Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Başkan Tugay'dan Kılıçdaroğlu'na zehir zemberek sözler: Son nefesimi verdiğim ana kadar hakkımı helal etmiyorum!

Başkan Tugay'dan Kılıçdaroğlu'na zehir zemberek sözler: Son nefesimi verdiğim ana kadar hakkımı helal etmiyorum!

CHP'nin kurultay davasına ilişkin 'mutlak butlan' kararı verilmesinin ardından CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın açıklamasında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Bir şaibe yarattınız, bir hikaye yarattınız. Olmayan bir şeyi işte sahip olduğunuz o medyayla, sosyal medyayla sürekli işleyerek insanlara gerçekmiş gibi anlatmaya başladınız. Dedik ki 'Yuh, bu kadar olmaz. Bu kadar olmaz' dedik. Utanmadan o binadan içeri nasıl gireceksiniz? Utanmadan 'ben burada yöneticiyim' nasıl diyeceksiniz? Siz kime hizmet ediyorsunuz? Kiminle işbirliği yapıyorsunuz? Siz bizi aldatmışsınız. Bize yalan söylemişsiniz. O haksızlığı bize yaptınız ya, son nefesimi verdiğim ana kadar sizlere bir gram hakkımı helal etmiyorum" ifadeleriyle adeta ateş püskürdü.

  • Ege Postası
  • 22.05.2026 - 19:45
  • Güncelleme: 22.05.2026 - 23:18

ELİF ŞEYMA AKCA / EGEPOSTASI- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı için “mutlak butlan” kararını vermesi üzerine Türkiye siyasetinde hareketli günler yaşanıyor.

Kararı tanımadıklarını ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanında olduklarını belirten CHP İzmir İl Başkanlığı, “Dayanışma ve Butlanı Tanımıyoruz” başlıklı basın açıklaması düzenledi.

KİMLER KATILDI?

Basın açıklamasına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, ilçe başkanları ve çok sayıda partili ile vatandaşlar katıldı.

Alanda toplanan vatandaşlar tarafından “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Hak hukuk adalet”, “Durmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atıldı.

TUGAY: "İŞKENCENİN FARKLI BOYUTUNU YAŞIYORUZ"

Başkan Tugay, konuşmasında yaşanan durumu 'işkence' olarak nitelendirerek, "Yaşadığımız bu kısacık ömürde bizlere gün yüzü göstermeyen, gün yüzü göstermemek için ellerinden geleni yapan pek çok insanın baskısına ve zulmüne maruz kaldık. Yaşadıklarımıza bakınca bazı şeylerin tekrar tekrar tekrar gibi görüyorum. Bunun farkına varmamız gerektiğini düşünüyorum. Bugün yaşanan da bundan önce yaşananlar da aslında hep aynı noktaya çıkıyor. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne yapılan bu hukuksuz iş, bu hukuksuz eylem; geriye doğru baktığınızda başka siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, bu toplumun demokrat düşünceli, aydın düşünceli pek çok insanına yapıldı. Asılanlar oldu, gizli köşelerde ya da cezaevlerinde çok ağır işkencelere maruz kalanlar oldu. Ama bence en büyük eziyeti bu ülkenin emek harcayan, iyi niyetli, bu ülkedeki herkesin iyiliğini isteyen insanlarına yaptılar. Bazen işkence etini dağlayarak, ona elektrik vererek olmaz. Bazen işkence, bir insanın her soluk alışında acı çekmesiyle de olur. Çevrenizde binbir tane haksızlık varken, masum insanlar binbir tür farklı eziyete maruz kalırken, haksızlığa maruz kalırken... İnsanı vicdanen altından kalkamayacağı, böyle gözünün önünde olan haksızlıklara karşı ses edemez, bir şey yapamaz hale getirirken de işkence ediyorlar insanlarımıza. Bugün de bu işkencenin farklı bir boyutunu yaşıyoruz. Bence şuna hazır olmamız lazım: Böyle aramıza nifak sokuyorlar ya, insanları parça parça ediyorlar ya, işte onu nasıl düzelteceğimize dair düşünmek lazım" ifadelerine yer verdi.

"Bize ne lazım biliyor musunuz? Bu milletin yüzde doksanın iyi tarafta olma isteğini, onları birbirine düşürmeden bir araya getirecek bir dayanışma mekanizması. Bize bu lazım arkadaşlar" diyen Tugay, "Çünkü senin kazağının rengi, senin konuştuğun dilin şivesi diye uzun zamandır aslında aynı tarafta olan insanları birbirine kırdırarak, bugüne kadar birileri üstün oldu. Birilerinin lafları siyasette de geçerli oldu, mahkemede de geçerli oldu, devlet makamlarında de geçerli oldu. Ben bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına kayyum atanmayı, kayyum atanmayı yasallaştırmaya, haklı göstermeye çalışanlara baktığım zaman şunu görüyorum: Baktılar ki Cumhuriyet Halk Partisi'nde şöyle bir hareket var, toplumun muhalif olan diğer kesimleriyle uzlaşabilecek bir yapıya döndü. Sağcısıyla da solcusuyla da merkezde siyasetle, siyaseten duranlarla da anlaşabilecek, onları uzlaştırabilecek bir siyasi harekete döndü. Ben ve benim gibi bu partinin çocukları meydanlarda şunları söyler olduk: Bu ülkenin her bir yurttaşı bizim için değerlidir kardeşim. Her bir insanı bizim için değerlidir ve bizim için önemli olan onların haklarının ödenmesidir, onların üzerinde oynanan oyunların bitmesidir. Hiç kimsenin acı çekmesini istemiyoruz, kimsenin eziyet çekmesini istemiyoruz, kimsenin hiçbir haksızlığa maruz kalmasını istemiyoruz. Bir ülkede demokrasi varsa, bir ülkede aydınlık varsa, bir ülkede hukuk varsa, bir ülkenin insanları gerçekten o ülkedeki herkesin iyiliğini istiyorsa otururlar, kendi aralarında konuşurlar, anlaşırlar ve iyilerle kötüleri çok rahat ayırt edebilirler" dedi.

Açıklamalarının devamında Tugay, "Biz bu meydanlarda bunları söyler olduk. Birileri de baktı ki bu işin sonu iyiye gitmiyor. Bu iş böyle algı çalışmalarıyla, satın alınmış medyalarla, sosyal medyadaki trol ordularıyla, onların o algı operasyonlarıyla hallolmayacak. Baktılar ki millet uyanıyor, baktılar ki millet gerçekten demokrasinin doğru olduğuna, siyasetin bir çözüm mekanizması olduğuna inanmaya başladılar Gördüler ki gençler, yeni nesil, yeni bir siyaset istiyor. Öyle eften püften sebeplerle birbirine düşen, birbirini köşelerde boğazlayan insanlar olmak istemiyorlar. Korktular bundan. O yüzden gerçekten hepimizin aslında nasıl aynı tarafta olduğunu fark etmesi lazım. Çünkü bu toplumun çok büyük, çok çoğunluğu artık bu kadar haksızlıktan, bu kadar zulümden, bu kadar yanlıştan, bu kadar yalandan, dolandan, hırsızlıktan, yolsuzluktan bıktı. Toplumun çok büyük çoğunluğu bu düzenin bitmesini istiyor. Babalarımızın, dedelerimizin maruz kaldığı; bizlerin maruz kaldığımız bu düzenin bir dahaki nesillere artık miras kalmamasını istiyor toplumun çok büyük çoğunluğu. Onun için uyanma vakti" diyerek vatandaşlara 'birlik' çağrısında bulundu.

“EN FAŞİST REJİMLERDE BÖYLE SAÇMALIK YOK”

Tugay, davadan bu kararın çıkabileceğini düşünmediğini ve benzer durumun hiçbir ülkede görülmeyeceğinin altını çizerek, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayında şöyle usulsüzlük oldu, böyle kötü bir şey oldu falan diye 2.5 senedir, 3 senedir bir terane gidiyor. Daha doğrusu 2 senedir. Kurultay oldu, üzerinden 1 yıl hatta 14-15 ay geçti. O güne kadar, o kurultayın sonucunu bütün resmi makamlar onayladılar. İlçe seçim kurulları, il seçim kurulları, Yüksek Seçim Kurulu hepsi onayladı. O günlerde gıkını çıkarmadı kimse. Sonra birdenbire birileri çıktı bir buçuk yıl sonra 'Yok bu kurultayda şöyle bir usulsüzlük var, yok bilmem ne var' diye konuşmaya başladı. Dedik ki, 'Kardeşim, bir yerde bir yanlış varsa siz de onu gördüyseniz; bakın o kurultayın olduğu ertesi günü, bir hafta sonrası, 15 gün sonrası, bir ay sonrası deseydiniz, zaten herkes her türlü incelemeyi yapardı ve gerçekten bir şey varsa hemen de ortaya çıkarırdı'  Bir şaibe yarattınız, bir hikaye yarattınız. Olmayan bir şeyi işte sahip olduğunuz o medyayla, sosyal medyayla sürekli işleyerek insanlara gerçekmiş gibi anlatmaya başladınız. Dedik ki 'Yuh, bu kadar olmaz. Bu kadar olmaz' dedik. 'Bu millete bu kadar akılsız muamelesi yapılmaz, bu milletin aklıyla alay edilmez' dedik. Bu kadarını yapacaklarına inanın düşünemedik, inanamadık yani bunun olabileceğine. Arkadaşlarım soruyordu zaman zaman bana: 'Bu kurultaydan, muhtıradan bir şey çıkar mı?" diye. 'Çıkmaz, mümkün değil' diyordum. Yani yeryüzü tarihini, bırakın Türkiye'yi; yeryüzü tarihinde böyle bir olayın örneğini dünyada bulamazsınız. Hatta iddia ediyorum; en faşist rejimlere gidin, onlarda bile böyle bir saçmalık bulamazsınız. Demokrasi varmış gibi, adalet varmış gibi; sanki onlarla böyle maskelemeye çalışıyor, süslemeye çalışıyorlarmış gibi bu millete dönüp de diyorlar ki: "Bak ben sana yalan söylüyorum, ben sana bir hikaye uyduruyorum, sen de safsın, ben seni kolayca kandırabiliyorum." O nedenle diyorlar, "nasıl ben seni inandırırım?" Bak bu kadar da alay ediyorlar" ifadeleriyle sert çıktı.

Ardından Tugay, "Hepimizin en çok canını acıtan şeylerden birisi şudur: Siyaseti kendi çıkarı için yapan, altındaki koltuk gitti diye, sahip olduğu imtiyaz gitti diye onun derdine düşen; dilinde demokrat, sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık olan bazı insanlar. Bunlar da iş tuttular. Biz o insanların o meydanlarda, biz geceleri geç saatlere kadar onların uyanmadığı sabahlarda, sabahın köründe inanarak onlara halka gitmiştik. Ve onlar için oy istemiştik, oy. Onları biz yoldaş sanmıştık. Onları biz gerçek sanmıştık. Koca birer yalanmışsınız, koca birer utançmışsınız. Bu memleketin, bu partinin altını oyacak... Bu milletin, bu milletin yüreğinde öylesine acı bir yara yarattınız ki... Çünkü milyonlarca insan gittiler, o sandıklarda oy verdiler. Bu, bunlarla 'işbirliği yapın' diye mi verdiler o oyu size? 'Bu partiyi bu hale düşürün' diye mi oy verdiler size? Hangi vicdanla kabul ediyorsunuz bunu? Hangi yüzle gideceksiniz ve o koltuklarda kendi hakkınızmış gibi oturacaksınız? Bunu, kendinize nasıl sindireceksiniz? Bunu içinize nasıl sindireceksiniz? Ben bu partinin evlatlarından biriyim. Ben bu milletin evlatlarından biriyim. Ben o demin tarif ettiğim doğru olan insanların tarafında olan insanlardan biriyim. Sadece bir ferdiyim. Bir ferdiyim, inananların görev verdiği evlatlarından biriyim. Ben başka hiçbir şey değilim. Ama bu milletin sizi nasıl kınadığını, hangi elinizle hangi tıkaçla o kulaklarınızı tıkayacaksınız da duymayacaksınız? Bunu hakikaten nasıl duymayacaksınız? Utanmadan o binadan içeri nasıl gireceksiniz? Utanmadan 'ben burada yöneticiyim' nasıl diyeceksiniz? Siz kime hizmet ediyorsunuz? Kiminle işbirliği yapıyorsunuz? Tarihin, tarihin en büyük ihanetlerinden, hıyanetlerinden birini yaşıyor bu millet ve kılıktan kılığa girmiş, bizleri de kendine inandırmış o insanlara yaşatıyorlar biz bu bunu. Bak, hepimiz Allah'ın kuluyuz. Denir ki... Ben, ben çok az insana bu kadar, bu kadar büyük haksızlık yapıyor gözüyle baktım" dedi.

"SON NEFESİMİ VERDİĞİM ANA KADAR HAKKIMI HELAL ETMİYORUM!"

Tugay, konuşmasının devamında adeta ateş püskürererek, "Yemin ederim bulunduğum bölgede, siyaseten sorumlu olduğum alanda, ayağımın basmadığı toprak parçası yoktur. Konuşmadığımız insan yoktur. Adeta yalvar yakar olduk gidip de onları ikna etmek için. O emeği biz harcadık. Size inandık. Zannettik ki siz gerçekten söylediğiniz gibi insanlarsınız. Siz bizi aldatmışsınız. Bize yalan söylemişsiniz. O haksızlığı bize yaptınız ya, son nefesimi verdiğim ana kadar sizlere bir gram hakkımı helal etmiyorum. Helal etmiyorum size. Size ve işbirlikçilerinize hakkımı helal etmiyorum. Bu milletin de hakkını helal edeceğini düşünmüyorum. Utanmazca yapıyorsunuz bunu. Hepimizi, hepimizi küçülterek yapıyorsunuz bunu. İşbirliği yaptığınız insanların kötülüklerini normalleştirerek yapıyorsunuz bunu. Bunu hak etmiyor bu millet. Bunu hak etmiyor bu ülkenin evlatları. Bunu hak etmiyor bu ülkenin iyi yürekli insanları. Sizler Cumhuriyet Halk Partisi'nin gidip genel merkez binasını elinden zorla alabilirsiniz. Gelip o binalara çökebilirsiniz. Ama bizim gücümüz bu binalardan gelmiyor ki. Bizim gücümüz içimizdeki inançtan geliyor. Haklılığımızdan geliyor. Oralarda söylediğim ben, kaleler var, kaleler. Bu ülkenin iyi insanlarının vicdanlarına kurulmuş o kalelere, onları nasıl ele geçireceksiniz? Onları nasıl yapacaksınız, onu anlatın bana" şeklinde konuştu.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.