Bülent Arınç'tan AK Partililere 25.yıl ayarı!
AK Parti kurucusu Bülent Arınç, partinin ikinci dönemindeki düşüşü ve sistemin değiştiğini belirterek 'Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin' çağrısı yaptı.
- Ege Postası
- 13.08.2026 - 10:39
AK Parti kurucusu Bülent Arınç, partinin ikinci dönemindeki düşüşü ve sistemin değiştiğini belirterek 'Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin' çağrısı yaptı.
AK Parti kurucularından ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2015'ten bu yana aktif siyasette yer almamasına rağmen siyasi çıkışlarıyla sıkça gündeme geliyor. Ankara Hamamönü'ndeki ofisinde BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Arınç, kurucusu olduğu partiyi savunurken aynı zamanda 'kuruluş ilkelerine dönme' çağrısında bulundu.
Arınç, siyasete Milli Görüş hareketinin ilk partisi olan Milli Nizam Partisi'nde başladığını, Recep Tayyip Erdoğan dahil arkadaşlarının siyasete girmesinde Necmettin Erbakan'ın katkısı olduğunu belirtti. Erbakan'ın istişareye önem verdiğini ancak kararı bizzat kendisinin aldığını hatırlatan Arınç, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi (FP) süreçlerini anlattı. FP'nin kapatılması sonrası ortaya çıkan Yenilikçi ve Gelenekçi kanat ayrılığında Abdullah Gül lehine çekildiğini belirten Arınç, AK Parti'yi kurarken kendisinin, Abdullah Gül'ün, Tayyip Erdoğan'ın ve Abdüllatif Şener'in önde gelen isimler olduğunu söyledi.
'Muhafazakâr demokrat' kimliği ve Avrupa Birliği vurgusu
Arınç, AK Parti'nin 'muhafazakâr demokrat' kimliğini benimsediklerini, Milli Görüş'ün bir ideâl olduğunu ancak parti kimliğinin değiştiğini vurguladı. Avrupa Birliği'ne taraftarlıklarının Milli Görüş'ten en büyük farkı olduğunu belirten Arınç, Tayyip Erdoğan'ın partinin kuruluşundan sonra Batı'ya giderek 'Biz dinci bir parti değiliz, Batı yanlısı bir partiyiz' mesajı verdiğini aktardı. Bu yaklaşımın 2005'te müzakere tarihi alınmasını sağladığını ifade etti.
Arınç, AK Parti iktidarını iki döneme ayırıyor. 2013'e kadar olan ilk dönemi 'muhteşem' olarak nitelendirerek sağlık, ulaştırma ve enerji alanlarındaki gelişmeleri övdü. Maastricht ve Kopenhag kriterlerine uyum sağlandığını belirten Arınç, 2013 sonrası dönemde FETÖ olayları, Suriye'deki gelişmeler, 15 Temmuz darbe girişimi, Çözüm sürecinin çökmesi ve Gezi Parkı eylemlerinin hükümetin dengesini bozduğunu savundu.
Ergenekon davaları ve darbe girişimi süreçlerine dair açıklamalar
Arınç, Ergenekon davalarında hakimi ve savcısı gibi unsurların siyasette tartışmaya konu olduğunu, ancak hükümetin bu davaları desteklediğini kesinlikle reddetti. 'Kesinlikle hayır' diyen Arınç, Ergenekon iddianamesinde yer alan senaryoların iktidarı alaşağı etmek için yapıldığını, ancak yanına başka malzemelerin getirilmesini hoş karşılamadıklarını belirtti. Ergenekon davalarında birçok üst düzey askere verilen müebbet cezaların daha sonra bozulduğunu hatırlattı.
15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili olarak, bu olayın kulaklarına hiç gelmediğini ve aklından geçmediğini ifade eden Arınç, 17-25 Aralık ve MİT Müsteşarlığı ile ilgili konuların kulağına geldiğini ancak darbe girişiminin sürpriz olduğunu vurguladı. 17-25 Aralık sürecini, Başbakan Erdoğan'ın kendisi ve ailesi hakkında iftiralar karşısında tedbir alma ihtiyacı hissetmesiyle açıkladı. Bu sürecin içeride bir çalkantıya yol açtığını belirtti.
Gezi Parkı protestolarını bir 'kalkışma' olarak nitelendiren Arınç, protestoların Erdoğan üzerinde büyük bir travma yarattığını söyledi. Protestoların başında iyi insanların olduğunu, ancak sertlik olunca radikal örgütlerin devreye girdiğini ifade etti. Arınç, 'Birinci dönemdeki yükseliş trendimiz ikinci dönemde devam etmedi' diyerek, partinin yeni bir reform hareketiyle, aynı ilkelere bağlı olarak farklı insanlarla devam edebileceğini savundu.
2014'te Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması ve birkaç yıl sonra sistemin değişmesiyle siyasetteki rolünün sona erdiğine dikkat çeken Arınç, 2019'da Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'na girdiğini ancak yaklaşık bir buçuk yıl sonra istifa ettiğini belirtti. Arınç, 'Bana herhalde zor tahammül ettiler. Ben oradan ayrıldım. Ayrıldığımla da çok iyi ettim' diyerek süreci yorumladı. Son olarak, partinin kuruluş ilkelerine dönülmesi gerektiğini, sistemin düzeltilmesi, ehliyete, liyakate ve istişareye önem verilmesi çağrısında bulundu.
Yorum Yazın