Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde Necip Fazıl Ödülleri Töreni’nde konuştu. Törende, Saygı ödülünü İlhami Atalay, Şiir Ödülünü Mehmet Can Doğan, Hikaye ve Roman Ödülünü Ayşegül Genç, Fikir Araştırma Ödülünü Mustafa Özel, İlk Eser Ödülünü Elif Genç ve Can Acer, Uluslararası Kültür Sanat Ödülünü Elçin İlyasoğlu Efendiyev aldı. Erdoğan, törende şöyle konuştu:

“SİZ BUGÜN ROMANTİK DEVRİMCİLİK OYNAYANLARA RÜZGARI BAŞKA YERDEN ALARAK ESİP SAVURANLARA BAKMAYIN”

“Sözlerime şair, mütefekkir, dava adamı üstad Necip Fazıl Kısakürek'i bir kez daha rahmetle ve hasretle yad ederek başlıyorum. Eserleri ve mücadelesiyle nesillerin ruhunu beslediği için Rabbim ondan razı olsun. Zor zamanlarda dik duruş sergilemek öyle her babayiğidin harcı değildir. Siz bugün tatlı su mücahitliğine soyunanlara romantik devrimcilik oynayanlara rüzgarı başka yerden alarak esip savuranlara bakmayın. Bunların hiçbiri zalim karşısında konuşamaz. Zulüm karşısında direnemez. Gerektiğinde hayatı pahasına davasını sahiplenip çilesini çekemez.

“BAZI DÖNEMLERDE ÜZERİ KÜLLENSE DE BU VASIFLARI BÜNYESİNDE BARINDIRAN BİR MİLLET ÖNÜNDE, SONUNDA O BEKLENEN ŞAHLANIŞI GERÇEKLEŞTİRİR”

Üstat işte bunu başarmış bir şahsiyet olduğu için milletimizin gönlünde bu derece güçlü yer etmiş, bu derece derin iz bırakmıştır. Milletler dirayetli liderler ve üretken ilim, kültür, sanat insanlarına sahip oldukça yükselir. Bunları kaybettikçe de gerilerler. Bazı dönemlerde üzeri küllense de bu vasıfları bünyesinde barındıran bir millet önünde, sonunda o beklenen şahlanışı gerçekleştirir. Bu küllerin en yoğun şekilde üzerimize çöktüğü bir dönemde milletimizin özündeki közü eserleri ve mücadelesiyle canlı tutarak parlatarak bugün yaşadığımız büyük atılıma zemin hazırlamıştır. İnşallah bu mirası hem sahiplenecek hem zenginleştirecek bir yolda giderek daha hızlı bir şekilde ilerliyoruz.

“BİRİLERİ EMPERYALİST EMELLERE HİZMET EDEN BİR KÜL KATMANI KATMAK İSTESELER DE ALLAH'IN İZNİYLE BAŞARAMAYACAKLARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'da Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'da

Her ne kadar birileri yaydıkları karamsarlık havasıyla ülkemizin üzerini tekrar emperyalist emellere hizmet eden bir kül katmanıyla örtmek isteseler de Allah'ın izniyle başaramayacaklardır. Aralarında 15 Temmuz'un da olduğu her hadise bize milletimizin istiklali ve istikbali uğrunda neler yapabileceğini tekrar tekrar göstermiştir. İnşallah asırlar boyunca üstadın ateşini yaktığı meşalenin ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Bugün burada ülkemizin ilim, sanat ve kültür hayatına yön veren eserleriyle ruhumuza dokunan siz kıymetli dostlarımla bir kez daha buluşmanın bahtiyarlığı içindeyim.

“HOCAMIZIN ÇOK YÖNLÜ ARAŞTIRMACI KİMLİĞİ, ROMAN DİLİYLE SİYASET, İKTİSAT, İŞ HAYATI BAŞLIKLARIYLA VERDİĞİ ESERLERİYLE KENDİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ”

9. Necip Fazıl Ödülleri'nin edebiyat ve fikir dünyamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yıl hikaye ve roman ödülünü Ayşegül Genç hanımefendiye takdim edeceğiz. Eserlerinde mutlak güzel, mutlak hakikat arayışını baş köşeye oturtan kardeşimizi tebrik ediyorum. Mustafa Özel hocamızı iktisat ilmine karşı ilgi ve sevgi uyandıran yazılarıyla yakından takip ediyoruz. Onun eserlerinden ve sohbetlerinden aldığı cesaretle girişimcilik yoluna giren, ilerleyen müteşebbislerimiz üretim, istihdam ve ihracat destanları yazıyor. Hocamızın çok yönlü araştırmacı kimliği, roman diliyle siyaset, iktisat, iş hayatı başlıklarıyla verdiği eserleriyle kendini bir kez daha gösterdi. Bu yılki fikir araştırma ödülünü takdim edeceğimiz Mustafa Özel hocamızı tebrik ediyorum.

“İLK ESER ÖDÜLLERİYLE GENÇ KARDEŞLERİMİZİ CESARETLENDİRİYOR, TEŞVİK EDİYORUZ”

Her yıl verdiğimiz ilk eser ödülleriyle genç kardeşlerimizi cesaretlendiriyor, teşvik ediyoruz. Bu yıl ilk eser alanında iki genç kardeşimiz ödüle layık görüldü. Okuyucularıyla, Düşünsene Hızır Bendim eseriyle buluşan Elif Genç, Demirin Demiri Kesme Sesi ile Can Acer kardeşlerimi de aynı şekilde tebrik ediyorum. Bu iki genç yetenekten inşallah kıymetli, yetenekli eserler bekliyoruz. Durmak yok, yola devam.

ULUSLARARASI NECİP FAZIL ÖDÜLÜ ELÇİN İLYASOĞLU EFENDİYEV'E

Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'nü, Azerbaycanlı kardeşimiz Elçin İlyasoğlu Efendiyev'e veriyoruz. Türkiye-Azerbaycan dostluğunun samimiyeti, dayanışması, hasbiliği ile dünyada örnek gösterildiği dönemde verdiğimiz bu ödülü ayrıca anlamlı buluyorum.

NECİP FAZIL'A SAYGI ÖDÜLÜ RESSAM İLHAMİ ATALAY'A

Necip Fazıl Saygı Ödülü'nü tevcih edeceğimiz İlhami Atalay kardeşimiz mümtaz bir isimdir. Asırlara sari milli birikimimizi modern sanatın imkanlarıyla harmanlayarak, manevi hassasiyetlerimizi de gözeten duruşun önde gelen temsilcisidir. Sayın İlhami Atalay'ı da tebrik ediyorum. Biz bu tür ödül törenlerini hak teslimi olarak görüyoruz. Medeniyetimizin yeniden yükselişi yolunda fikirde, sanatta, kültürde de maziden atiye köprüler kurarak üstad gibi fikir çilesi çekerek üreterek eser ortaya koyan, gayret gösteren herkese tekrar şükranlarımı sunuyorum.

“BASKI DÖNEMLERİNDE SESİNİ SİYASET ALANINA YANSITMAKTAN MAHRUM KALMIŞ KİTLELER, ONUN GÜR SADASINDA KENDİ İÇ SESLERİNİN YANKISINI BULMUŞTU”

Yahya Kemal'deki tarih şuuru, Ahmet Haşim'deki beşeri endişe, Mehmet Akif'teki İslami hassasiyet Necip Fazıl'da en yetkin, etkin, en çarpıcı ifadeye kavuşmuştu. Üstadın şiir, nesirde de tamamen kendi şahsına münhasır bir tarzı vardır. Tercih ettiği orijinal kelimeler, özgün tamlamalar, yeri gelir öfkeyi, yeri gelir hicvi bir arada kurmaktaki marifeti, ritmini kah artırıp, kah düşüren tarzı muhataplarını adeta başka bir iklime taşırdı. Ama hepsinden öte ondaki yürek, cesaret. Yargıda girdi, çıktı ama üstad yılmadı. Yeri geldi hakimler kendisine 'artık bıktık senden' dediklerinde 'Siz hancı ben de bu davada yolcu oldukça, ben de bu hana daha çok uğrarım' diyerek cevaplamıştır. Bizler de ondan aldığımız ilhamla inşallah bu yolda devam ediyoruz, devam edeceğiz. Muasırı olduğu yazarlarla kıyaslandığında onun okurlarıyla kurduğu bağ da çok farklıydı. Baskı dönemlerinde sesini siyaset alanına yansıtmaktan mahrum kalmış kitleler, onun gür sadasında kendi iç seslerinin yankısını bulmuştu.

‘AYASOFYA'YA BİR GÜN AÇILACAK’ DERKEN BUNU İFADE ETMİŞTİ

Tek parti zihniyetinin inatla ve ısrarla yürüttüğü sözde dilde sadeleştirme faaliyetleri yaşanan altüst oluşunun en önemli sonuçlarından biriydi. Diliminizin musiki kudreti kazanması, kelimelerimizin name güzelliği alması için verilen onca emeğin, birikimin üzeri sinsice örtülüyordu. Asıl gaye devletimizin müesseselerine ve milletimizin gönlüne kazınan ecdadın izlerini sürmekti. Necip Fazıl'ın dil hassasiyeti bu bakımdan çok büyük önem arz eder. Büyük Doğu'nun yayınının defalarca durdurulması onu yolundan döndürmeye yetmemiştir. Bugün Türkiye Yüzyılı diyerek yeni vizyon koyarken aynı zamanda üstadın da hayalini hayata geçiyoruz. Üstad şayet bugün yaşasaydı herhalde 'müjdeler olsun size, doğdu batmayan güneş' sözünü çok daha gür bir sada ile tekrar söylerdi. Üstad nesillerin mücadelesi uğruna hayatlarını adadıklarını Ayasofya'nın ibadete açılmasından bile etkilenmeyenleri gördükçe, ahlakı olmayanın her mücadeleyi yanlış bulan tavrını hatırlatırdı. Bunu bize defalarca Sultanahmet meydanında, Cağaloğlu'nda Milli Türk Talebe Birliği'nin konferans salonunda tekrarlamıştır. 'Ayasofya bir gün açılacak' derken hep bunu ifade etmişti. Rabbime hamdolsun onun o ideali, onun o hedefi gerçekleştiği gibi onun icrası da bize nasip oldu.”