AK Partili Tugay açıkladı: 'İzmir’de hiçbir projeyi yarım bırakmayacağım'
Geçtiğimiz hafta AK Part'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaptığı açıklamalarda kentsel dönüşümden Körfez’in altından geçmesi planlanan demiryolu projesine, ikinci çevre yolundan opera binasına kadar kentin gündemindeki yatırımları değerlendirdi. Bakanlıklarla yürüttükleri temasları anlatan Tugay, “İzmir'in yıllardır beklediği yatırımları hızlandırmak ve kentimize hak ettiği vizyonu kazandırmak için merkezi hükümetimizle tam bir uyum ve kararlılık içinde çalışıyoruz” dedi.
- Ege Postası
- 12.10.2026 - 09:42
- Güncelleme: 12.10.2026 - 10:31
Çiçeği burnunda AK Partili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Yeni Asır’a verdiği röportajda İzmir’in çözüm bekleyen sorunları, planlanan yatırımlar ve merkezi hükümetle yürütülen görüşmeler hakkında konuştu.
Bürokratik temasları kentin yatırımları açısından değerlendiren Tugay, “Şehrin iyiliği ve yatırımların gelmesi adına böyle bir adımı reddetmem mümkün değil” ifadelerini kullandı.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM HAMLELERİ İLE GÜVENLİ KONUTLARA KAVUŞACAĞIZ”
Kentsel dönüşüm ve deprem riskine ilişkin çalışmalarını anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Türkiye'de deprem riskini en yüksek hisseden şehirlerden biri İzmir'dir. Ne yazık ki uzun yıllardır bu konuda kayda değer doğru bir adım atılmadı ve TOKİ'yi İzmir'e sokmam anlayışıyla hareket edildi. Bu kafayla hiçbir sorunu çözemeyiz. Siyasi değerlendirmeleri bir kenara bırakıp şehrin geleceğine bakmalıyız. Şu an hızlı mesafe alabilmek için birkaç noktada çöp bertaraf tesisi kurulması sürecini yoğun bir çabayla yürütüyorum. Ballıkuyu bölgesi Büyükşehir Belediyesi'nin bakanlıktan yetki aldığı tek yer, oradaki dönüşümü başlattığımızda diğer bölgeler de bunu takip edecek. Ayrıca Aktepe-Emrez, Karabağlar'da 15 mahalleyi kapsayan 440 hektarlık alan, Bayraklı ve Güzeltepe gibi kritik alanlarda dönüşüm süreci yaşanacak. Kooperatiflerle ilgili olarak Örnekköy'de dairelerin bir kısmını teslim ettik, kalanlar bitmek üzere. Uzundere'de süreç hızlı ilerliyor, Gaziemir'de ise ihaleye çıkacağız. Başlattığımız kentsel dönüşüm hamleleriyle bu dönem sonuna kadar binlerce hemşerimizi güvenli konutlara kavuşturmayı hedefliyoruz. Menemen'de 3.100 konutluk sosyal konut projesi ilerliyor. TOKİ'nin de kentte sosyal konut yatırımları var ve rezerv konut ihtiyacını karşılamak adına bu yatırımların artmasını istiyoruz.”
KÖRFEZ’İN ALTINDAN DEMİRYOLU PROJESİ
Karşıyaka ile Konak arasında planlanan demiryolu bağlantısına değinen Tugay, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Karşıyaka ile Konak arasında Körfez'in altından geçecek demiryolu tüp geçit projesini çok önemsiyorum. Bu hat Üçyol'a bağlandığında Mavişehir'den Gaziemir'e kadar kesintisiz bir metro hattımız oluşacak ve toplu ulaşımda devrim yaratacaktır. İzmir için hayal ettiğimiz daha pek çok makro proje var.”
Kentte hayata geçirmek istedikleri diğer çalışmaları da sıralayan Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“İkinci çevre yolu, Körfez temizliği ve geçişi acil eylem planı, havaalanı ulaşımını rahatlatacak Fuar İzmir arkasından ve Buca üzerinden geçecek iki yeni yol bağlantısı, spor ve kültür tesisleri ile Basmane gibi tarihi alanların hızlıca revize edilip kente kazandırılması bunlardan bazılarıdır. Siyaset zamanı gelince yapılır, vatandaşımız seçimde değerlendirmesini özgürce yapar. Ben görevde olduğum süre boyunca bu şehre kazandırabileceğimiz maksimum hizmeti getirmek için var gücümle çalışacağım.”
OPERA BİNASI İÇİN BAKANLIKLA İŞ BİRLİĞİ
Yarım kalan İzmir Opera Binası’nın tamamlanması için yürüttükleri hazırlıkları anlatan Tugay, belediyenin çalışmalarının yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak protokol seçeneğini de değerlendirdiklerini söyledi:
“Opera binasını belediye olarak tamamlama hazırlığımız var ve projeyi deniz tarafı ile kara tarafı olmak üzere iki etaba böldük. Mimari projede bazı revizyonlar gerekiyordu, bir kısmını tamamladık, yakın zamanda ihalesine çıkacağız. Ancak sürecin daha hızlı ilerlemesi adına AK Parti Genel Sekreterimiz Eyüp Kadir İnan ile de görüştüğümüz bir alternatif var. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapacağımız ortak protokolle, atıl kalan projeyi kentin hizmetine en hızlı şekilde sunmak için güç birliği yapıyoruz. Amacımız bu yapının bir an önce bitmesidir. İzmir'de hiçbir projeyi yarım bırakmayacağım.”
“HÜKÜMETİMİZ İLE UYUM İÇİNDE ÇALIŞIYORUZ”
Bakanlıklarla kurulan iletişime ilişkin bilgi veren Tugay, şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanımız bütün bakanlara İzmir ile yakın çalışmaları ve kentin sorunlarıyla yakından ilgilenmeleri talimatını vermiş. Bunun olumlu etkilerini şimdiden hissediyoruz. Sadece bir günde üç bakanımızla (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı) telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Sağlık Bakanımız da beni ziyarete geldi. Ulaştırma Bakanımız, İzmir'in hem şehir içi hem de çevre ilçeleri kapsayan ulaşım projeleri için bir master plan çalışması yürüttüklerini belirtti. Biz de belediye olarak kendi çalışmamızı yapıyoruz.”
PROJELER MASAYA YATIRILACAK
Bakanlıklarla yapılacak ortak çalışmaların kapsamına değinen Tugay, açıklamasına şu sözlerle devam etti:
“En kısa zamanda bir araya gelip daire başkanlarımız ve genel müdürlerimizle İzmir'in tüm projelerini, bizden taleplerini ve birlikte neler yapabileceğimizi masaya yatıracağız. Bu durum İzmir için çok değerli. Daha önce kentimizde böyle bir iş birliği zemini ne zaman yaşandı bilmiyorum. İzmir'in yıllardır beklediği yatırımları hızlandırmak ve kentimize hak ettiği vizyonu kazandırmak için merkezi hükümetimizle tam bir uyum ve kararlılık içinde çalışıyoruz.”
YENİ BAĞLANTI YOLLARI VE TOPLU ULAŞIM PLANLARI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile görüşmelerinde gündeme gelen projeleri anlatan Tugay, İZBAN ve ikinci çevre yoluna ilişkin şunları söyledi:
“Sayın Bakanımızla Körfez'in altından geçecek demiryolu projesini konuştuk. Kendisi de projeye oldukça olumlu yaklaştı ve teknik bir çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra İZBAN'da bir türlü aşamadığımız aksaklıkları hızlıca çözüme kavuşturacağız; yeni trenlerin alınması ve ulaşım kalitesinin artırılması için adımlar atılacak. İkinci çevre yolu projesi de çok kısa sürede başlayacak, bunun sözünü aldık. Bu proje aslında yıllar önce başlayabilirdi ancak geçmiş dönem belediye yönetiminin karşı çıkması sebebiyle gecikti. Bugün Altınyol ve mevcut çevre yolundaki trafiği hafifletmenin tek yolu bu projedir.”
Tugay, ulaşım yatırımları ve kurumlar arasında yapılacak görev dağılımına ilişkin açıklamalarını şöyle tamamladı:
“Şehrin birçok noktasında bağlantı yolları açmamız gerekiyor; örneğin 12 yıldır bitirilemeyen bir tünel var ve biz göreve geldiğimiz 2 yılda, bizden önceki 10 yılda yapılan işten daha fazlasını kendi imkanlarımızla yaptık. Ayrıca otobüs filomuzu yenilemeyi, troleybüsleri ve yeni tramvay hatlarını şehre kazandırmayı planlıyoruz. Bugün yaşadığımız trafik ve ulaşım sorunu yıllardır birikerek bugüne geldi. Tecrübeli kurumlarla iş birliği ve uyum içinde projeleri masaya yatırıp görev dağılımı yapacak, yola ortak akılla devam edeceğiz.”
Kendisine yöneltilen ağır ithamlardan kırılan kalbini, Kordon'un özgür ruhuna dair büyüyen endişeleri ve Atatürk'e duyduğu eksilmeyen sevgisini tüm içtenliğiyle anlatan Tugay, "İzmirli olmak benim kimliğim, ben hiç değişmedim. İzmirliler benim onlar için iyi olacağını düşündüğüm kararıma güvensin" dedi.
'DAHA HIZLI BİR BELEDİYE HİZMETİ GÖRECEKLER'
Kamuoyunda ve özellikle sosyal yaşamda bir değişim kaygısı var. Örneğin Kordon'daki eğlence mekanların kapatılacağı ya da yaşam tarzına müdahale edileceği yönündeki endişelere ne diyorsunuz?
AK Parti'nin yönettiği birçok şehir var. Türkiye'nin dört bir köşesinde uzun yıllardır AK Partili belediyelerin yönetiminde olan yerler bulunuyor. Her ilin kendine özgü bir kültürü, sosyal yaşamı vardır; bir il bir başkasından farklı olabilir. Ancak ben AK Partili belediyenin yönettiği bir şehirde insanların özgürlüklerinin kısıtlandığını görmedim. Türkiye'nin her yerinde AK Partili belediyeler var ve o şehirlerde insanlar normal özgür yaşamlarını sürdürüyorlar. Türkiye zaten genel olarak AK Parti tarafından yönetiliyor; böyle yasaklar gelecek olsa merkez hükümetten gelir, belediye neyi durdursun? Burada insanları korkutmayı amaçlayan bir kutuplaştırma siyaseti var. İzmirlilerin tamamının bu gerçekle yüzleşmesini diliyorum.
'ERDOĞAN'IN YETERİNCE ANLAŞILMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM'
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinin artık yeterince anlaşılmadığını düşünüyorum. Son Meclis açılışında yaptığı konuşmada Sayın Cumhurbaşkanımız döne dolaşa buna vurgu yaptı: "Kutuplaştırma üzerinden yapılan siyaset bu ülkeye zarar veriyor, bunun değişmesi için çalışacağız" dedi. Bu o kadar önemli bir mesaj ki! Yani "Artık birbirinize düşman olmayın, siyaset üzerinden bu kadar ayrışmayın. Ülkemizi düşünelim ve hep beraber ülkenin iyileşmesi için çaba gösterelim" mesajı veriyor. Bu düşünce bana çok doğru geldi. AK Parti Genel Merkezi'ndeki kabul tarihinde yaptığım konuşmada da bu ifadeyi kullandım. İzmir'de insanları korkutmaya, kışkırtmaya çalıştıkları konular yaşanacak gerçeğin tamamen dışında.
Önümüzde bunu insanların görmesi için iki buçuk sene olacak. Bu süreçte ne bakanlarımızdan, ne Cumhurbaşkanımızdan, ne de yerel AK Parti siyasetçilerinden "İzmir'in falanca konuda özgürlüğünü kısıtlayalım, şöyle bir yasak getirelim, engel olalım" diye tek bir cümle duymadım. Böyle bir şey mümkün değil. İzmir, İzmir olarak yaşamaya devam edecek. İnsanlar eskisi gibi yaşantılarını sürdürecekler. Farklı olan tek bir şey olacak: Artık çok daha hızlı ve yoğun bir belediye hizmeti görecekler, şehre yatırımlar gelecek, pek çok iş yapılacak.
'AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİM',
PARTİ değişikliğinin ardından medyada yoğun bir tepkiyle karşılaştınız. Bu süreçte yaşananları ve size yönelik eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Resmen bir linç kampanyası yürütülüyor. Bu kadar korkunç ve sistematik bir şekilde medyada, sosyal medyada sürekli karalanıyorum. Adeta "vatan haini" ilan edildim; "İzmir'i işgal ettiler" gibi laflar ediliyor. İnsan bu lafları ederken hakikaten utanır.
'ŞEHRİN RUHUNU TAŞIYORUM'
İzmirliler bana niye oy verdi? Ne yapmam için oy verdiniz? Belediye başkanlığı yapmam için değil mi? Ben peki başka bir şey mi yapmaya çalışıyorum? Hayır. "Daha iyi belediye başkanlığı nasıl yaparım, İzmir'in sorunlarını daha fazla nasıl çözeriz?" bunun peşindeyim. Şu andaki tek derdim bu. Ben İzmir'de büyümüş, İzmir'in ruhunu taşıyan bir insanım. Daha önceki değer yargılarım neydiyse aynen devam ediyor. Vatanına, milletine bağlı, halkını seven ve insanların sorunlarına duyarlı biriyim. Hiç kimseyi diğerinden ayırt etmeden bugüne kadar yaşadım ve çalıştım; bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğim.
"ATATÜRK'E HEP SEVGİ VE SAYGI DUYDUM"
Atatürkçü Düşünce Derneği üyeliğinizden ayrılmanız ile ilgili neler söylersiniz?
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden istifa ettim. Ancak bu dernekle zaten uzun zamandır bir alakam yoktu. Daha önce defalarca istifa etmeyi düşünmüştüm ama dilekçe verme süreci nedeniyle ertelenmişti. Faaliyetlerine çağrılmadığım, hiçbir etkinliğine katılmadığım bir yerdi. Başka bir dernek için işlem yaparken avukat arkadaşıma sordum; dernek üyeliğinin e-Devlet'ten sonlandırılabildiğini söyledi. Sisteme girdiğimde dernek üyeliğimin hâlâ devam ettiğini gördüm ve zaten ayrılmayı düşündüğüm için üyeliğimi sonlandırdım. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hep sevgi ve saygı duydum. Bundan sonra da aynı sevgi ve saygıyı koruyacağım. Kimse benim Atatürk ile ilgili düşüncelerimi değiştiremez; zaten kimseden böyle bir talep de gelmez. Bu ülkedeki herkes Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e saygı duyar, ilkelerine sahip çıkar. Atatürk'ü anmak sadece kuru nutuklar çekmek ya da bir derneğe üye olmaktan ibaret değildir. Derneğe üye olmayan diğer insanlar Atatürk'ü sevmiyor mu yani? Dernekten ayrılmış olmam kesinlikle Atatürk'e dair düşüncelerimin değiştiği anlamına gelmez.
'O KADAR OLUMLU DÖNÜŞ OLDU Kİ İNANAMADIM'
'İzmirlilere tek bir cümleyle seslenmek isteseniz ne söylemek istersiniz?
Kararıma güvenmelerini istiyorum. Ben değişmedim; daha iyi hizmet etmek üzere böyle bir karar aldım. Yaşamlarına müdahale edecek hiçbir şey olmayacak. Tersine, İzmir'in belki tarihinde olmadığı kadar hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşayacağına söz veriyorum. İzmir'in sanayisinde, tarımında, ticaretinde de çok problem var. O konuların çözümü için Ankara ile İzmir arasında mekik dokuyacağız. Hemşehrilerimden bek- lentim, bizi sonuçlarımız üzerinden değerlendirmeleridir. Bütün enerjimi İzmir'e hizmet etmeye vereceğim. Herkes siyasi tercihinde özgürdür. Farklı siyasi görüşlere her zaman saygı duyacağım. Sanayici ve iş insanlarından nasıl geri dönüşler aldınız? Onlar açısından gayet olumlu bir şey oldu. Sadece sanayiciler değil, o kadar çok vatandaştan olumlu dönüş oldu ki ben de inanamadım. Ancak bir taraftan sürekli yalan, iftira ve tehdit ortamıyla mahalle baskısı oluşturulduğu için insanlar bunu açıkça ifade etmekte zorlanıyorlar.
'AK PARTİ ZATEN 24 YILDIR İKTİDARDA'
Peki bu süreç siyasi bakış açınızda veya Türkiye'deki siyaset atmosferini değerlendirmenizde yeni bir perspektif kazandırdı mı?
Siyaseten bu dönem bana bazı şeyler üzerine biraz daha farklı bakma olanağı sağladı. Şunu fark ettim: Uzun zamandır Türkiye'de çok ciddi bir kutuplaşma siyaseti var ve insanlar adeta birbirine düşman ediliyor. Diyorlar ki: "AK Parti'ye İzmir'i teslim edemeyiz." Ben de onlara diyorum ki: AK Parti 24 yıldır hükümet. 24 yıldır İzmir'i valisiyle, kaymakamıyla, emniyetiyle, milli eğitimiyle, sağlığıyla ve yüzlerce kurumuyla zaten hükümet yönetiyor.
BU BİR FIRSAT OLACAK
Bir belediye, dışarıda bu kurumlarla uyumlu çalışmak yerine kavga etmeyi tercih ederse bundan İzmir nasıl bir yarar görebilir?
İnsanların ideolojik ve siyasi düşüncelerinin hepsine saygım var. O tamamen kendilerine ait bir dünyadır. Ancak şu söylemler bilinçli olarak İzmir'de çok kullanıldı ve galiba İzmir biraz bunun esiri oldu: "AK Parti İzmir'de belediyeyi alırsa insanların yaşamlarına müdahale eder, özgürlüklerini kısıtlar..." Bu dönem, aslında insanların bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını görmeleri için bir fırsat olacak.
Yorum Yazın