AK Partili Bursalı Aksoy'dan Gappi’ye: 'Basın özgürlüğü sorumluluktan bağımsız değildir'
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi üzerinden süren tartışmalara AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı da katıldı. Basın özgürlüğünün demokrasinin teminatı olduğunu vurgulayan Bursalı, “Basın özgürlüğü; doğrulanmamış bilgiyi yayma, kişilere haksız isnatta bulunma ya da kamuoyunu yanıltma özgürlüğü değildir” ifadelerini kullandı.
- Ege Postası
- 25.08.2026 - 15:49
- Güncelleme: 25.08.2026 - 16:09
EGE POSTASI - İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi üzerinden yaşanan tartışmalar sürerken, bir tepki de AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı'dan geldi. Bursalı, basın özgürlüğü ve gazetecilerin sorumluluğuna ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
Yaklaşık 30 yıllık gazetecilik geçmişine vurgu yapan Bursalı, İzmir ve ulusal basını yakından tanıdığını belirterek, basın özgürlüğünün demokrasinin en önemli güvencelerinden biri olduğunu ifade etti.
“ÖZGÜRLÜK BERABERİNDE SORUMLULUĞU DA GETİRİR”
Gazetecilerin özgürce soru sormasının, araştırmasının ve kamuoyunu bilgilendirmesinin demokratik toplum açısından önem taşıdığını belirten Bursalı, özgürlüğün sorumluluktan bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi.
Bursalı, şu ifadeleri kullandı:
“İzmir basınını yakından tanıyan, 30 yıllık gazetecilik hayatımı ulusal basının yanı sıra İzmir basınının da yakından tanıdığı bir siyasetçiyim.
Basın özgürlüğü, demokrasinin en güçlü teminatlarından biridir. Gazetecilerin özgürce soru sorması, araştırması ve kamuoyunu bilgilendirmesi hepimizin ortak güvencesidir.
Ancak özgürlük, beraberinde sorumluluğu da getirir. Basın özgürlüğü; doğrulanmamış bilgiyi yayma, kişilere haksız isnatta bulunma ya da kamuoyunu yanıltma özgürlüğü değildir.”
“SİYASETÇİLER DE GAZETECİLER DE AYNI SORUMLULUĞU TAŞIYOR”
Siyasetçiler ile gazetecilerin doğru bilgi ve kamu yararı konusunda ortak bir sorumluluğa sahip olduğunu vurgulayan Bursalı, eleştiri ve sert tartışmaların mümkün olduğunu ancak karşılıklı haklara saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Bursalı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Siyasetçiler de gazeteciler de aynı ortak sorumluluğu taşıyor: Doğru bilgiye, hakikate ve kamu yararına sadakat.
Eleştiri olabilir, farklı görüşler olabilir, sert tartışmalar da yaşanabilir. Ama bunu yaparken birbirimizin haklarına saygı göstermeli ve her şeyden önce doğru bilgiyi esas almalıyız.
Çünkü güçlü demokrasi; ne susturulan basınla ne de denetimsiz bir bilgi ortamıyla mümkündür.”
Yorum Yazın