Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
CHP'li Bulut'tan İzmir'de 'mutlak butlan' açıklamaları: CHP yine büyür, hiç etkilenmez!

CHP'li Bulut'tan İzmir'de 'mutlak butlan' açıklamaları: CHP yine büyür, hiç etkilenmez!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, mutlak butlan davasının hükümet cephesinden ortaya atılan bir meseleden ibaret olduğunu ifade ederek, halkta hiçbir karşılığı olmadığını savundu. Öte yandan bu süreçte partisinin tam tersine güçleneceğini de belirten Bulut, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel meselesi değil. Bu demokrasinin temel meselesi" dedi.

  • Ege Postası
  • 06.05.2026 - 19:44
  • Güncelleme: 06.05.2026 - 23:12

EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, programı kapsamında İzmir’de kritik açıklamalarda bulundu.

Mutlak butlan davasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bulut, iktidar tarafından ortaya atıldığını ve hukuki dayanağının tartışmalı olduğunu savunarak, “Burada ‘mutlak butlan’ dediğimiz mesele, hükümetin icat ettiği ve hukuki tanımıyla da örtüşmeyen bir kavram. Aradan yıllar geçti, bu süreçte birçok kurultay yapıldı. Dosyanın içeriği fiilen kalmadı ama buna rağmen süreç sürdürülüyor. Bunun hangi saikle devam ettirildiğini hepimiz biliyoruz” şeklinde konuştu.

"VARIMIZ YOĞUMUZ NE VARSA MÜCADELENİN İÇERİSİNDE OLURUZ"

Partisinin bu süreç içerisinde B planı veya C planı olup olmadığına ilişkin soru işaretlerine açıklık getiren Bulut, “Dinamik bir yapılanma var; yani siz de fark ediyorsunuz. 19 Mart günü darbe yapıldığında, belediye başkanlarımız cezaevine atıldığında, Genel Başkanımız herhangi bir planlanmış bir şey yokken gitti Saraçhane'de bir hafta kaldı. İşte kayyum meselesinin en önemli engellerinden bir tanesidir. Biz varımız yoğumuz ne varsa her türlü mücadelenin içerisinde oluruz” açıklamasında bulundu.

"MUTLAK BUTLANIN HALKTA KARŞILIĞI YOK"

Bulut, mutlak butlan tartışmasının toplumda karşılığı olmadığını ileri sürerek, “Butlan ya da bir başka bir şeyin halkta yerinin olup olmaması önemli. Siyasetin halkta yeri var mı, yok mu? Benim gördüğüm kadarıyla halkın hiç umurunda değil. Vatandaş birkaç konuda endişeli; güvenlik konusunda endişeli, huzur konusunda talepleri var, ekonomik anlamda çok sorunları var. Kamuoyu araştırmalarında da mutlak butlan gibi tartışmaların neredeyse karşılığı yok. Ancak elbette siyasi çevrelerde yoğun biçimde konuşuluyor.

Şunu net olarak söyleyebilirim: Eğer bu süreçlere alet olanlar olursa, Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi “hiç kimse bunu affetmez.” Ne Cumhuriyet Halk Partililer ne de bu ülkede yaşayan insanlar bunu kabul eder. Çünkü bu mesele, inanın -laf olsun diye söylemiyorum- Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel meselesi değil. Bu demokrasinin temel meselesi, bu ülkenin memleket meselesi" şeklinde konuştu.

"CHP BU İŞTEN SIYRILIR, YİNE BÜYÜR"

19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan sürece dikkat çeken Burhanettin Bulut, söz konusu gelişmelerin ekonomik kırılganlığı artırdığını öne sürerek, CHP’ye yönelik olası girişimlerin sonuç vermeyeceğini ifade etti.

Bulut, “19 Mart'ta hazine boşaldı. Yani 19 Mart'ta oluşan ekonomik kırılmayı engelleyebilmek için hazineyi boşalttılar. Şu anda af getirdiler, dışarıdan sıcak para gelsin diye, 'Yeter ki para gelsin' deniliyor. Bu kadar kötü bir ekonominin içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partiyi kapatmaya ya da butlan gibi böyle amorf işler yapmaya kalkarlarsa, Cumhuriyet Halk Partisi bu işten yine sıyrılır, yine büyür. Hiç etkileneceğini zannetmiyorum. Çünkü partili cumhurbaşkanlığı sistemi, tek kişilik bir yönetim sistemi. Adayımız çıkar, oyunu alır; ama olan memlekete olur onu söyleyeyim. Hiç kimse bunu kabul etmez. Buna AK Parti'ye oy verenler, buna Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy verenler... Az bir vicdanı olan hiç kimse bu olayı onaylamaz.

Siyaset insanla var olur. Bir ticaret işletmesi yaptığı işle nasıl ayakta kalıyorsa, siyaset de toplumdaki karşılığıyla varlığını sürdürür. Bizim gördüğümüz kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin tek eksik alanı, ‘Siz bu ülkeyi nasıl yöneteceksiniz?’ sorusuna daha güçlü bir yanıt üretmektir. Bunu da sahaya çıkarak anlatacağız” açıklamalarında bulundu.

"İKTİDARIN REKLAM ARACI GİBİ KULLANILMASINA KİMSE İTİRAZ EDEMEZ DURUMA GELMİŞ"

Ardından basının yapısına ve işleyişine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Bulut, medyanın zaman zaman iktidarın bir aracı gibi kullanıldığını savunarak, “En son 10 Ocak tarihinde burada yerel medya buluşması yaptık. Orada çokça konuştuk. Yerel medyaya bakışımız şu: Biz diyoruz ki gazeteciler arasında ayrım olmaz. Yerel, ulusal diye ayrılmaz. Bir yerde problem varsa yukarıya gider. Bazen yereldekiler ulusalı şikâyet ettiler, bazen de ulusaldakiler yereldekileri ama sonuç olarak bir etle tırnak gibi bütünler. Basın belli güçlerin elinde olan ve sadece onların isteğiyle yapılan bir işmiş gibi görülmüş. Hiç kimse yalan yanlış haberlerin yazılmasında herhangi bir itiraz etmez hale gelmiş. İktidarın sanki bir reklam aracı gibi kullanılmasına kimse itiraz etmez hale gelmiş. O normalliğin bir anormal olduğunu birbirimize aktarmak için buradayız. Vatandaşın haber alma hakkına ilişkin iktidarın basına bir desteği olması gerekiyor. Ama bugün Türkiye’de baktığında o yapıların içerisinde önemli dediğimiz İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin görünürlüğünü arttırmak yerine bir sansür mekanizması haline geldi” ifadelerine yer verdi.

"ARTIK ÇOK DAHA ALENİ HÂLE GELDİ"

Medya düzeni ve kamu kaynaklarının dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bulut, "Havuz medyada en az 6-7 gazetede aynı başlık var. Şimdi de bakanlıklar başladı. İletişim Başkanlığı bunu önceden gizli yapardı. Artık çok daha aleni bir hâle geldi. Basın İlan Kurumu, çeşitli illerde birleşin diyor, birleşmezseniz destek vermem diyor. RTÜK de bir düzenleme mekanizmasından ziyade bir sansür mekanizması haline gelmiş. Dünyanın hangi ülkesinde görülmüş 5-10 günlük kapama cezaları. Devletin dolaylı olarak destek verdiği kamu reklamları var. Örneğin bu yılın son 3 ayı hariç bakıldığında son 1 yılda kamunun verdiği reklam tutarı 5 milyar TL’yi bulmuş. Ne kadarı muhalif ne kadarı havuz medyasına gitti diye baktığımızda, muhaliflere sıfır kalan hepsi havuz medyasına" ifadelerini kullandı.

"İŞİN İÇ YÜZÜNDE BAKILDIĞINDA İKTİDAR VAR"

Son dönemde sosyal medyanın medya düzenindeki etkisinin arttığını belirten Bulut, "Son zamanlarda sosyal medya diye bir şey çıktı. Bundan fayda da sağlayabiliriz ama orası da aynı şekilde iktidarın yönlendirmesiyle gidiyor. Bir şeyi yaymak veya paylaşmak için çok ciddi paralar harcanıyor. Eskiden en çok gazetelere reklam harcanırdı sonra televizyon oldu şimdi de sosyal medya rakamları. Legal olmayanları da dahil ettiğinizde sosyal medyaya harcanan para televizyonun çok önünde. Bu işin iç yüzünde de baktığınızda iktidar var. Böylesi bir yapının içinde doğru haberciliği yapma imkanınız kalmıyor" şeklinde konuştu.

CHP'YE YÖNELİK OPERASYONLARA DA DEĞİNDİ

Açıklamalarında CHP'ye yönelik yürütülen operasyonlara da değinen Bulut, yerel seçimlerde partisinin umut olduğunun altını çizerek, "Kurultay’dan bu yana CHP gerek söylem itibariyle gerek kadrolar itibariyle bu ülkeye umut olmuştur. Bunun en somut örneği 31 Mart seçimleridir. Yüzde 65 nüfusa hitap eden bir oran aldı. Bu yeni bir dönemdir Türkiye açısından da siyaset açısından da. Dile kolay 22 yıllık bir iktidar ve uzun süredir birinci olamamış bir muhalefet birinci parti oldu. Sonrasında devletin olanaklarının iktidar tarafından kullanıldığı bir yapıya dönüşüm gerçekleşti. Böylesi bir yerde yarışma imkânı bulsak bile bu kez yargı kolu var. Bir başka siyasi mecrada yarışma haline geldi. Her sabah kime operasyon çekildi diye uyanıyoruz" dedi.

 

 

 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.