CHP'li Çapın'dan NEO TV'de AK Parti'ye üye göndermesi: Hepsi naylon üye!
CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, NEO TV’de Kutluhan Nesil’in sorularını yanıtladı. AK Parti’nin üye sayısına ilişkin Çapın, “Yani şimdi 504 bin üyeleri varsa İzmir'de en son 1 milyon oy aldılar. Yani ben şimdi Bornova'dan da biliyorum yapılan üyeleri, topluyorlar kimlikleri gidiyorlar, TC'lerle işliyorlar. Yani daha önce mesela bizim birçok üyemizin AKP'de kaydı çıktı. Hatta o zamanki ilçe başkanını savcılığa veren üyelerimiz oldu haberleri olmadan kaydedildiklerine dair. Yani bunlar naylon kayıtlar şimdi. Hepimiz biliyoruz ne olduğunu. O zaman senin 500 bin üyen varsa İzmir'de en az 4 milyon oy alması lazım.Onların yani İzmir'de rekor kırmaları lazım 500 bin üyeyle. Niye alamıyorlar oyları o zaman? Demek ki ya bu üyelerin hepsi naylon üye. ” dedi.
- Ege Postası
- 06.01.2026 - 12:58
- Güncelleme: 06.01.2026 - 14:11
EGE POSTASI- CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, NEO TV’de Uyandırma Servisi programında gündeme ilişkin konuştu. Başkan Çapın, İzmir’deki çöp krizinden, CHP İzmir’de ‘ilçe başkanlarına basına konuşmama yasağı’ iddialarından kooperatif davasına kadar, AK Parti’nin üye sayısından kurultay davasında kadar bir çok başlıkta çarpıcı açıklamalarda bulundu.
BİZ NALDÖKEN'DE OLMASINI BORNOVALI OLARAK İSTEMEYİZ AMA…
İzmir’deki çöp sorununa ilişkin konuşuan Çapın, “Sonuçta bu çöp İzmir'de bir yere dökülecek. Yani bunun bir şeyi yok. Bir yere dökülecek. Tabii yıllardır Harmandalı halkının da bu konuda bir sıkıntısı var.Eskiden Naldöken, Bornova'mızın bir köyüydü şimdi mahelle oldu. Orada yaşayan halkımızın da bir tepkisi var. Bornova içinden bazı ilçelerin çöpü geçecek. Onların kamyonları da Bornova içinden geçecek. Suları akacak kokusu olacak. Bu sorunlar var ama sonuçta bu çöp de bir yere dökülecek. Bunun bir çaresi yok. Bir yere dökülecek. Ben daha önce de söyledim. Cemil başkanımız bunun artısını eksisini araştırır. Yani sonuçta tabii ki biz Naldöken'de olmasını Bornovalı olarak istemeyiz ama orada sonuçta bu iş yapılacaksa bunun da herhalde Cemil Başkan'ın araştırmasını yapar. Bornova halkı için bir sorun olmayacaksa buna karar verir diye düşünüyorum. Ama bir sorun olursa da bu kararını değiştirir ama gerçekten de teknolojinin geliştiği zaman da ben Cemil Başkan'ın eğer Bornova'da bir karar verecekse bunu da Bornova için bir sorun yaratmayacak şekilde düşünüp araştırılarak karar verileceğini düşünüyorum. Bu konu hiç birebir konuşulmadı. Biz örgüt başkanıyız. Cemil Bey kendisi yerel yönetimlerimizin başkanı. Örgütün de yerel yöneticilerinde işine karışması diye bir şey olamaz.” diye konunştu.
ESNAF ODALARINDA SİYASİ PARTİLERİN ÖRGÜTLENMESİ DİYE BİR ŞEY OLMAZ
Çapın, “Şimdi bakın esnaf odalarında siyasi partilerin örgütlenmesi diye bir şey olamaz. Ben bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi örgütü de söyledim. Biz bu konuda taraf değiliz örgüt olarak. Sayın Başkan'ın şahsi düşünceleri olabilir ama Cumhuriyet Halk Partisi örgütü bu seçimlerde taraf olamaz. Ben şimdi söyleyeyim yani her iki tarafta da hem Cumhuriyet Halk Partili var, AKP'li de var, MHP'li de var her iki listelerde. Bizim her tarafta partili arkadaşlarımız var. Bu konuda bizim taraf olmamız doğru olmaz düşüncesindeyim açıkçası. Şimdi Yalçın Başkan'ın en yakınındaki kişi Altındağ Esnaf Odası Başkanı bizim parti üyemiz. Öbür yanda herhalde Reşat Başkan'ı düşünüyorlar Birlik Başkanlığı için... O kendisi AKP'li ama yanında Cumhuriyet Halk Partisi'nde daha önce vekillik yapmış büyüklerimiz de var yani her iki tarafta her iki kesimde de aday olan isimlerin yanında bizim Cumhuriyet Halk Partisi arkadaşlarımız da var. Bizim bu konuda taraf olup ayrım yapmamız diye bir şey söz konusu olamaz.” dedi.
İZMİR'DEKİ ODALARIMIZ BİRAZ İNCE ELEYİP SIKI DOKUYORLAR
Çapın, “Bizim İzmir'deki odalarımız biraz ince eleyip sıkı dokuyorlar plancılar odası sonuçta ama bir İzmir düşüncesi, İzmir sevgisinden geliyor bu… Ama sonuçta da şehir gelişiyor. Buna bir çözüm bulmak lazım. Şehrin gelişmesini düşünmek lazım. Mesela Bornova'nın Çamdibi'nde yıllardır bir halledilemeyen bir sorun var Çamdibi, Altındağ bölgesinde yani vatandaşımız da haklı ama sonuçta da planlamanın da bir takım ilkeleri var. Gelişmiyor Çamdibi, Altındağ bu sefer bakanlık resen bazı yerlere böyle noktasal olarak imar izinleri veriyor. Bu da bu sefer plan ilkelerini bozmaya başlıyor. Şöyle söyleyeyim mesela Çamdibi’nde 50 metre tabanda 5 kat inşaat yapmış vatandaşımız. Sonra da yapı kayıt belgesi almış. Plan yapıldığında mevcut tabandaki 50 metreye göre imar hakkı alacak. Ama o diyor ki benim burada 5 dairem var ben onu isterim. Bu da bölgesel olarak tabii sorunlar açıyor. Ama zamanla aşılacak bunlar tabii.” dedi.
İZMİR'İN DEMOKRAT HALKINA VERİLEN BİR CEZA
“İzmir üvey evlat muamelesi görüyor mu? Çapın değerlendirdi:
“Hangi desteği almış? Ben merak ediyorum. Şimdi bakın Körfez yani Körfez'in kirliliği, Çevre Bakanı'nın ne katkısı var? İzmit Körfezi'ni yaptılar orada İzmit Büyükşehir Belediyesi, AKP'nin, İzmit Körfez'in bütün şu anda arıtması, temizliği, Çevre Bakanlığı. Burada diyorlar ki; siz yapacaksınız, biz hiçbir şeye karışmayız. Yani en basit örneğini veriyorum. Nedir ya yaptıkları İzmir'le ilgili? Nedir? Verdikleri destek. Bakın İzmir'in ödediği vergiye, bütçeye, katkısına karşılığında vergiye bakın. Ondan sonra kendi belediyelerinin borç yükü varken İzmir'de borçlu belediyeye yükledikleri hacizlere bakın. Her şey ortada. Açıkça yalan söylüyorlar yani. Bir söylesinler ya İzmir için biz şunu yaptık desinler. Son 20 yılda yaptıkları bir tünel var herhalde, başka ne var? Tabii ki yani ceza veriyorlar. Aslında CHP'ye değil halka verilen bir ceza. İzmir'in demokrat halkına verilen bir ceza.”
İLÇE BAŞKANLARININ PARTİ İÇİ MESELELERİ BASINDA KONUŞMAMASI İSTENDİ
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün izin almadan ilçe başkanları basına konuşmayacak dediği iddialarına ilişkin Ertürk Çapın, “Hiçbir il başkanı böyle bir şey demez. Dolayısıyla il başkanımız da öyle bir şey demedi. Şimdi orada şöyle yani bizim konuşma şuydu açıkçası, ilçe başkanlarının parti içi meseleleri basında konuşmaması bu bizim iç sorunlarımız. Bunları basında söylenen buydu ama hiçbir kimse yok ilçe başkanları basına demeç vermeyecek, televizyona çıkmayacak böyle bir konuşma olmadı. Ama parti içi konuların basında konuşulmaması konuşuldu. Bütün olay budur ama farklı olarak yansıdı.” dedi.
500 BİN ÜYELERİ VARSA 4 MİLYON OY ALMALARI LAZIM
Çapın, “AK Parti’nin üye sayısıyla ilgili neredeyse üyeleri kadar oy alamayacaklar o zaman. Yani şimdi 504 bin üyeleri varsa İzmir'de en son 1 milyon oy aldılar. Yani ben şimdi Bornova'dan da biliyorum yapılan üyeleri, topluyorlar kimlikleri gidiyorlar, TC'lerle işliyorlar. Yani daha önce mesela bizim birçok üyemizin AKP'de kaydı çıktı. Hatta o zamanki ilçe başkanını savcılığa veren üyelerimiz oldu haberleri olmadan kaydedildiklerine dair. Yani bunlar naylon kayıtlar şimdi. Hepimiz biliyoruz ne olduğunu. O zaman senin 500 bin üyen varsa İzmir'de en az 4 milyon oy alması lazım.” dedi.
O ÜYELERİN HEPSİ NAYLON ÜYE!
Çapın, “Bizim de 230-240 bin civarında üyemiz var. Reeldir bu. Bizde herkes gelir ilçeye ya da internete bizzat kaydolur. Bizim Bornova'da 25 bin üyemiz var. Ama aldığımız oy 125 bin. Yani öyle oranlayacaksınız. Aslında yani normalde bir üye 10 oy demek. Onların yani İzmir'de rekor kırmaları lazım 500 bin üyeyle. Niye alamıyorlar oyları o zaman? Demek ki ya bu üyelerin hepsi naylon üye. Bir de işe girmek için istiyorlar, üyelik istiyorlar. O yüzden reel bir şey değil, onu hepimiz biliyoruz.” Dedi.
TEK ÇARELERİ BİZİM YEREL YÖNETİMİMİZ
İlçe Başkanı Çapın, “Yani şimdi haklı, örgütümüz de haklı. Yok yani devlette istihdam yaratma şansları, çocuklarını işe sokma şansları, işe girme şansları yok. Hepimiz biliyoruz bunu. Yani memur olma şansları da yok. Yani KPSS'de istediğiniz kadar en üstlerde yer alın, mülakatta öyle bir şansınız yok. Hakim de olamazsınız, polis de olamazsınız. Maliye Bakanlığı'na da giremez. Hiçbir yere girme şansınız yok. Yani işçi kadrolarıyla. Görüyoruz bir kent hastanesi açılıyor. Binlerce kişi yine AKP ilçe başkanlıklarının referansıyla işe giriyorlar. Tek çareleri bizim yerel yönetimimiz. Demokrat insanların, çocuklarının kendilerinin ekmek kazanabilecekleri tek yer orada. Tabii bizim de bir potansiyelimiz var. Bütün belediyelerin bir sınırı var. Tabii örgütün bu konudaki talebini sonuna kadar değerlendirebilmek, karşılayabilmek mümkün değil. Bunu tabii reel olarak hakkaniyete ve liyakata göre paylaştırılması lazım. Maalesef Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün, İzmir'in, demokrat halkının, Türkiye'nin daha doğrusu bütün sosyal demokrat kişilerin sorunu ekmek parası. Ve bunun da dünya görüşlerinden dolayı devlette şansları olmadığından tek çareleri Cumhuriyet Halk Partisi belediyeler. Maalesef tekrar söylüyorum bunun da bir sınırı var. Sonuna kadar herkesin talebini karşılama imkanınız yok. Sonuçta da ekonomik olarak o zaman darboğaza giriyorsunuz. Sorun bu maalesef ama Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerde zaten şimdi bir ekonomik sıkıntı var. Yani bu ekonomik sıkıntı bir de istihdamı açabilmek kolay değil. Ama Bornova Belediyesi'nde bir İstihdam sağlandı. Son bir buçuk yılda bayağı bir önemli sayıda partilimiz, demokrat arkadaşlarımız işe girdiler.” Dedi.
BORNOVA BELEDİYESİ'NİN KAYNAKLARI KUVVETLİ
CHP İlçe Başkanı Çapın, “Bornova Belediyesi, bakın ben meclis üyeliği de yaptım. Aziz Başkan'ın ilk belediye başkanı olmuştu Bornova'ya. O zaman bizi meclis üyesi yazmıştı, meclis üyeliği yaptım. Sonra Sırrı Bey geldi. Sırrı Bey zamanında da parası vardı. Kamil Başkan geldi, parası vardı. Olgun Başkan geldi, parası vardı. Mustafa Başkan geldi, yine parası var. Sayın Ömer Başkan'a da yine parasıyla devredildi. Bornova Belediyesi parasız kalmadı. Tabii ki çok sanayi siteleri var. Konutlar, muazzam konutlar yapılıyor. Fabrikaların önemli bölümü orada. Yani Bornova Belediyesi'nin kaynakları kuvvetli. O yüzden pek ekonomik problem yaşamaz. Tabii ki eskiye göre aynı şeyi bulamayabilirsiniz. Aynı ekonomik rahatlığı bulamayabilirsiniz. Ama Bornova Belediyesi tabii diğer belediyelere göre daha rahat yatırım yapabiliyor. Bakın şimdi Bornova merkezinde muazzam bir asfaltlama çalışması var, yollar yapılıyor. Yani onun dışında kent lokantalarından emekliye büyük bir yardım, yani insanlar ekmek alamıyor. Biliyorsunuz. Birçok yerde kent lokantaları açıldı, kent marketler açıldı, kent kasabı açıldı. Yani bu biraz tabii ekonomik olarak diğer belediyelerden biraz daha önde olmanın getirdiği bir avantaj.” dedi.
İZMİR'E HİÇ YAKIŞMIYOR
Otogarın İzmir’e yakışmadığını vurgulayan Çapın, “Ben tabi burada şahsi düşünecem. Bu otogar zamanında yap işlet devlet. Burhan Özfatura zamanı yap işlet devlet usulüyle rahmetli Niyazoğlu'nun şirketine verilmiş o zaman. Süre bitti. Onlar orada Covid'i gerekçe göstererek uzatma aldılar.. Halbuki Covid zamanında otogar çalıştı. Bir takım uzatmalar aldılar. Şimdi kira ödemiyorsunuz. İşgali ödemiyorsunuz. Burası da halkın malı. Kimsenin malı değil. Kimsenin bireysel şahsi malı değil, halkın malı. Görüntüde ortada yatırım da yapmıyorlar açıkçası. Görüyorsunuz girdiğinizde içeriye yani yıllardır orası bundan 50 yıl öncelik otogarlar daha derli topluydu yani. İzmir'de Basmane'de bir otogar vardı ben hatırlarım. İnanın daha düzgündü yani. Şu anda çok feci bir durumda. İzmir'e yakışmayan bir yer. Yani bir an evvel tahliye edip İzmir'e yakışan bir otogarın devreye girmesi şart. Görüntü gerçekten kötü. Siz kendiniz de zaten söylüyorsunuz. Bir de hiçbir şey ödemeden oturuyorsunuz orada. Orası halkın malı ya. Zamanında çok modern bir otogar düşüncesiyle yapılmak istenmiş ama çok şeyde kaldı. Ya işletmesi çok kötü yapıldı. Girdiğiniz zaman da İzmir'e yakışmıyor açıkçası içerideki görünüm.İzmir'e hiç yakışmıyor.” dedi.
İÇERİDE TUTMANIN AMACI MESAJ VERİYORLAR HALKA…
Çapın, “Şimdi her şeyden önce ben şunu söylüyorum, her zaman da söylüyorum. Türkiye'de yargılanan binlerce kooperatif başkanı ve yöneticisi vardır. Tutuklu yargılanan ilk defa bu duruşmalarda oldu. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman söylüyor, biz yargılamaya karşı değiliz ama adaletli olsun. Şimdi bakın ne bekleniyordu? Bu duruşmada artık tahliye olacakları bekleniyordu Tunç Başkanımızın, Heval Kaya'nın. Bir bakıyorsunuz duruşmaya bir hafta kala zimmetten bir soruşturma daha açıp yedek bir dava oldu. Yani buradan tahliye olacaklar aman çıkmasınlar. Oradan tutukladılar. Önlem aldılar yani yedek bir dava açıp. Yani o dava da ilginç. Zimmet deniyor. Yani fazla ödeme yapıldığı gerekçesi de bilirkişi raporu var. Zimmet, siz kasadaki parayı, bankadaki parayı alırsınız cebinize koyarsınız. Zimmet suçu öyle oluşur. Fazla ödeme yaptıkları yani. olmasının üstünde hak edişin daha yüksek ödenliği gibi bir takım suçlamalar var. Bu tabii ki yargılanır ama bu sonuçta zimmet suçu değil. Ama oradan nasıl bir zimmete soktular? Zimmet açıkça söylüyorum ben bir hukukçum. Yani şu kasadaki parayı alırsınız cebinize koyarsınız zimmet öyle olur. Yani bu arkadaşlarımız bu parayı alıp ceplerine mi koymuşlar? Öyle bir delil mi var? Ben göremedim. tutuklama şeyinde hazırladıkları tabii daha iddianameyi görmüyoruz dosyada gizli ama yani yansıyan kadarıyla fazladan müteahhide ödeme yapıldığı bunun da zimmet suçu oluyor diyorlar. Bu zimmet suçu değildir. Yani sonuçta varsa bir zarardır. Ben onun da doğru olduğuna inanmıyorum. zarardır. Onlardan talep edebilirsiniz. Ya da ispatlarsanız en fazla görevi kötüye kullanmaktır. Yani zimmete nasıl soktular? Amaç içeride tutabilmekti. Böyle bir dava açıldı. İçeride tutmanın amacı da mesaj veriyorlar halka, açıkça mesaj veriyor. Sırf onlarla değil, görüyorsunuz. Televizyonda bir kelime ediyor bir gazeteci arkadaşımız, cezaevinde ya da sokağa üç tane genç çıkıyor, cezaevi tutuklama gerekçesi onu, yani şimdi Fatih Altaylı'yı tahliye etmişler, Fatih Altaylı cezasının fazlasını yattı. Amaç mesaj vermek, sindirme politikası yani, korkutmak.” dedi.
İŞTE BİLDİRİYİ GÖRDÜNÜZ 10 KİŞİ TOPLAYAMADILAR
CHP İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin verilen karara ilişkin Çapın, “Bozma usul yönünden. Esas yönünden bir bozma değil. Yani burada yerel mahkeme daha önce zaten kararını belli etmiş. Ne diyor? Sen işte mazeretini kabul edecektin, etmemişsin. Usül yönünden bozuyor. Esas yönden bir bozma değil. O yüzden ben kararın değişeceğini düşünmüyorum. Yani arkadaşlar zaten 3-5 kişi kalmışlar. Bakın ben söylüyorum daha önce meclis grubumuzun çoğunluğu Özellikle kurultayda sayın genel başkanımızın seçildiği kurultay ve devam eden süreçte. Yani genel merkez yapımımıza karşı böyle muhalif duran arkadaşlardı. Şu anda bakın önceki genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'yla beraber hareket eden ve genel başkanımıza muhalefeden kaç milletvekili, işte bildiriyi gördünüz 10 kişi toplayamadılar. Yani parti içinde artık bu sorun aşıldı. Ben her zaman da söylüyorum, Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanlık makamına seçilmeden kimse oturamaz. Oturamaz yani bu kurultay delegeleri, bakın olağanüstü kurultayımız da yapıldı. Mahallelerden üyeler delegeleri seçti. Onlar ilçe yönetimleri, il yönetimleri, kurultay delegeleri seçildi. Yani bundan sonra neyin dönüşü olacak? Seçilmiş yönetim var. Olağan kurultay süreci de bitmiş. Siz mahkeme kararıyla nasıl geleceksiniz oraya? Böyle bir şey mümkün değil. Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına. Öyle bir karar çıkması da mümkün değil. Ama işte hükümet bunu şey yapıyor bir sopa gibi tutup parti içinde karışıklığın bitmediği havası vermek istiyorlar. İşte bu yargılamaları da işte böyle tutuyorlar. Ama sonuçta kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanlığı koltuğuna, yönetim koltuklarına seçilmeden oturamaz.” dedi.
YANDAŞ KANALLARDA KENDİLERİ ÇALIP KENDİLERİ OYNUYORLAR
Çapın, “İşte gördünüz ya Gürsel Tekin orada gitti, buldu bir mahkeme. Genel başkanımız çok güzel bir demişti; ‘Bir kum havuzu bulalım orada kumda oyna’ diye... Ne oldu şimdi Gürsel Tekin şey mi yani? Geldi 5 bin polis de partiye girmeye kalktı. Yani bunların Cumhuriyet Halk Partisi ile artık ilgileri yok. Bitmişler. Yani Sayın Mehmet Sevigen seyrediyorsunuz. Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili söylediklerini hepimiz biliyoruz. İşte oturdular yandaş kanallarda Barış Yarkadaş hep beraber kendileri çalıyor, kendileri oynuyorlar. Yani Cumhuriyet Halk Partisi seçmenin halkının bu adamları ciddiye aldığı yok.” diye konuştu.
KEMAL BEY’İN TEK BİR SÖZÜ YETERDİ
Çapın, “Yani şimdi bizim 13 yıl genel başkanlığımızı yaptı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Bizim ona saygımız sonsuz. Tabii tek bir sözü yeterdi. ‘Bu davalar yanlış. Cumhuriyet Halk Partisi kurultaylarında şaibe olmaz.’ dese zaten bu işler biterdi ama demedi. Kendi tercihidir. Niçin dememiş olabilir? Bilemiyorum şimdi tabii. Ben inanmıyordum da yani mahkeme ters bir karar verse Sayın Genel Başkan'ın o koltuğa gelip oturacağına da inanmıyordum gerçekten. Yapmaz diye düşünüyordum. Yapmayacağına inancındaydım. Yani çünkü kendisi yürüdü biliyorsunuz İstanbul'dan Ankara'ya Adalet yürüyüşünde. Enis Berbeoğlu gözaltına alınıp tutuklandığında yani orada ‘hak, hukuk, adalet’ dendi. Yani AKP yargısına güvenmediğimizi kendisi söyledi. O yargının kararıyla da ben gelip oturacağını düşünmüyordum.” dedi.
KENDİ SEÇMENLERİ BİLE İNANMIYOR BU DAVALARA…
Çapın, “Kooperatif davasında görüyoruz. Söyledim, Türkiye’de hiçbir kooperatif yöneticisi başkanı tutuklanmamıştır bu dava öncesi. Yapabilirler. Ortada bir şey yok. Şimdi İstanbul'a yaptılar. Yani şimdi siz sokağa çıkın ya, kendi AKP'liler kendi seçmenlerine sorsun. Yani Ekrem İmamoğlu suçlu olduğuna kendi seçmenleri inanıyor mu? Kendi seçmenleri inanmıyorlar. Kendi seçmenleri bu davaların siyasi olduğunu söylüyor. Yapabilir. Bunlardan her şey beklenir. Çünkü bir delil aramıyorlar. İşte biliyorsunuz itirafçı diye bir sistem çıktı. Bakıyorsunuz adam itirafçı olmuş. Ondan sonra ‘itirafçılıktan çekildim’ diyor. Aynı ifade ben okudum aynı ifade ya içinde bir harf değişmez mi? Bir harf değişmeden başka bir itirafçılık. Yani insanlar önce gözaltına alınıyorlar. Hiçbir şey yokken sonra da işte çağırılıp sen şunları şunları söyle bakıyorsunuz birçok ifade böyle sanki vatlı evrak gibi. Sen şunları söyle ona gore hiçbir delil olmadan alınmış kişiler itirafçı olmaya zorlanıyorlar. Yani önce ne olur? Deliller toplanır. Sonra siz bu insanları gözaltına alırsınız, davalarını açarsınız. Burada tam tersi oluyor. Önce insanlar toplanıyor, ondan sonra onların üstünden delil yaratılmaya çalışıyor. Yani İzmir'de de yaratabilir, İzmir'de hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok. Yaratabilirler ama yani bu iktidarın. Artık bir olağan şeyi oldu Cumhuriyet Halk Partisi belediyelere karşı ama oturup bakacaklar bu yaptıkları operasyonların kendilerine, kendi oy oranlarına yansıması nasıl ona bakacaklar. Bu kadar Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanımızı, bu kadar arkadaşımızı hiçbir ortada somut bir veri yokken aylardır içeride tutuyorlar.. Bakın anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu düşüyor mu? Halk inanmış mı Cumhuriyet Halk Partisi'nin bunların iddia ettiği? işlerin içinde olduğuna. Var mı sokağa çıkın bakın bir kişi var mı inanan. Herkesin dediği bunlar siyasi davadır. En başta kendi seçmenleri de bunu söylüyor zaten.” dedi.
CEMİL BAŞKAN’IN REKLAMA İHTİYACI YOK
Çapın, “Şimdi Cemil başkan, dümdüz, dimdik bir başkan ben kendisiyle tabii ki daha önce İlçe Başkanı, o Belediye Başkanı iken tanıştık. Ama olağan kurultay sürecinde ben tek ilçe başkanıyım, kendisi tek belediye başkanıydı. Bir de Hacer Başkan önce biz üçümüz gittik imza verdik. O süreçte daha iyi tanıdım. Gerçekten dosdoğru bir insan şimdi işimiz öyle reklama da ihtiyacı yok. Ben inanıyorum yani tavizsiz götürüyor, tavizsiz yapıyor. Yanlış gördüğü şeyi de direkt hiç affetmiyor. Mali durumunu anlatma diyorsanız daha ne yapılsın? Biliyorsunuz aylarca devlet gönderdiği paraları kesti.” dedi.
TACETTİN BAŞKAN NE DEMEK İSTİYOR?
İlçe Başkanı Çapın , “Bunu bütün İzmir halkı biliyor. Yani Tercettin Başkan şey mi demek istiyor? ‘Cemil Başkan çıksın bizim mali durumumuz bozuk, paramız yok.’ Onu mu demesi gerekiyormuş bilmiyorum da. Bütün İzmir halkı biliyor devletin hak edilen, Cumhuriyet Halk Partisi'nin hak ettiği, belediyelerin hak ettiği paraların ne kadarını gönderdiğini. Bütün İzmir halkı biliyor. Ya bunlar İzmir'e ne yapsalar İzmir'i değiştiremezler. Bu halde İzmir halkını siz istediğiniz kadar ezin bu halkın dünya görüşü belli.” diye konuştu.
BU DEVLETİ BİZ TEKRAR KURUCU AYARLARINA GERi DÖNDÜRECEĞİZ
Ertürk Çapın, “Ben şöyle diyeyim, Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir saldırı altında. Fakat biz bir örgüt partisiyiz. Yani 100 yılı aşkın bir süredir bu parti ayakta. 1950'den sonra da tek başına hiçbir zaman iktidar olmamış. Birkaç defa da koalisyon çok kısa sürede iktidar olmuş. Dünyada benzeri yoktur. Bu bir inancın, bir inanmışlığın partisi Cumhuriyet Halk Partisi. Seçmeni de, örgütü de buna sonuna kadar inanan bir kesim. Bu devleti kuran bir parti. Bunun da dediğim gibi örgütü bu partiye sıkı sıkıya bağlı. Yaşatıyor. Son yılları görüyorsunuz bu kadar baskı, bu kadar saldırı Cumhuriyet Halk Partisi üstünde ama Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayakta. Kimse umudunu kırmasın. Çok az kaldı. Bu devleti biz tekrar kurucu ayarlarına geri döndüreceğiz.” dedi.
Yorum Yazın