Dolar 48,4374
%0.23
Euro 56,2403
%-0.25
Altın 6.898,851
%-0.74
Bist-100 14.012,42
%0.57

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun ifadesi ortaya çıktı

Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun ifadesi ortaya çıktı

Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan doktor Nurettin Demirkol’un hakimlik ifadesi ortaya çıktı. Demirkol, önceki tanık beyanıyla çelişen ifadelerini “10 yıl önceki olayları net hatırlayamıyorum” sözleriyle savunarak suçlamaları reddetti.

  • Ege Postası
  • 05.09.2026 - 13:17

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanan doktoru Nurettin Demirkol'un Sulh Ceza Hakimliği'ndeki ifadesi ortaya çıktı.

Demirkol ifadesinde "Alihan Kuriş’i hastanede hasta olarak bir iki kere bakmış olmam nedeni ile tanırım. Tanık ifademde olay günü Kısıklı’da olduğumu beyan etmiş isem de 06 Eylül 2016 tarihi salı gününe denk gelmiş, salı günü Ümraniye’deki hastanede nöbet tuttuğum için o gün hastanedeyimdir" dedi.

"KURİŞ’İ HASTA OLARAK BANA GELMİŞ OLMASI NEDENİYLE TANIRIM"

Hilmi Tuna Kuriş’i hasta olarak kendisine gelmesi nedeniyle tanıdığını ifade eden Demirkol, şu ifadeleri kullandı:

"Yalan kelimesi beni üzüyor. Bu kadar yıldır halkıma hizmetlerim oldu. Vatanıma, milletime karşı hep hizmet etme amacıyla çalıştım. Ben 1 ay önce yatan hastamı hatırlamıyorum. Binlerce ölüm gördüm. Yüz binlerce hasta baktım. Doktor olarak biz bilgisayarımızdaki kayıtları tam olarak hatırlamayabiliriz. Hasta gelince kaydını açar bakarız. 10 sene önceki olayları hatırlamam, üzerimdeki bu stres ortamında yeterince doğruya ulaşabilmem çok imkân dahilinde değil. Savcı ifadem 3-4 saat sürdü. Psikolojik durum dışında bedenen rahat değildim ve sağlıklı düşünemem. 10 sene önceki hastayı bilgisayar yardımı olmadan net cevaplamam zor. Hilmi Tuna Kuriş’i hasta olarak bana gelmiş olması nedeni ile tanırım. 07 Eylül 2016 tarihinde çiftlikte beni karşılayan kişinin Murat ve yabancı uyruklu şahıs olduğunu söylemiştim. Hilmi Tuna ile konuşma içeriğimizi hatırlamıyorum. Olayı belki o bana söylemiştir, onun için aramış olabilir. Ahmet Yum ile telefon görüşmemi neden yaptığımı hatırlamıyorum. Beni o gece çok sayıda insan aradı. Bir kısmına cevap verebildim, bir kısmına veremedim. O gece polisler beni aradı diye biliyorum. Birkaç kez polisler ile konuştum."

"NEDEN TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIĞIMI HATIRLAMIYORUM"

Demirkol devamla şunları söyledi: "Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Maktulün ağzında bir sızıntı vardı. Bu kan mıydı yoksa mideden gelen sıvı mıydı, bunu ben adli tıpçı olmadığım için ayırt edemem. Bunu sonradan gelen hekim doğrusu neyse ve otopsi yapılan yerdeki hekim ne dediyse onun dediği doğrudur. Hisar Hastanesi ile neden telefon görüşmesi yaptığımı hatırlamıyorum. Ben gittiğimde maktul ölüydü. Ölüm yeni değildi. Vücut şişmeye başlamıştı. Sertlik, katılık, ölüm morlukları gibi benim tam adını koymamın doğru olmadığı şeyler vardı. Alihan Kuriş’i hastanede hasta olarak bir iki kere bakmış olmam nedeni ile tanırım. Tanık ifademde olay günü Kısıklı’da olduğumu beyan etmiş isem de 06 Eylül 2016 tarihi salı gününe denk gelmiş ise salı günü Ümraniye’deki hastanede nöbet tuttuğum için o gün hastanedeyimdir. Suçlamaları kabul etmiyorum."

NE OLMUŞTU?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da hayatını kaybeden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.

Karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.

Mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.

Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada ise Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı, Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.

Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.

Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Şüpheli Demirkol gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.