Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
69 barodan mutlak butlan tepkisi: Karar açıkça hukuka aykırıdır

69 barodan mutlak butlan tepkisi: Karar açıkça hukuka aykırıdır

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin istinaf kararına 69 barodan ortak tepki geldi. Bölge baroları, siyasi partilerin kurultaylarına ilişkin karar yetkisinin seçim kurulları ve YSK’de olduğunu vurgulayarak, verilen kararın “açıkça hukuka aykırı” olduğunu belirtti. Açıklamada, yargının siyasal rekabetin aracı haline getirilmesinin hukuk devleti ve demokrasiye zarar vereceği kaydedildi.

  • Ege Postası
  • 22.05.2026 - 09:03
  • Güncelleme: 22.05.2026 - 12:34

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin istinaf kararı sonrası 69 baro tarafından yayımlanan ortak açıklamada, "Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre bir siyasi partinin kurultayının hukuka uygunluğu hakkında karar alma yetkisi, seçim kurulları ile Yüksek Seçim Kurulundadır. Söz konusu karar bu yönüyle de açıkça hukuka aykırıdır" ifadelerini kullandı.

69 baro istinaf kararına yönelik yaptığı ortak açıklamada "Demokratik anayasal düzene ve halk iradesine yargı eliyle müdahale kabul edilemez" dedi. Hukuk çerçevesinde mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı.

BU KARAR HUKUK DEVLETİNİ ZEDELEME RİSKİ TAŞIMAKTADIR''

69 baro tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesine yönelik verilen “mutlak butlan” kararı, yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişine ilişkin teknik bir hukuk meselesi değildir. Söz konusu karar; hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal yaşam, hukuki güvenlik ve halk iradesi bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.

Anayasa’nın 68. maddesi uyarınca siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçim kurullarının denetiminden geçerek oluşmuş kurultay iradesinin, yıllar sonra “mutlak butlan” kavramı genişletilerek tartışmaya açılması; seçme ve seçilme hakkını, demokratik meşruiyeti ve hukuk güvenliği ilkesini zedelemektedir.

Demokratik süreçlerin ve seçimlerin yıllar sonra yargısal müdahalelerle tartışmalı hale getirilmesi; yalnızca bir siyasi partiyi değil, çok partili demokratik yaşamın bütününü ve anayasal düzeni etkileyebilecek ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.

Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.

Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır. Mahkemelerin siyasal rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında çok daha yüksek bir anayasal hassasiyetle hareket etmesi zorunludur.

Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."

 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.