EGEPOSTASI- CHP Menderes İlçe Başkanı Sezen Şen, Büyük İzmirTV’de yayınlanan Gündeme Dair programında Figen Avcıoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Geçtiğimiz Temmuz ayında Menderes Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasıyla başlatılan soruşturma ve ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar’ın görevden uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan süreci değerlendiren Şen, süreci parti içi perspektiften de yorumladı.

Şen ayrıca, geçtiğimiz haftalarda gündeme getirdiği, öğrencilerin “teknoloji etkinliği adı altında ‘İlk Oyum Erdoğan’a’ etkinliğine götürülmesi” olayının ayrıntılarını da paylaştı. 

“SİYASİ BİR KARAR”

Menderes Belediyesi’ne yönelik soruşturma ve Kayalar’ın görevden uzaklaştırılmasını “siyasi bir karar” olarak değerlendiren Şen, “Mustafa Kayalar belediye başkanımızın görevinden uzaklaştırılması İçişleri Bakanlığı'nın verdiği siyasi bir karar. Biz bunu yanlış olduğunu sürekli dile getiriyoruz. Mustafa Kayalar Başkanımızın haklılığını da her mecrada dile getirmeye devam edeceğiz ve sürecin takipçisi olacağız” dedi.

ŞEN’DEN MUSTAFA AKIN YORUMU

Soruşturmalar ve sonrasındaki süreç ile başkan vekili adaylarında adı geçen ancak aday gösterilmeyen Mustafa Akın’ın önce CHP’den sonra da Menderes Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmesini yorumlayan Başkan Şen, “O süreçte Mustafa Kayalar’ın görevden alınmasının ardından meclis üyelerimizin dahil olduğu demokratik bir seçim sürecine girildi. Alınan kararla Erkan Özkan aday olarak seçildi. Meclis üyelerimizin hep birlikte tek bir isimde uzlaşmasını da Menderes’teki demokratik yapımız ve birliğimize bağlıyorum. İstifaya gelince… O Mustafa Akın’ın kendi kararıdır. Bununla ilgili fazla yorum yapma istemiyorum. Kendisinin çalışmaları hakkında da konuşmak istemiyorum” diye konuştu. 

Mithat Umutoğulları yazdı... 'Ben Şenol, geliyorum!' Mithat Umutoğulları yazdı... 'Ben Şenol, geliyorum!'

“İDDİA VAR MAHKEME YOK”

Kayalar’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen iddianamenin hala hazırlanmamış olması konusunda da değerlendirmede bulunan Başkan Şen, “Bu aslında İçişleri Baknalığı’nın siyasi kararı. Ortada bir iddia var ama bunu henüz mahkemeye taşınmamış olması da iddiaların ne kadar yersiz ve temelsiz olduğunun göstergesi” ifadelerini kullandı.

“HALKTA KIRILMA YARATMADI DESTEK ARTTI”

Soruşturmanın ardından kamuoyunun da “haksızlık yapıldığı” doğrultusunda düşünceleri olduğunu belirten Şen, şunları söyledi; “Orada AK Parti’den yönetimi 8 bin oy farkla kazanmış bir kişiden bahsediyoruz. Biz halka dokunduğumuz her mecrada bu söylemlerle karşılaşıyoruz. Halkımız ‘Seçtiğimiz belediye başkanının arkasındayız. Kendisini başkanlık koltuğunda görmek istiyoruz’ diyor. Yani dolayısıyla yaşanan soruşturmanın halkta bir kırılma yaratmadığını aksine desteği artırdığını söyleyebilirim.”

“BU İFTİRALAR KARA LEKE OLARAK ONLARA YAPIŞACAK”

Bakan soylu’nın CHP’li belediyelere ilişkin iddialarına da değinen Başkan Şen, “Muhakkak bir algı yaratma isteği olabilir. Meyve veren ağaçlar taşlanır. Aynı CHP’li belediyeler gibi. Ama şunu söylemek istiyorum. Güneş balçıkla sıvanmaz. Bu atılan iftiralar, kara bir leke olarak kendilerine yapışacak. Bizim belediyelerimizin sosyal belediyecilik anlayışıyla yaptığı çalışmalar bu şekilde karalanmaya çalışılıyor. Siyasi kararlarla leke sürülmeye çalışılıyor ama ben başarılı olabileceklerini düşünmüyorum” dedi.

“EĞER KENETLENMESEYDİK…”

Soruşturmanın aslında tüm örgüte karşı haksızlık olduğunun altını çizen Şen, “Kazanmış bir belediye başkanından bahsediyoruz. Ama aslında orada hepimizin emeği var. Mustafa Başkanın görevden alınması halkın iradesine vurulan bir kırbaç gibi. Yani bu haksız soruşturma sadece Mustafa Başkan’a değil bize de yapılan bir haksızlık. Biz bu yaşananlardan sonra birbirimize daha çok kenetlendik. Çünkü biz kenetlenmeseydik kırılmalar daha fazla olabilirdi ya da onların amaçladığı gibi kırılmalar olabilirdi. Ama yaşananlar bizi birbirimize daha da kenetledi” ifadelerini kullandı. 

“ÖĞRENCİLER SİYASİ PROPAGANDALARA ALET EDİLDİ”

Geçtiğimiz haftalarda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın İzmir programı kapsamında yaşanan “öğrenci” krizinin perde arkasını da anlatan Şen, “Bizim ilçemizde 4 okulda öğrencilere velilerine imzalatılmak üzere ‘çocuğumun teknoloji etkinliğine gitmesine izin veriyorum’ yazan bir izin kağıdı veriliyor. Veliler bu düşünceyle izin veriyorlar. Gittiklerinde 30 ilçeden öğrenciler var. Çocuklar etkinliğin yapılacağı yere girdiklerinde Recep Tayyip Erdoğan pankartları ve AK Parti bayrakları görüyorlar. Çocuklar bunu görünce şaşırıyorlar ama müdürler bir şey yapmıyor.  Çocuklar da anlıyor ki bu ‘İlk oyum Erdoğan'a' etkinliği. Orada sloganlar atılıyor. Onlara slogan attırılmaya çalışılıyor. Tesadüf şu ki bizim kadın kolları başkanımızın da çocuğu da oraya götürülüyor. Biz buna anında tepki gösterdik ve anında basın açıklaması yaptık. Ayrıca programa çocukları götürülen belgeler de suç duyurusunda bulundular. Biz bu konuda cesur davranılması gerektiğini düşünüyoruz. Biz daha 18 yaşına bile gelmeyen çocukların siyasi propagandalara ailet edilmesine sessiz kalamazdık ve kalmadık da” diye konuştu. 

“GENÇLER CHP’Yİ ÇIKIŞ OLARAK GÖRÜYOR”

Saha ve üye çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Başkan Şen, “Şu anda CHP olarak sahada savunduğumuz 3 politikamız var. Öbek çalışmamız, aile destekleri politikamız ve gençlere yönelik olan ‘Güç sende’ programı. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun ilk kez oy kullanacak gençlere yazdığı bir mektup bu. Bu mektup gençlerimize veriliyor ve görüşleri alınıyor. Benim gördüğüm şu ki gençler gümbür gümbür geliyor. Gençlerin yüzde 90’ı bize karşı çok açık, çok yanlı, CHP’yi bir çıkış olarak görüyorlar. Yaş ortalamasına gelecek olursak… Genç nüfus ortalaması ağırlıklı üyelerimiz var” ifadelerini kullandı.

“EN TEMEL İHTİYAÇLARIMIZI BİLE KARŞILAYAMIYORSAK…”

Ülkede her geçen gün daha da derinleşen yoksulluk ve ekonomik krizin yansımaları üzerinden iktidara da tepki gösteren Şen, “Bir dokun bin ah işit noktasındayız. 1 litre süt 24 lira, 1 yumurta 3 lirayı açmışsa, barınma, sağlık ve eğitim gibi en temel ihtiyaçlarımız bile karşılayamıyorsa hayat pahalılığını fazla irdelemeye gerek yok. Bugün sabah kahvaltıda süt içip bir yumurta yemek herkesin hakkı. Ama eğer insanlar bunu dahi bulamıyorsa ne kadar yanlış ekonomi politikalarıyla yönetildiğimizi kanıtı bu. Çocuğumun çantasına beslenme koyamıyorum diyen ailelerle karşılaşıyoruz. Bizim için beslenme sadece ekmek değil. Tümüyle yeterli ve dengeli beslenmekten yumurtadan sütten bahsediyoruz. Ama biz bunu bile göremiyoruz” dedi.