CHP'den Cemil Tugay ve Özgür Özel'e sert tepki!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesine CHP’den de sert tepkiler geldi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli ve Sevda Erdan Kılıç peş peşe açıklama yaptılar. Öztrak "23 yıl sonra İzmir’i kaybetmemizin baş sorumlusu; İzmirliler 'Yapmayın' diye bar bar bağırırken, bu tıynetteki kişileri aday yapan dönemin parti yönetiminin başıdır" ifadelerini kullandı. Türeli, Cemil Tugay’ı istifaya davet ederken, Tugay’ı aday gösteren YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i İzmirlilere hesap vermeye davet etti. “Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen oyları yanınızda götüremezsiniz” diyen Kılıç ise, aday belirleme sürecini yürüten siyasi kadroyu da eleştirdi ve “Yanlış tercihin faturası yalnızca tercih edilene değil tercih edene de aittir.” dedi.
- Ege Postası
- 07.10.2026 - 13:39
- Güncelleme: 07.10.2026 - 16:57
EGEPOSTASI – CHP'den peş peşe yapılan açıklamalarla Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasına sert tepki gösterildi.

Faik Öztrak: İzmir’in ve İzmirlinin iradesinin gasp edilmesinin vebali sizin omuzlarınızdadır
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "İzmirlilerin 23 yıldır CHP’li başkanlara emanet ettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bugün İzmirlilerin iradesi hiçe sayılarak AK Parti’ye geçti. Bu milli irade hırsızlığının suç ortakları arasında; İzmirlilerin oylarına ihanet ederek belediyeyi Saray’ın emrine veren Belediye Başkanı var. CHP oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanını transfer eden Saray yönetimi var. Ama 23 yıl sonra İzmir’i kaybetmemizin baş sorumlusu; İzmirliler “Yapmayın” diye bar bar bağırırken, bu tıynetteki kişileri aday yapan, Sonra da yapay zekayla belediye başkan adaylarını belirlediğini söyleyen, Onun hakkında; “Sütte leke var, onda yok… Cemil Tugay Başkanımızı İzmir Büyükşehir adayı yaptık” diyen, “Değişimi görmek isteyen İzmir’e baksın” diye hançeresini yırtan, Şimdilerde de “Ben öyle bir şey demedim” diyerek, milletin aklıyla dalga geçmeye kalkışan, Sıkılmadan kendi kendini yalanlayabilen, Mahkemelere kendini batıl saydıran dönemin parti yönetiminin başıdır. İzmir’in ve İzmirlinin iradesinin gasp edilmesinin vebali sizin omuzlarınızdadır. Cemil Tugay'ı aday atayanları İzmirliler sokakta gezdirmeyecektir. Bu ihaneti bağırmayla, çağırmayla, yalanla, dolanla geçiştiremezsiniz."
İzmirlilerin 23 yıldır CHP’li başkanlara emanet ettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bugün İzmirlilerin iradesi hiçe sayılarak AK Parti’ye geçti. Bu milli irade hırsızlığının suç ortakları arasında; İzmirlilerin oylarına ihanet ederek belediyeyi Saray’ın emrine veren Belediye Başkanı var. CHP oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanını transfer eden Saray yönetimi var. Ama 23 yıl sonra İzmir’i kaybetmemizin baş sorumlusu; İzmirliler “Yapmayın” diye bar bar bağırırken, bu tıynetteki kişileri aday yapan, Sonra da yapay zekayla belediye başkan adaylarını belirlediğini söyleyen, Onun hakkında; “Sütte leke var, onda yok… Cemil Tugay Başkanımızı İzmir Büyükşehir adayı yaptık” diyen, “Değişimi görmek isteyen İzmir’e baksın” diye hançeresini yırtan, Şimdilerde de “Ben öyle bir şey demedim” diyerek, milletin aklıyla dalga geçmeye kalkışan, Sıkılmadan kendi kendini yalanlayabilen, Mahkemelere kendini batıl saydıran dönemin parti yönetiminin başıdır. İzmir’in ve İzmirlinin iradesinin gasp edilmesinin vebali sizin omuzlarınızdadır. Cemil Tugay'ı aday atayanları İzmirliler sokakta gezdirmeyecektir. Bu ihaneti bağırmayla, çağırmayla, yalanla, dolanla geçiştiremezsiniz.
— Faik Öztrak (@faikoztrak) October 7, 2026

Türeli, Cemil Tugay'ı istifaya davet etti
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Türeli ‘İzmirliler Büyükşehir Belediyesi’ni CHP’ye emanet etmiştir’ diyerek, Cemil Tugay’ı istifaya davet etti.
CHP’li Türeli’nin sosyal medya paylaşımı şöyle:
"İzmir, yıllardır Cumhuriyet'in ve sosyal demokrasinin güçlü bir kalesi olmuş, iktidar partisi hangi parti olursa olsun, hangi adayı çıkarırsa çıkarsın, İzmirliler iradelerini ısrarla Cumhuriyet Halk Partisi'nden yana kullanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla seçilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AKP'ye geçmesi, ne yazık ki bu iradeye gölge düşüren son derece talihsiz bir tablo olmuştur.
Hatırlatmak isteriz ki İzmirliler oylarını AKP'nin adayına vermek isteselerdi, bu belediyeyi zaten Cumhuriyet Halk Partisi kazanamazdı. Dolayısıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi kişilere değil, doğrudan İzmirlilerin iradesiyle Cumhuriyet Halk Partisi'ne emanet edilmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak siyasi ahlâka, geçmişte olduğu gibi bu dönemde de özellikle vurgu yapıyoruz. Cemil Tugay kişisel olarak istediği yolu seçebilir, ancak İzmirlilerin iradesini beraberinde götüremez.
Bu çerçevede tavrımız nettir: Cemil Tugay, derhal İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan istifa etmeli ve emaneti sahibine, İzmirlilerin iradesine iade etmelidir.
Diğer taraftan sorunu iyi anlamak için somut durumun tahlilini evveliyat ile değerlendirmek gerekir. Cemil Tugay’ın hangi gerekçelerle aday gösterildiği, bu kararın hangi mekanizmalarla alındığı ve kimlerin sorumluluğunda şekillendiği elbette sorgulanmalıdır. Bu sorgulamayı ise Cemil Tugay'ı aday gösterenler yapmalı ve İzmirlilere bunun hesabını vermelidirler."
İzmir, yıllardır Cumhuriyet'in ve sosyal demokrasinin güçlü bir kalesi olmuş, iktidar partisi hangi parti olursa olsun, hangi adayı çıkarırsa çıkarsın, İzmirliler iradelerini ısrarla Cumhuriyet Halk Partisi'nden yana kullanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla seçilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AKP'ye geçmesi, ne yazık ki bu iradeye gölge düşüren son derece talihsiz bir tablo olmuştur. Hatırlatmak isteriz ki İzmirliler oylarını AKP'nin adayına vermek isteselerdi, bu belediyeyi zaten Cumhuriyet Halk Partisi kazanamazdı. Dolayısıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi kişilere değil, doğrudan İzmirlilerin iradesiyle Cumhuriyet Halk Partisi'ne emanet edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak siyasi ahlâka, geçmişte olduğu gibi bu dönemde de özellikle vurgu yapıyoruz. Cemil Tugay kişisel olarak istediği yolu seçebilir, ancak İzmirlilerin iradesini beraberinde götüremez. Bu çerçevede tavrımız nettir: Cemil Tugay, derhal İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan istifa etmeli ve emaneti sahibine, İzmirlilerin iradesine iade etmelidir. Diğer taraftan sorunu iyi anlamak için somut durumun tahlilini evveliyat ile değerlendirmek gerekir. Cemil Tugay’ın hangi gerekçelerle aday gösterildiği, bu kararın hangi mekanizmalarla alındığı ve kimlerin sorumluluğunda şekillendiği elbette sorgulanmalıdır. Bu sorgulamayı ise Cemil Tugay'ı aday gösterenler yapmalı ve İzmirlilere bunun hesabını vermelidirler.
— Rahmi Aşkın Türeli (@ratureli) October 7, 2026

SEVDA ERDAN KILIÇ: BİR ROZETLE İZMİR'İ KAZANAMAZSINIZ
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç da Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesine TBMM’den tepki gösterdi. “Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen oyları yanınızda götüremezsiniz” diyen Kılıç, aday belirleme sürecini yürüten siyasi kadroyu da eleştirdi: “Yanlış tercihin faturası yalnızca tercih edilene değil tercih edene de aittir.”
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından TBMM’de basın açıklaması yaptı. İzmir’in iradesinin bir belediye başkanının parti değiştirmesiyle devralınamayacağını vurgulayan Kılıç, Tugay’a istifa ederek yeniden seçmenin karşısına çıkması çağrısında bulundu.
Eleştirilerini Tugay’la sınırlı tutmayan Kılıç, yerel seçimlerdeki aday belirleme sürecini de hedef aldı. İzmir’in “kurultay hesaplarına meze edildiğini” savunan Kılıç, örgütün ve milletvekillerinin devre dışı bırakıldığını söyledi. Kılıç, ortaya çıkan tablonun siyasi sorumluluğunun aday tercihlerini yapanlara da ait olduğunu belirtti.
AK Parti’nin geçmiş seçimlerde İzmir’i kazanmak için farklı isimlerle ve projelerle seçmenin karşısına çıktığını hatırlatan Kılıç, bir belediye başkanının transfer edilmesinin kentin siyasi tercihini değiştirmeyeceğini ifade etti:
“AK Parti yıllardır İzmir istiyor. Eski Başbakan'a aday gösterdiler, olmadı. Ekonomi Bakanı'na aday gösterdiler, olmadı. Genel Başkan Yardımcısına aday gösterdiler, yine kazanamadılar. 1414 proje dediler, yine olmadı. Şimdi bir belediye başkanının rozetini değiştirerek İzmir'i kazandığını düşünüyorlarsa İzmir'i hala anlamamışlar demektir.”
İzmir’in Cumhuriyet, demokrasi ve özgür yaşamla kurduğu bağı vurgulayan Kılıç, kentin siyasi hafızasının bir parti değişikliğiyle taşınamayacağını söyledi: “Bir rozetle İzmir'i kazanamazsınız. Bir belediye başkanı transfer edebilirsiniz ama İzmir'in siyasi hafızasını transfer edemezsiniz. AK Parti'ye gitmek isteyen gider. Kimseyi zorla Cumhuriyet Halk Partisi'ne tutamayız. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'ne verilen oyları yanınızda götüremezsiniz.”
Tugay’a istifa ve sandık çağrısı
Başka bir siyasi kimlikle İzmir’i yönetmek isteyenlerin yeniden seçmenin onayını alması gerektiğini belirten Kılıç, Tugay’a istifa çağrısında bulundu. Kararı İzmirlilerin vermesi gerektiğini söyleyen Kılıç, şöyle konuştu: “Başka bir siyasi kimlikle İzmir'i yönetmek isteyenler de istifa ederler, yeniden İzmirlilerin karşısına çıkarlar, sandık kurulur, yeniden İzmirli onları seçiyorsa görevlerine devam ederler ve kararı sandık verir. Şimdi sandıkta alamadığınız İzmir'i transferlerle alamazsınız.”
“İzmir kurultay hesaplarına meze edilmiştir”
Açıklamasında aday belirleme sürecine de geniş yer ayıran Kılıç, yalnızca parti değiştirenlerin değil, onları aday gösterenlerin de sorumluluğunun konuşulması gerektiğini ifade etti.
“Değişim demek İzmir demek” söylemiyle kentte yürütülen siyasi çalışmaları eleştiren Kılıç, İzmir üzerinden kurultay hesabı yapıldığını savundu: “Şimdi tabii başka bir konu daha var, sadece Giden'i konuşmayacağız tabii burada. Bu gideni getirene de bakmak gerekiyor. İzmir ne yazık ki kurultay hesaplarına meze edilmiştir. Değişim demek İzmir demek diyerek bu kente kamp kuranlar. Kurultay hesabını aslında İzmir üzerinden yaptılar ve kurultayın ödülü olarak da az önce de söylediğim gibi kurultay mezesi olarak da İzmir'i emanet ettiler kurultayı kendisine kazandıranlara.”
Aday belirleme aşamasında parti örgütünün ve milletvekillerinin görüşlerinin dikkate alınmadığını ileri süren Kılıç, kendisine ve bazı milletvekillerine meclis üyesi dahi belirleyemeyeceklerinin söylendiğini aktardı: “Örgütü aday belirlemelerinde örgütü yok saydılar, milletvekillerini yok saydılar. Örgüt tamamen devre dışı bırakıldı. Hatta bana ve bazı milletvekili arkadaşlarıma İzmir'le ilgili size bir tane bile meclis üyesi bile belirletmeyeceğiz diye yüzümüze de söylemişlerdi.”
“Faturayı CHP örgütü ve seçmeni ödedi”
Aday tercihleri açıklanırken anket, bilimsel yöntem ve yapay zekâ kullanıldığı yönündeki ifadeleri hatırlatan Kılıç, bugünkü tablonun sorumluluğunun bu açıklamaları yapan siyasi kadroda olduğunu söyledi.
Kendi ilçelerinde başarılı olan belediye başkanlarının, kurultayda farklı bir tarafı destekledikleri için yeniden aday gösterilmediğini öne süren Kılıç, adayları belirleyen kadronun daha sonra CHP’den ayrılmasını da eleştirdi: “Anket yaptık dediler, bilimsel yöntemler kullandık dediler. Yapay zeka kullandık dediler. Bugün bu ortaya çıkan tablonun siyasi sorumluluğu tamamen bu sözleri kullananlardadır.”
“Üstelik adayları belirleyen siyasi kadro daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nden de ayrıldı. Başka bir siyasi yapı kurdu. Adaylar göç etti. Adayları belirleyenler göç etti. Geride faturayı ödeyen Cumhuriyet Halk Partisi örgütü ve seçmeni kaldı.”
“Her gidişi baskıyla açıklayamazsınız”
İktidarın yargı yoluyla baskı uyguladığını savunan Kılıç, buna rağmen her parti değişikliğinin yalnızca baskıyla açıklanamayacağını belirtti. CHP’nin ve CHP’li belediyelerin geçmişte de baskıyla karşılaştığını söyleyen Kılıç, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yargılandığı dönemde partisinden ve siyasi çizgisinden vazgeçmediğini hatırlattı.
Siyasette makamın yanı sıra aidiyet, vefa ve seçmene karşı sorumluluk bulunduğunu vurgulayan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“Elbette iktidarın yargı baskısı var. Elbette ağır baskıları var. Bunların farkındayız. Ama her gidişi böyle bir baskıyla açıklayamazsınız. Cumhuriyet Halk Partisi ya da Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri baskıyla ilk defa bugün karşılaşmadı.”
“Çünkü siyasette yalnızca makamlar yoktur. Aidiyet vardır, siyasette vefa vardır, siyasi ahlak vardır. Seni o makama taşıyan insanlara karşı sorumluluk duygusu vardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyuyla seçilip, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün emeğiyle o koltuğa oturup sonra yarıştığın partiye geçiyorsan bunun hesabını seçmene vermek zorundasın. Ama seni oraya getirenler de bu hesabı vermekten kaçamazlar. Bu sorumluluktan kaçamazlar. Yanlış tercihin faturası yalnızca tercih edilene değil tercih edene de aittir.”
“Son sözü makamlar değil İzmirliler söyler”
İzmir’in iradesinin bir rozet değişikliğiyle teslim alınamayacağını ifade eden Kılıç, kent üzerinden siyasi hesap yapanların İzmirlilere karşı sorumlu olduğunu söyledi.
Açıklamasını sandık vurgusuyla tamamlayan Kılıç, şöyle konuştu:
“İzmir kurultay hesaplarına meze edilecek bir kent değildir kim İzmir üzerinden hesap yaptıysa Kim İzmir'in iradesini yok saydıysa siyasi hesabını da İzmirlilere vermek zorundadır. Çünkü İzmir'de son sözü makamlar değil İzmirliler söyler ve o sözün yeri de sandıktır diyorum.”
Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesiyle ilgili basın açıklamamı kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Zulme boyun eğmemiş, faşizme teslim olmamış bir kentin iradesi bir rozet değişikliğiyle el değiştirmez. Yaşananların siyasi sorumluları bellidir. Herkes aldığı kararların ve yaptığı tercihlerin sorumluluğunu taşımalıdır.
— Av. Sevda Erdan Kılıç (@SEVDAERDAN) October 7, 2026
Yorum Yazın