"Montrö Karadeniz'in bir savaş alanı olmasını engelliyor"

Yaşar Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezinin düzenlediği "Rusya-Ukrayna Çatışması ve Karadeniz'in Güvenliği” panelinde akademisyenler, Montrö Boğazlar Sözleşmesini, çatışmanın gidişatını ve diğer ülkelere etkilerini konuştu.

Güncel 10.03.2022, 12:50
"Montrö Karadeniz'in bir savaş alanı olmasını engelliyor"

Yaşar Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işıl Özkan’ın moderatörlüğündeki "Rusya-Ukrayna Çatışması ve Karadeniz'in Güvenliği” çevrim içi paneline; İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Köni, Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sertaç Başeren, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mitat Çelikpala, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Bumin Özarslan katıldı.

Prof. Dr. Işıl Özkan, "Bu bir sınır savaşı mı yoksa enerji savaşı mı, çok açık değil" dedi. Özkan, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi hiçbir şey yapmıyor, sadece Rusya’yı veto ediyor. NATO da bir şey yapamıyor. Batı ve Amerika ekonomik ambargo getiriyor. Savaş iyi bir şey değil, insanlığa karşı suç olduğu belli, siviller öldürülüyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi var; ancak şu anda o da bir şey yapamıyor. Ortada hem insanlığa karşı bir suç var hem de bunun sonucu olarak bir göç olgusu var. Enerji ve ekonomik etkilerini biz dahil birçok millet çekecek. Bu durum bana küreselleşmenin sonu gibi geliyor" diye konuştu.

Montrö'nün önemi

Montrö Boğazlar Sözleşmesinin maddelerini günümüze yorumlayan Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sertaç Başeren, "Montrö’nün Karadeniz’in savaş alanı olmasını önleme istikametinde birtakım katkıları var. Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin boğazlardan geçişine getirilen sınırlandırma ve bu gemilerin Akdeniz’de bulunuşuna getirilen bir sınırlandırma var. Bu şekilde kıyısı olmayan devletlerin Karadeniz’de güç bulundurmasının önüne geçiliyor. Gemilerin sınırlı miktarda olması ve Karadeniz’de sınırlı kalış süresi, Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin buraya ciddi şekilde güç projeksiyonu yapmasına engel olmakta. Bu da Karadeniz’in bir savaş alanına dönüşmemesi için katkıdır. Savaşan devletlerin savaş gemileri boğazdan geçemez bu açık ve net. Karadeniz’e kıyısı olsun ya da olmasın limanlarına ulaşmak için boğazlardan geçmek durumunda olan gemilerin boğazdan geçme imkânı var. Karadeniz’de limanı bulunan Rus savaş gemilerinin boğazdan geçmesi mümkün; ama dışarı çıkmaları mümkün olmayacaktır" dedi.

Doğu Akdeniz gazı

Enerji konusunda bir kriz çıkabileceğini de aktaran Prof. Dr. Başeren, "Avrupa’nın ve bizim Rusya’ya bir enerji bağımlılığımız var; ama Rusya’nın da bir enerji bağımlılığı var. Konuya böyle baktığımız zaman enerji akımının etkilenmeyeceği düşünülebilir. Bu noktaya geleceği öngörülseydi, hiç başlamazdı. Doğu Akdeniz’de toplamda 10 trilyon metreküp kadar gaz rezervi var. Bu miktar Rus gazına alternatif oluşturamaz; ancak Amerika, Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya gitmesini istiyordu. İşte bu, gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya çıkarılmasının önünü açabilir" diye konuştu.

"Ukrayna'yı Belaruslaştırma çabası"

Rus dış politikasını uluslararası ilişkiler bağlamında anlatan Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mitat Çelikpala ise “Rusya’nın beklediği tarafsızlık değil, Ukrayna’nın Rusya’nın nüfuz alanında kalmış olduğunu kabul etmesini, Batı’yla ya da NATO’yla ilişkisi olmamasını, silahsızlandırılmasını istiyor. Federal Ukrayna’yı oluşturacak bir anayasa yazılsın istiyorlar. Bu bir tür Ukrayna’yı Belaruslaştırma çabası. Tamamen Rusya’ya bağlı, batıyla hiçbir şekilde ilişki kurmayacak bir statüye taşımak. Büyük bir güç politikası uygulanıyor. Rusya’nın büyük bir güç olarak, arka bahçesi diyebileceğimiz yakın çevresindeki gücünü yeniden tesis etmesi için bir düzenlemeye gitmek bu. Büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Rusya’nın imajında yaralanmalar olmaya başladı. Batı dünyası hızlı bir şekilde tepki gösterdi. AB ve NATO canlanmaya başladı. NATO yeniden birlik ve bütünlüğünün sağlanacağı ve gerekliliğinin tartışılmadığı bir döneme döndü. Avrupa ve Atlantik dünyası hızlı bir ekonomik savaşa döndü. Enerji kayıplarının artmasıyla bu daha da artacak. Ekonomik alandaki sınırlandırılmalar, yaptırım olmaktan çıkıp Rusya toplumunun üzerinde bir baskı oluşturmaya başladı. Önümüzdeki dönem Rusya buna dayanabilecek mi, bunu sorgulayacağız” dedi.

"Ateşkes olsa bile uzun soluklu bir rekabet başlayacak"

Yakın gelecekteki süreci ve çatışmanın Türkiye’ye etkisini yorumlayan Prof. Dr. Çelikpala, “Kısa sürede bir ateşkes ve barış anlaşması işi normalleştirecek bir uzlaşı olsa bile uzun süreli bir rekabeti başlatacak. Gerginliğin uzun süre devam edeceğini düşünüyorum. Türkiye’ye de yansımaları olacak. Türkiye ile Rusya’nın ticareti hızlı bir şekilde durmaya başladı. Önümüzdeki dönemde biraz daha sarsılacak ve Türk ekonomisinde büyük etki oluşturacak; ama asıl sorun güvenlik alanında. Rusya’yla Karadeniz kıyıdaşlarının hiçbiri bir araya gelmek istemiyor. Türkiye’nin Rusya’yla dostane ilişkileri bölgesel güvenliği sağlamaya yetmiyor. Bunu tartışmaya başlayacağız. İstemediğimiz yönde birtakım kararları almak durumunda kalacağız. Taraf olmak gerekecek” şeklinde konuştu.

Ülkesinden göç eden Ukraynalı sayısının 2 milyona yaklaştığını belirten İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Köni de, ABD Başkanı Biden’ın göreve gelmesinden sonra Rusya ile Ukrayna ilişkilerinde değişimden bahsederek, “Avrupa, Rusya için ‘Rusya bize petrol ve gaz satıyor, faydalanıyoruz. Zaten kapitalist oldu, herhalde çatışma çıkacak hali yok. Bir sorunumuz olmayacak’ diyordu. İstila etmeyeceklerini düşünüyorlardı. Olaylar 3 ay içinde gelişti. Asker yığmalar, karşılıklı laf söylemeler başladı. Şu anda Güneydoğu Asya’dan başlayarak Türkiye hattından geçen bir göç hattı var. Buna Ukraynalılar da eklendi. Avrupalı gördükleri için Ukraynalılara iyi davranıyorlar, ancak bu askeri harcamalar milliyetçiliği başlatacak” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)
banner83
23
açık
banner84
banner82
Namaz Vakti 27 Haziran 2022
İmsak 03:52
Güneş 05:42
Öğle 13:19
İkindi 17:14
Akşam 20:46
Yatsı 22:28
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31