'Mekke Anlaşması' TBMM'de kabul edildi
Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. 592 milletvekilinin bulunduğu Meclis'te toplam 398 oy kullanıldı. Teklif 279 kabul, 119 ret oyu ile geçti.
- Ege Postası
- 06.11.2026 - 00:07
- Güncelleme: 06.11.2026 - 00:38
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edildiği, "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi görüşmeleri tamamlandı. Dünkü görüşmelerde, üç maddelik kanun teklifindeki, Anlaşma'nın onaylanması uygun bulunmasına ilişkin birinci maddesi kabul edilmişti. Birinci maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine Genel Kurul kapatıldı.
Bugünkü görüşmelerde teklifin yürürlüğe ilişkin diğer iki maddesi görüşüldü ve ardından elektronik oylama yapıldı ve Anlaşma'ya ilişkin kanun teklifi kabul edildi. Toplam 398 oy kullanıldı. Teklife 279 kabul, 119 ret oyu verildi. Çekimser, geçersiz ve boş oy kullanılmadı.
Kanun ile onaylanan Mekke Anlaşması ile bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğun ve karşılıklı güvene dayalı birlikte çalışma kültürünün güçlendirilmesi, Orta Doğu'da ve ötesinde iş birliğine ve kolektif caydırıcılığa dayalı güvenlik yaklaşımının tesis edilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilmesi hedefleniyor.
Tarafların, birbirlerinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması amacıyla iş birliği yapmayı ve BM Şartı'ndan kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir tarafın kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmayı taahhüt ettikleri Anlaşma'da, kolektif savunma hükmünün tatbik edilmesi kendiliğinden işlemeyecek, bu husus istişareler sonucunda mutabakatla alınacak kararlara dayalı olacak.
Terörizm dahil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı taraf devletlerin savunma ve güvenliğini kolektif caydırıcılık temelinde güçlendirmeyi ve tarafların silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirlik, iş birliği ve koordinasyonun artırılmasını hedeflenen Anlaşma, savunma sanayii alanındaki iş birliğinin de derinleştirilmesi amacını taşıyor. Anlaşma'nın genel gerekçesinde, tamamen savunma odaklı olan Anlaşma'nı herhangi bir ülkeyi hedef almadığı belirtiliyor.
ÖNE ÇIKAN MADDELER
16 maddelik Anlaşma'nın ikinci maddesinde, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edildiği kaydedilerek, "'Taraflardan' birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, 'Taraflar' saldırıya uğrayan 'Tarafa' birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla 'Taraflar', Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51.Maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde işbirliği yaparlar" denildi.
Altıncı maddede, tarafların savaşta ve barışta savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile tarafların Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik edecekleri belirtildi.
Dokuzuncu maddede, istihbarat alanındaki iş birliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla tarafların bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacakları hükmüne yer verildi.
Mekke Anlaşması'nın 16'ncı maddesinde, Anlaşma'nın süresiz olarak yürürlükte kalacağı belirtiliyor. Anlaşma'dan çekilmeye ilişkin süre şartına yer verilen maddede, "Herhangi bir 'Taraf', işbu Anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 10 yıl geçmesinin ardından, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer 'Taraflara' diplomatik kanallardan yazılı bilgilendirme yapmak suretiyle Anlaşma'dan çekilebilecektir" ifadeleri yer alıyor.
Yorum Yazın