Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Bükreş’te yapılan NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında bir basın toplantısı düzenledi. Çavuşoğlu şunları söyledi: 

“Dün, İsveç ve Finlandiya Dışişleri bakanları ile NATO toplantısı öncesinde üçlü bir görüşme gerçekleştirdik. Üçlü Muhtıra çerçevesinde atılan adımları değerlendirdik. Beklentilerimizi tekrar kendilerine hatırlattık. Bu iki ülke yükümlülüklerin yerine getirilmesi için bazı adımlar attı. Atılan adımları yok saymıyoruz. Ancak suçluların iadesi ve terör varlıklarının dondurulması gibi bazı konularda somut bir gelişme yok. Sonuçta Türk halkının ve yüce Meclisinin ikna edilmesi gerektiğini de hatırlattık. 

İkinci oturumda konu ‘Çin ve Direnç’ konuşmamızda özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de çıkan yangına da değindik. Daha önce yangına ilişkin Çin’den açıklama talebinde bulunmuştuk. İkna edici herhangi bir izahat getirmediğini de vurguladık. Konuşmamızda, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin Uygur Türklerine ilişkin raporuna da değindik. 

Bu oturumda, NATO’nun karşı karşıya kaldığı en önemli asimetrik tehdidin terör olduğunu bir kez daha altını çizdik. Ayrıca NATO bünyesinde, terörle mücadele özel temsilcisi atanmasını da önerdik.  

Açıklamada terör saldırılarındaki can kayıpları için ülkemizle dayanışması da vurgulandı. Bazı müttefikler özellikle ‘dayanışma’ kelimesinin yer edinmemesi için çaba da sarf etti ama sonuçta oy birliğiyle kabul edildi. Terörizm bütün biçim ve tezahürleriyle kınanmış oldu.” 

İYİ Parti'den yardım açıklaması: 124 tır, 11 kamyon bölgeye ulaştı İYİ Parti'den yardım açıklaması: 124 tır, 11 kamyon bölgeye ulaştı

“SUÇLULARIN İADESİ, TERÖR VARLIKLARININ DONDURULMASI GİBİ KONULARDA SOMUT ADIM GÖRMEDİK” 

Çavuşoğlu, ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çavuşoğlu’nun öne çıkan açıklamaları şöyle: 

“Dünkü toplantıda, atılan adımlar ve İsveç’teki yeni hükümetin kararlılığının daha önceki hükümetten daha kararlı olduğunu vurguladık ve bunları memnuniyetle karşıladığımızı söyledik. Ama henüz suçluların iadesi, terör varlıklarının dondurulması, ülkedeki terör faaliyetleri devam ediyor ve bunların sonlandırılması gibi konularda somut adım görmediğimizi söyledik. Evet, yasalarda değişiklik yaptılar. Bunların hepsi olumlu adım. Bunların uygulamasını da görmemiz lazım. 

NATO’ya üyeliğinden bağımsız olarak yeni hükümetin terörle mücadelede daha samimi olduğunu görüyoruz. Türkiye’de meydana gelen terör saldırılarından sonra bazı müttefikler daha güçlü açıklamalar yaptı. Açıklamalar güzel, kararlılıklar güzel. Ama somut adımlar görmemiz lazım. Bunları açık açık konuştuk ve bu doğrultuda çalışma konusunda mutabık kaldık.  

“ATEŞKESİN TESİSİ KONUSUNDA ÇABALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ” 

Esirlerin takası dahil, güven arttırıcı adımlar konusunda da çabalarımız devam edecek. Zaporijya’da bir kazanın olmaması için Rosatom ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın görüşmelerini destek olmaya devam edeceğiz önümüzdeki süreçte de.  

Bizim en büyük amacımız, diplomasi kanallarını açık tutmak. Savaş devam ederken bile diplomasinin işlemesi gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz ve gösteriyoruz da. En azından ateşkesin tesis edilmesi konusunda da biz Türkiye olarak çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.  

“BU DESTEKLERİN SONA ERMESİ LAZIM” 

Gölge etmesinler yeter. Ayrıca Amerika başta olmak üzere bazı müttefiklerin Suriye'de terör örgütlerine verdiği destek açık, apaçık ortada. Dolayısıyla, bu tür destekleri sonlandırmaları gerektiğini söylüyoruz. Ayaküstü Blinken ile yaptığımız görüşmede son yakalanan terörist, İstanbul’daki terör saldırısının sorumlusu ve yine sözde SDF, onu tamamen farklı göstermeye çalışıyorlar diye, intikam açıklamalarından sonra sivilleri hedef alan terör saldırıları dahil onları da söyleyerek, ‘Maalesef bunları sizin verdiğiniz desteklerle yapıyor’ dedik. Bu desteklerin sona ermesi lazım. Biraz önce ‘gölge etmesinler yeter’ dedim. Bir taraftan dayanışma açıklamalarını yapıyorlar. Bu metin müzakere edilirken Fransa’nın Türkiye ile dayanışma kelimelerine karşı çıktığında, bir ülke karşı çıktı, ama sonra onlar da katılmak durumunda kaldı. Çünkü tüm müttefikler Türkiye’nin yanında yer aldı. Hepsine çok teşekkür ediyoruz.  

“TÜRKİYE’Yİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN GİRİŞİMLERİ GÖRÜYORUZ” 

Terörle mücadelemizde dikkat ediyorsanız, ‘Evet, Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlama, terörle mücadele etme hakkı var ama’ diyerek hemen uluslararası hukuk, yok işte siviller, yok işte başka şeyler. ‘Havadan vurun da karadan girmeyin’ gibi Türkiye’yi engellemeye çalışan girişimler görüyoruz. İkili görüşmelerde de bazı muhataplar bunları dile getirdiği zaman gerektiği cevapları verdik. Biz müttefiklerden destek bekliyoruz. ‘Ama’lı falan, teröristleri savunacak ya da teröristleri mağdur göstermeye çalışan açıklamalar duymak istemediğimizi söyledik. Sadece İsveç ve Finlandiya değil, onlar da bize soruyor zaten, ‘Evet Ahitname’de var, bize soruyorsunuz. Diğer NATO müttefiklerinizde de bunlar var’ diyorlar. Haklılar. Kendilerine de söyledim, ‘İsveç ve Finlandiya bile sizi örnek gösteriyor’ diye.”