CHP'li Aydın'dan NEO TV'de Tugay-Soyer polemiğine dikkat çeken yorum: Kim kime şikayet etti tartışması konunun üstünü örtüyor!
CHP İzmir İl Başkan Vekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politikaları Üyesi Murat Aydın, NEO TV’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer arasında yaşanan 'muhbir' polemiğine dair gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. Aydın, bu tartışmanın asıl meseleyi geri plana ittiğini ifade ederek, "Kim kime şikâyet etti tartışması bu konunun üstünü örtüyor biraz" ifadeleriyle gündemdeki tartışmaların odağının yanlış yere kaydığını savundu. Öte yandan Soyer'in tahliye edilmesi gerektiğini savunan Aydın, "Bakın göreceksiniz, bu dosyadan sonra bir dosya daha açmaya çalışacaklar" iddiasında bulundu.
- Ege Postası
- 19.05.2026 - 08:00
- Güncelleme: 19.05.2026 - 08:25
EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkan Vekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politikaları Üyesi Murat Aydın, NEO TV’de yayınlanan Manşet programına katılarak Senem Gökdağ’ın sorularını yanıtladı.
'MUTLAK BUTLAN' KARARI ÇIKACAK MI?
CHP’nin kurultay davasına ilişkin ‘mutlak butlan’ tartışmalarına yönelik açıklamalarda bulunan Aydın, söz konusu kararın çıkmayacağını savunarak, “Mutlak davasından bir butlan kararı çıkmayacak. Bu bir süreç davası. Bu dava ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi için sürekli ‘Geliyor gelecek’, ‘Bugün gelecek, haftaya gelecek’ söylemleri çıkıyor. Amaç bu tartışmayı yapmak. Bu bir süreç davası. Süreç üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu bir iç tartışmalara gömülmesi ve enerjisinin bir kısmını buraya harcaması isteniyor" ifadelerine yer verdi.
KILIÇDAROĞLU GERİ Mİ DÖNECEK?
Ayrıca davaya ilişkin kamuoyunda yer alan 'Kılıçdaroğlu geri mi dönecek?' tartışmalarına ilişkin olarak böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirten Aydın, “Kılıçdaroğlu alarmı ya da X alarmı diye bir şey söz konusu değil. Cumhuriyet Halk Partisi 38. Kurultay’ın üzerine iki olağanüstü bir olağan kurultay yaptı ve 40. Olağan Kurultayı’na doğru yol alıyor artık. Dolayısıyla bu davadan böyle bir sonuç çıkmayacak. Ne ceza davasından ne asliye hukuk mahkemesindeki davadan böyle bir sonuç çıkmayacak. Özellikle her duruşma öncesinde galiba bu sefer oluyor denildiğinde ben her seferinde aynı şeyi söyledim. Dava böyle yürüyecek. Bu davada bu şekilde sürecek. İstinaf mahkemesindeki dosyalarda Cumhuriyet Halk Partisi Kurultay'ın iptaline ilişkin bir karar beklemiyoruz. Doğrusu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği ret kararına karşı itirazların red edilmesidir, ama olsa olsa belki usule dair kimi eksiklikler olduğundan bahsederek kararı kaldırıp, ilk derece mahkemesine, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tekrar göndererek, ‘Bu usul eksiklikleri giderin’ gibi bir karar çıkabilir en fazla” ifadelerini kullandı.
"İPTAL EDİLSE BİLE ESKİ YÖNETİM GÖREVE GELMEZ"
Olası bir mutlak butlan kararında eski yönetimin göreve gelmesinin de söz konusu olmadığına da vurgu yapan Aydın, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'ci olan kurultayının iptal edilmesi durumunda dahi, 38. Olağan Kurultay öncesi yönetim göreve gelmez. Sayın Kılıçdaroğlu'nun, yedinci genel başkanımızın başkanlığındaki yönetim, kurultay kararını aldıktan ve kurultay salonunda kurultay toplanıp kurultay divanı oluştuğu anda görevi sona ermiştir. Dolayısıyla eğer ve bu kurultayın oluşturulması ve divanın oluşturulmasıyla ilgili bir iptal davası da yoktur" dedi.
"BAHÇELİ BUNU BİLDİĞİ İÇİN BU UYARIYI YAPIYOR"
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kurultay davasına ilişkin yorumunu da değerlendiren Aydın, "Siyasi partinin genel kurulunu, kongresini, kurultayını bu şekilde yöntemlerle iptal edip hayır olmadı, şu gelsin, hayır olmadı, bu gelsin demek, bu ülkenin demokratik hayatının sona ermesi anlamına gelir. Sayın Bahçeli bunu bildiği için bu uyarıyı yapıyor" lşeklinde konuştu.
TUGAY-SOYER GERİLİMİ: "BU TARTIŞMA ASIL MESELENİN TARTIŞMASINI GÖLGELİYOR"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer arasında yaşanan ‘muhbir’ gerilimine dair konuşan CHP’li Aydın, bu tartışmanın asıl meseleyi gölgelediğini savunarak, “Bu tartışmadaki üzücü olan kısmı, kimin şikâyet ettiği ya da kimin başvuru yaptığının üzerinden tartışılan bu konu, asıl meselenin tartışmasını biraz gölgeliyor. Sayın Tunç Soyer kendisi döneminde görev yapan bir arkadaşı Sayın Güven Eken hakkında ve Heval Savaş Kaya hakkında bir kere daha tutuklama kararı verilince buna ilişkin görüşlerini anlattı ama buradaki asıl şey şu. Bu yargılamanın tümü hukuk dışı. Yani gerçekten bir delil olmadan, bir suç olmadan, suç olsa bile doğru düzgün cezası olmayan bir suçtan dolayı insanlar hakkında tutuklama kararı verildi. Ama bu tutuklama kararının kendisinin hukuka aykırılığını tartışmak yerine, bu tartışmayı yapıyoruz. Elbette, önceki belediye başkanı böyle bir söz söylüyorsa ve şimdiki belediye başkanı da buna bir cevap veriyorsa bu bir siyasi tartışmanın konusu olur” ifadelerini kullandı.
"CHP'Lİ BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONEL HAREKETİN İZMİR'DEKİ YANSIMASI"
Ardından Aydın, İZDOĞA ve İZBETON şirketlerine yönelik yürütülen soruşturma dosyalarını açarak, söz konusu işlemlerde suç teşkil eden bir fiil bulunmadığını ve süreçteki iddiaların hukuki değil siyasi bir zeminde tartışıldığını öne sürdü.
CHP'li Aydın, “İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iş birliği olan İZDOĞA Anonim Şirketi'nin yaptığı iki işlemle ilgili olarak savcılık bir soruşturma yürütüyor. Bu iki işlem içinde aslında suç sayılan bir fiil olmadı ortaya çıktı. Nereden ortaya çıktı diyorum. Bize gösterilen deliller, raporlar, orada tarif edilen eylemler bir suç teşkil etmediğini bize söylüyor aslında. Buna rağmen, işte ülkenin içinde bulunduğu yargı ortamı ve Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik bu operasyonel hareket biçimini İzmir'deki yansımasını görüyoruz. İZDOĞA Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken hakkında bir tutuklama kararı verildi. Orada da bir dosya hakkında adli kontrol verildi, diğer dosya hakkında tutuklama kararı verildi. Aslında her iki dosya için de adli kontrol bile verebileceği bir durum yokken tutuklama kararı verildi" açıklamalarında bulundu.
"KİM KİME ŞİKAYET ETTİ TARTIŞMASI KONUNUN ÜSTÜNÜ ÖRTÜYOR"
Açıklamalarının devamında ise Aydın, İZBETON'a yönelik yürütülen soruşturmaya dair açıklamalarda bulundu ve sürecin Tugay-Soyer tartışmasının üzerinden yürütülmesinin konunun özünü gölgelediğini ifade etti.
Aydın, "İZBETON Anonim Şirketleri’nin yaptığı, İZBETON’un hizmetlerine yönelik bir memnuniyet anketini de bir tutuklama konusu yaptı. Burada problem şu. Bir belediye şirketinin halka yaptığı hizmetlerin halktaki yansımasının memnuniyetini ölçmek için yapılan ankete anketti suç unsuru saydılar. Neden? Seçim dönemiydi, anketin içerisinde ‘Kimi başkan görmek istersiniz?’ şeklinde bir soru da vardı. Mesela o sorunun içerisinde sorulanların arasında Sayın Hamza Dağ da vardı. Çünkü İZBETON Anonim Şirketi burada kendisinin hizmetlerinin halktaki karşılığını ölçerken bir çapraz sorgulama yapıyor. Nasıl yapıyor? Memnun olan memnun olmayan oranıyla seçmen oranı aynıysa, bu memnuniyeti de memnuniyetsizliği de birazcık hizmetler üzerinden değil, siyasal tercihler üzerinden yaptığı sonucunu çıkaracak.
Bakın bir şirketin yaptığı iş ve işlemlerin yerindeliğini savcılıkta tartışıyoruz. O yüzden buradaki tartışmanın bir hukuki tartışma olmadığını, siyasal bir tartışma olduğunu söylemeye çalışıyorum. İşte bu kim kime şikâyet etti tartışması bu konunun üstünü örtüyor biraz. O yüzden ben bu konuya her sorulduğunda burada asıl tartışılması gereken şeyin hukuksuzluk ve adalet sisteminin yargı sisteminin siyasi saiklerle işletiliyor olmasına karşı çıkmamız gerektiğini söylüyorum" şeklinde konuştu.
"KENDİSİ BAKIMINDAN ÜZÜNTÜ VERİCİ BİR DURUM"
Tunç Soyer'in Tugay'a yönelik eleştirilerinin temel sebebinin haksız tutuklamalar olduğunu savunan Aydın, "Arkadaşlarının bu şekilde haksız bir şekilde suçlanmasını ve bu suçlamanın içerisinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı bir iş denetim raporunun da bulunması kendisi bakımından üzüntü verici bir durum elbette ve buna dair tepkisini dile getirmeye çalışıyor" dedi.
"DOSYAYA GİREN EVRAKLARDA SOYER'İN ALEYHİNE BİR DURUM YOK"
Öte yandan Soyer'in tahliye edilmesi gerektiğini savunan Aydın, soruşturmaya sonradan eklenen belgelerin Soyer aleyhine bir delil oluşturmadığını savunarak, "Sayın Soyer'in şu an 10 dakika sonra tahliye olması gerektiğini düşünüyorum. 29 Aralık'ta ikinci dosyadan tutuklandı sayın başkan ve bir yıldan fazladır süren bir soruşturma. Tutuklamadan bu yana beş aydan fazla süre geçti, hala iddianame yok ortalıkta. Önce tutuklayıp sonra deliller araştırıyorlar. Hukuk sistemini onlar işletiyorlar. Kişi hakkında deliller toplanır sonra tutuklanacaksa tutuklanır ve dava açılır. Sayın Soyer'i tutukladılar. Şimdi deliller arıyorlar. Bakın bir şey söyleyeceğim, bu önemli bir şey benim için. 1 Temmuz tarihinde Sayın Soyer ve diğer arkadaşlar gözaltına alınıp tutuklandığı tarihten bu yana bütün dosyalara onlarca evrak girdi. Delil girdi, rapor girdi, inceleme girdi. Hiçbiri ama hiçbiri Sayın Soyer'in aleyhine değil. Aleyhine tek bir ilave delil ile eklenmedi. Hatta lehine. Mesela hesap hareketlerinde bir şaibe olmadığı MASAK raporuyla tespit edildi" ifadelerini kullandı.
"BU DOSYADAN SONRA BİR DOSYA DAHA AÇMAYA ÇALIŞACAKLAR"
Ardından Aydın, "Bakın göreceksiniz, bu dosyadan sonra bir dosya daha açmaya çalışacaklar. Sonra bir de olsun. Ama bir şey söyleyeyim. Hani bu dosyaları yeniden açıyorlar da yeni olaylar mı buluyorlar? Hayır, aynı kooperatif olayını bir böyle, bir böyle, bir parçalayarak, bir birleştirerek, dosyaları ayırarak, tekrar birleştirerek yeni bir dosya oluşturuyorlar. Yani şey gibi, matruşka gibi dosyaların içi iç içe ama olayın hepsi aynı" şeklinde konuşarak yürütülen yargı süreçlerine tepkisini dile getirdi.

Yorum Yazın