13.08.2021, 10:39

Doğa intikam alıyor... Ormanlarımız yanıyor, bizim de ciğerimiz yanıyor…

Ormanlarımız günlerdir yanıp kül oluyor, bizim de ciğerimiz yanıyor.

Yangın felaketi Türkiye’ye özgü değil; dünyanın karşı karşıya kaldığı “iklim krizi” sonucu olarak özellikle Akdeniz Bölgesi’ndeki bir “doğa felaketi”dir.

Asıl problem; devletin sel, su baskını, yangın ve deprem gibi doğal afetlere ve felaketlere karşı hazırlıklı ve organize olup olmamasıdır.

Gerçek olan şu ki; devlet “iklim değişikliği”ne uyum sağlayacak hazırlıkları yapmada, önlemleri almada yeterli ölçüde enerjik davranamıyor; sel, yangın ve depremlerle doğa, bizden intikam alıyor.

Öte yandan; ormanlar azalıyor, kıyılar sıra sıra otellerle doluyor, ormanlık alanlar sorumsuzca imara açılıyor, maden ocakları açılıyor, HES’ler inşa ediliyor.

Bunun oluşturduğu tablo; “çevre tahribatı”dır.

Bu arada; Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi tarafından açıklanan verilere göre; 2021 yılında Türkiye’de 160 bin hektar yani 160 milyon m2 orman yandı.

Bu miktar 2008-2020  yılları arasında 12 yılda yanan alanların 4 katına eşit.

Görünen o ki; ormanlarımızı koruyamıyoruz, geliştiremiyoruz.

Buna karşılık Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli; orman yangınlarının söndürülmesinde özellikle muhalefet belediyelerini “sorumlu” tutuyor.

Oysa; 119 maddeden oluşan 6831 sayılı “orman yasası”nın 69.maddesi, “orman yangınlarının söndürülmesi sırasında, kamu kurumları arasındaki koordinasyonu mahallin en büyük mülki idare amiri sağlar” diyor.

Anayasa’nın 169.maddesi de “ormanları koruma ve geliştirme görevini” doğrudan devlete veriyor. Ayrıca; Anayasa maddesinde devamla “…….. ormanları yakmak, ormanları yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz” deniliyor.

1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi’nin 410.maddesiyle de bu görev doğrudan Tarım ve Orman Bakanlığı’na veriliyor.

Buna rağmen; Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli; günlerce süren orman yangınlarını söndürmedeki başarısızlığını, öngörüsüzlüğünü örtmek için Anayasa’nın, Orman Yasası’nın ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi’nin açık hükmüne karşın kendisini sorumluluktan sıyırarak sorumluluğu belediyelere yüklemeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, bir televizyon programında gazetecilerin soruları cevaplarken, “yerleşim bölgelerindeki bu tür yangınların sorumluğu Büyükşehir Belediyelerinin Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Denizli gibi belediyelerindir.”diyor.

Denilebilir ki; iktidar, orman yangınlarını söndürmedeki yetersizliğinin sorumluluğunu, özellikle muhalefetin elindeki Büyükşehir Belediyelerine yüklemeye çalışıyor.

Kaldı ki; kent içinde bir yangın çıkması halinde, yangını söndürmede elbette belediyeler sorumludur.

Oysa; günlerce süren yangın kent içinde değil; ormanlarda çıkıyor, ormanlardan yerleşim alanlarına sıçrıyor.

Dolayısıyla; yangının söndürülmesinde öncelikli görev belediyelere değil; başta devlet olmak üzere hepimize aittir.

TÜRK HAVA KURUMU NEDEN DEVRE DIŞI?

Atatürk; “İSTİKBAL GÖKLERDEDİR” öngörüsüyle 1925 yılında, “Türk Tayyare Cemiyeti” adıyla Türk Hava Kurumu’nu kurdu.

Türk Hava Kurumu’nun yangın söndürme filosu, bölge ülkeleri içinde en etkin filoydu.

2016 yılında, İsrail’deki yangını başarıyla söndürmüştü.

Bugün ise Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, “envanterimizde yangın söndürme uçağı yok.”diyor.

Sadece bir şirket aracılığıyla Rusya’dan kiralanmış 3 yangın söndürme uçağı var.

Geçmişte, komşu ülkelere yangın söndürmek için yardıma koşan Türkiye; bugün, Avrupa Birliği’nden yangın söndürme uçağı isteyen bir konuma geldi.

Türk Hava Kurumu’nun yangın söndürme uçakları hangarlarda çürümeye terk edilmiş, deneyimli pilotların işine son verilmiş, Atatürk’ün kurduğu bir kurum daha Hıfzıssıhhadan sonra  fiilen yok edilmiştir.

Oysa; 2002’de, Türk Hava Kurumu’nun elinde 19 yangın söndürme uçağı vardı.

Türk Hava Kurumu’nun uçaklarının hangarlarda çürümeye terk edilmesinin, deneyimli pilotların işine son verilmesinin, kurumun “kayyum”la yönetilmesinin, işlevsiz bırakılmasının, gayrimenkullerinin elden çıkarılmasının, özetle; Türk Hava Kurumu’nun “çökertilmesi”nin Türkiye’ye maliyeti çok ağır olmuştur.

Cumhuriyet’in kurumlarını bir bir yok etmenin bedelini çok ağır bir biçimde ödüyoruz.

Bugün, Türkiye’nin ilk öğretim çağındaki öğrenci sayısı kadar nüfusu olan Yunanistan’ın 40, İtalya’nın 19, Fransa’nın 29 yangın söndürme uçağı var.

Buna karşılık Türkiye; Rusya’dan bir şirket aracılığıyla 5 yangın söndürme uçağı kiralamak için ihaleye çıkmış, 3 uçak kiralayabilmiş.

Şimdi, şu soruları sorabiliriz.

  • Türk Hava Kurumu’nun uçaklarının 4 milyon dolara mal olacak bakımları yapılmazken neden Rusya’dan, bir şirket aracılığıyla uçak kiralama yolu seçildi?
  • Rusya’dan kiralanan üç uçağa toplam 23 milyon 882 bin dolar ödenmesi nasıl açıklanabilir?
  • Anlaşmaya göre kiralanan Rus uçaklarının günlük maliyeti 1.3 milyon dolar. Türk Hava Kurumunun uçaklarının toplam 4 milyon dolara mal olacak bakımı yapılmayarak hangarlarda çürümeye neden terk edildi?
  • Atatürk’ün kurduğu Türk Hava Kurumu, hangi nedenlerle kaderine terk edildi?

Orman yangınlarında 9 yurttaşımız hayatını kaybetti. Yaralanan yüzlerce yurttaşımız oldu, çok sayıda yurttaşımız evsiz kaldı, eşyaları, traktörleri yandı. Ormandaki yaban hayvanları ve birçok canlı da yaşamını yitirdi.

Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine de sabır ve başsağlığı diliyorum, acılarını paylaşıyorum. Yaralı yurttaşlarımıza da acil şifa diliyorum. Bu arada; evi yanan ve zarara uğrayan yurttaşlarımızın bu zararlarının acilen devlet tarafından en kısa zamanda karşılanmasını diliyorum.

Sonuç olarak: Allah ulusumuza bir daha böyle felaketler yaşatmasın.

Cumhuriyet’in kurumlarını işlevsiz bırakmanın maliyeti ağır oluyor.

Yangın, sel, su baskını, deprem gibi doğal afetlere karşı önceden hazırlıklı ve organize olma ihtiyacıyla karşı karşıyayız.

Yorumlar (0)
banner83
29
parçalı az bulutlu
banner84
banner82
Namaz Vakti 16 Mayıs 2022
İmsak 04:13
Güneş 05:53
Öğle 13:13
İkindi 17:04
Akşam 20:23
Yatsı 21:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31