİDİR”
Hanzade Figen Avcıoğlu: CHP’deki ayrışmayı ve YENİ Parti’nin siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yüksel Demirsoy: Hiçbirimiz böyle bir sürecin yaşanmasını istemedik. Aynı halayda omuz omuza durmuş, cenazelerde aynı tabuta omuz vermiş insanlar olarak toplumu üzdük. Birbirine bu kadar yakın insanların ayrışması ve sosyal medyada birbirleri hakkında olumsuz yorumlar yapması doğru değil.
CHP sıradan bir siyasi oluşum değildir. Kurtuluş mücadelesinden gelen bir tarihi vardır. Dönem dönem önü kesilmiş, kapatılmış ama yoluna devam etmiştir. CHP’nin kapatılması demek, Cumhuriyet’in hafızasının silinmesi demektir.
BALBAY’A ÖZÜR ÇAĞRISI
Hanzade Figen Avcıoğlu: Mustafa Balbay’ın CHP’nin kapatılmasına ilişkin sözlerini nasıl buluyorsunuz?
Yüksel Demirsoy: Partimizde milletvekilliği yapmış, saygı duyduğum bir büyüğümle ilgili olumsuz konuşmak istemem. Ancak bu sözleri kabul etmem mümkün değil.
Silivri’de birlikte mücadele ettik. Cezaevinden çıktığında çok mutlu olduk. Mustafa ağabeyden böyle bir cümle beklemezdim. Boş bulunmuş olabilir. “Yanlış oldu, CHP kamuoyundan özür dilerim” demesini bekliyorum. Bunu abilik-kardeşlik hukukuyla söylüyorum.
“KÜSMEDİM, PARTİMİ TERK ETMEDİM”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Yaşadığınız kırgınlıklara rağmen neden CHP’de kaldınız?
Yüksel Demirsoy: Bu partide 38 yıldır görev yapıyorum. Afiş astım, sandık bekledim, gençlik kollarından ilçe başkanlığına kadar farklı sorumluluklar üstlendim. Aday oldum, aday gösterilmedim. Ön seçim yapılmadı. Konuşmamın engellendiği, işimi kaybettiğim dönemler oldu. Ama küsmedim, terk etmedim.
Zaman zaman genel başkanıma mektup yazdım, eksikleri ve yanlışları söyledim. Siyaset bedel ödeme sanatıdır. Verdiğim emekler helali hoş olsun. Ancak partinin yıllarca emek veren insanlarının dışarıda bırakılmasını da doğru bulmuyorum.
Hiçbir makam ve mevki CHP’den, Cumhuriyet’ten ve Türkiye Cumhuriyeti’nden büyük değildir.
AYRILANLARA 29 EKİM’DE BULUŞMA ÇAĞRISI
Hanzade Figen Avcıoğlu: YENİ Parti’ye geçen isimlere açık bir çağrı mı yapıyorsunuz?
Yüksel Demirsoy: Hepsine çağrı yapıyorum. YENİ Parti’deki arkadaşlarımla CHP’deki arkadaşlarımı ayrı görmüyorum. Onlar da benim kardeşlerim.
Önümüzde 29 Ekim var. Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümünde yeniden CHP çatısı altında, omuz omuza gelmememiz için hiçbir neden yok. Sorunlar elbette var ama konuşulursa çözülür.
Emeklinin, işçinin, çiftçinin, sanayicinin, öğrencinin sorunlarını kendi içimizde kavga ederek çözemeyiz. “Birleşe birleşe kazanacağız” diyorsak bunun gereğini yapmalıyız.
“HELALLEŞMEYİ MUSALLA TAŞINA BIRAKMAYALIM”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Kırgınlıklar nasıl aşılabilir?
Yüksel Demirsoy: Sosyal medyada yorum yaparak kalbini kırdığınız bir dostunuz varsa telefon açın. Buluşun, bir çay için. Neyi bölüşemiyoruz?
Helalleşmelerimizi cami avlusuna, musalla taşına, hocanın ya da cemevinde dedenin iki dudağının arasına bırakmayalım. Helalleşelim, sarılalım. Toprak aldığını geri vermiyor. Bugün varız, yarın yokuz. Siyaset adına birbirimizi kırmayalım.
Bizim rakibimiz AK Parti iktidarı. Bizim rakibimiz birbirimiz değiliz.
“ALTI OKU GÖNÜLLERİNDEN SİLEMEZLER”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Ayrılan isimlerin CHP ile bağlarının sürdüğünü mü düşünüyorsunuz?
Yüksel Demirsoy: Altı oku gönüllerinden silemezler. Birçoğunun ailesine, öldüğünde üzerine altı oklu bayrağın örtülmesini vasiyet ettiğine şahit oldum. Şimdi başka bir bayrağın örtülmesini mi isteyecekler?
Gelin yeniden aynı çınarın altında buluşalım. Gaziemir’de kapımız sonuna kadar açık. Arkadaşlarımızın dönüşünü özlemle bekliyoruz.
FIÇI’YI ADAY GÖSTERENLERE: “VİCDANINIZ RAHAT MI?”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Belediye başkanlarının parti değiştirmesinde sorumluluk kime ait?
Yüksel Demirsoy: Foça’da yaşananlar ortada. Bir belediye başkanı ayrılmış, başka bir siyasi tercihte bulunmuş olabilir. Ancak bu arkadaşları aday olarak belirleyenlerin hiç mi sorumluluğu yok?
Ön seçim yapılmadı. Anketlerden çıkan isimler belliyken adayların yapay zekâyla belirlendiği söylendi. Bu açıklama beni çok kırdı ve üzdü. Bunu kimseye anlatamazlar.
Gidenlerden fazla, onları o listelere yazanlara sesleniyorum: Vicdanınız rahat mı? Foça’da aday olabilecek başka insanlar yok muydu? Bugünkü yanlışlarda aday belirleme yöntemlerinin de payı var. Ön seçim olmazsa olmazımız olmalı.
“HIRSIZIN SAĞCISI SOLCUSU OLMAZ”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Belediyelere yönelik soruşturmalara yaklaşımınız nedir?
Yüksel Demirsoy: Kamu malına el uzatan kim varsa cezasını çeksin, bedelini ödesin. Hırsızın sağcısı, solcusu; AK Partilisi, CHP’lisi olmaz. Bu ülkenin bir kuruşuna el uzatanlar hesap vermeli.
Ancak yargılama sonuçlanmadan uygulanan tutukluluklara da itirazım var. Denetimin ve yargının herkese aynı biçimde işlemesi gerekiyor. CHP’li belediyeler incelenirken başka dönemlere ilişkin iddiaların karşılıksız kalmasını doğru bulmuyorum.
Bir belediye başkanının bilerek yanlış yaptığına inanmak istemem. Ama deliller ortaya konuluyorsa gereği yapılsın. Parti yönetimleri de kendi sorumluluğunu yerine getirsin.
“MUHALEFETİN AKLINI BAŞINA ALMASI GEREKİYOR”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Türkiye’de bir muhalefet sorunu olduğunu kabul ediyor musunuz?
Yüksel Demirsoy: Kabul ediyorum. İktidar olamıyorsanız sorun var demektir. Ancak sorunun parçası olanlar bugün hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranmamalı.
Ülkede emeklilerin, çalışanların, esnafın ve öğrencilerin ciddi sorunları var. Aileler çocuklarına yurt bulamıyor, eğitim giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Bütün bunların üzerine bir de siyasi ayrışmalarla toplumu yormaya hakkımız yok.
Muhalefetin dağınıklığından iktidar yararlanıyor. Birlikte kazanacaksak önce birbirimizle barışmak zorundayız.
BELEDİYE BAŞKANLARINA: “MAKAM ARAÇLARINIZDAN İNİN”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Siyasette vatandaşla bağ nasıl güçlendirilir?
Yüksel Demirsoy: Siyasetin sermayesi güven ve insandır. Vatandaşı dinleyeceksiniz, onunla ilişki kuracaksınız. Ben gittiğim yerlere yürüyerek gidiyorum. Kahvehanedeki, otobüs durağındaki insanla konuşuyorum.
Bütün belediye başkanlarına parti ayrımı yapmadan sesleniyorum: Makam araçlarınızdan inin, yürüyün. Makam kapılarınızı açın, telefonlarınızı açık tutun. Yapamadıklarınızı da gidip anlatın. Bu millet size yine saygı duyar.
Belediyeler ekonomik olarak zor durumda olabilir. Ancak vatandaşla gönül bağı kurarsanız sorunları anlatabilir, birlikte çözüm arayabilirsiniz.
CEMİL TUGAY’A DA BİRLİK ÇAĞRISI
Hanzade Figen Avcıoğlu: Cemil Tugay’ın bağımsız kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yüksel Demirsoy: Onun da kendine göre haklılıkları vardır. Ancak İzmir’de yeniden birlik ve bütünlüğün sağlanması gerektiğini düşünüyorum.
Başta Cemil Tugay olmak üzere bütün belediye başkanlarımızla yeniden CHP çatısı altında bir araya geleceğimize inanıyorum. Belediye başkanları kentlerin en güvenilir insanları olmalı. Halka hizmet sorumluluğuyla hareket etmeli.
“KARŞI MAHALLE YOK, KOMŞU MAHALLE VAR”
Hanzade Figen Avcıoğlu: Son olarak ne söylemek istersiniz?
Yüksel Demirsoy: Birbirimizi sevmek zorundayız. Sevmiyorsak da saygı göstermek zorundayız. Siyasi partiniz ne olursa olsun, karşı mahalle yok; komşu mahalle var. Siyaset böyle yapılır.
Partimizden ayrılan arkadaşlarımızla düğünde, cenazede, hastalıkta ve sağlıkta birlikte olduk. Bu ayrılığı kabul etmiyorum. CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı’nın kapısı sonuna kadar açık. Gelin, çayımızı kahvemizi içelim; gündemi ve sorunlarımızı konuşalım.
Birleşe birleşe kazanacaksak önce kendi içimizde kucaklaşmalıyız. Kimse kimseyi kırmasın.



Yorum Yazın