CHP’li Solakoğlu İzmir’den iktidara yüklendi: Galoşla kravatla poz verenler yetti!
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Orman Politika Kurul Başkanı Sencer Solakoğlu, Ödemiş ilçesinde çiftçiler ile buluştu. Buluşmada konuşan Solakoğlu, “Galoşla tarlaya basanlardan bize artık yetti. Biz kravatlı, süt döküyormuş gibi yapıp poz veren insanlarla değil, biz işin özünde çiftçilik yapan, çiftçiliği anlayan insanlara derdimizi anlatmak istiyoruz” dedi. Öte yandan Solakoğlu, “İktidara geldiğimizde çiftlikte hiçbir sosyal güvencesi olmadan çalışan kadınları SGK güvencesi altına alacağız” diye konuştu.
- Ege Postası
- 04.02.2026 - 14:13
- Güncelleme: 04.02.2026 - 15:01
ŞİLAN KOCADAĞ / EGEPOSTASI - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Orman Politika Kurul Başkanı Sencer Solakoğlu, Ödemiş ilçesinde çiftçiler tarafından traktör konvoyu ile karşılandı. Solakoğlu, ardından Ödemiş Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde “Çiftçi Buluşmasına" katılım sağladı.
KİMLER KATILDI?
Buluşmaya; CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, Ödemiş İlçe Başkanı Bülent Eker, Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa, Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, Narlıdere İlçe Başkanı Mesut Durgun, Balçova İlçe Başkanı Murat Aküzüm, Beydağ İlçe Başkanı Zeki Kader, Menderes İlçe Başkanı Mehmet Emin Işık, Tire İlçe Başkanı Gürol Soyuer, Torbalı İlçe Başkanı İbrahim Özel ve birçok vatandaş katılım sağladı.

SOLAKOĞLU: SİVİL TOPLUM LİDERLERİNİN HEPSİ ÇİFTÇİYİ SATTI!
Türkiye’de hayvancılık, çiftçilik veya bitkisel üretimin genelde hor görüldüğünü belirten Solakoğlu, “Hep köylüleri kullanmaya çalışırlar. Hatta sivil toplum örgütleri lideri bile bizim üzerimizden kazanıp hayatlarını refah içinde yaşarlar ama hiçbir zaman işin arkasındaki emeğe, alın terine saygı göstermediler. Biz bu saygıyı yeniden vermek için geliyoruz. Öncelikle mazot fiyatlarından değil de süt fiyatlarından yola çıkmamız lazım. Biz üreticiler olarak hep şunu dedik; girdi fiyatları… şu anda girdi fiyatları olarak baktığımızda Avrupa’daki mazot fiyatı neredeyse 2 mislimiz ama bizden sütü alanlar bizim maliyetlerimizi hesap ettiği için devlet ne kadar düşürse de öbür taraftan tüccarları, sanayiciler yine fiyatı bastırıyorlar. Bizim için yola çıkıp sesimiz olan kimse yok. Sivil toplum liderlerinin hepsi bizi sattı. Hepsi sonunda ne deniyorsa sanayicilerin güdüme girdi. Üreticinin en az Avrupa birliğindeki çiftçiler kadar sütten para alması lazım. Türkiye’deki inek ile Almanya’daki inek aynı soyayı, mısırı yiyor, aynı elektriği tüketiyor, aynı işçiliği gideriyor. Bizim onlardan daha ucuza üretme şansımız yok. Hatta yüzde 20 civarında daha yüksek olmamız lazım. Normal koşullarda bugün süt fiyatının en az en kötü çiftçinin eline geçen paranın 30-32 lira olması lazım. Çiftçiye söyleyin; herkes ne kadar büyük bir fiyat diyecek. Hayır olması gereken bu. Yıllardır bu fiyatları alamadığımız için memlekette hayvan kalmadı. Et fiyatlarının nereye geldiğini görüyoruz. Biz ikna edemedik insanları. İnşallah 2 sene içerisinde bu hatayı iktidara geldiğimizde gidereceğiz” dedi.
“ZENGİNİN DAHA ZENGİN OLDUĞU ÜRETİCİNİN KAZANAMADIĞI BİR DÖNEM!”
Küçük Menderes’te çiftçilerin mesleğini bırakmasıyla ilgili Solakoğlu, “Akıllılar. Bugün biraz yarım akıllı bile olsan çiftçilik yapmazsın. Neden yaparsın? Mecbur olduğun için. Baktığınız zaman zarar ediyor. Patates, soğan çiftçisine bakın. Sözleşme yapıyorsunuz. Sözleşme bizim verdiğimiz taahhüt ama karşı taraf imzaladığı zaman onlar diretebiliyorlar biz hiçbir hakkımızı arayamıyoruz. Aradığımız zaman 3-4 sene mahkemelerde sürünüyoruz. Çok büyük bir adaletsizlik ve eşitsizlik var. Zenginin daha zengin olduğu üreticinin de hiç kazanamadığı bir dönem. Bizim birlik olmamız da istenmiyor. Çiftçi bölündü, parçalandı ve yönetiliyor. Biz bunu değiştireceğiz. Özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmelerini bir araya getirip kooperatifler kurup tamamen bağımsız bir şekilde hareket edebilecek daha küçük organizasyonlar haline getirmemiz lazım. Sadece inek sağarak hayatını idame ettirmek mümkün değil” dedi.
“GALOŞLA, KRAVATLA POZ VERENLER ARTIK YETTİ”
Solakoğlu, “Ben bir çiftçi olarak şunu söyleyebilirim: Galoşla tarlaya basanlardan bize artık yetti. Biz kravatlı, süt döküyormuş gibi yapıp poz veren insanlarla değil, biz işin özünde çiftçilik yapan, çiftçiliği anlayan insanlara derdimizi anlatmak istiyoruz. Akşam gittikleri zaman ay sonunda ATM’ye geçip paralarını çekiyorlar. Bizim böyle şansımız yok. Biz bütün yıl boyunca mahsulümüze bağlıyız. Biz de ihtisaslaşmak istiyoruz. Her sene zarar ede ede artık çiftçinin hiç mecali kalmadı. Gençlerin gelmesi için de çiftçinin alım garantili bir mahsul ekim sistemine dönmesi lazım. Bunun programını da hazırladık. Yakın zamanda sizlere duyuracağız. İktidara geldiğimizde çiftlikte hiçbir sosyal güvencesi olmadan çalışan kadınları SGK güvencesi altına alacağız” diye konuştu.

GÜÇ: SADECE ÇİFTÇİNİN DEĞİL TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİN KAYBIDIR
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, çekerek açıklanan çiğ süt fiyatlarının sahada uygulanmadığını vurguladı. Güç, “Bu sadece çiftçinin kaybı değil. Bu, Türkiye’nin hayvancılığının, yani geleceğinin kaybıdır” dedi. Güç, “Bugün burada siyaset konuşmak için değil, sizin yaşadığınız gerçeği konuşmak için buradayız. Çünkü bu bölgenin insanı lafı dolandırmaz. Ne yaşıyorsa onu söyler” ifadelerini kullandı. Üreticilerden en sık duyduğu cümlenin ‘Çalışıyoruz… ama para kazanmıyoruz’ olduğunu belirten Güç, çiftçinin günün ilk saatlerinden itibaren ağır bir ekonomik yük altında çalıştığını söyledi.
“TABLO ÜRETİCİYİ BORÇLANMAYA ZORLUYOR”
Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyatını 22,22 TL olarak açıklamasına rağmen sahadaki tabloya dikkat çeken Güç, “Kâğıt üzerinde bir fiyat. Ama sahada ne oluyor? Süt 18 liraya, 19 liraya gidiyor. Devletin açıkladığı fiyat bile uygulanmıyor” dedi. Açıklanan fiyatın uygulandığı varsayılsa bile yeterli olmadığını vurgulayan Güç, yem, mazot ve elektrik fiyatlarındaki artışlara rağmen süt fiyatlarının baskılandığını ifade etti. Güç, bu tablonun üreticiyi borçlanmaya ve hayvanını kesime göndermeye zorladığını belirterek, “Sonra ne oluyor? Üretici borçlanıyor. Hayvanını kesime göndermek zorunda kalıyor. Bu sadece çiftçinin kaybı değil. Bu, Türkiye’nin hayvancılığının, yani geleceğinin kaybıdır” diye konuştu.
“KALKINMA SARAY ODALARINDAN AKIL VERENLERLE OLMAZ”
Güç, çözümün üreticiyle birlikte geliştirileceğini vurgulayarak, “Umut yine burada. Umut Küçük Menderes’in tarlasında. Umut Ödemiş’in ahırında. Umut sizin emeğinizde. Bu kalkınma, çiftçiyi dışarıdan izleyenlerle olmaz. Bu kalkınma, saray odalarından akıl verenlerle olmaz. Bu kalkınma, sizinle birlikte olur. Sorunu da biliyoruz, çözümü de” şeklinde konuştu.


Yorum Yazın