DİSK Ege 15-16 Haziran'ı unutmadı: Cumhuriyet ve Demokrasi İşçi Sınıfının Kırmızı Çizgisidir
DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 56’ncı yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, işçi sınıfının örgütlü mücadelesine vurgu yaptı. Gümüştekin, ekonomik kriz, sendikal hak ihlalleri ve demokrasi tartışmalarına dikkat çekerek, “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” dedi.
- Ege Postası
- 15.06.2026 - 13:51
- Güncelleme: 15.06.2026 - 14:28
Türkiye işçi sınıfı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 56’ncı yıl dönümünde açıklama yapan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, direnişin yalnızca bir tarih olmadığını belirtti.
Gümüştekin, “15-16 Haziran ortak irademizdir, ortak hafızamızdır. İşçi sınıfının ‘gücümüz birliğimizden gelir’ dediği gündür” ifadelerini kullanarak, direnişin bugün de emek mücadelesine yol göstermeye devam ettiğini söyledi.
Kemal Türkler’in tarihi çağrısını hatırlattı
Açıklamada, 1970 yılında DİSK’i etkisiz hale getirmeyi amaçlayan yasal düzenlemelere karşı işçilerin ayağa kalktığı hatırlatıldı. DİSK’in Kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler’in 14 Haziran 1970’te yaptığı tarihi konuşmaya atıfta bulunan Gümüştekin, işçi sınıfının üretimden gelen gücüyle tarih yazdığını vurguladı.
Yüz binlerce işçinin İstanbul ve Kocaeli başta olmak üzere sokaklara çıktığını belirten Gümüştekin, direniş sırasında yaşamını yitiren Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak’ı da andı.
“İşçiler kazandı, DİSK kazandı”
15-16 Haziran direnişinin işçi sınıfına önemli bir ders verdiğini kaydeden Gümüştekin, örgütlü mücadelenin kazanımların temel güvencesi olduğunu söyledi.
“Biz durursak hayat durur, biz yürürsek yol olur” diyen Gümüştekin, işçilerin birlik içinde hareket ettiğinde en güçlü engelleri aşabileceğini ifade etti.
“Ücretler eriyor, halkın geçim mücadelesi büyüyor”
Açıklamasında güncel ekonomik tabloya da değinen Gümüştekin, yüksek enflasyon karşısında işçi, emekçi ve emeklilerin her geçen gün daha fazla yoksullaştığını savundu.
Sofralardaki ekmeğin küçüldüğünü, ücretlerin hızla eridiğini belirten Gümüştekin, gençlerin gelecek kaygısı yaşadığını, kadınların ise güvencesizlik ve eşitsizlikle mücadele ettiğini dile getirdi.
Sendikal haklar ve demokrasi vurgusu
DİSK Ege Bölge Temsilcisi, sendikal örgütlenmenin önünde çeşitli engeller bulunduğunu öne sürerek, sendikalı işçilerin işten çıkarıldığını, toplu iş sözleşmesi süreçlerinin uzatıldığını ve grevlerin yasaklandığını söyledi.
Açıklamada yalnızca çalışma yaşamına ilişkin değil, demokratik haklara ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Gümüştekin, seçme ve seçilme hakkından ifade özgürlüğüne kadar birçok alanda baskıların arttığını savunarak, halk iradesinin korunmasının önemine dikkat çekti.
“Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir”
Cumhuriyet ve demokrasinin işçi sınıfı açısından yalnızca siyasal kavramlar olmadığını belirten Gümüştekin, bunların aynı zamanda ekmek ve yaşam mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
“Gerçek anlamda demokratik bir Cumhuriyet için mücadele etmek aynı zamanda ekmek mücadelesidir” diyen Gümüştekin, işçilerin haklarına, emeğine ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğini kaydetti.
“Yaşasın 15-16 Haziran”
15-16 Haziran Direnişi’nin 56’ncı yılında emek mücadelesinin büyütülmesi çağrısında bulunan Gümüştekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gelirde, vergide, ülkede adalet için yaşasın 15-16 Haziran. Sendikal haklarımız ve demokratik haklarımız için yaşasın 15-16 Haziran. Ekmek, adalet, hürriyet ve Cumhuriyet için yaşasın 15-16 Haziran. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz.”
Yorum Yazın