Atila Sertel’den tutuklu belediye başkanları için çağrı: 'İddianameler ne zaman hazırlanacak?'
Önceki dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel, tutuklu belediye başkanları ve CHP’li isimlere yaptığı cezaevi ziyaretlerini anlattı. Geçmişteki Silivri yargılamalarını hatırlatan Sertel, tutukluluğun cezalandırmaya dönüştüğünü savunarak, “Kimse yargılanmasın demiyoruz. İddianameler hazırlansın, yargılama yapılsın ancak tutuksuz yargılama esas olsun” dedi.
- Ege Postası
- 03.08.2026 - 12:23
EGE POSTASI - Önceki dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün tutukluluk, cezalandırma ve hukuk konusundaki açıklamalarının ardından söz alarak cezaevinde bulunan belediye başkanları ve siyasi isimlerle yaptığı görüşmeleri paylaştı.
Sertel, devam eden yargı süreçlerini geçmişteki Silivri davaları üzerinden değerlendirirken, yıllarca tutuklu kaldıktan sonra beraat eden kişilerin yaşadıklarının bugün için önemli bir uyarı olduğunu söyledi.
“SİLİVRİ’DE İNSANLAR YILLARCA CEZAEVİNDE TUTULDU”
Silivri davalarında aydınların, gazetecilerin, komutanların, Atatürkçü subayların ve sivil toplum temsilcilerinin tutuklandığını hatırlatan Sertel, sürecin FETÖ’nün yargı yapılanması ve dönemin AK Parti-FETÖ iş birliğiyle yürütüldüğünü savundu.
O dönemde İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve basın mensupları olarak tutuklu gazetecileri yalnız bırakmadıklarını belirten Sertel, şöyle konuştu:
“Silivri’de Türkiye’deki bütün insanların göz bebeği olan aydınlar, komutanlarımız, Atatürkçü subaylar, okuyan, yazan, çizen ve görüş belirten insanlar tutuklandılar. FETÖ’cü yargı sistemiyle, AKP-FETÖ iş birliğiyle çok uzun yıllar cezaevinde kaldılar. İçlerinde gazeteci arkadaşlarımız da vardı. Biz de İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve basın mensupları olarak orada yatan gazetecileri yalnız bırakmadık, haklarını ve hukuklarını savunduk.”
“5 YIL SONRA BERAAT ETTİNİZ DEDİLER”
Silivri davalarında çok sayıda kişinin gizli tanık ifadeleriyle yargılandığını belirten Sertel, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile Ege Ordu Komutanı Hurşit Tolon’u cezaevine girdikten sonra tanıdığını söyledi.
İlker Başbuğ’un gizli tanık ifadeleriyle iki yıl cezaevinde tutulduğunu hatırlatan Sertel, “Gizli tanık PKK’nın önemli isimlerinden Şemdin Sakık’tı, Genelkurmay Başkanı ise hücrede sanıktı” dedi.
Mahkeme salonunda ağırlaştırılmış müebbet cezaları okunurken kararlara tepki gösterdiklerini aktaran Sertel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz salondan, ‘Bu adalet değildir. Siz hâkim değilsiniz, başka bir yapının elemanlarısınız’ diye bağırdık. Sonuçta da öyle çıktı. Arkadaşlarımıza ve komutanlarımıza beş, beş buçuk yıl sonra ‘Beraat ettiniz’ dediler.”
Sertel, yıllar sonra gelen beraat kararlarının kaybedilen zamanı geri getirmediğine dikkat çekti:
“Onlar çocuklarından ve yaşamlarından koparılmışlardı. Ömürlerinin en güzel yıllarını cezaevinde geçirmişlerdi.”
“PARTİSİ NE OLURSA OLSUN TUTUKLULUK İNSANİ BİR MESELEDİR”
Bugün de çok sayıda belediye başkanı, siyasetçi ve kamu görevlisinin cezaevinde bulunduğunu belirten Sertel, siyasi parti ayrımı yapmadığını vurguladı.
“Cumhuriyet Halk Partili ya da şimdi parti değiştirmiş arkadaşlar olabilir, hiç önemli değil. İnsan olarak, belediye başkanı olarak, kamu görevlisi olarak tutuklandılar ve cezaevindeler” diyen Sertel, tutukluluk meselesini partiler üstü gördüğünü ifade etti.
BUCA KIRIKLAR CEZAEVİ’NDEKİ ZİYARETLERİNİ ANLATTI
Sertel, Buca Kırıklar F1 ve F2 cezaevlerinde eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, önceki dönem CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ı ziyaret ettiğini açıkladı.
Cezaevinde görüştüğü isimlerin İzmirlilere selamlarını ilettiğini belirten Sertel, Şakran Cezaevi’nde de Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İnanç Karabulut, eski CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya ve Buca Belediye Başkan Yardımcısı Barış Özreçber ile açık görüş yaptığını söyledi.
Sertel, her biriyle bir saati aşan görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getirdi.
“AYNI DOSYANIN ADI DEĞİŞTİRİLEREK TUTUKLULUK SÜRDÜRÜLDÜ”
Tunç Soyer ve kooperatif davası kapsamında tutuklanan isimlerin durumuna değinen Sertel, bir dosyadan tahliye kararı verilmesinin ardından aynı olayların başka bir soruşturma adı altında yeniden gündeme getirildiğini savundu.
Sertel, “Bir davadan tahliye oldular ancak yedekleme yapılarak aynı dava başka bir isim altında sürdürüldü ve tutuklulukları devam etti” ifadelerini kullandı.
Tunç Soyer’in yaklaşık bir yıl bir aydır cezaevinde bulunduğunu belirten Sertel, henüz iddianame hazırlanmadığını söyledi.
“BİR YILDIR HÜCRE SİSTEMİNDE TUTULUYORLAR”
Tunç Soyer, Görkem Duman, Erhan Kılıç ve Şenol Aslanoğlu’nun tek kişilik bölümlerde kaldığını aktaran Sertel, hücre sisteminin bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savundu.
Sertel şunları söyledi:
“Tunç Soyer bir yıl bir aydır cezaevinde ve hücre sisteminde tek başına kalıyor. Diğer arkadaşlarımız da aynı durumda. Bir kişi cezaevinde disiplin suçu işlerse tek başına hücreye atılır. Ancak bu arkadaşlarımız bir yıldır, bir yıl bir aydır tek başına tutuluyor.”
Değişik terör suçlarından cezaevinde bulunan kişilerin belirli günlerde bir araya gelebildiğini öne süren Sertel, belediye başkanlarının ise birbirleriyle görüştürülmediğini belirtti:
“Örneğin PKK suçlamasıyla yatan kişiler haftada bir gün bir araya gelip voleybol oynayabiliyor, sohbet edebiliyor. Kamuda görev yapmış ve belediye başkanlığı yapmış arkadaşlarımız ise asla birbiriyle görüştürülmüyor.”
ADALET BAKANLIĞI VE SAVCILARA SESLENDİ
Adalet Bakanlığına, başsavcılığa ve savcılara seslenen Sertel, masumiyet karinesinin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Tutuklu isimlerin beraat etmesi halinde cezaevinde geçirdikleri sürenin telafi edilemeyeceğini belirten Sertel, şöyle konuştu:
“Bu arkadaşlarımız beraat ettiği takdirde, cezaevinde geçirdikleri ve ailelerinden koparıldıkları süre toplumun vicdanını da bu kararları verenlerin vicdanını da sızlatacaktır.”
“KİMSE YARGILANMASIN DEMİYORUZ”
Yargılamalara karşı olmadıklarını açıkça ifade eden Sertel, taleplerinin tutuksuz yargılama olduğunu söyledi:
“Biz ‘Kimse yargılanmasın’ demiyoruz. Yargıya güvenimiz tamdır ancak tutuksuz yargılama esastır. Bir kişinin suçlu olup olmadığına sonuçta adalet karar verecektir. Hukukun temel görevi kişilerin hak ve özgürlüklerini de korumaktır.”
Tutuklu bulunan isimlerin kaçma şüphesi taşımadığını savunan Sertel, “Hiçbir arkadaşımız ülkesini terk etmez, kaçmaz. Bu ülkeye hizmet etmiş insanlardır” dedi.
Sertel, yargılama sonunda suç tespit edilmesi halinde ceza verilmesine itirazlarının olmayacağını ancak yargılama öncesindeki uzun tutuklulukların kabul edilemeyeceğini belirtti.
“İDDİANAMELER NE ZAMAN HAZIRLANACAK?”
Sertel, Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve diğer tutuklu isimler hakkında iddianamelerin hâlâ hazırlanmamasına tepki gösterdi:
“İddianamelerin ne zaman hazırlanacağını bir kez daha soruyorum. Tunç Soyer ve arkadaşlarının, Şenol Aslanoğlu’nun iddianamesi ne zaman ortaya konulacaktır?”
Aylık tutukluluk incelemelerinin SEGBİS aracılığıyla yapıldığını anlatan Sertel, avukatların etkili biçimde sürece katılamadığını ve tutukluluğun devamı yönünde karar verildiğini savundu.
“SUÇUNU SÖYLEMİYORSUNUZ AMA TUTUKLULUĞU SÜRDÜRÜYORSUNUZ”
Tunç Soyer’i ziyaret ettiği gün tutukluluk incelemesi bulunduğunu belirten Sertel, Soyer’in SEGBİS görüşmesine katılmadığını aktardı.
Sertel, bunun nedenini şöyle anlattı:
“Tunç Bey, ‘Benim suçumu söyleyin, ben savunmamı yapayım’ diyordu. Ancak kendisine isnat edilen suç yüzüne karşı söylenmediği halde, tutukluluğunun devamına karar veriliyor. Bir insanın suçunu yüzüne söylemiyorsunuz ama tutukluluğunun devamını yüzüne okuyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım değildir.”
“İDDİANAME HAZIRLANSIN, TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLSUN”
Cezaevinde görüştüğü isimlerin ailelerine, sevenlerine ve İzmirlilere selamlarını ilettiğini belirten Sertel, açıklamasını adalet çağrısıyla tamamladı:
“İddianameler hazırlansın, yargılamalar yapılsın, tutuksuz yargılama esas alınsın. Süreç sonunda kimin suçlu, kimin suçsuz olduğunu adalet ortaya çıkarsın. Bizim talebimiz budur.”


Yorum Yazın