Sinovac mı, BioNTech mi daha güçlü'

Tartışmasız bu haftanın da sağlık gündeminin bir numaralı maddesi “COVID-19 AŞILARI” olacak. Neticede de ortalık toz duman olmaya devam edecek. Peki, başlıktaki sorunun bilimsel bir yanıtı var m? Buyurun...

Güncel 14.12.2020, 09:08 14.12.2020, 09:08
Sinovac mı, BioNTech mi daha güçlü'

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun NTV'deki yazısı şöyle;

Ve bu hafta da yine “yazılısı, görüntülüsü, sözlüsü, sosyali” fark etmeyecek, medyanın her türlüsünde bir numaralı tartışma konusu “Sinovac’ın aşısını mı yaptıralım, yoksa BioNTech’in aşısını mı bekleyelim'” sorusuna yanıt aramak olacak. İşin kötüsü yanıtları da işin uzmanları değil, “klasik medyanın silahşorları” ya da “sosyal medyanın klavye delikanlıları” verecek. 

NETİCE ŞU
BU MAÇI KİM KAZANIR

Bilelim ki eldeki bilimsel veriler son derece kısıtlı. Bilinenlerin özeti de şimdilik şu: Virüs bazlı aşıların (Sinovac/Çin, Sputnik 5/Rus, Oxford/AstraZeneca) mRNA aşılarından (BioNTech/Pfizer, Moderna/ABD) daha güçlü bir antikor tepkisi oluşturduğu kabul ediliyor. Araştırmalarda da benzer/doğrulayıcı sonuçlar alındı. Virüs bazlı aşılardan Sinovac’da yüzde 97 (Endonezya Faz 3 verisi), Sputnik 5’te yüzde 95 başarı oranı açıklandı. mRNA bazlı Pfizer-BioNTech ve Moderna aşılarına gelince... Bu aşılarda da ciddi bir antikor üretimi sağlanabiliyor. BioNTech yüzde 95 başarı ilan etti. Ama mRNA aşılarını diğerlerine oranla daha güçlü bir T hücresi bağışıklığı oluşturdukları da kabul ediliyor. Özetleyelim: Viral bazlı aşılar, geleneksel aşılar. Öldürülmüş virüs parçacıklarının kullanıldığı bu aşılarda bağışıklık sisteminin hastalanmayı önleyecek düzeyde bir antikor gücü oluşturmaları hedefleniyor. mRNA yöntemiyle geliştirilen aşılarda ise virüsün genetik kodunun bir kısmı (mRNA bölümü) vücuda enjekte edilerek bağışıklık tepkisi oluşturulmaya çalışılıyor. Başlıktaki soruya daha net ve açık bir yanıt verebilmemiz için daha fazla sayıda insanın aşılanmasına ve daha uzun bir zaman dilimine ihtiyacımız var. Kısacası yarışın galibi hâlâ net ve açık olarak bilinmiyor.

BİR UYARI
ÖNCE ÖLÜMLERİ DURDURALIM

COVID-19 mücadelesinde yanlış bir yola girdik, mücadelenin neredeyse tamamını aşı beklentisine yükledik. Şu kesin: Hasta olmamak için aşı olmamız şart. Ama bilelim ki aşılar hâlâ “Eldeki değil, daldaki kuş!” Anlamı şu: Salgın maalesef “hızı artarak” devam ediyor. Neticede de kaybettiklerimizin sayıları her gün biraz daha artıyor. Geldiğimiz nokta bu nedenle son derece kritik. Aşılardan önce mevcut durumumuza odaklanmamız gerekiyor. Eğer acil ve daha uzun süreli bir kapanmaya gitmek istemiyorsak, eğer aşılanana kadar daha çok insanımızı kaybetme yanlışına son vermeyi arzuluyorsak hemen ve acilen önlemler konusunda daha duyarlı bir pozisyon alalım.

BİR UYARI
GENETİK YATKINLIK TESTİ İŞE YARAMAZ 

Bazı özel hastaneler “genetik yatkınlık testi” adı altında “tip 1 interferon molekülü araştırması” yaparak koronavirüse yakalanan birinin hastalığı hafif mi, yoksa ağır mı geçireceğine yönelik bir tahmin testini uygulamaya soktular. Bilelim ki sadece bu testin neticelerine bakarak hastalığı kimin ağır ya da kimin hafif geçireceğini gösteren herhangi bir bilimsel genetik test verisine sahip değiliz. Lütfen, başka bilimsel araştırmalara atıf yapılarak uygulamaya konulan bu “para tuzağı testleri” yaptırmayalım, bu testlere asla güvenmeyelim.

BİR SORU
RİSK DÜZEYİ DAHA ERKEN BELİRLENEBİLİR Mİ

Bilindiği gibi COVID-19 herkeste aynı tahribatı yapmıyor, hastalığı bazıları ağır bazıları da çok hafif geçirebiliyor. Hastalığa yakalandığından haberi olmayanlar bile var! Bilim insanları “Acaba riskli vakaları erken dönemde belirleyip onları risk oranları büyümeden tedaviye almamız mümkün olabilir mi'” sorusuna uzun süredir yanıt arıyor. Haklılar! Çünkü bu durumda erken başlanabilecek bir deksametazon desteği bile süreci hızla kontrol altına alabiliyor. Neticede de yoğun bakıma ihtiyaç en aza iniyor. Peki, elimizde böyle bir test var m? Üzülerek belirteyim, elimizde henüz erken risk tayininde kullanabileceğimiz güvenilir bir test maalesef yok. Ama bilelim ki bilim insanları bu konuda da nihai sonuca oldukça yaklaşmış durumdalar. Kanda “sitokin seviyelerini” belirleyerek bu işi de çözebileceklerini düşünüyorlar. Bilindiği gibi durumu hızla ağırlaşan hastalarda “erken yangısal tepkiler” süratle çoğalıyor. Ve bu aşırı bağışıksal tepkiler de ufukta bir “sitokin fırtınasının varlığı” anlamına gelebiliyor. Eğer biz bu fırtınayı erkenden belirleyebilir ya da önceden tahmin edebilirsek işimiz çok daha kolay olacak, yoğun bakımlara ihtiyacımız bir hayli azalacaktır.

D VİTAMİN DESTEKLERİ NASIL KULLANILMALI

İLK 5

1. Mümkünse damla formları tercih edilmeli.

2. D3 vitamini ile K2 vitamini birlikte kullanılmalı.

3. Günlük dozda 1-2 bin ünite aşılmamalı (korunmak için).

4. Günlük 2 bin ünitenin üzerine çıkma durumunda doktorla konuşulmalı.

5. Lipozomal ürünler ve kapsül formları tabletlere tercih edilmeli.

İKİNCİ 5

1. Düzenli ve devamlı kullanım tek dozlardan daha etkili.

2. Yoğurt, ayran veya zeytinyağını eklemek, tok karna tüketmek etkiyi arttırıyor.

3. Günlük 5 bin ünite ve üzerindeki dozlara doktorlar karar vermeli.

4. Günlük tek doz almak ve düzenli kullanmak daha etkili.

5. Kan seviyeleri ölçüldükten sonra kullanıma geçmek en doğru karar.

İYİ BİLGİ
D VİTAMİNİ EKSİLİNCE NELER OLUYOR

- Bağışıklık zayıflıyor.

- Kemik ve kaslar eriyor.

- Yorgunluk başlıyor.

- Uyku düzeni bozuluyor.

- Depresyon tetikleniyor.

- Bellek etkileniyor.

- Kronik hastalıklar devreye giriyor.

- Beyin sisleniyor.

- Damarlar sertleşiyor.

- Kilo alınıyor.

KISA BİLGİ
D VİTAMİNİNDE İDEAL SEVİYE NE OLMALI

- 50-100 arası: İDEAL

- 30-50 arası: UYARICI

- 20-30 arası: RİSKLİ

- 20’nin altı: TEHLİKELİ

Yorumlar (0)
banner82
banner83
18
açık
banner84
Namaz Vakti 12 Mayıs 2021
İmsak 04:18
Güneş 05:56
Öğle 13:13
İkindi 17:03
Akşam 20:20
Yatsı 21:51
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29