Bakan Nebati, KKM'nin bir yılını değerlendirdi

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, kur korumalı mevduat ve katılma hesabı (KKM) uygulamalarının küresel ve bölgesel zorlukların önemli ölçüde arttığı bu yıl finansal istikrarın güçlendirilmesine, döviz talebinin sınırlandırılmasına ve Türk lirası mevduatın vadesinin uzamasına önemli katkılar sağladığını bildirdi

Ekonomi 19.12.2022, 11:07
Bakan Nebati, KKM'nin bir yılını değerlendirdi

Bakan Nebati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Aralık 2021'de açıkladığı ve bir yılını geride bırakan KKM uygulamalarının piyasalara etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu, gelecek yıla ilişkin hedeflerini ve öngörülerini anlattı.

Türkiye Ekonomi Modeli'ni destekleyen en önemli enstrüman paketlerinden biri olan KKM uygulamalarının ekonomiye katkılarına ilişkin analizlerinizi paylaşır mısınız?

NEBATİ: Geçen yılın son aylarında döviz kurlarında piyasa gerçekliğiyle bağdaşmayan sağlıksız fiyat oluşumları ve dalgalanmalar gözlemledik. Finansal istikrarı tehdit eder boyuta ulaşan bu gelişmelerin önüne geçmek amacıyla Aralık 2021'de KKM uygulamasını devreye aldık. Bu uygulamayla tasarruflarını Türk lirası cinsi hesaplarda değerlendiren vatandaşlarımızın döviz kurundaki değişimlerden olumsuz etkilenmelerini önlemek ve finansal sistemimize güvenlerini pekiştirmeyi amaçladık. Küresel ve bölgesel zorlukların önemli ölçüde arttığı 2022 yılında KKM uygulaması, finansal istikrarın güçlendirilmesine, döviz talebinin sınırlandırılmasına ve Türk lirası mevduatın vadesinin uzamasına önemli katkılar sağladı. Uygulama aynı zamanda makroekonomik dengelerimize de olumlu katkı yaptı ve ekonomik aktivitenin sağlam temeller üzerinde büyümesinde önemli rol oynadı.

Başta KKM olmak üzere Aralık 2021'den itibaren devreye aldığımız enstrümanlar ve tedbirler bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde finansal istikrarın sürdürülmesinde etkin bir rol oynadı. Rusya-Ukrayna Savaşı'na ve Fed'in faiz artırımlarına rağmen KKM'nin de katkısıyla döviz talebinin önüne geçildi ve böylece döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduatlardaki payı 21 puan azaldı. Bize geçmişte kolaylıkla dayatılan faiz politikalarına karşı güçlü ve kararlı duruşumuz, sadece ülkemizin makroekonomik göstergelerine olumlu yansımakla kalmıyor, aynı zamanda kronik problemlerin çözülmesine de olanak sağlıyor.

KKM'nin Hazineye ve Merkez Bankasına maliyeti eleştirilere konu oluyor. Bu kapsamda ne kadarlık bütçe ayrıldı?

NEBATİ: Bu sorunuza yanıt verirken KKM'yi tasarladığımız ve devreye aldığımız dönemdeki ekonomik konjonktürü tekrar hatırlamak yerinde olacaktır. Biz bu enstrümanı, başta finansal istikrarımızı tehdit eder boyuta yükselen döviz kuru oynaklıkları olmak üzere, küresel ekonomide artan belirsizlik ortamı ve salgın sonrası dönemde arz kısıtlarının körüklediği maliyet enflasyonu gibi ekonomimizi tehdit eden birçok faktörün etkili olduğu zorlu bir dönemde uygulamaya aldık. Tüm dünya yükselen enflasyon, faiz ve kur kısır döngüsü neticesinde hızla resesyona doğru sürüklenirken bu uygulamanın da katkısıyla ekonomik açmazın ötesine geçerek enflasyonla mücadelemizi istihdamı artırarak insan odaklı bir yaklaşımla sürdürüyoruz. Bu sene 91,6 milyar lira destek ödemesi gerçekleştirilen KKM'nin maliyetini şeffaflıkla paylaşmaya devam ediyoruz. Sınırlı maliyetine kıyasla öngörülebilirliğin artmasına ve enflasyonda düşüş eğiliminin hızlanmasına destek olan KKM'nin maliyetinin ilerleyen dönemde de sınırlı kalacağını öngörüyoruz.

Düşük faiz, yüksek büyüme ve yatırım, düşük cari açığı hedefleyen Türkiye Ekonomi Modeli, bir bakıma sizin Bakanlığınız ile anılacak. Sizce çark işliyor mu, etkileri görülmeye başlandı mı?

NEBATİ: Türkiye Ekonomi Modeli'miz çerçevesinde enflasyonla mücadelede, üretim kapasitesinin azalması ve istihdam kayıplarının artması gibi risklerin ekonomimiz açısından tehdit oluşturmasına fırsat vermeksizin kalıcı fiyat istikrarını tesis etmeye yönelik politikaları tercih ettik. Faiz artışları olsaydı, yatırımlar ertelenecek, istihdam daralacak, üretim azalacak ve ülkemizin potansiyeli topyekun sınırlanmış olacaktı. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütecek modelimiz kapsamında ihracatımızın katma değerini ve üretimin bilgi, teknoloji ve inovasyon ağırlığını artıracak yatırımlara hız kesmeden devam ediyor ve istihdamı artıran üretim faaliyetlerini destekliyoruz. Son dönemde model kapsamında uyguladığımız politikaların olumlu sonuçlarını almaya başladık. Kasım ayında enflasyonda tepe noktayı geçerek, düşüş eğilimine girdiğimizi görüyoruz. Bu düşüşte uluslararası emtia fiyatlarındaki gerileme ve küresel koşullardaki sınırlı iyileşme elbette etkili oldu fakat bu gerilemede, proaktif bir yaklaşımla hayata geçirdiğimiz tedbirlerin, model kapsamında uygulamaya aldığımız KKM'nin ve atılan diğer adımlarla Türk liramızda sağladığımız istikrarlı duruşun etkisi çok açık biçimde görülebilmektedir.

Modelin olumlu etkilerini sadece enflasyondaki düşüş trendinin başlamasıyla değil, büyüme verilerinde de görüyoruz. Makine ve teçhizat yatırımlarımız son 12 çeyrektir kesintisiz büyüyor. Toplam 31 milyonu aşan istihdam rakamımız da yine tarihi yüksek seviyelerde. İhracatımız her ay yeni bir rekor kırarken ülkemizin dünya ticaret hacmi içindeki payı yüzde 1’i aştı. Sanayi ve turizm gibi döviz getirici üretken sektörlerimiz Cumhuriyet tarihimizde hiç olmadığı kadar güçlendi. Turizm sektörümüzün dünya turizminden aldığı pay tarihi yüksek seviyelerde seyrediyor. Önümüzdeki dönemde modelimizin katkısıyla "Türkiye Yüzyılı" vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizi önde gelen küresel finans, sanayi ve ticaret merkezlerinden biri haline getireceğiz.

Dünyadaki konjonktür enerji fiyatlarını artırdı, bu da küresel çapta enflasyonu ve cari açığı tetikledi. Türkiye'de enflasyon artışı baz etkisiyle hız kesmeye başladı, önümüzdeki günlerde fiyat artışlarının seyri nasıl olacak?

NEBATİ: Küresel tedarik zincirindeki aksamalar, başta petrol ve doğal gaz fiyatları olmak üzere emtia fiyatlarında görülen yüksek artışlar ve Rusya-Ukrayna Savaşı tüm dünya ekonomilerini olumsuz etkiliyor. Türkiye Ekonomi Modeli'nin odağında yatırım, istihdam, üretim ve ihracat yer alıyor. Nitelikli ve sürdürülebilir büyümenin devam etmesiyle cari açık ve enflasyon sorununu kalıcı olarak ardımızda bırakmayı hedefliyoruz. Üretimimizi ve ihracatımızı desteklemek için selektif kredi politikası uyguluyoruz. Bu politikalar sonucunda ihracatımız tarihi zirvelerde seyrederken kasım itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 253,5 milyar dolara ulaştı. Cari açığımız ekim ayında yıllık 43,5 milyar dolar olarak gerçekleşse de enerji ve altın hariç cari fazlamız 49 milyar dolara yükseldi. Yüksek büyüme rakamlarımıza rağmen enerji ve altın hariç cari fazlanın geldiği nokta, Türkiye Ekonomi Modeli'nin başarısını net bir şekilde teyit eder niteliktedir.

Salgın sonrasında enflasyon tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkilemiş ve tarihi zirvelere ulaşmıştır. Ülkemizde enflasyonun temel belirleyicilerinden biri döviz kuru. Geçtiğimiz yıl döviz kurunda piyasa gerçekleriyle uyuşmayan artışlar görülmüştür. KKM öncesinde ekonomimiz hakkında felaket senaryoları yazılırken KKM'nin de katkısıyla sağlanan istikrarla birlikte tüm görünüm değişti. Kurlarda seyrin istikrar kazanmasıyla enflasyonun daha da hızlanmasının önüne geçtik, hatta düşüş trendine girmesini sağladık. Döviz kurundaki oynaklığın azalması, emtia fiyatlarının normalleşmesi ve Türk lirasına güvenin artmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde enflasyonda ciddi düşüşlerin yaşanacağından kimsenin kuşkusu olmasın.

Göreve başladığınızdan bu yana birçok uluslararası temaslarda bulundunuz. Türkiye Ekonomi Modeli uluslararası yatırımcılardan destek görüyor mu?

NEBATİ: Göreve gelmemi müteakip, gerek ikili görüşmeler gerek IMF-Dünya Bankası, G20 ve OECD toplantıları gibi çok taraflı platformlar vesilesiyle çok sayıda mevkidaşım ve uluslararası yatırımcı, iş adamı, fon yöneticisiyle görüşmelerim oldu. Bu görüşmelerde küresel salgın sonrası dönemde ortaya çıkacak ekonomik fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmek ve ülkemizin cari açık sorununu kalıcı bir şekilde sona erdirmek amacıyla ortaya koyduğumuz yatırım, istihdam, üretim ve ihracata dayalı Türkiye Ekonomi Modeli'mizi muhataplarıma etraflıca aktardım. Modelimiz, Türkiye'nin iktisadi yapısını ve dinamiklerini bütünüyle dikkate alan bir model. Bu model, güçlü ekonomik temelleri, gelişmiş altyapısı, eğitimli ve genç insan kaynağıyla vatandaşlarımızı "Türkiye Yüzyılı"nda daha ileri bir refah düzeyine ulaştırma hedefine odaklanmıştır. Muhataplarımıza, Türkiye'ye güvenen ve yatırım yapanların bizimle birlikte kazanacaklarını anlattık. Aldığımız geri dönüşler çok olumlu. Ülkemize ve modelimize güven artarak devam ediyor. Önümüzdeki yıl, modelimizin çıktıları ekonomimizin her alanında daha görünür ve hissedilir hale gelecek ve yabancı heyetlerle temaslarımızda Türkiye Ekonomi Modeli'nin sonuçlarını aktarmaya devam edeceğiz.

Malumunuz olduğu üzere 2022 yılı dış borçlanma tarafında uluslararası finansal piyasalarda oldukça zorlu geçen bir yıl oldu. Küresel tahvil piyasalarından, yılbaşından bu yana yaklaşık 85 milyar dolarlık çıkış yaşanırken gelişmekte olan ülkelerin uluslararası sermaye piyasalarındaki ihraç tutarı da yarı yarıya azaldı. Böylesi zorlu bir ortamda, Bakanlığımız sene başında duyurduğu şekilde 11 milyar dolar tutarında dış borçlanma işlemi gerçekleştirerek dış finansmana erişim kabiliyetimizin ne kadar yüksek olduğunu gösterdi. Önümüzdeki dönemde de yabancı yatırımcıların dış borçlanma işlemlerimize olan yoğun ilgisinin artarak devam etmesini bekliyoruz. Dış borçlanma tarafında yatırımcı tabanımızı genişletirken piyasa ve ürün çeşitlendirmesine gitmeye özel önem veriyoruz. Uluslararası yatırımcılar, güçlü ve dengeli büyümesi, kayda değer oranda istihdam artışı, canlılığını sürdüren yatırım iştahı ve olumlu seyrini koruyan ihracat görünümüyle Türkiye'nin sunduğu imkanların ve potansiyelin fazlasıyla farkındalar. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin ihraç ettiği yeni enstrümanlara güçlü talep göstereceklerini öngörüyoruz.

Yorumlar (0)
banner115
banner83
banner84
banner114
Namaz Vakti 28 Ocak 2023
İmsak 06:49
Güneş 08:14
Öğle 13:29
İkindi 16:11
Akşam 18:35
Yatsı 19:54
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 19 45
2. Fenerbahçe 19 41
3. Beşiktaş 19 38
4. Başakşehir 19 37
5. Trabzonspor 19 35
6. Adana Demirspor 19 34
7. Konyaspor 19 27
8. Kayserispor 19 26
9. Alanyaspor 20 25
10. Karagümrük 19 22
11. Ankaragücü 19 22
12. Giresunspor 19 21
13. Gaziantep FK 19 19
14. Kasımpaşa 19 19
15. Antalyaspor 18 18
16. Sivasspor 19 18
17. Hatayspor 18 17
18. İstanbulspor 19 15
19. Ümraniye 19 14
Takımlar O P
1. Eyüpspor 20 41
2. Samsunspor 20 38
3. Keçiörengücü 20 36
4. Bodrumspor 20 35
5. Pendikspor 20 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Boluspor 20 33
9. Sakaryaspor 20 31
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 19 28
12. Adanaspor 20 22
13. Tuzlaspor 20 19
14. Altay 20 18
15. Erzurumspor 20 18
16. Altınordu 20 16
17. Ö.K Yeni Malatya 20 13
18. Denizlispor 20 12
19. Gençlerbirliği 20 10
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 17 44
2. Real Madrid 17 41
3. Real Sociedad 18 38
4. Atletico Madrid 18 31
5. Villarreal 18 31
6. Real Betis 17 28
7. Osasuna 18 28
8. Athletic Bilbao 18 26
9. Rayo Vallecano 18 26
10. Mallorca 18 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 18 21
13. Valencia 17 20
14. Espanyol 19 20
15. Sevilla 18 18
16. Getafe 18 17
17. Celta Vigo 18 17
18. Real Valladolid 18 17
19. Cadiz 18 16
20. Elche 18 6