Dolar 48,6047
%0.16
Euro 56,3849
%-0.19
Altın 6.779,842
%0.64
Bist-100 14.416,28
%0.16

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
CHP'den 'cumhurbaşkanlığı seçimi' çıkışı: 'CHP tek başına bir aday belirlemeyecek'

CHP'den 'cumhurbaşkanlığı seçimi' çıkışı: 'CHP tek başına bir aday belirlemeyecek'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP'nin cumhurbaşkanı adayını muhalefetle ortaklaşarak belirleyeceğini belirterek, "Tek adam yönetiminden rahatsız olan ve güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunan tüm muhalefet cephesiyle ortak hareket etme zorunluluğu vardır" dedi.

  • Ege Postası
  • 11.09.2026 - 13:31
  • Güncelleme: 11.09.2026 - 13:56

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Genel Merkezi’nde gazetecilerle bir araya geldi. Partisinin, "Kamusal Eğitim Cumhuriyet" politikasını anlatan Kaya, sunumun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve iktidar perspektifinin nasıl olacağının sorulması üzerine Kaya, şunları söyledi:

"Güçlendirilmiş parlamenter sisteme yeniden dönme iddiamız var. Bu iddiamızdan vazgeçmiş değiliz. Dün de bu iddiayı taşıyorduk. Bugün de bu iddianın sahibiyiz. Yarın da bu iddiayı taşımaya devam edeceğiz. Öncelikle rejimi değiştirebilmek için bu rejimden rahatsız olan, tek adam yönetiminden rahatsız olan ve güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunan tüm muhalefet cephesiyle ortak hareket etme zorunluluğu vardır. CHP ya da bir başka parti, tek başına kendi adayını belirleyerek bu rejimi değiştirmesini sağlayamaz. Yüzde 50+1'i bulabilmek için en önde gözüken, şu anda Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 6 siyasi partiyle ittifak yaparak ancak cumhurbaşkanı seçiliyor. O zaman siz şunu söyleyemezsiniz: Tek başınıza yüzde 50+1'i bulacak olsanız bile bu ülkeyi yönetmek için bu rejimden rahatsız olan toplumsal muhalefetin tamamıyla ortak hareket etmek zorundasınız. Yani tek başınıza kazandığınızda bile tek başınıza yönetmek yerine birlikte yönetimi esas almalıyız.

Dolayısıyla CHP'nin bugün bu sorunları, toplumun yaşadığı sorunları öne alıp bu sorunları nasıl çözeceğini topluma ve muhalefete anlatarak ortak bir hedefe, ortak bir adaya yönlenmesi gerekiyor. CHP tek başına bir aday belirlemeyecek, ortak bir adayla mücadelesini yürütecek. Tek başınıza aday belirlediğinizde o zaman rejimin değişmediğini, sanki tek partinin iktidar olabileceği varsayımından hareket edersiniz. Bu doğru değil. Hiçbir siyasi parti bir aday belirleyip başka partilere 'Benim adayım bu, gelin siz bu adayı destekleyin' diyemez, dememeli. Mevcut Cumhurbaşkanı bile 'Ben adayım' demiyor. AKP, 'bizim adayımız Recep Tayyip Erdoğan' demiyor dikkat ederseniz. Diğer ittifakta olduğu siyasi partiler 'Bizim adayımız bu olmalıdır' diyorlar. Biz de benzer bir yaklaşımla hareket etmek zorundayız.

"CHP TEK ADAM PARTİSİ DEĞİLDİR, HERKES ADAY OLABİLİR"

Kurultayımız kendi iradesini mahallelerden başlayarak ilçe kongreleri, il kongreleri ve büyük kurultayla taçlandıracaktır. Kurultay delegesi ortaya çıkmadan hiç kimse 'Ben adayım' ya da 'Ben aday değilim' demez. Kurultay iradesi ortaya çıkar, delege iradesi ortaya çıkar. Ortaya çıktıktan sonra da adaylar -kim aday olacaksa- kendisini örgüte anlatır. Daha sonra da kurultay iradesi kimi aday gösterirse onunla yola devam ederiz. Ben şu anda Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylık konusunda, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda daha önce de 'Ben adayım' demedi. Millet İttifakı'nın ortak adayı olarak çıkmıştı. Hiçbir zaman 'Ben şu makama adayım' demedi bugüne kadar. Bundan sonra da söylemez, söylemeyecektir. Ama eğer Ayşe'ye bu partinin ihtiyacı varsa, Deniz'e bu partinin ihtiyacı varsa, Yusuf'a bu partinin ihtiyacı varsa, Kemal'e bu partinin ihtiyacı varsa ihtiyaç sahipleri göreve davet eder. Ben Genel Başkanımızın bu konuda herhangi bir talebinin olduğunu ve iddiasının olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla Genel Başkanımız 'Ben aday olacağım' demedi bugüne kadar. Hiçbir kurultayda demedi. Bundan sonra da diyeceğini düşünmüyorum. Derse başımızın tacıdır. Çünkü o da yarışa girecek. Başka adaylar da çıkacak. Cumhuriyet Halk Partisi tek adam partisi değildir, herkes aday olabilir. Hiç kimsenin adaylığının önüne geçilemez."

"YILDIRIM OLMASININ VEYA MANSUR OLMASI BİR ÖNEMİ YOK"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın son açıklaması ve cumhurbaşkanlığı adaylığındaki konumununa ilişkin soruyu Kaya, şöyle yanıtladı:

 "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi adayını belirleme diye bir iddiası bugüne kadar olmadı. Bundan sonra da tek başına kendi önerisi mutlaka olur. Ama bir aday dayatmasıyla ittifak kuramazsınız. İttifaksız yüzde 50+1'i bulsanız bile ben Türkiye'nin tahribatını yeniden onarıp ayağa kaldırmak için, tek başınıza iktidar olsanız bile ortaklaşa bu mücadeleyi yürütmeniz gerektiğine inanıyorum. Kaldı ki gerçekçi olalım: Şu anda ne AKP ne CHP ne de başka bir parti yüzde 50+1'i bulup tek başına cumhurbaşkanını seçecek durumda değil. Türkiye'nin gerçeği budur. Bu gerçeği göz ardı etmeyelim. Dolayısıyla ittifaklar zorunludur, kaçınılmazdır. Ama ittifakın kime hangi koltuğu vereceğinizle ilgili değil; kamusal eğitim cumhuriyeti fikriyatına 'Evet' diyor musunuz, demiyor musunuz? Özelleştirmeye devam mı, hayır mı? Yeni fabrikalar kurmak mı yoksa var olan fabrikaları satıp peşkeş çekmek mi? Emperyal güçlerin güdümünde bir Türkiye mi yoksa bölgede egemen bir güç olacak Türkiye'yi yaratmak mı? Şimdi bu sorulara yanıtı eğer ortaklaşa verebiliyorsak kimin cumhurbaşkanı adayı olduğunun bir önemi kalmıyor. Topluma bizim şunu anlatmamız lazım: Kim değil, ne yapacak? Eğer mevcut siyasal iktidar ve mevcut Cumhurbaşkanı'nın uygulamalarına devam edecekse bunun adının Yıldırım olmasının bir önemi yok ki. Bunun adının Mansur olması ya da başka bir isim olmasının bir önemi yok. Önemli olan mevcut iktidarın uygulamalarını reddedecek mi? Güçlendirilmiş parlamenter sisteme döneceğini vaat edecek mi? Millet İttifakı'nın 6 genel başkanının imzaladığı bir metin var. Bu metin hâlâ güncelliğini koruyor. Masadan kalkan da bu ittifaktan ayrıldığını söyleyen de o imzasını geri çekmiş değil. O fikirleri savunduğunu söylüyor. Bizim için düşüncenin kendisi önemlidir."

"HIZLANDIRILMIŞ BİR KURULTAY TAKVİMİ İŞLETSEK BİLE 17 EKİM'DEN ÖNCE İLÇE KONGRELERİ BAŞLAYAMIYOR"

Kaya, CHP'nin kongre sürecinin daha önce açıklanandan geç başlamasının nedeninin ve olası bir baskın seçim ihtimalinde kongre yapılmamasının sonuçlarının seçime girmeye engel olup olmayacağı sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Dün itibarıyla bizim kurultay sürecimiz başladı. Takvimimiz başladı. Partiden istifalar oldu, yeni üyeler oldu. Bunların tümünün Yargıtay denetiminden geçmesi gerekiyor. Biz dün başlattık. Hızlandırılmış bir kurultay takvimi işletsek bile 17 Ekim'den önce ilçe kongreleri takvimsel olarak başlayamıyor. Çünkü yazışmaları var; örgüte göndereceksiniz, örgüt askıya çıkartacak, askıda itirazlar olacak, yeniden itirazlar değerlendirilecek, son hali verilecek. Daha sonra mahallelerde sandıklar kurulacak. Hızlandırılmış ve yoğunlaştırılmış bir kongre süreci. Eğer baskın bir seçime yönelirlerse biz de baskın bir kurultayı hemen toplarız. Ayrıca şunu bilmenizi isterim: Cumhuriyet Halk Partisi 2020 yılından bu yana kurultay yapmayan bir parti değil. Biz kurultaylarımızı yaptık. Ancak yaptığımız kurultayları yargı yok hükmünde saydı. Yani siz kurultay yapmazsınız, o zaman yaptırıma tabi tutulursunuz. Biz kurultayı yapmışız, yargı şu ya da bu gerekçeyle demiş ki: 'Bunu iptal ettim.' Bir daha yapmışız, 'Onu da iptal ettim.' 5 kurultay yaptık biz, 5'ini de iptal etmiş. Dolayısıyla biz kurultay yapan bir partiyiz. Kaldı ki Cumhuriyet Halk Partisi kurultaylar partisi diye de tartışılır. Böyle bir sakınca yok, böyle bir durum söz konusu değil. Cumhuriyet Halk Partisi'nin şubat ayında il kongreleri bittikten sonra kurultay tarihi belli olur. Ve kurultayı mart ayında, en geç mart ve nisan ayında yapmış oluruz."

KAYA VALİLERİ VE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLERİNİ UYARDI

Karma eğitimden fiilen vaz geçileceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Yıldırım Kaya, "Bununla ilgili duyumdan öte, yaklaşık Yusuf Tekin göreve geldikten bu yana bazı bölgelerde bu uygulamayı ne yazık ki yapıyor. Karma eğitimden vazgeçmek demek Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim devrimlerine bayrak açmak demektir. Buradan bir kez daha il valilerini, il milli eğitim müdürlerini uyarıyorum: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gider, siz kalırsınız. Siz kamu görevlisisiniz. Siz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in valisisiniz. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in milli eğitim müdürüsünüz. Kendi görevlerinize dikkat edin. O siyasi olarak bunları yapıyor diye sakın ola sakın buna meyletmeyin okul müdürleri. Gün gelir devran döner, siz bir kamu çalışanı olarak yargı önünde bunun hesabını vermek zorunda kalırsınız. Bir meslektaşınız olarak, bir siyasetçi olarak değil, bir meslektaşınız olarak sizleri uyarıyorum" yanıtını verdi.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.