CHP’li Evsen’den İzmir-Çeşme Otoyolu tepkisi: 'AK Parti'nin özelleştirme anlayışını reddediyoruz'
CHP Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekili Mustafa Evsen, otoyol, köprü ve bağlantı yollarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi. İzmir’i ilgilendiren ulaşım koridorlarına dikkat çeken Evsen, kamu kaynaklarıyla yapılan altyapının özel işletmelere devredilmesinin vatandaşın cebine ek yük getireceğini savundu.
- Ege Postası
- 09.09.2026 - 13:04
- Güncelleme: 09.09.2026 - 13:16
EGE POSTASI - Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla bazı otoyol, köprü ve bağlantı yollarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepkiler sürüyor.
CHP Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekili Mustafa Evsen, karara sert tepki göstererek, İzmir’i doğrudan ilgilendiren ulaşım hatlarının özel işletmelere devredilmesinin kamu yararıyla bağdaşmadığını savundu.
Evsen, özellikle Çeşme–İzmir–Aydın hattının yalnızca bir ulaşım güzergâhı değil, İzmir’in turizm, sanayi, tarım ve ticaret damarlarından biri olduğunu belirterek, söz konusu hattın özelleştirilmesini “İzmir’in ekonomik geleceğinin özel şirketlerin kâr hesabına bırakılması” olarak değerlendirdi.
AK Parti iktidarının kamu varlıklarını özelleştirme politikasını eleştiren Evsen, vatandaşın vergileriyle yapılan yolların yeniden vatandaşın cebinden para çıkaracak bir sisteme dönüştürüldüğünü savundu. Evsen, artan geçiş ücretleri ve ulaşım maliyetleri üzerinden faturanın bir kez daha yurttaşa kesileceğini belirterek, “İzmir’in yolları satılık değil” mesajı verdi.
"BU ÜLKENİN YOLLARI SİZİN AİLE MİRASINIZ DEĞİLDİR"
Evsen'in açıklamasının tamamı şu şekilde;
"ResmiGazete ’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Türkiye’nin önemli otoyol, köprü ve çevre yollarının özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunun gündemine geldi.
İstanbul’daki 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri başta olmak üzere çok sayıda otoyol ve bağlantı yolunu ilgilendiren bu kararların içerisinde İzmir’i doğrudan ilgilendiren ulaşım koridorlarının bulunması ise bizim açımızdan ayrıca önem taşımaktadır.
Çünkü mesele yalnızca otoyolların ya da köprülerin özelleştirilmesi kamudan koparılması, rant meselesi değildir.
Mesele, kamu kaynaklarıyla oluşturulmuş, vatandaşın vergileriyle yapılmış, ülkenin ekonomik ve sosyal hayatı açısından stratejik öneme sahip ulaşım altyapısının hangi anlayışla yönetileceğidir.
Bu, AK Parti iktidarının “kamuya ait olanı elden çıkar, vatandaşın ödediği vergilerle yapılan yatırımı özel sektöre gelir kapısı haline getir” anlayışının yeni bir örneğidir.
Bugün devletin elinde bulunan ve vatandaşın vergileriyle oluşturulan bu altyapıların uzun yıllar boyunca özel işletmecilere devredilmesi, kamu yararı açısından ciddi biçimde sakıncalıdır.
Bir kamu yolunu işleten özel şirket, doğal olarak kâr etmek isteyecektir. Bunun bedeli ise nihayetinde vatandaşa; geçiş ücretleri, zamlar ve artan ulaşım maliyetleri olarak yansıyacaktır.
Bugün vatandaş zaten yüksek akaryakıt fiyatları, ağır vergi yükü ve hayat pahalılığı altında ezilirken, ulaşımın en önemli damarlarının da giderek daha fazla ticarileştirilmesi kabul edilemez.
VATANDAŞ AYNI YOLA İKİ KEZ PARA MI ÖDEYECEK?
Bizim için konunun en önemli taraflarından biri de İzmir'dir.
İzmir; Çeşme'siyle, turizmiyle, sanayisiyle, tarımıyla, limanlarıyla ve Aydın üzerinden Ege'nin tamamına bağlanan ulaşım ağıyla Türkiye'nin en önemli ekonomik merkezlerinden biridir.
Çeşme–İzmir–Aydın hattı sıradan bir yol ya da ulaşım koridoru değildir.
Bu güzergâh İzmir'in turizmini Türkiye'ye ve dünyaya bağlayan,
Ege'nin ticaretini taşıyan,
Tarımını pazarlara ulaştıran,
Sanayisini destekleyen,
Milyonlarca insanın kullandığı stratejik bir ulaşım koridorudur.
İzmir ekonomisidir.
Dolayısıyla bu hattı özelleştirmek demek, yalnızca otoyolu kullanan vatandaşı değil, İzmir'in ekonomik hayatını da doğrudan ilgilendirmektedir.
İzmirlinin ödediği vergilerle yapılan altyapının, uzun yıllar boyunca özel işletmelerin gelir kapısına dönüştürmek İzmir’e İzmirlilere ihanet etmektir.Bunun adı, vatandaşın cebinden aynı hizmet için tekrar tekrar para almaktır.
AK PARTİ'NİN ÖZELLEŞTİRME ANLAYIŞINI REDDEDİYORUZ
AK Parti iktidarının yıllardır uyguladığı ekonomik anlayışta kamuya ait varlıkların özelleştirilmesi adeta temel bir politika haline getirildi. Artık karşımızda bir istisna değil, sistematik bir anlayış görüyoruz.
Bugün elde edilen gelir uğruna yarının kamu gelirlerinden vazgeçmek, ekonomik yönetim değildir.
Bu, geleceğin gelirlerini bugünden tüketmektir.
Neden vatandaşın ödediği vergilerle oluşturulan altyapı, yeniden vatandaşın cebinden ücret alınarak işletilsin?Neden devlet, uzun vadeli kamu gelirlerinden vazgeçerek kısa vadeli özelleştirme gelirlerine ihtiyaç duyan bir ekonomik anlayışa mahkûm edilsin?
KAMU VARLIKLARI BÜTÇE AÇIĞININ KAPATMA ARACI DEĞİLDİR
Dün İzmir limanını özelleştirdiniz, bugün otoyolları özelleştiriyorsunuz. Yarın başka bir kamu varlığı için aynı şeyi yapacaksınız. İzmir’in kamu varlıkları sizin beceriksiz ekonomi yönetiminizin ve her yıl katlana katlana artan bütçe açığını kapatmak için kullanacağınız kaynak değildir. Olamaz.
Kamu varlıklarını satılacak mal,
vatandaşın temel ihtiyaçlarını da ticari fırsat olarak görmeyin.Türkiye'nin yolları birilerinin kâr hanesini büyütmek için değil, halkın hayatını kolaylaştırmak için vardır.
Kamu malı halkındır.
Halkın malı halkın geleceğidir."

Yorum Yazın