DİSK’li kadınlar İzmir meydanlarında: Tacize karşı ILO 190 sözleşmesi çağrısı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında İzmir’de bir araya gelen DİSK’li kadınlar, kadın emeğinin görünmeyen yüküne ve çalışma hayatındaki eşitsizliklere dikkat çekti. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Evde, işte, fabrikada nerede olursak olalım yan yana geleceğiz. Bu eşitsiz düzeni değiştirecek en önemli güç örgütlü kadınlardır” diyerek mücadele ve örgütlenme çağrısı yaptı.
- Ege Postası
- 05.03.2026 - 15:17
- Güncelleme: 05.03.2026 - 15:27
EGE POSTASI - DİSK’li kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında İzmir’de bir araya geldi. SGK İzmir İl Müdürlüğü önünde yapılan basın açıklamasında kadın emeğinin görünmeyen yüklerine, çalışma hayatındaki eşitsizliklere ve kadına yönelik şiddete dikkat çekildi.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da katıldığı açıklamada kadınlar sık sık “Ne istiyoruz? Eşitlik, vermeyecekler alacağız”, “Kadın, yaşam, özgürlük” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.
Yapılan açıklamada kadınların emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sürdüğü vurgulanırken, yarın Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yapılacak buluşma için de çağrı yapıldı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu konuşmasında kadınların hem evde hem iş hayatında ağır bir yük taşıdığını belirterek, kadın emeğinin çoğu zaman görünmez kılındığını söyledi. Ev içi bakım emeğinin büyük bölümünün kadınların omuzlarında olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, bu durumun kadınların istihdama katılımını da zorlaştırdığını dile getirdi. Çalışma hayatına dahil olan kadınların ise çoğu zaman erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret aldığını, esnek ve güvencesiz koşullarda çalıştırıldığını vurguladı.
Kadınların çoğu zaman sendikasız ve sigortasız çalışmaya zorlandığını belirten Çerkezoğlu, DİSK olarak kadın işçilerin daha fazla sendikalı olması için mücadele ettiklerini söyledi. Kadınların sendikalarda ve karar mekanizmalarında daha fazla yer alması gerektiğini ifade eden Çerkezoğlu, “Biz kadınlar hayatın ta kendisiyiz” dedi.
"TACİZSİZ BİR YAŞAM İÇİN ILO 190 ONAYLANSIN!"
Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin toplumsal eşitsizliklerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Çerkezoğlu, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması gerektiğini vurguladı. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin de Türkiye tarafından onaylanması çağrısında bulundu.
Kadınlara örgütlenme çağrısı yapan Çerkezoğlu, “Evde, işte, fabrikada, atölyede, hastanede nerede çalışıyorsak orada yan yana geleceğiz. Birbirimizin elinden tutacağız ve örgütleneceğiz. Bu eşitsiz düzeni değiştirecek en önemli güçlerden biri örgütlü kadınlardır” ifadelerini kullandı.
DİSK Genel-İş Sendikası İzmir 6 No’lu Şube Mali Sekreteri Burcu Karahan basın açıklamasını okudu;
“8 Mart yalnızca bir anma günü değil; sömürüye, eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşı haklarımız için mücadele etme günüdür. Dünyanın birçok yerinde savaş ve çatışmalar kadınların hayatlarını daha da güvencesiz hale getirmektedir. Barış talebi kadınların en temel taleplerinden biridir. Dünyanın dört bir yanında savaşın ve işgalin gölgesinde yaşam mücadelesi veren tüm kız kardeşlerimize dayanışma duygularımızı gönderiyoruz.
Kadın emeği sistematik biçimde değersizleştirilmektedir. Son verilere göre Türkiye’de her 10 kadından yalnızca 3’ü istihdamdadır. Kadınlar erkeklerden daha düşük ücretlerle, daha güvencesiz koşullarda ve daha esnek biçimlerde çalıştırılmaktadır. Çalışan kadınların yaklaşık yüzde 30’u kayıt dışı çalıştırılmakta, özellikle kısmi zamanlı işlerde güvencesizlik oranı yüzde 60’lara kadar çıkmaktadır.
Kreş hakkının yaygınlaştırılmaması, yaşlı ve engelli bakımının kamusal olarak desteklenmemesi biz kadınları ya düşük ücretli işlere ya da iş gücünün dışına itmektedir. Türkiye’de 21,5 milyon kadın iş gücüne dahil değildir ve milyonlarca kadın ev içi bakım yükümlülükleri nedeniyle çalışma yaşamının dışında kalmaktadır.
Her 10 kadın işçiden yalnızca biri sendika üyesidir. Kayıt dışı istihdam da hesaba katıldığında gerçek sendikalaşma oranı yüzde 7’ye kadar düşmektedir. Bu nedenle kadınların örgütlenmesi yalnızca bir hak değil, eşitlik mücadelesinin temel aracıdır.
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır. ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi Türkiye Hükümeti tarafından onaylanmalı ve etkin biçimde uygulanmalıdır. Toplumsal cinsiyet temelli suçlarda, kadın cinayetlerinde cinsiyetçi iyi hal ve tahrik indirimi gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Kadınlar için tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalıdır. Kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılmalı ve herkesin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalıdır. Kamu-özel ayrımı olmaksızın çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmelidir.
Mirabal Kardeşlerin isyanını hatırlatarak söylüyoruz: Haklarımızı geri alacağız. Eşdeğer işe eşit ücret için, güvenceli çalışma için, kamusal kreşler için, şiddetsiz iş yerleri ve şiddetsiz bir yaşam için, özgürlük ve eşitlik için örgütleneceğiz. Çünkü biliyoruz ki bu düzen değişmeden eşitlik gelmez ve bu düzeni değiştirecek olan örgütlü kadınlardır.
İş yerlerimizde ve toplumun her alanında kız kardeşlerimizin ellerinden tutarak örgütlenmeye devam edeceğiz. Tut Elimden Örgütlen! Yaşasın Kadın Dayanışması! Yaşasın 8 Mart! Yaşasın DİSK!”
Yorum Yazın