'Casusluk davası' devam ediyor: Savcı mütalaasını açıkladı
Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı dava, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülüyor.. Tutuklu isimlere yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek." iddianamenin somut delillere dayanmadığını kaydeden tutuklu isimler, davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını vurguluyor. Mütaalasını açıklayan duruşma savcısı tüm isimlerin tutukluluk halinin devamını talep etti.
- Ege Postası
- 06.07.2026 - 12:03
Mart 2025'te tutuklanarak cezaevine gönderilmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısında.
İmamoğlu'nun tutuklu yargılandığı ve kamuoyunda "casusluk davası" olarak bilinen dosyanın duruşmasına bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.
Davada Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra ve gazeteci Merdan Yanardağ ile danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün tutuklu olarak yargılanıyor. Gün, gözaltında verdiği ifadesinde "etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini" belirterek "itirafçı" olmuştu.
DURUŞMADAN |
11.30 | Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ savunmasına başladı. Yanardağ, bir partiye oy vermenin iddianamede "suç" olarak nitelendirildiğini söyleyerek bu iddianameye göre tüm siyasi partilerin yargılanması gerektiğini ifade etti.
11.25 | İmamoğlu salondan ayrıldıktan sonra mahkeme başkanı tanık beyanlarına ilişkin duruşma savcısına görüşünü sordu. Savcı, "bir diyeceği olmadığını" belirtti. Savcı ayrıca, delil toplama işlemlerinin bitmediğini söyleyerek "kuvvetli suç şüphesi" gerekçesiyle tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.
11.15 | İmamoğlu dava için sabah saatlerinde duruşma salonunda hazır bulundu. İmamoğlu’nun avukatları "diploma" davasına geçmek için talepte bulundu, mahkeme heyeti talebi kabul etti. İmamoğlu "casusluk" davasının görüldüğü duruşma salonundan ayrılarak "diploma" davasının görüleceği salona geçti.
ÖNCEKİ DURUŞMADA NE OLDU?
Bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti. Mahkeme 4 tanık hakkında da zorla getirme kararı çıkarmıştı.
Öte yandan Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianamede suç tarihinin 2019-2025 yılları olduğu belirtiliyor.
İddianamede, Gün'ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı iddia ediliyor.
Bu verileri dolaylı olarak Özkan'ın temin ettiği, Gün'ün beyanına göre Özkan'ın başta "ibb.gov.tr" olmak üzere belediyeye ait çok sayıda elektronik posta adresini ve şifresini İmamoğlu'nun talimatıyla "Ostin" adlı internet aleminin yeraltı olarak nitelendirilen dijital ortamına aktardığı anlatılan iddianamede, Gün'ün, "Ostin"deki elektronik posta adresi ve şifrelerle belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ile iç yazışmaları başta olmak üzere posta içeriklerindeki datalara eriştiği savunuluyor.
İddianamede, İmamoğlu'nun imzasıyla Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilen 19 Nisan 2019 tarihli yazıda dışarıdan belirlenecek 3 uzman ve 2 belediye müfettişinin tüm datalara erişme, inceleme yapma ve kopyalama yetkisinin verildiği aktarılarak, "Bu hususun da özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, bahse konu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde bahse konu veriler üzerinden analiz işlemi yapıldığı, analiz sırasında kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişim sağlandığı anlaşılmıştır" ifadelerine yer veriliyor.
İstihbarat servisi elemanlarından elde edilen verilerin aktarımının hiyerarşik silsile içinde Gün, Özkan ve İmamoğlu arasında sağlandığının öne sürüldüğü iddianamede, "Geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan 'İBB 2019 veri kopyalama' sürecinin gündemden kaldırılması amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr, Özkan ve Gün adlı kişilerin müşterek hareket ederek algı faaliyetlerinde bulundukları ve bu durumun gündemden düşürülmesi maksadıyla çalışma yaptıkları belirlenmiştir. Bu çalışmayı da yine İmamoğlu talimatıyla gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır" değerlendirmesinde bulunuluyor.
İddianamede, "Mevcut deliller ve itirafçı beyanı ele alındığında Ekrem İmamoğlu'nun hiyerarşi silsilesi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktardığı, takibi süreçte siyasi maksatlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bu iştirakin Özkan ve Gün'le birlikte gerçekleştirildiği tespit edilmiştir" ifadeleri yer alıyor.
Devletin güvenliği veya siyasal yararları ile yakından ilgili olan ve elde edilmeleri bu değerleri tehlikeye sokabilecek mahiyet taşıyan İBB veri tabanındaki özünde sır niteliğinde olan bilgilerin, internetin karanlık platformuna İmamoğlu'nun talimatıyla Özkan tarafından yüklendiği iddia ediline iddianamede, şunlara yer veriliyor:
"Tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak 'siyasal casusluk' suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda yabancı bir devlet yararına, Türkiye Devleti'nin, vatandaşlarının veya Türkiye'de ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır. Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında 'siyasal casusluk' suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen İmamoğlu'nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır."
Ayrıca iddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor. (BirGün)
Yorum Yazın