AK Parti'de 'çerçeve yasa' rahatsızlığı: 'Silah bırakıldıysa, tahrik de bırakılmalı'
“Çerçeve yasa”nın yürürlüğe girmesinin ardından DEM Parti’den gelen açıklamalar, terör örgütü mensuplarının posterlerinin taşınması ve düzenlenen kutlamalar Cumhur İttifakı’nda rahatsızlık yarattı. AK Parti kulislerinde, bu tavrın sürece zarar verdiği, toplumsal rızayı ortadan kaldırdığı ve iktidardan uzaklaşmaya başlayan milliyetçi seçmendeki kopuşu hızlandırdığı değerlendiriliyor. AK Partili bir isim, “Silah bırakıldıysa tahrik de bırakılmalı. Silah susup dil silaha dönüşürse kavga bitmez, yalnızca şekil değiştirir” dedi.
- Ege Postası
- 01.09.2026 - 10:08
“Açılım süreci” kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından Cumhur İttifakı’nda gözler DEM Parti ile terör örgütünün atacağı adımlara çevrildi. Ancak düzenlemenin yasalaşmasının ardından DEM Parti cephesinden gelen bazı açıklamalar, terör örgütü üyelerinin posterlerinin meydanlara asılması, PKK'lı teröristler için düzenlenen taziye programları ve kutlama görüntüleri AK Parti’de rahatsızlık yarattı.
Parti kurmayları, sürecin toplum tarafından benimsenebilmesi için “temkinli, kapsayıcı ve acılara saygılı” bir dil kullanılması gerektiğini savunuyor. Buna karşın son dönemde ortaya çıkan görüntülerin şehit ailelerinin tepkisini çektiği ve toplumdaki kaygıları büyüttüğü belirtiliyor. AK Parti içinde bu tutumun sürecin toplumsal dayanağını zayıflattığı görüşü giderek ağırlık kazanıyor.
RAHATSIZLIK ERDOĞAN’A DA İLETİLDİ
Edinilen bilgiye göre AK Parti kurmayları, DEM Parti’nin ve terör örgütüne yakın çevrelerin kullandığı dil ile sahadaki gösterileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da aktardı.
Parti kulislerinde Erdoğan’ın da terör örgütü üyelerini yücelten posterler ile “zafer kutlaması” izlenimi yaratan etkinliklerden rahatsız olduğu ifade ediliyor. Benzer bir rahatsızlığın sürecin başından bu yana belirleyici rol üstlenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’de de bulunduğu ileri sürülüyor. Cumhur İttifakı kurmaylarının, “barış ve toplumsal bütünleşme” iddiasıyla yürütülen sürecin terör örgütünün siyasi ya da toplumsal zaferi gibi sunulmasının kabul edilemeyeceği görüşünde birleştiği belirtiliyor. AK Parti kaynakları, bu görüntülerin devam etmesi durumunda sürecin iktidar açısından taşınmasının daha da zorlaşacağına dikkat çekiyor.
İTTİFAK TABANINDAKİ TEPKİ BÜYÜYOR
AK Parti ve MHP’nin en büyük kaygısının Cumhur İttifakı tabanında oluşan tepki olduğu belirtiliyor. Özellikle şehit yakınları, gaziler ve milliyetçi-muhafazakâr seçmenlerin DEM Parti’nin açıklamaları ile terör örgütü üyelerinin yüceltildiği görüntülere sert tepki gösterdiği kaydediliyor. AKP içinde yapılan değerlendirmelerde, Cumhur İttifakı’nın oy oranındaki gerilemeye ve milliyetçi seçmenin iktidardan uzaklaşmaya başlamasına dikkat çekiliyor.
Süreç kapsamında atılan adımların seçmene yeterince anlatılamadığı, buna karşın terör örgütü üyelerinin posterlerinin taşındığı görüntülerin kamuoyunda daha fazla karşılık bulduğu belirtiliyor. Parti kurmayları, milliyetçi seçmendeki kopuşun sürmesi durumunda bunun yalnızca sürece değil, Cumhur İttifakı’nın seçim hesaplarına da zarar verebileceği görüşünde. Bu nedenle DEM Parti’den “toplumu galeyana getirecek açıklama ve eylemlerden uzak durmasının” beklendiği ifade ediliyor.
‘TOPLUMSAL RIZA ORTADAN KALKIYOR’
AK Parti’de, söz konusu açıklama ve gösteriler “sürece zarar veren, toplumsal rızayı ortadan kaldıran ve tahrik içeren hareketler” olarak yorumlanıyor. Toplumun önemli bir kesiminin sürece zaten mesafeli yaklaştığını anımsatan parti kaynakları, atılan her adımın bu hassasiyet gözetilerek planlanması gerektiğini dile getiriyor. Kurmaylar, silah bırakma hedefi ile toplumun sürece ikna edilmesinin birbirinden farklı aşamalar olduğunu belirtiyor.
Terör örgütünün silah bırakmasının önemli ancak tek başına yeterli olmadığı, kalıcı huzur için şehit ailelerinin ve toplumun geniş kesimlerinin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor. AK Parti içinde ayrıca DEM Parti’nin kullanacağı dilin belirleyici olacağı değerlendirmesi yapılıyor. Parti yöneticileri, geçmişteki saldırıları ve bu saldırıların faillerini yücelten bir dilin sürmesi halinde toplumdan destek alınamayacağı görüşünü savunuyor.
‘BAŞKA BİR ANNENİN YARASINA BASAMAZSINIZ’
AK Partili bir isim, “Gerçek bir barışta taraflardan biri diğerine karşı zafer gösterisi yapmaz, onun yarasına basmaz. Kürt geleneğinde barıştırılan iki aile, birbirlerinin evlerinin önünden geçerken dahi başını eğer, karşı tarafın acısına ve onuruna saygı gösterirdi. Çünkü barışın devamını sağlamak, kimi zaman barışı yapmaktan daha büyük bir sorumluluktur” değerlendirmesini yaptı. Topluma entegrasyondan söz edilirken geçmişte asker, polis, öğretmen, sivil yurttaş ve güvenlik korucularının ölümüne neden olan terör örgütü üyelerinin posterlerinin asılmasının büyük bir çelişki oluşturduğunu belirten AK Partili isim, şunları kaydetti:
“Her anne için evladı ciğeridir. Herkes acısını yaşayabilir, taziyesini kurabilir. Buna kimsenin söyleyecek sözü olamaz. Ancak kendi acınızı yaşarken başka bir annenin yarasına basamazsınız. Bir kişinin kardeşini öldüren teröristin fotoğrafını taşıyıp onunla gurur duyduğunuzu söyleyerek daha sonra o kişinin kapısını ‘barışalım’ diye çalamazsınız. Böyle bir tutum toplumsal barışı sağlamaz, aksine eski yaraları yeniden kanatır.”
‘SİLAH SUSARKEN DİL SİLAHA DÖNÜŞMEMELİ’
AK Partili başka bir kurmay da silah bırakma, devletin güvenliğini sağlama ve toplumsal barışın birbirinden farklı kavramlar olduğuna işaret etti. Silahların bırakılmasının güvenlik boyutunu çözeceğini ancak toplumsal bütünleşmenin çok daha uzun ve hassas bir süreç gerektirdiğini belirten AK Partili isim, şu ifadeleri kullandı:
“Silah bırakmak başka şeydir, toplumsal huzur ve helalleşme bambaşka bir şeydir. Bu kavramlar birbirine karıştırılmamalı. Silahların bırakılmasıyla birlikte toplumsal barış isteniyorsa asırlardır bilinen basit bir kural uygulanmalı: Silahı bıraktıysan tahriki de bırakacaksın. Silah susup dil silaha dönüşürse kavga bitmiş olmaz, yalnızca şekil değiştirmiş olur.”
AK Parti kurmayları bu nedenle önümüzdeki dönemde DEM Parti’nin açıklamalarının, düzenlenecek etkinliklerin ve sahaya yansıyan görüntülerin yakından izleneceğini belirtiyor. Cumhur İttifakı’nın, tabanındaki tepkinin daha fazla büyümemesi için DEM Parti’den “zafer havası yaratan görüntülere ve terörü yücelten söylemlere son vermesini” beklediği kaydediliyor.
Yorum Yazın