Dolar 43,6451
%0
Euro 51,9327
%-0.01
Altın 6.905,180
%0.09
Bist-100 14.180,00
%2.85

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
CHP İzmir’de kriz yönetimi tartışması: 'İl Başkanı ilk sınavında sınıfta kaldı

CHP İzmir’de kriz yönetimi tartışması: 'İl Başkanı ilk sınavında sınıfta kaldı

NEO TV’de yayınlanan Editör Masası programında, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün son dönemde yaşanan krizler karşısındaki tutumu sert sözlerle eleştirildi. Gazeteci ve program moderatörü Nil Kahramanoğlu, NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, Genel Müdür Halil Solak ve Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan, özellikle Buca Belediye Başkanı Görkem Duman üzerinden yaşanan süreçte CHP İzmir örgütünün sessizliğini ve zamanlama hatalarını masaya yatırdı. Gazeteciler, Ali Mahir Başarır–Eyyüp Kadir İnan polemiğinin emekli eylemini gölgede bıraktığını vurguladı: “Toplum çözüm bekliyor, siyaset gürültü üretiyor.”

  • Ege Postası
  • 16.01.2026 - 02:18
  • Güncelleme: 16.01.2026 - 12:15

EGE POSTASI- Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan arasında yaşanan sert polemik, siyaset gündeminin merkezine oturdu. NEO TV’de yayınlanan Editör Masası programında konuşan gazeteciler, tartışmanın içeriğinden çok kullanılan dilin konuşulur hâle gelmesinin, siyasetin geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti.

Programın moderatörü Nil Kahramanoğlu, tartışmanın “etik sınırları aşan, kişiselleşen ve çirkinleşen bir noktaya evrildiğini” belirterek, asıl gündemin emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısı olması gerektiğine dikkat çekti.

“Bu tartışma topluma fayda sağlamıyor”

NEO TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan, Meclis’te son dönemde siyasetin dilinin belirgin biçimde sertleştiğini belirterek, yaşanan polemiği “kısır ve faydasız” olarak nitelendirdi.

Gözalan, “Muhalefetin öfkesi anlaşılabilir ancak öfke, çözüm üretmediği sürece sadece gürültüdür. Vatandaş bağıranı değil, cebine gireni görüyor” dedi. Toplumun artık kaostan yorulduğunu vurgulayan Gözalan, siyasetçilerin çözüm odaklı bir dil geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

“Emekli eylemi gölgelendi, gündem saptı”

NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, CHP’nin emeklilerin maaşlarının artırılması için başlattığı Meclis nöbetinin, polemikler nedeniyle amacından saptığını söyledi.
Solak, “AK Parti cephesinden kullanılan ‘vurguncu’ gibi ifadeler, eylemi bilinçli şekilde sabote ediyor. Ancak muhalefet de bu tuzağa düşmemeli. İki tarafın da kullandığı dil Meclis’e yakışmıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ali Mahir Başarır’ın CHP’nin Meclis’teki en sert figürlerinden biri olduğunu hatırlatan Solak, her iki tarafın da tabanına mesaj verme kaygısıyla hareket ettiğini, bunun ise siyasetin seviyesini düşürdüğünü ifade etti.

“İktidarın oltasına düşüldü”

NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ise polemiği daha sert sözlerle eleştirdi. Tartışmanın iktidarın işine yaradığını savunan Umutoğulları, “Emekli eylemi günlerdir sürüyordu. Ne zaman Ali Mahir Başarır tartışmanın merkezine girdi, gündem tamamen değişti. Artık emekliyi değil, iki siyasetçinin kavgasını konuşuyoruz” dedi.

Umutoğulları, iktidarın muhalefeti çok iyi analiz ettiğini belirterek, “Bir video, bir cümle… Muhalefet hemen reaksiyon veriyor. Sonuç: Amaç şaşıyor, hedef kayboluyor” ifadelerini kullandı.

“Siyaset şov değil, kriz yönetimi işidir”

Programda, iyi siyasetçinin krizi yönetmesi gerektiği vurgulandı. Umutoğulları, “Bir eylem yapıyorsan, o eylemi koruyacaksın. Hakaretlere kapılıp meseleyi dağıtırsan, kazanan sen olmazsın” diyerek muhalefetin stratejik hata yaptığını dile getirdi.

Gazeteciler, polemiklerin kararsız seçmende karşılık bulmadığını, toplumun temel gündeminin hâlâ ekonomi, emekli maaşları ve geçim sıkıntısı olduğunu vurguladı.

“İzmir siyaseti de aynı kısır döngüde”

Programda İzmir gündemine de değinildi. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun açıklamalarının, kentin gerçek sorunlarının önüne geçtiği belirtildi. Gazeteciler, ilçe belediye başkanlarının merkezi siyasetle polemiğe girmesinin İzmir’e fayda sağlamadığını dile getirdi.

Özellikle su krizi üzerinden yaşanan Büyükşehir Belediyesi–DSİ tartışmalarının, çözüm üretmek yerine karşılıklı suçlamalara dönüştüğü ifade edildi.

“Vatandaş kavga değil, çözüm istiyor”

Editör Masası’nda ortaklaşan görüş ise netti: Toplum artık bağırışlardan, polemiklerden ve kişisel hesaplaşmalardan yoruldu.

Gazeteciler, “Emekli maaşı, asgari ücret, su krizi, trafik ve çöp sorunu çözüm beklerken; siyasetin enerjisi kavgaya harcanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“İzmir direniyor” söylemi kamuoyunda yankı uyandırdı

Nil Kahramanoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun “İktidar rejimi değiştirdi ama İzmir’i alamadı” sözlerinin İzmir kamuoyunda geniş yankı bulduğunu ifade etti. Kahramanoğlu, İzmir’in uzun yıllardır siyasi bir direnç gösterdiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İzmir’e özel bir ilgisinin sıkça konuşulduğunu hatırlatarak, Mutlu’nun açıklamalarının bu direnişi sembolize ettiğini söyledi.

Umutoğulları: “İzmir yoruldu, bahane siyaseti kabul görmüyor”

NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ise İzmir’de özellikle son dönemde belediyelerin “ödenek kesildi” gerekçesine sığındığını belirtti. Umutoğulları, aynı koşullarda birçok belediyenin hizmetlerini aksatmadan sürdürdüğüne dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bornova, Bayraklı, Seferihisar çöplerini topluyor, maaşları zamanında ödüyor. Aynı şartlarda bazı belediyeler neden yapamıyor?”
Umutoğulları, belediye başkanlarının politik çıkışlarını anlayabildiğini ancak “rejim değişti” gibi ağır ifadelerin riskli ve hedef gösterici olduğunu vurguladı.

“İktidarın İzmir’i alma gibi bir derdi yok”

Programda sıkça dile getirilen ortak görüşlerden biri de AK Parti’nin İzmir’i kazanma gibi bir önceliğinin olmadığı yönündeydi. Umutoğulları, CHP’nin İzmir’de yıllardır konfor alanında siyaset yaptığını savunarak, mitingler ve açılışlarla motivasyon sağlandığını ancak bunun ülke geneline yayılamadığını söyledi.

Halil Solak: “İlçe belediye başkanları bu kadar politik olmamalı”

NEO TV Genel Müdürü Halil Solak ise ilçe belediye başkanlarının sert siyasi polemiklere girmesini doğru bulmadığını ifade etti. Solak, geçmişte eski Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ın Cumhurbaşkanı ile yaşadığı billboard polemiğini hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:“Vatandaş hizmete bakar. Sokakta iş yaparsanız, zaten CHP’li belediyenin ne yaptığını görür ve oy verir.”

Solak, ekonomik sıkıntıların, yoksulluğun ve kent sorunlarının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.

Gözalan: “Seçmen kimlikten çok yönetime bakıyor”

NEO TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan ise CHP’nin İzmir’deki rahatlığının seçmende rahatsızlık yarattığını söyledi. Gözalan, İzmir’in artık “kale” algısından uzaklaştığını ve oy oranlarının düştüğüne dikkat çekti.

“Vatandaş AK Parti neden alamıyor diye değil, CHP İzmir’i nasıl yönetiyor diye bakıyor.”

Gözalan’a göre Konak Belediye Başkanı’nın açıklamaları tabana mesaj verme amacı taşısa da, seçmenin su, trafik, emeklilik ve geçim gibi somut sorunlara odaklandığı göz ardı ediliyor.

“Belediye başkanı polemik değil, çözüm üretmeli”

Programda öne çıkan bir diğer vurgu ise belediye başkanlarının bürokrasiyle sağlıklı ilişki kurması gerektiği oldu. Umutoğulları, Cumhurbaşkanı ile polemiğe girmenin ilçe belediye başkanları açısından fayda sağlamadığını belirterek, SGK ve vergi borçları gibi konularda bu tür çıkışların belediyeleri zor durumda bırakabileceğini ifade etti.

Yerel medya tepkisi: “İzmirli gazeteciler neden yok sayılıyor?”

Programın sonunda İzmir’de yerel medyanın dışlanması konusu da gündeme geldi. Umutoğulları, gazeteciler gününde İzmirli gazetecilerin davet edilmemesini eleştirerek, ulusal medyaya gösterilen ilginin yerel basına gösterilmemesini sert sözlerle eleştirdi.

“Bu kentin sorunlarını İzmirli gazeteciler biliyor. Ama davet bile edilmiyoruz.”

Ortak Mesaj: Hizmet ve gerçek sorunlar öncelik olmalı

Editör Masası’nda yapılan değerlendirmelerde ortak görüş, Konak Belediye Başkanı’nın ve genel olarak CHP’li belediyelerin sert siyasi söylemler yerine, kentin gerçek sorunlarına odaklanması gerektiği yönünde oldu. Su krizi, trafik, yoksulluk ve ekonomik sıkıntılar çözüm beklerken, polemiklerin ne İzmir’e ne de CHP’ye fayda sağladığı vurgulandı.

İzmir susuzlukla boğuşuyor: DSİ–Büyükşehir polemiği çözümü gölgeliyor

İzmir, son yılların en ciddi su krizlerinden biriyle karşı karşıya. Barajlardaki doluluk oranlarının kritik seviyelere düşmesi, yağışların yetersizliği ve art arda yaşanan su kesintileri kent gündeminin ilk sırasına yerleşirken, Devlet Su İşleri (DSİ) ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında yaşanan “su kuyusu” tartışmaları sorunun çözümünü gölgeliyor.

“Su krizi siyasi polemiklere kurban ediliyor”

Programın moderatörü Nil Kahramanoğlu, İzmir’in uzun süredir konuşulan su sorunlarının son haftalarda DSİ ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki tartışmalarla daha da görünür hale geldiğini belirterek, “Barajlardaki tablo ortada. Yağış yok, çözüm yok ama tartışma çok. Kentin gerçek sorunları yerine ‘izin verildi–verilmedi’ polemiği konuşuluyor” dedi.

Halil Solak: “Bu sadece İzmir’in değil, dünyanın sorunu”

NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, yaşanan krizin küresel ısınmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğuna dikkat çekerek, İzmir’de sorunun yıllardır kısır bir siyasi tartışma içinde ele alındığını söyledi. Solak, “Bir taraf ‘onay bekliyoruz’ diyor, diğer taraf ‘onayı verdik, yapamıyorsunuz’ diyor. Olan yine İzmirlilere oluyor. Kentin su ihtiyacının yüzde 70’inin yeraltı sularından karşılanması tehlikeli bir tabloyu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Solak ayrıca, 2000’li yılların başında İzmir için planlanan üç barajdan yalnızca Gördes Barajı’nın yapıldığını, onda da beklenen verimin alınamadığını hatırlatarak, “Yağmur suyunu tutacak yeni barajlar yerine yeraltı suları hoyratça kullanılıyor” dedi.

“Önleyici politika üretilmedi”

NEO TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan ise krizin bugünden yarına ortaya çıkmadığını vurguladı. Bilim insanlarının yıllardır kuraklık uyarısı yaptığını hatırlatan Gözalan, “Kuyular kriz anında değil, öncesinde açılır. İzmir’de 6 aydır neredeyse her gün su kesintisi yaşanıyor. Vatandaş olarak soruyorum: Bu önlemler neden daha önce alınmadı?” diye konuştu.

Tahtalı Barajı’ndaki su seviyesinin yüzde 1’in altına düştüğünü hatırlatan Gözalan, yaşanan susuzluğun Çeşme turizmini de ciddi şekilde etkilediğini, binlerce rezervasyonun iptal edildiğini söyledi.

DSİ’nin rolü tartışma konusu

Programda, deniz suyunun arıtılması konusu da gündeme geldi. İzmir Valisi Süleyman Elban’ın “denizden su arıtılabilir” açıklamasını değerlendiren Mithat Umutoğulları, bu konuda kapsamlı bir maliyet ve fizibilite çalışmasının olup olmadığını sordu. Umutoğulları, “Denizden arıtma mı, baraj mı, kuyu mu daha maliyetli? İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda bir AR-GE çalışması var mı?” ifadelerini kullandı.

Umutoğulları: “Kavga değil, doğru ilişki gerek”

NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın sürekli polemik içinde olmasını eleştirerek, “Bir büyükşehir belediye başkanı devlet kurumlarıyla kavga ederek değil, doğru ilişki kurarak bu kentin sorunlarını çözer. Sürekli ‘DSİ izin vermedi’ demek İzmirlilere bir şey kazandırmıyor” dedi.

Umutoğulları, su, çöp ve trafik gibi temel sorunların çözümsüz kalmasının vatandaşta büyük bir yılgınlık yarattığını belirterek, “İzmirli artık bahane değil, çözüm görmek istiyor. Suyun neden kesildiğini, kimin sorumlu olduğunu net bir şekilde bilmek istiyor” diye konuştu.

“Bedeli vatandaş ödüyor”

Programda ortak görüş, yaşanan siyasi çekişmelerin bedelini doğrudan İzmirlilerin ödediği yönünde oldu. Su kesintileri, altyapı sorunları ve geciken yatırımlar nedeniyle vatandaşların günlük yaşamının giderek zorlaştığı vurgulandı. Katılımcılar, merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında süregelen gerilimin İzmir’in temel sorunlarının çözümünü geciktirdiği konusunda birleşti.

“Haftalarca eleştirildi, İl Başkanı sessiz kaldı”

Programın moderatörü Nil Kahramanoğlu, İzmir’de haftalardır süren tartışmalara dikkat çekerek, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün eleştiriler karşısında uzun süre sessiz kalmasını sorguladı. Kahramanoğlu, Güç’ün göreve yeni başlamış olmasının bazı eleştirileri sertleştirdiğini ancak buna rağmen bir refleks beklenmesinin doğal olduğunu ifade etti.

Umutoğulları: “Belediye başkanı dövüldü, İl Başkanı izledi”

NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ise eleştirilerinin dozunu yükseltti. CHP’li belediye başkanının günlerce hedef alındığını belirten Umutoğulları,

“Belediye başkanını iki haftadır dövüyorlar, il başkanı makamında oturuyor. Günler sonra çıkıp konuşuyor, bu sahiplenme değil” ifadelerini kullandı.

Umutoğulları, il başkanının kriz anlarında anında refleks göstermesi gerektiğini vurgulayarak, geç gelen açıklamaların artık bir anlam taşımadığını söyledi.

Halil Solak: “Açıklama zamanlaması tamamen yanlış”

NEO TV Genel Müdürü Halil Solak da yapılan açıklamanın zamanlamasına dikkat çekti. Solak, “Sıcağı sıcağına yapılsaydı belki bir anlamı olurdu. İki hafta sonra yapılan açıklama, küllenmiş bir olayı yeniden alevlendirmekten başka bir işe yaramaz” dedi.

Solak, CHP Genel Merkezi’nin dahi sürece dair mesaj verdiğini hatırlatarak, il başkanlığının bu süreçte daha net ve hızlı davranması gerektiğini ifade etti.

“Siyasette zamanlama her şeydir”

NEO TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan ise krizin yönetilememesini “refleks sorunu” olarak değerlendirdi. Gözalan, “Siyasette doğru zamanda doğru açıklama yaparsanız krizi yönetirsiniz. Haftalar sonra gelen açıklama artık bir formalitedir” dedi.

CHP İzmir açısından iki temel sorun olduğunu belirten Gözalan, bunları “Buca Belediye Başkanı’nın tatil krizi” ve “CHP İzmir örgütünün sessizliği” olarak sıraladı.

“İl başkanlığı avukatlık makamı değildir”

Mithat Umutoğulları, Çağatay Güç’ün il başkanlığı rolünü yanlış konumlandırdığını savunarak, “İl başkanı bir kişinin değil, partinin avukatıdır. Belediyeden, delegeden, üyeden sorumludur” ifadelerini kullandı.

Görkem Duman’ın yüz kızartıcı bir suç işlemediğini, stratejik bir hata yaptığını vurgulayan Umutoğulları, krizin basit bir iletişim eksikliğiyle büyüdüğünü dile getirdi.

“Bir günlük gecikme krize dönüştü”

Programda maaş ödemelerindeki bir günlük gecikmenin, doğru anlatılamadığı için büyük bir krize dönüştüğü ifade edildi. Umutoğulları, “Bir gün sarkan ödeme, iki cümleyle anlatılabilirdi. İl başkanı çıkıp bunu söylemediği için bütün yük belediye başkanının üzerine kaldı” dedi.

“İlk krizde sınıfta kaldı”

Programın genel değerlendirmesinde, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün ilk ciddi krizinde etkili bir yönetim sergileyemediği konusunda ortak görüş oluştu. Hakan Gözalan, “Buca Belediye Başkanı hatalı olabilir ama CHP İzmir İl Başkanı refleksiyle sınıfta kaldı” derken, Umutoğulları da “İlk krizde sınıfta kaldı” ifadelerini kullandı.

Nil Kahramanoğlu ise meselenin özünün kriz yönetimi olduğunu vurgulayarak, “İlk ciddi sorunda doğru tavır sergilenemedi” değerlendirmesinde bulundu.
 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.