Akın Gürlek'e yaptırım isteniyor: AP'nin Türkiye raporu bugün oylanacak
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda, AB ile katılım müzakerelerinin mevcut koşullarda yeniden başlatılamayacağı vurgulanırken, ilişkilerin jeopolitik çıkarlar temelinde sürdürülmesi önerildi. Demokrasi ve hukuk devleti alanındaki gerilemeye dikkat çekilen raporun bugün Strasbourg’da oylanarak imzalanması bekleniyor. Metinde bazı Türk yetkililere yaptırım çağrısı da yer aldı.
- Ege Postası
- 17.06.2026 - 10:17
- Güncelleme: 17.06.2026 - 11:14
Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye'de muhalefetten gelen kimi çağrılara rağmen, Ankara ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki katılım müzakerelerinin mevcut koşullarda yeniden başlatılamayacağını düşünüyor.
DW'de yer alan habere göre, AP tarafından hazırlanıp dün Strasbourg'daki genel kurul oturumunda tartışılan Türkiye raporunda, üyelik perspektifi yerine jeopolitik konjonktür dikkate alınarak fonksiyonel ve pragmatik bir ilişki fikri ön plana çıkarıldı.
Raporda, son yıllarda olduğu gibi, katılım sürecinin "demokrasi ve hukuk devleti alanlarında adım atılmadığı" için 2018 yılından bu yana donmuş olduğu not ediliyor.
Türkiye'de toplumun büyük bölümünün demokrasi ve Avrupa yanlısı tutumuna rağmen, sürecin mevcut koşullarda yeniden başlayamayacağı, bu durumun sorumlusunun "Kopenhag kriterleri yönünde adım atmayan Türk hükümeti olduğu" savunuluyor.
AP, AB ile katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması yönünde son dönemde Türkiye'de kimi muhalefet liderlerinden gelen çağrıları "cesur ve yenilikçi yaklaşım" olarak değerlendirse de, "yeniden AB yolunda angaje olacağına dair Türk hükümeti net sinyal vermedikçe" muhalefetin bu çağrısını destekleyemeyecegini söylüyor.
Katılım sürecinin Kopenhag kriterlerine "tam uyuma" bağlı olduğunu hatırlatan AP, Türkiye ile AB arasında daha sıkı iş birliği için Ankara'dan, "başta Kıbrıs sorunu olmak üzere", daha yapıcı bir tutum sergilemesini ve "Türkiye'nin savunma ve güvenlik kapasitelerinden ziyade ülkedeki demokrasinin kritik durumunu iyileştirmesini" istiyor.
Katılım sürecinin "Türk otoritelerinin ve Türk sivil toplumunun tam anlamıyla demokrasiye dönüşme konusundaki kararlı siyasi iradesine bağlı olduğunu" kaydeden AP, bu iradenin "AB tarafından dayatılamayacağı" vurgusunda bulunuyor.
AKIN GÜRLEK'E YAPTIRIM DETAYI
Raporda Türkiye'deki demokratik gerileme gerekçe gösterilerek Adalet Bakanı Akın Gürlek ile kayyum atayan ve kayyum atananlara yaptırım uygulanmasının istendiği bir madde de bulunuyor. AP kimi Türk yetkililere yaptırım tehdidini ilk kez gündeme getirmiyor.
Parlamento, yaptırım tehdidini, görevden alınıp tutuklanan ve yerlerine kayyum atanan belediye başkanları hakkında 13 Şubat 2025 tarihinde oyladığı bir kararda da gündeme getirmiş, kayyum atayan ve kayyum olarak görevlendirilen şahıslara yaptırım seçeneğinin değerlendirilmesini istemişti. AP'nin bu çağrısı AB içinde destek bulmamıştı.
AB'nin, ABD'deki Küresel Magnitsky Yasası'ndan esinlenilerek hazırlayıp Aralık 2020'de kabul ettiği "Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi" adlı bir mekanizması bulunuyor. Bu mekanizmanın işletilmesinde AP'nin hiçbir yetkisi bulunmuyor. Bu konuda tek yetki AB devlet ve hükümet liderlerine ait. AB liderlerinin mevcut konjonktürde bu silahı Türkiye'ye karşı kullanma olasılıklarının ise çok az olduğu söyleniyor.
KARŞILIKLI ÇIKAR İLİŞKİSİ
AP; demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında son yıllarda defalarca tekrarladığı eleştirilere paralel olarak, Türkiye ile AB'nin müşterek çıkarlarını gözeten, pragmatik ve fonksiyonel bir ilişki modelini de gündeme getiriyor. Donmuş vaziyetteki katılım sürecinin ötesinde, Türkiye-AB ortaklığının "mevcut ortaklık anlaşmasını iyileştirilip modernleştirilerek kuvvetlendirilmesi gerektiği" savunuluyor.
Türkiye raporda, "stratejik açıdan önemli, NATO muttefiki ve AB'nin ticaret, ekonomi, göç, dış ve savunma politikaları gibi bircok düzeyde ilişki sahibi olduğu bir ülke" olarak tanımlanıyor.
Türkiye'nin AB dış politikasıyla uyum oranının yüzde 4'lere gerilemiş olduğu not edilse de, "AB'nin stratejik çıkarları ve uluslararası güvenlik için Karadeniz, Ukrayna, Güney Kafkasya ve Ortadoğu gibi kritik bölgelerdeki nufuzu ve arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık rollerine" işaret ediliyor. Güvenlik ve savunma alanlarında, karşılıklı stratejik çıkarlar temelinde pragmatik iş birliğinin yoğunlaştırılabileceği belirtiliyor.
AVRUPA KOMİSYONU DA DESTEKLİYOR
Bu yaklaşım Genel Kurul oturumunda konuşan Avrupa Komisyonu Genişleme Komiseri Marta Kos tarafından da dile getirildi. Kos, Türkiye'de demokrasiyle ilgili gelişmeleri "kaygı verici" bulduklarını, temel özgürlüklerde gerileme gözlemlediklerini ve CHP hakkındaki son mahkeme kararının hukukun üstünlüğü ve adaletin bağımsızlığı konusunda soru işaretleri uyandırdığını dile getirse de, jeopolitik dengeler dikkate alınarak Türkiye ile ortak çıkar alanlarında daha fazla çalışılması gerektiğini savundu.
Kos bu bağlamda Türkiye'nin 2,5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaptığını, AB'nin en önemli 5. ticari ortağı olduğunu, AB ile Orta Asya arasındaki ticaret yolunda merkezi konumunu ve Doğu Akdeniz'de istikrar için önemini örnek gösterdi.
Raporda buna karşılık, Türk makamlarının "giderek artan Batı karşıtı tutumu ve Batı Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz ve Ortadoğu'da AB çıkarlarıyla uyuşmayan olası tutumlarına" dikkat çekiliyor. Türkiye'nin Gazze'de ateşkes için olumlu arabuluculuk rolü oynadığı not edilmekle birlikte, AB terör örgütleri listesinde olan Hamas'la ilişkisi eleştiriliyor.
Türkiye'den AB'nin Rusya'yı hedef alan yaptırımlarına katılmasını isteyen AP, Ankara'nın İran ile diplomasi, ekonomi ve enerji alanlarındaki "sıkı ilişkilerinden kaygı duyduğunu" da dile getiriyor. Raporda Kıbrıs sorununa ilişkin ise her zaman olduğu gibi büyük ölçüde Kıbrıslı Rumların tezlerine yer veriliyor. Ankara ile Erivan arasındaki normalleşme sürecine destek verilen raporda, Türkiye'ye bir kez daha "Ermeni soykırımını tanıması" çağrısında bulunuluyor.
Çok sayıda Yunan ve Kıbrıslı Rum parlamenterlerin söz aldığı oturumda konuşan AP Türkiye raportörü İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor ise önümüzdeki günlerde AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile birlikte Türkiye'yi ziyaret edeceğini söylediği Marta Kos'a Türkiye'de sivil toplumla daha fazla diyalog çağrısında bulundu.
Karar tasarısı formatındaki rapor bugün Strasbourg'daki Genel Kurul toplantıları sırasında oylamaya sunulacak. Oylamada sunulacak değişiklik önergeleriyle, karar metnine CHP hakkında yaşanan son gelişmelerle ilgili ifadelerin de eklenmesi bekleniyor.
Yorum Yazın