CHP İzmir İl Başkanlığı'ndaki kriz Editör Masası'nda yatırıldı: Bu şartlarda gelen bir başkan bugün demokrasi dersi vermesin!
Editör Masası'nda CHP İzmir İl Başkanlığı'nda yaşanan kritik görev değişimini masaya yatıran Mithat Umutoğulları, Güç'ün başkan seçildiği kongre sürecine atıfta bulunarak çarpıcı bir çıkış gerçekleştirdi, "Örgütü dinlemedin, seçilerek gelmedin, atandın. Baskı yaptı direkt. Bu şartlarda gelmiş bir başkan bugün çıkıp burada demokrasi dersi vermesin" diyen Umutoğulları, yerine atanan Utku Gümrükçü'nün en doğru isimlerden biri olduğunu savundu. Halil Solak ise, Gümrükçü'nün il binasına hakim olan gergin atmosferin geçmesini beklediğini ileri sürerek, "Burada tek dezavantajı Kemal Kılıçdaroğlu'na olan öfke. Onun bu konuda zamana ihtiyacı olacağını düşünüyorum çünkü sahada Kemal Kılıçdaroğlu'na çok öfke var" dedi. Öte yandan Güç'ün sekiz aylık performansını da eleştiren ikili, dikkat çeken ifadelere yer verdi.
- Ege Postası
- 19.06.2026 - 00:16
- Güncelleme: 19.06.2026 - 00:41
EGEPOSTASI- NEO TV’de yayınlanan Editör Masası’nda kent siyasetinin nabzı tutuldu, gündemin sıcak konu başlıkları ele alındı.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK toplantısı sonrasında Çağatay Güç'ü görevden alarak yerine önceki dönem Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü'nün atanmasının ele alındığı programda NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ve NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
"ÇOK AHLAKİ BİR DURUM DEĞİL"
Güç’ün görevden alınmasının haftalar öncesinden gündemde olduğunu belirten Umutoğulları; durumun gerekçelerini sıralarken, atama sürecine dair kulis bilgisini paylaşarak eleştirilerde bulundu.
Umutoğulları, “Kendilerine göre bir yönetim oluşturup seçime gidecekler. Yani seçimler kastım belediye seçimlerine başlayacaklar. Geçen hafta atanacaktı Utku Gümrükçü. Neden atanmadı? Parti Meclisi Üyesi İzmirli partimiz Devrim Barış Çelik’in şerh koymasından kaynaklı, yoksa geçen hafta atanacaktı. 4 tane aday vardı. Şakir Başaran, Muharrem Dayanç, Bülent Sözüpek ve Utku Gümrükçü. Oraya gelmek için kulis yapıyor, fakat çok çirkin şeyler de oluyor. Örneğin söylenen bir şey var ki bunu da o katlarda olan kişileri de sorduk ve onayladılar. Mesela Muhammed Dayanç, atanan İl Başkanı Utku Gümrükçü'nün belediye başkanlığı yaptığı döneminde yaptığı şeylerle ilgili mahkeme konusu olmuş evrakları bizzat alıp Kemal Kılıçdaroğlu'na götürüyor. ‘Efendim, siz bunu atarsanız bu isimle ilgili bir sorun yaşayabiliriz. Tutuklanabilir, gözaltına alınabilir. Bir arınma hikayesinden bahsetmişken sorun yaşayabiliriz’ diyor. Kemal Bey de avukatını çağırıyor, gelen dosyayı veriyor. Yapılan incelemelerde Utku Gümrükçü’nün yargılandığı davanın aslında kamuoyuyla ilgili, yani vatandaşın yararına olan bir işle ilgili olduğunu görüyorlar. Dolayısıyla bir tarafta arınma hikâyesinden yola çıktığınızda kendi partilisini gidip genel başkana şikâyet ediyor. Şimdi bu çok ahlaki bir durum değil. Başka isimler, başka isimleri götürmüşler" ifadelerine yer verdi.
"GÜMRÜKÇÜ EN DOĞRU İSİMLERDEN BİRİ"
Masadaki isimler arasında örgütü toparlama gücü en yüksek adayın Gümrükçü olduğunu savunan Umutoğulları,"Utku Gümrükçü ismine gelirsek bence saydığımız isimler içerisinde CHP'yi buradaki gerilimden ve kaostan çıkarabilecek en doğru isimlerden bir tanesi. Neden? Bir ilçe başkanlığı yaptı iki dönem. Belediye başkanlığı yaptı. İl yöneticiliği yaptı. Yani bu partinin her kademesine görev almış bir isim. Dolayısıyla onu götürebilecek deneyimi de var.
Bir de şuradan bakalım. Atatürk Düşünce Derneği Genel Başkanı, Kemal Bey’i sosyal medyada çok sert eleştirdi. Onun yardımcılığını yapan birini İl Başkanı yaptı Kemal Bey. Aslında bir yandan ‘Bak sen bunları konuşuyorsun, senin yönetiminde birini ben il başkanı yapıyorum’ dedi. Atatürk Düşünce Derneği'nin Genel Başkanı bunu konuşuyorsa, genel başkan yardımcısı da İl Başkanı oluyor. Orada stratejik bir hamle yaptı Kılıçdaroğlu" şeklinde konuştu.
UMUTOĞULLARI'NDAN ÇARPICI ÇIKIŞ: "BU ŞARTLARDA GELEN BİR BAŞKAN BUGÜN ÇIKIP DEMOKRASİ DERSİ VERMESİN!"
Çağatay Güç’ün geçmişteki atama sürecini sert sözlerle eleştiren ve 'demokrasi' çıkışında bulunan Umutoğulları, şu şekilde konuştu:
"Çağatay Güç nasıl seçildi? Seçilerek mi geldi? Kim aday olmak istedi karşısında? Tutuklanan Buca eski İlçe Başkanı Çağdaş Kaya olacaktı ki delegasyonda beş yüzün üzerinde imzası vardı. Onu destekleyen ilçe belediye başkanları da vardı. Güçleri yetmeyince Özgür Özel’i devreye soktular ve Çağdaş Kaya aday olamadı. Sonra da görevden aldılar. Siz İzmir İl Başkanı olarak kendinize rakip olmuş birini gerekçeler yaratarak görevden aldırttınız. Şimdi kendiniz görevden alındınız. Geliş şekline bakıyorsun, seçilerek mi geldi? Hayır. Kıyamet kopuyordu sahnede, tepkiler üst düzeydeydi ve Çağatay Güç’ü hiç kimse tanımıyordu. Sen o tepkiyle seçilmiş bir il başkanı olarak şimdi senin karşında atanmış bir il başkanını ‘Ben tanımıyorum’ diyorsun. ‘Gelir çayımı içer gider, ben burayı terk etmem’ diyorsun. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetimine bir tepki var. Bu kadar sokağa ve parti örgütlerine kulak veren bir il başkanı, senin geliş şeklinde sakat. Örgütü dinlemedin, seçilerek gelmedin, atandın. Baskı yaptı direkt. Bu şartlarda gelmiş bir başkan bugün çıkıp burada demokrasi dersi vermesin"
İZMİR'DE 'GÜRSEL TEKİN' GERİLİMİ YAŞANIR MI?
İstanbul İl Başkanlığı’nda yaşanan ‘Gürsel Tekin’ gerilimine benzer bir gerilimin İzmir’de yaşanıp yaşanmayacağı üzerine konuşan Halil Solak, “Çağatay Güç’ün ‘Mahkeme kararıyla gelsin’ açıklaması var. Bu bile fitilinin ateşlenmesi için yeterli bir açıklama aslında. Utku Gümrükçü belki yarın gider, sıkıntı olabilir mi? Olabilir ama ben bir İstanbul'daki gibi, bir Genel Merkez’deki gibi bir şey olacağını düşünmüyorum. Orada bir protesto olacaktır ki bu Utku Gümrükçü'nün şahsına olan bir protesto niteliği değil de daha çok Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine yönelik bir tepki olacak. Yoksa İzmir'de Utku Gümrükçü, çok tepki gösterilecek bir isim değil. Zaten örgütün bildiği bir isim ki Alaattin Yüksel ile girdiği kongrede çok küçük bir oy farkıyla kaybetmişlerdi" dedi.
"CHP MHP'LİLEŞTİ DÜŞÜNCESİ VAR"
Ardından Solak, "Atandığı günden itibaren Çağatay Güç’ü hep eleştirdik. Hep geç kaldığını, bazı adımları atmakta acemilik yaptığını söyledik. Ancak burada görevi mutlak butlanla gelen bir yönetim aldı. Bu, tabii parti çevrelerinde ve kamuoyunda ‘CHP de MHP'lileşti’ düşüncesine neden oldu. Biliyorsunuz son günlerin MHP’si ne yapıyor? İlleri kapatıyor veya tasviye ediyor, diğerlerine yenisini atıyor" açıklamasında bulundu.
"KURULTAY KESİNLİKLE YAPILMAYACAK"
Olağanüstü kurultayın kesinlikle yapılmayacağını savunan Solak, İl yönetiminin şekillenmesinin ardından sıranın ilçe örgütlerine geleceğini vurguladı ve şu şekilde konuştu:
"Yakın zamanla bir imza topladılar ama kurultay yapmayacaklar. Kesin yüzde yüz yapılmayacak. Bu tedbiri bahane göstererek yapmayacaklar. Bir sürece yayılacak bir kurultay başlatacaklar. Yani mahalle delegesi seçimlerinden başlayarak en son kurultay yapılana kadar o süreci yönetecek kendilerine yakın isimleri il ve ilçelere atacaklar. Şimdi ili atadılar, il yönetimini de görevden aldılar. Utku Gümrükçü ve burada bir liste hazırlayacaklar, yakın zamanda o listede belli olur. Bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu'na destek verenler, o listede yer alacak veya önerdiği isimler o listede yer alacak. Ondan sonra ilçelere başlayacaklar operasyonlara"
"GÜMRÜKÇÜ İL BİNASINDAKİ ÖFKENİN DİNMESİNİ BEKLİYOR"
CHP İzmir’in Utku Gümrükçü döneminde nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Solak, “Utku Gümrükçü yaşı genç olmasına rağmen tecrübeli bir siyasetçi. Onun için ki acele etmiyor, zaten mesajlarını hem basın yoluyla hem sosyal medyasında yoluyla veriyor. Bir yandan da il binasındaki o alevli havanın sönmesini bekliyor, biraz küllenmesini bekliyor. Ondan sonra oraya gideceğini, sonra da yavaş yavaş yönetimini de seçerek yol izleyeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
SOLAK: "TEK DEZAVANTAJI KILIÇDAROĞLU'NA OLAN ÖFKE"
Yapılan değişikliğin ardından Gümrükçü’nün paylaştığı mesajı da yorumlayan Solak, tek olumsuz kısmının Kılıçdaroğlu'na gelen tepkiler olduğunu söyledi.
Solak, “Örgütçü birisi. Neden? Çiğli Belediye Başkanıyken… Menemen CHP'den AK Parti'ye geçtiği dönem orada örgüte sürekli destek olmuştur. Araç göndermiştir, maddi destekte bulunmuştur. Bir şeyler yapmıştır. O örgütün orada belediyesi yok, çalışabilsin diye. Örgütçülüğü bilen birisi olduğu için kısa zamanda CHP'nin kaybolan eylemselliğini kolay toparlar. Ancak burada tek dezavantajı Kemal Kılıçdaroğlu'na olan öfke. Onun bu konuda zamana ihtiyacı olacağını düşünüyorum çünkü sahada Kemal Kılıçdaroğlu'na çok öfke var. Bunu nasıl aşacak, o da onun siyasi becerisine kalmış” dedi.
"İL BAŞKANLIĞI VASAT OLDUĞU İÇİN KİMSE PEŞİNDEN GELMEZ"
Çağatay Güç’ün il binasında başlattığı nöbete de değinen Solak, Güç'ün başkanlık performansının yetersiz olduğu için karşılık bulamayacağını savunarak, “O iş bitti. Neden? Bir, her ne kadar seçilse de o seçim döneminden dolayı örgütte ona karşı bir öfke vardı, uzak duruyorlardı. İki, o etkiyi sağlayacak bir il başkanlığı görevi yapmadı maalesef. On aylık performansını burada zaman zaman masaya yatırıp değerlendirdiğimizde hiçbir zaman il başkanlığını doğru dürüst yapamadığını söylemiştik. İl Başkanlığı vasat olduğu için kimse peşinden gelmez. Alternatif bir ofis tutmuşlar. Orada devam eder.
"CEMİL TUGAY'IN BASIN SÖZCÜSÜ GİBİ ÇALIŞTI"
Umutoğulları ise, Güç’ün ne medyada ne de sokakta yer almadığını savunarak, pasif bir görev sürdürdüğünü ileri sürdü. Umutoğullarıi şu şekilde konuştu:
"Gürsel Tekin önemli bir siyasetçi. Onu getirdikleri durumu hep beraber gördük değil mi? Orada bir de il başkanı var değil mi? İstanbul il başkanı. Her eylemde var. Özgür Özel'in bugüne kadar yaptığı bütün mitinglere gidiyor. E bir de bizim İzmir başkanına bakalım. Bu adam üç ay konuşmadı. Ağzını açıp üç ay konuşmadı tek kelime söylemedi. Bugüne kadar iki basın toplantısı yapmış, basında ki ikisinde beni eleştirdim. Medya ilişkisi yok. Örgüt ilişkisi yok. İl başkanlığın getirdiği sorumlulukları var, ben Çağatay Güç’ün o sorumluluğu yerine getirdiğini düşünmüyorum. Aklınıza gelen bir tane eylemini söyleyin. Çağatay Güç geldiğinden beri İzmir'de birtakım eylemler oldu, gözaltılar oldu, şu oldu, bu oldu. ‘Şurada şöyle bir etki eylem yaptı. Şurada otuz kişi getirdi, şurada konuştu’ diyebilir misiniz? Diyemezsiniz. Cemil Tugay’ın basın sözcüsü gibi çalıştı. Türkçesi bu. Örgüt mörgüt hikâye. Cemil Tugay'la beraber Buca’daki Grup Başkan Vekili seçimini çok doğru yaptılar. Hiç fire vermediler"
Yorum Yazın