Dolar 44,8923
%0.06
Euro 52,9676
%0.07
Altın 6.908,250
%-0.65
Bist-100 14.485,00
%0

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Cemil Tugay'dan Meslek Fabrikası önünde zehir zemberek sözler: Korkmayacağım ulan sizden!

Cemil Tugay'dan Meslek Fabrikası önünde zehir zemberek sözler: Korkmayacağım ulan sizden!

Sabahın ilk saatlerinde polis ablukası altına alınan Meslek Fabrikası önünde açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Korkmayacağım ulan sizden, korkmayacağım. Bugüne kadar edebimle durdum, niye biliyor musunuz? Bugüne kadar Cemil Tugay birilerinin ayağına gittiyse, birileriyle konuşmaya çalıştıysa, sorunları yapıcı şekilde çözmeye çalıştıysa, görüşmelerle çözmeye çalıştıysa sadece insanlarına hizmet götürmek için yaptı bunu. Gözünüze dizinize dursun. Herhangi bir gün sizden bir kuruşluk menfaat mi istedim?" ifadelerini kullanarak yaşananlara adeta ateş püskürdü. Ayrıca açıklamasında iktidar kanadına da seslenen Tugay, "Ben kimim ki, siyasi ikbal peşinde koşacağım? Kardeşim, sizin iktidarınız mutlaka bir gün bitecekken, kimin iktidarı bitmedi de sizinki de bitmeyecek? Bir gün olur bir Türkiye’ye uyanırsınız işiniz bitmiş olur. O gün nereye kaçacaksınız? O gün yaptığınız yanlışların hesabını nasıl vereceksiniz?" diyerek sert çıktı.

  • Ege Postası
  • 06.04.2026 - 20:09
  • Güncelleme: 08.04.2026 - 22:11

EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahliyesi talep edilen Meslek Fabrikası'nın sabahın ilk saatlerinde polis ablukası altına alınmasının ardından bölgede tansiyon iyice yükselmiş durumda.

Meslek Fabrikası önünde basına ve kamuoyuna açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şu ifadeleri kullandı:

"Hikayesine baktığınız zaman yine bunu defalarca anlattık ama tekrar söylüyoruz. 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhurbaşkanı olduğu ve o dönemin Bakanlar Kurulu Başbakan İsmet İnönü’nün olduğu bir heyet bu binayı da Türkiye’deki pek çok binayı da kamulaştırıyor. Parasını vererek. Burada şunu da insanlarımıza anlatmış olayım. Mesela Egemenlik Evi’ne de el koyuldu aynı şekilde. Henüz orayı tahliye etmeye girişmediler ama yarın bir gün oraya da bir şey yapılacağını biliyoruz. Egemenlik Binası’nı kim yapmış biliyor musunuz? İzmir halkı yapmış. İzmir halkı kendi arasında para toplayıp kendi belediyesinin binası olarak yapmış. Ve bu binalar o çok eski tarihlerde kamulaştırıldıktan sonra o gün yine Bakanlar Kurulu’nun ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla İzmir yerel yönetimine verilmiş ve o tarihten beri değişik amaçlarla kullanılıyor. Biraz önce yolda gelirken bir gazeteci arkadaşım bir belge gönderdi bana. 1937 yılında burada halk ekmek fabrikası yapılmuş. Aradan yıllar geçince bunlar unutuluyor ama tarih, belgeler unutmaz. Bu sçylediklerimin hepisinin belgesi ve ispatı var. Ve bize Ekim 2025’te bu binaların bize sorulmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirildiğini söylediklerinde arkadaşlarımız bütün bu belgeleri araştırdılar, hepsini ortaya çıkardılar, bütün bu detaylarıyla gerçeği görmüş olduk. Bugün sosyal medyada paylaştım daha önce açıkladım. 2007 yılında o gün Başkan olan Aziz Kocaoğlu zamanında buranın tapusunda bir tane şerh görüyorlar. Mukataa şerhi denilen bir şey. Mukataa şerhi, mülkiyetle hiçbir alakası olmayan bir şerhtir. Eğer buradan bir gelir elde edilecek elde olursa Vakıflara da pay verilsin diye konulmuş bir şerhtir. Ve o şerhe o zaman başkanımız demiş ki, ‘Ben bunun parasını ödeyeyim, bu şerhte kaldırılsın’ demiş. O tarihte 1 milyon 600 bin TL ödenerek o şerh kaldırılmış. İmalatında Vakıflar’ın olmadığı bir binadır. 2007 yılında burası mahvolmuş haldeyken İZSU ve Büyükşehir’deki arkadaşlarımız o zaman iyi bir para harcayarak 10 yılda burayı restore ediyorlar. Bu arada 'Burayı DGM kullandı' diyorlar. Burada DGM varken biz buradan hep utandık. DGM’yi oraya getiren belediye, İzmir halkı değil. DGM’yi 12 Eylül 1980’de askeri darbeyi yapanlar DGM kurma zorunluluğunda hissettiler kendilerini ve o gün seçilmiş olan belediye başkanını görevden aldıktan sonra atanmış asker kökenli belediye başkanının marifetiyle vermişler DGM’ye. O darbeciler bile bu binanın mülkiyetini bilmem kimin üzerine geçirelim diye düşünmemişler. Onlar bile yapmamışlar.

Görüşmek istediğim halde buraya gelmeyenlere, onlara yukarıdan emir verenlere, telefona çıkmayan Valiye ve Kaymakam'a. Şunu hatırlatmak isterim arkadaşlar; Cemil Tugay ve diğer belediye başkanı arkadaşlarımız, belediye meclis üyelerimiz, İzmir halkının temsilcisiyiz biz. Kimsenin emir kulu değiliz. Sizden korkmamızı falan da beklemeyin. Günlerdir söylüyorum, diyorum. Bu kadar belediye başkanını hapse tıktınız, bana da yapabilirsiniz bunu . Ama önce bir Cumhuriyet Halk Partimiz var. Aslanlar gibi kardeşlerimiz arkadaşlarımız var ve İzmir yıkılmaz bir Cumhuriyet şehridir. Hak, adalet mücadelesinde hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir. İddia ediyorum, bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer, hiç tahmin etmediğiniz bir cevabı alabilirsiniz insanlardan.

Şunu da söyleyeyim değerli arkadaşlar: Hepiniz biliyorsunuz, biz siyasetçiyiz, ben bunları söylemek zorundayım size. Göreve başladığımızdan beri bizim elimizi kolumuzu tutmak için, kaynaklarımızı kısmak için yapmadıkları kalmadı. Hem de nasıl bir şey biliyor musunuz? Utanmadınız mı? Bakanlardan randevu alıyoruz. Bir tanesine de kendileri aracılık ettiler, illa ona tekrar tekrar teşekkür etmemizi istiyorlar. 

İnsanların bırakın hizmet almayı, özgürlükleri ellerinden alınıyor, özgürlükleri. Siz özgürlüğünüzden vazgeçer misiniz yurttaşlar? Özgürlük, şeref, vatan hepimizin onuru değil mi? Hepimizin ayakta durmasının sebebi değil mi? Bunları elimizden alacak insanlara İzmir teslim eder mi kendisini? Ama ben iddia ediyorum, içime doğuyor. Siz o bir dahaki yerel seçimi göremeyeceksiniz, göremeyeceksiniz o yerel seçimi!

"KORKMAYACAĞIM ULAN SİZDEN!"

Açıklamalarına devam ederek adeta ateş püsküren Tugay, "Hiçbiriniz bu ülkede hiçbir şey için bir kuruş ödemiyorsunuz sevgili AK Partililer. Sadece kendinizi zengin ediyorsunuz, bıktık artık sizden. Bu kanunsuz düzeninizden bıktık. Ben bir öğretmen çocuğuyum pazarlarda pazarcılık yaparak büyüdüm. Onur, gurur duyuyorum. Ben buralara geldiğim zaman konuşmaktan mı korkacağım, başıma bir şey gelir mi diye korkacağım? Korkmayacağım ulan sizden, korkmayacağım. Bugüne kadar edebimle durdum, niye biliyor musunuz? Bugüne kadar Cemil Tugay birilerinin ayağına gittiyse, birileriyle konuşmaya çalıştıysa, sorunları yapıcı şekilde çözmeye çalıştıysa, görüşmelerle çözmeye çalıştıysa sadece insanlarına hizmet götürmek için yaptı bunu. Gözünüze dizinize dursun. Herhangi bir gün sizden bir kuruşluk menfaat mi istedim?

Sevgili İzmirliler, bugün burada olmayıp bunlar burada ne yapıyor?’ diyenlere iki kelime bir şey söylemek lazım. Bugün burada olmayanlar şunu bilsin ki: Şu gördüğünüz insanlar çok yaşlıları var, gençlerimiz var. Görüntülerini gördüm içim parçalandı. Siz oturduğunuz yerlerinizde şunu bilin: Bu insanlar tertemiz insanlar, bu insanlar yurtsever, bu insanlar halkının hakkı için mücadele eden insanlar ve eğer korkuyyoesanız bilin ki o korku  sizi kurtarmayacak. Eper bu ülke o padişahlar zamanında bu ülke işgal edildiği zaman insanların korkuyla evde oturmasıyla dönem yaşansaydı, bugün buralarda Yunan bayrakları asılırdı. Belki hiç kimsenin adı Türkçe bile değildi. Korku, şöyle bir laf var: Cesur insanlar bir kere ölür, korklar bin kere ölür" şeklinde konuştu.

"BİR GÜN OLUR BİR TÜRKİYE'YE UYANIRSINIZ İŞİNİZ BİTMİŞ OLUR"

Başkan Tugay, açıklamalarının devamında "Değerli kardeşlerim, ülkemizde çok fazla yolsuzluk var, hırsızlık var, yalan var, hukuksuzluk var, hukuk ayaklar altına alınmış durumda. Adalet artık tecelli etmiyor. İnsanları yoksullaştırıp sonra sadakayla yönetiyorlar. Bu düzen nereye gidecek? Bu işler nasıl düzelecek? Ben size isyanımın nedenini anlatıyorum. Artık anladım ki, susarsak, çok özür dilerim kuyruğumuzu kıstırıp gidersek, bu işler gitmeyecek, böyle sürüler şeklinde aldıkları sarı öküzlerin yanına başka renk insanları da koyacaklar. Yapmayalım, bu ülkeye sahip çıkalım. Diyorsanız ki ‘Cemil Tugay sen yalnızsın, söylediklerin yanlış’ Ben istifa edeyim gideyim. Ama şunu unutmayın: Eğer halkın sesi olan siyasetçiler olmazsa halkın hakkını hukkunu savunacak kimse de olmayacak. O yüzden ne burada konuşan siaysetçilere, ne de burada onlara destek olan insanlara gözünüzü seveyim hiçbir şekilde kötü gözle bakmayın. Bakın bu sözlerime kulak verin. Kardeşlerim, arkadaşlarım, yurttaşlarım. Ne olur başınızı kuma gömmeyin. Ülkenin gençlerinin bu ülkeden umudunu kesmesine izin vermeyin. Yoksulların bir başına kalmasına izin vermeyin. İnsanların daha fazla ezilmesine izin vermeyin. Burası olur, baika haksızlığa uğranılan noktalar olur, oralara gidin ve hakkınızı arayın. Gidin benim hakkımı arayın demiyorum. Hemen burada İl Başkanımın yanında söylüyorum. Önümüzdeki dönem aday olmayacağımın sözünü verip yeminin edip o dilekçeyi verebilirim. Ben kimim ki, siyasi ikbal peşinde koşacağım? Kardeşim, sizin iktidarınız mutlaka bir gün bitecekken, kimin iktidarı bitmedi de sizinki de bitmeyecek? Bir gün olur bir Türkiye’ye uyanırsınız işiniz bitmiş olur. O gün nereye kaçacaksınız? O gün yaptığınız yanlışların hesabını nasıl vereceksiniz? O krallar, padişahlar, dünya liderleri şu an hepsi mezarın altında çürümüyor mu, toprak olmadılar mı? Siz de olacaksınız. Sizin de eceliniz dolacak, gününüz gelecek bir gün o toprağın altına insan olarak girecekseniz.

Eğer Allah inancınız varsa... Bir, gariban insanları ezmeyeceksiniz. İki, insanlara haksızlık yapmayacaksınız. Yalan söylemyeceksiniz. Sanki ölümsüzmüş gibi bizlere zulüm etmeyeceksiniz. O nedenle sevgili İzmirliler, kimsenin önünde eğilmeyin. Daha önce kaç kez söyledim: Bak kardeşim, burası İzmir! Burası vatanını seven, insanı seven, demokrasiyi seven, hakkın hukukun yanında her zaman mücadele etmiş, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehridir. Biz ne zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsetsek, ‘Onun arkasına sığınıyorsunuz’ diyorlar. Tabii ki onun arkasına sığınacağız, başka kim var ki arkasına sığınacağımız? Padişahlığı bitiren, insanları vatandaş yapan, seçme seçilme hakkını veren o değil mi? O değil mi bu ülkenin yarısı kadınlara hakkını veren? O değil mi bu ülkenin onurunu sizin düşündüğünüzün bin katı kadar düşünen? Herkese diz çöktürdü ve kimseye eğilmedi? Siz naptınız? Buralarda nutuk çekiyorsunuz. Oralarda buralarda ‘İsrail’ diye şov yapıyorsunuz. Atatürk olsaydı, İsrail bu zulmü yapabilir miydi? Ben size soruyorum: O büyük liderin güvendiği insanlar nerede? Nerede onlar? Neredesiniz? Onun için biz tabii ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anacağız. Tabii ki ondan güç alacağız. Hepimiz onun kadar vatanını seven, insanlarına saygı duyan, onun gibi tertemiz, ahlaksızlıkta gözü olmayan o büyük liderin sevdiği kadar bu ülkeyi seveceğiz. Onu örnek alarak siyaset yapacağız, her türlü mücadelede bulunacağız.

Şurada polis kardeşlerimiz var. Polis kardeşlerimiz diyorum çünkü onlar vatan evladı. Az önce karşılarında amirleriyle görüşmek istediğimi söyledim, bir şey diyemedi çocuklar. Amirlerini çağırmayı bile yasaklamışlar. Sonra avukat arkadaşlarımız telefon ettik onlar ulaştılar. Bir amir bey geldi. ‘Amir bey bu binada arkadaşlarım var, bu binada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin malı mülkü var. Bir girmek istiyorum müsaade edin, Siz sabahın 5’inde buraya gönderildiniz, burayı çevrelediniz. İnsanların içeri girmesine izin vermediniz. İçeride ne yaptınız tam bilmiyorum, bir görmek istiyorum, ben Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanı’yım. Bu görevi yapayım diye beni seçtiler. Belediyenin malına mülküne, hakkına hukukuna, insanların hakkına hukukuna sahip çıkayım diye beni seçtiler. Bunu yapmaya hakkım yok mu? Var. Amir ‘Ben bir gideyim görüşeyim size cevap vereyim’ dedi, gitti ve gelmedi. Şimdi bakın İzmir’de bir tören olur, Vali’dir, Garnizon Komutanı'dır, Belediye Başkanı’dır. Protokoldeki sıralama budur.  Halkın seçtiği en üst makamdaki insandır. Milyonlarca insanın oyuyla buralara geldik. Bu saygısızlığı hak ediyor muyuz? Siz neye dayanarak bunu yapıyorsunuz? Niye o telefonlara çıkmıyorsunuz? Birilerinin güç gösterisinin bir parçası mı oluyorsunuz? Ah o birileri var ya birileri... 'Ayaklarınız ters dolansın' diye beddua ettim. Allah’a hepinizin huzurunda bir daha dua ediyorum: Allah’ım sen bizi bu zalimlerden kurtar! Bizi çalıştırmamak için neler yapıyorlar. Sizin İzmir’e hizmet getirmek isteyenleri engellemek için Ankara’ya seferler düzenlediğinizi bu halk bilmeyecek mi?" ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.