Çağatay Güç’ten AK Parti'ye geçen başkanlara ve Cemil Tugay'a sert sözler!
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, gazeteci Özlem Gürses’in YouTube kanalında İzmir’deki belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güç, belediye başkanlarının “baskı ve tehditle” AK Parti’ye yöneldiğini savunarak, “Bu arkadaşların psikolojileri normal değil. Bir an önce istifa etmeleri lazım” dedi. Güç, Cemil Tugay’ın olası AK Parti geçişi, ekonomik kriz, erken seçim ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki gelişmelere ilişkin de açıklamalarda bulundu.
- Ege Postası
- 06.10.2026 - 13:37
- Güncelleme: 06.10.2026 - 14:27
EGEPOSTASI - YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, gazeteci Özlem Gürses’in YouTube kanalına konuk oldu. İzmir’de bazı belediye başkanlarının parti değiştirmesi üzerinden yaşanan siyasi süreci değerlendiren Güç, söz konusu değişimlerin “psikolojik baskı ve tehditle” gerçekleştiğini öne sürdü.
Güç, özellikle daha önce merkezi hükümeti sert biçimde eleştiren bazı belediye başkanlarının kısa süre içerisinde AK Parti’ye yönelmesini eleştirerek, bu durumun belediyecilik hizmetlerini de etkilediğini savundu.
“Baskıyı kaldıramama, psikolojik sorunları olma durumuna gidiyor”
İzmir’de yaşanan sürece ilişkin konuşan Güç, belediye başkanlarının üzerindeki baskının giderek arttığını savunarak şunları söyledi:
“Ya İzmir’de şu oluyor. Aslında psikolojik baskıyla, yani tehditle bu sonuçlara neden oldu. Bu geçen arkadaşların tamamı normalde daha bir ay önceye kadar, iki ay önceye kadar merkezi hükümeti çok ciddi eleştiren insanlardı. Örnek vereyim, Foça Belediye Başkanı daha bir ay, bir buçuk ay önceye kadar beddualar ediyordu hükümete. Geçen gün fotoğrafını gördüm, inanamadım. Büyük bir aşkla bakıyor Cumhurbaşkanı’na. Çok enteresan bir psikolojik şeye gidiyor artık yani bu durum. Baskıyı kaldıramama, psikolojik sorunları olma durumuna gidiyor.”
Güç, bu koşullar altında belediye başkanlarının yerel yönetimleri sağlıklı biçimde yürütmesinin mümkün olmadığını savundu.
“Bu insanların yerel yönetimi yürütme şansı da yok bu psikolojiyle.”
“Onur Emrah’ın psikolojisi değişti ve bir anda AKP’ye geçme kararı aldı”
Güç, belediye başkanlarına yönelik baskı iddiasını İzmir’de yaşanan silahlı saldırılar üzerinden de değerlendirdi. Belediye başkanının aracının ve belediye şirketlerinden birinin kurşunlandığını belirten Güç, bu olayların ardından Onur Emrah’ın AK Parti’ye geçme kararı aldığını söyledi.
“Çiğli’de başka bir olay oldu. Haberiniz olmuştur muhtemelen. Bir ay önce böyle bir kurşunlanma olayları oldu. Belediye başkanının aracı kurşunlandı, sonra işte belediye şirketlerinden birisi kurşunlandı falan. Ondan sonra Onur Emrah’ın psikolojisi değişti ve bir anda AKP’ye geçme kararı aldı. Kendini koruma adı altında mı yapıyor, nasıl yapıyor bilmiyorum.”
Cemil Tugay’ın da benzer bir süreçten geçtiğini savunan Güç, Tugay ile arasındaki iletişimin de kesildiğini ifade etti.
“Cemil Bey de benzer süreçlerden geçti. Yaklaşık üç aydır neredeyse herkesle diyaloğu kesmeye başladı. Benle de yaklaşık iki aya yakındır diyaloğu kesmiş durumda. Bir buçuk aydır net hiçbir diyaloğumuz olmadı. Bu sürecin baskıyla, tehditle bugüne geldiğimizi görüyoruz. Bunu aslında millet de görüyor. Sadece biz değil, o zaman herkes görüyor.”
Güç, toplumun belediye başkanlarının parti değişikliklerinden ziyade ekonomik sorunlara odaklandığını belirterek şöyle devam etti:
“Çok da toplum da aslında bununla ilgilenmiyor. Yani toplumun ilgilendiği yoksulluk, geçim sıkıntısı, barınma. Bunlar asıl konular.”
“İzmir’de 500 bin insan sosyal yardımlarla destekleniyordu”
Güç, belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesiyle birlikte belediyecilik hizmetlerinin daha iyi olacağı yönündeki söylemleri de eleştirdi.
“Yani böyle siz geçmişsiniz, işte belediye başkanı geçmiş, yarayöğretim hizmetleri daha iyi olacakmışmışmış. Yani hani hep böyle mışmışlarla gidilen medyatik bir düzen var. AKP medyası var.”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal yardım politikalarına da değinen Güç, kentteki yoksulluğun boyutuna dikkat çekti.
“Ama şunu samimiyetle söyleyeyim. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi 500 bin insana yardım yapıyordu. Sosyal yardım yapıyordu. Ne yapacaklar? 2 milyon insana mı çıkacaklar? Yani hani İzmir gibi bir kentte 500 bin insana öyle bir yoksulluk var ki size sosyal yardım yapılıyor. 500 bin insana da ayrıca ilçe belediyeleri yapıyor. Yani 1 milyon insana yardım yapılıyor. Burada bu şehirde bu şehrin yüzde 25’i sosyal yardımlarla geçilebilir.”
Güç, belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesinin belediyelerin daha başarılı olacağı anlamına gelmediğini savunarak Aydın ve Afyon örneklerini verdi.
“Şimdi AKP hükümeti belediye başkanlarının devşirilince daha mı başarılı oluyor? Yok. Bunu gördük. Aydın Belediyesi’ni gördük. Hiçbir değişiklik yok. Hatta daha kötüye bir gidiş var. Afyon Belediyesi’ni gördük, aynı şekilde. Burada tek amaçları var. Bizdeki parti içerisindeki bu direnci, bu birlikteliği ve halka olan umudu kırmak.”
Güç, bazı köşe yazarlarının da bu sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu belirterek, “Petek Hanım yazıyor. Daha önce de yazmıştım, yine yazıyorum. Biz neden onu kurmuyoruz diyor. Meltem Hanım yazıyor, Meltem Kuldoğlu. ‘Kime oy verirseniz verin, verdiğiniz oyun sonuçta RT’ye, Erdoğan’a gidecek’” ifadelerini kullandı.
“Adayları o dönemki tercihler doğrultusunda belirledik”
Özlem Gürses’in, YENİ Parti’nin belediye başkanı adaylarına ilişkin eleştirileri ve “Bu adayları çok mu aradınız?” şeklindeki sorusu üzerine Güç, adaylık sürecinin dönemin koşullarına göre yürütüldüğünü söyledi.
“Özlem Hanım. O dönemki tercih meselesiydi. O dönem başarılı olabilmek için gerekli kamuoyu araştırmaları yapıldı. O dönem ön plana çıkan arkadaşlar değerlendirildi. Ama süreç öyle bir baskı ve zulüm sürecine gitti ki bu arkadaşların psikolojileri bozuldu o zaman. Yani bunlar normal şeyler değil. Normal yaşadıkları şeyler değil.”
Güç, belediye başkanları ve yakınlarına yönelik gözaltı ve soruşturmaların psikolojik baskı oluşturduğunu savundu.
“Biliyorsunuz 1980’lerde işkenceler vardı. Fiziki işkenceler vardı. Şu anda psikolojik işkenceler var. Aileleri gözaltına alınıyor. Dört gün, beş gün gözaltında tutuyorlar, dört metrekarelik odada. Bu insanlar karakol görmemiş insanlar.”
“Aile, çocuk, eş üzerinden psikolojilerini bozuyorlar”
Güç, belediye başkanları ve ailelerine yönelik operasyonların da bu baskının bir parçası olduğunu ileri sürdü.
“Doğru, bu hap seçeri mesela günler öncesinden gözaltına aldılar. Eşiyle birlikte gözaltına alınan belediye başkanları var. Ailelerine yönelik hamleler var. Tabii aile, çocuk, eş bunlara girerek psikolojilerini bozuyorlar.”
Tutukluluk süreçlerine de değinen Güç, “Bakın Tutsu eğer bir yıldan fazladır hapisti, iddianamesinde suç teşkil edecek hiçbir şey yok. Hiçbir usul yok” dedi.
Belediye başkanlarının üzerlerindeki baskıyı kaldıramadığını savunan Güç, görevlerini sürdürmeleri gerektiği yönündeki görüşünü de sert ifadelerle dile getirdi:
“Dolayısıyla biz hani buradaki süreci böyle dışarıdan göründüğü gibi şahsi anlamda, psikolojik anlamda çok büyük baskı olduğu için bazı insanlar bunları kaldıramıyorlar. Bu arkadaşlar kaldıramadılar. Bundan sonra da yürütecekleri belediyecilik hizmetlerini de doğru düzgün yapamayacaklar. Daha önce yaptıkları o belediyecilik hizmetlerini şu anda yapma şansları yok. Yani bu sürecin doğru gitmediğini, bu arkadaşların da artık yaptıkları görevlerinden istifa etmeleri gerekiyor. Çünkü bu psikolojiyle bu arkadaşların başarılı olma şansları yok. Yani ne Foça’nın, ne Çelik’in, ne Büyükşehir Belediyesi’nin bu süreci yönetme şansı yok. Bu arkadaşların psikolojileri normal değil.”
“Bu arkadaşların bir an önce istifa etmesi lazım”
Güç, baskının yalnızca belediye başkanlarının kendilerine değil, ailelerine ve çevrelerine de yöneldiğini öne sürerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yani baskıyla insan siyasi görüşü değişti. Bu baskı aileye olunca, çevresine olunca, kendisine olunca kaldıramayan insanlar olur. Bu arkadaşlar da onlar. Dolayısıyla bu süreç doğru yönetilen bir süreç değil. Bu arkadaşların bir an önce istifa etmesi lazım.”
“Cemil Tugay AK Parti’ye geçse de İzmir AK Parti’ye geçmiş olmayacak”
Özlem Gürses’in, “Peki şimdi Cemil Tugay yarın gerçekten AK Parti’ye geçiyor mu? AK Parti’nin açıklaması öyle, il başkanı... Sizdeki bilgi de öyle. Peki ne olacak? AK Parti’ye geçtikten sonra böylece İzmir AK Parti’ye mi geçmiş olacak?” şeklindeki sorusu üzerine Güç, değerlendirmesini Türkiye siyaseti ve yaklaşan seçimler üzerinden yaptı.
Güç, 2028 ve 2029 seçimlerinin birlikte değerlendirilmesine yönelik Ankara’daki strateji iddialarına ilişkin de konuştu.
“Şimdi bugün Bahçeli’nin açıklamasını dikkate alırsak 2028’de eğer gerçekten de seçim yapılacaksa 2029’da da yerel seçimler var. İkisini bir araya getirmek, ikisini birleştirmek gibi bir strateji de vardı Ankara’da düşünülen. Bu da düşünülüyordu aslında.”
Güç, seçim konusunda YENİ Parti’nin herhangi bir endişe taşımadığını savundu.
“Özlem Hanım, size samimiyetle söylüyorum, seçimlerle ilgili en ufak bir endişemiz yok. Sebebi şu, yani şu andaki ekonomik krizi dağıtmak için yapıyorlar zaten.”
“AKP hükümeti şu anda kâğıttan kaplan gibi”
Ekonomik krize ve finans piyasalarındaki gelişmelere de değinen Güç, Özlem Gürses’in bu konudaki çalışmalarına atıfta bulunarak değerlendirmelerde bulundu.
“Fon krizini siz benden çok daha iyi araştırmışsınızdır. 455 bin kişiyi doğrudan etkileyen bir süreç. Bunun etkileri belki iki üç ay sonra çıkacak. Yani 100 binden fazla insanın bütün yatırımlarının yatırıldığı söyleniyor. Yani çok büyük bir problem var orada. Kâğıttan kaplan gibi aslında AKP hükümeti şu anda.”
Güç, ekonomik kriz ve yoksulluğun iktidarın geleceğini olumsuz etkileyeceğini savunarak şöyle konuştu:
“Büyük bir ekonomik kriz var, büyük bir yozlaşma var, büyük bir yoksulluk var. Bu süreçte bu batan gemiye bu arkadaşlar psikolojileri bozulduğu için gidiyorlar. Ya sağlıklı düşünen bir insan AKP ile şu an hareket etmez. Gelecek AKP... değil. Yani gelecek şu anda umudunu bağladıkları, bir umut aradıkları bir yer şu anda Yeni Parti olmuş durumda. Özgür Özel olmuş durumda. İmamoğlu olmuş durumda. Yani psikolojisi normal bir insan sağlıklı düşündüğü zaman siyasi anlamda AKP’de bir gelecek olmadığını görüyor zaten. Ama bu arkadaşların psikolojileri iyi değil. Büyük bir baskı altındalar ve bu baskıyı kaldıramamış durumdalar.”
“2028’e dayanma şanslarının olduğunu düşünmüyorum”
Özlem Gürses’in izleyicilerden gelen eleştirileri ve belediye başkanlarına yönelik “yanlış adaylar” tartışmasını aktarmasının ardından Güç, erken seçim beklentisini de açıkladı.
Gürses’in “Seçimlerin ne zaman yapılacağını düşünüyorsunuz? Bugün Bahçeli’yi dinlerken ne düşündünüz?” sorusuna Güç şöyle yanıt verdi:
“Ben çok fazla dayanabileceklerini düşünmüyorum. Yani ekonomi gittikçe kötüye gidiyor ve bu ülkede neredeyse 10 yıla yakındır ekonomik kriz var.”
Güç, ekonomik tablonun daha da kötüleşeceğini öne sürerek şunları söyledi:
“Ve bu devriyasyonun çok yakın zamanda yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü biz hem sanayiciyle hem esnafla konuşuyoruz. Şu anda işte çok kötüye gittiğini, sürecin hiç bu kadar kötü olan bir dönem yaşamadıklarını herkes söylüyor. Dolayısıyla bu ekonomik krizi, bu yıpranmayı ve bu boşluğu asla dolduramayacaklarını düşünüyorum. Ben 2028’e dayanma şanslarının olduğunu düşünmüyorum. 2027’den önce yapılacaktır bu seçim diye düşünüyorum.”
“Basın açıklaması yapıp kenara koyacağımız bir süreç değil”
Güç, İzmir’de YENİ Parti’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Özlem Gürses’in, İzmir’de yapılması planlanan eylemler ve önceki gün gerçekleştirilen basın açıklaması ile yürüyüşü hatırlatmasının ardından Güç, yaşananları anlattı.
Güç, KESK, DİSK ve baro tarafından düzenlenen eyleme destek vermek amacıyla alanda bulunduklarını belirterek, yürüyüşe izin verilmediğini söyledi.
“Dün KESK’in, DİSK’in ve baronun düzenlediği bir basın açıklaması ve yürüyüş vardı. Yani yaklaşık 500 metrelik yerde dahi valilik bizi yürütmedi. Yani o demokrasi bileşenlerini yürütmedik. KESK’i, DİSK’i ve baroyu. Biz de destek vermek amaçlı orada bulunmuştuk.”
Güç, alanda çok sayıda polisin görevlendirildiğini savundu:
“Öyle bir şey, korku salmış ki, yani belki yaklaşık iki bin tane polis vardı etrafımızda. Yani burada toplumda temsiliyeti olan öğretmenlerin olduğu, işçilerin, temsilcilerin olduğu, avukatların olduğu bir şeydir bu. Basın açıklamasıydı bu. Öyle bir korku salmış ki etrafımızda iki bin tane polis sardı bir anda.”
Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine yaşananları da anlatan Güç şöyle konuştu:
“Ve ‘Biz sizi yürütmeyeceğiz. Burada açıklama yapın’ diyor. Biz burada açıklama yapmayacağız. Burası toplanma alanımız. Basın açıklaması yapacağımız yere gideceğiz diyor KESK ve DİSK’in temsilcileri ve baro başkanı. İzin vermiyorlar. Diyoruz ki birebir, yani tek tek gidelim. ‘Yok, gidemezsiniz’ diyorlar. Ya çekilin. Biz normal yürüyeceğiz. Oraya kadar tek tek yürüyeceğiz. Siz karışmıyorsunuz. ‘Yürüyemezsiniz.’”
Güç, daha sonra eylemcilerin farklı sokaklara dağıldığını ve yeniden bir araya geldiklerini belirterek, “Yani böyle komedi gibi. Yapmak istedikleri şeyi de, ne yapmak istediklerini de bilmiyorlar” dedi.
Güç, İzmir’de eylemlerin devam edeceğini belirterek, “Bugün de kamu iş... adedi bir basın açıklaması var. Ona katılacağız. Yarın da bizim bir basın açıklamamız olacak. Ya biz bu süreci, bakın, şey değil, basın açıklaması yapıp kenara koyalım süreci değil bu” ifadelerini kullandı.
“AKP gelip elini kolunu sallayarak şehri dizayn edemez”
Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin en büyük kamu kurumu olduğunu belirterek, bundan sonraki siyasi mücadelenin belediye meclislerinde de sürdürüleceğini söyledi.
“Bu Büyükşehir Belediyesi buradaki en büyük kamu kurumu. Burada belediye meclisinin olduğu, kararların alındığı, hem plan kararlarının, sosyal yardım kararlarının, yatırım kararlarının alındığı büyük bir oluşum var burada. Bu oluşumun içerisinde karar verici belediye meclisidir. Mecliste de çoğunluk bizdedir.”
Cemil Tugay’ın aldığı kararların sağlıklı olmadığını savunan Güç, YENİ Parti’nin İzmir’de atacağı adımları belediye meclisleri üzerinden sürdüreceğini belirtti.
“Burada gelinen süreçte Cemil Tugay’ın verdiği karar sağlıklı bir karar olmadığı için biz bu kentin sağlıklı karar verebilmesi için gerekli adımları burada bırakmıyoruz, atacağız. Belediye meclislerinde atacağız.”
AK Parti ile yapılan iş birliğinin hesabının verileceğini savunan Güç, İzmir’e ilişkin sert mesajlar verdi:
“Yani AKP’yle yapılan bu iş birliği, AKP bu konudaki iş birliğini, AKP millete bunun hesabını verecek ve sürecin bu şekilde yönetilemeyeceğini önümüzdeki dönem herkes görecek. Böyle biz basın açıklaması yaptık, kenara çekildik diye bir şey yok. Burası Atatürk kenti. Burası Cumhuriyet kenti. Burada AKP gelip böyle elini kolunu sallayarak kafasına göre şehri dizayn etme şansı yok. Dolayısıyla biz buradaki adımlarımızı buna göre atacağız.”
“Örgütte hiçbir kırılma yok”
Programın ilerleyen bölümünde Özlem Gürses, belediye başkanlarının tutuklanması ve YENİ Parti’nin bundan sonraki süreçteki tutumuna ilişkin Güç’e yeni bir soru yöneltti. Gürses, “Mecliste açıldı, bu saatten sonra da çok daha sertleşeceğini hepimiz herhalde sürecin görüyoruz. Beş belediye başkanınız 12 saat içerisinde tutuklandı. Onunla ilgili bir şey söylemek ister misiniz?” diye sordu.
Güç, tutuklamaların örgütün direncini kırmaya yönelik olduğunu savunarak, YENİ Parti’nin İzmir’de örgütlenme çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
“Ya şöyle, bu baskıları az önce de ifade ettim. Tamamen bizim direncimizi kırmaya yönelik ve halkta ‘Ya işte bak, gitmeyecekler, herkesi içeriye alıyorlar’ gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar ama bizim örgütte hiçbir kırılma yok.”
YENİ Parti’nin İzmir’de 30 ilçe başkanlığı ve örgütüyle yeniden yapılanmasını gerçekleştirdiğini belirten Güç, üye sayısının 70 bini geçtiğini söyledi.
“Bakın biz 30 ilçe başkanlığı ve örgütü olarak biz Yeni Parti’nin tekrar kurulumunu gerçekleştirdik. Biz yerlerimizi tuttuk. Üye sayımız şu anda 70 binden fazla. Bakın bir ay içerisinde 50 bini geçmiş bir örgütlenme yapısı yarattık biz burada.”
“Bu şahsi başarımız değil, halkın istediği doğrultuda gidiyoruz”
Güç, YENİ Parti’nin İzmir’deki örgütlenmesini kendi kişisel başarısı olarak görmediğini belirterek, çalışmalarının halkın talepleri doğrultusunda sürdüğünü söyledi.
“Yani bu çok büyük bir başarıdır. Bu bizim yürüttüğümüz başarı değil, şahsi başarımız değil. Halkın istediği doğrultusunda gidiyoruz biz. Dolayısıyla biz onları sadece doğru yönlendirmek, doğru açıklamaları yapmak ve umudu aktif tutmak için biz çalışmalarımızı yapıyoruz. Bundan sonra da böyle yürütmeye devam edeceğiz.”
Metindeki Özlem Gürses’e ait soruları ve program geçişlerini haber akışında ayrı tuttum; Çağatay Güç’ün yanıtlarını ise mümkün olduğunca tam ve tırnak içinde bıraktım. Özellikle metinde geçen isim ve ifadelerdeki ses kaydı/transkripsiyon kaynaklı bozulmaları, yeni bilgi uydurmadan haber diline taşıdım.
Yorum Yazın