Dolar 49,5152
▲ %0.09
Euro 55,7109
▲ %0.12
Altın 6.633,205
▼ %-0.03
Bist-100 11.721,72
▼ %-2.89

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
Danıştay Akbelen'de şirket lehine karar: Bölge halkı tepkili

Danıştay Akbelen'de şirket lehine karar: Bölge halkı tepkili

Muğla'nın Milas ilçesinde 679 parseli kapsayan acele kamulaştırma kararına karşı açılan davalardan biri reddedildi. Danıştay 6. Dairesi, enerji arz güvenliğini gerekçe gösterdi. Bölge halkı, “Toprağı satmak vatanı satmaktır” diyerek karara tepki gösterdi.

  • Ege Postası
  • 17.10.2026 - 17:52

Danıştay 6. Dairesi, Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nın çevresinde linyit madenciliği için alınan acele kamulaştırma kararına karşı açılan davayı reddetti. Mahkeme kararında Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralların kömür ihtiyacını gerekçe gösterdi. Çamköy Mahallesi'ndeki beş parseli kapsayan davada, Cumhurbaşkanlığı Kararını hukuka uygun bulundu.

Cumhurbaşkanlığının 9 Ocak 2026 tarihli kararıyla Milas'taki linyit işletme sahasında bulunan 679 parselin acele kamulaştırılması kararlaştırıldı. Kamulaştırmanın, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralların kömür ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılacağı belirtildi. Bölgede yaşayan yurttaşlar, Çamköy Mahallesi'ndeki beş taşınmaz yönünden kararın iptalini istedi. Davacılar, zeytinliklerin ve tarım alanlarının zarar göreceğini, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ve acele kamulaştırma için gerekli şartların oluşmadığını savundu. Kamulaştırmanın kamu yararından çok şirketin ekonomik çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti.

MAHKEME ACELELİK ŞARTININ OLUŞTUĞUNA HÜKMETTİ

Danıştay 6. Dairesi, santralların elektrik üretimindeki rolünü ve mevcut kömür rezervlerinin tükenmesini dikkate aldı. Enerji arz güvenliğinin korunmasında kamu yararı bulunduğuna ve acele kamulaştırma şartlarının gerçekleştiğine hükmetti.

Mahkeme, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz başvurusu yapılabileceğini belirtti.

"KİMSE KABUL ETMEMİZİ BEKLEMESİN"

Bölgede yaşayan yurttaşlar ortak açıklamada şunları belirtti:

“Toprağı satmak vatanı satmaktır. Danıştay 6. Dairesi, daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararı sanki hiç yokmuş gibi, o kararda acelelik halinin hukuka aykırı olduğu söylenmemiş gibi, 679 parselin acele kamulaştırılmasını hukuka uygun gören bir karar verdi. Şaşkın ve öfkeliyiz. 16 Eylül’de Ankara’da görülen duruşmamızda adeta bir tiyatro izlemiştik. Ankara’dan döner dönmez, duruşmanın formalite olduğu, bu işin çoktan bitirildiği söylentileri Milas’ta, köylerimizde bile yayılmıştı. Gelen kararla, bizim hâlâ adalet beklediğimiz toprakların çoktan gözden çıkarıldığını gördük. Dün acelelik halini hukuka aykırı bulanlar, bugün ne değişti de bu kararı verdi? Bizim toprağımız aynı toprak. Şirket aynı şirket. Değişen ne? Dün böyle, bugün böyle… Yok öyle! Kimse aklımızla alay etmesin. Kimse bizden bu tutarsızlığı hukuk diye kabul etmemizi beklemesin.” 

Açıklamada şunlar ifade edildi:

“Kabul etmiyoruz. Rızamız yok. Ortada hukuk yok, adalet yok. Bize açıklanmış tutarlı, somut, gerçek bir gerekçe yok. Şirket daha fazla kâr etmek için bizim tarlamıza, zeytinliğimize, köyümüze çökmek istiyor. Acele olan ne? Bizim evimizden, toprağımızdan sökülüp atılmamız mı? Şirketin daha çok kazanması mı? Başka yollar bulunabilir. Ama en kolayı köylünün toprağına çökmek, öyle mi? Şirket daha çok kâr edecek, biz toprağımızdan olacağız; bunun adına da kamu yararı, hukuk denilecek. Bizim yaşamımızın, emeğimizin, geleceğimizin yok sayıldığı yerde kimin yararı var? Biz de bu memleketin yurttaşı değil miyiz? Buradan bir kez daha ifade edelim: bu toprakların gerçek sahibi köylüler olarak bu hukuksuz kararı kabul etmiyoruz, itiraz edeceğiz. Ayrıca adalet sağlanana kadar topraklarımıza dokunulmasına da izin vermeyeceğiz. Anayasa Mahkemesi’ne de sesleniyoruz: Bu talanın başlangıcı olan 7554 sayılı kanunun iptal dosyasına hâlâ bakmıyorsunuz. Bizim toprağımız gidiyor, evimiz, geçimimiz, geleceğimiz tehlikede. Daha neyi bekliyorsunuz? Dosyayı önünüze alın, karar verin. Bizim sesimizi duyun. Bir şirket için devlet köylüsünü ezmesin. Bizim hakkımızı koruyun. Köylünün toprağını şirketin kârına kurban etmeyin. Adalet istiyoruz. Kimse bizden yasal kılıfa sokulmuş bu gaspı kabullenmemizi beklemesin. Toprağımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bu yanlıştan dönülmesini, adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda öleceğiz. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.