TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı Olağan Meclis Toplantısı 8. Bileşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer idaresinde gerçekleştirildi. 

Büyükşehir’in 2023 Mali Yılı Bütçesinin ve Performans Programının görüşüldüğü oturuma Buca Metrosu, engellenme ve kentsel dönüşümde kooperatif modeli gibi konularda yapılan tartışmalar damgasını vurdu. Oturumda ayrıca geçtiğimiz aylarda gündeme gelen Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ)’nde öğrencilere yemek dağıtan Büyükşehir aracının kampüse alınmaması konusu da gündeme geldi. 

Konuşma sürelerini aşılması ve kullanılan ifadeler nedeniyle tansiyonun ara ara yükseldiği oturumda, genel siyaset eleştirileri de yapılırken tartışmaların ardından Büyükşehir’in 25 milyar 900 milyon liralık bütçesi, Cumhur İttifakı’nın ‘ret’ Millet İttifakı ve DEVA Partili meclis üyesinin ‘evet’ oylarıyla oyçokluğuyla kabul edildi.

AYDIN: BÜTÇEDEKİ ARTIŞLARA SEVİNEMİYORUZ

İzmir’in ödediği vergilere nazaran merkezi iktidar yatırımları açısından çok geride kalması üzerinden iktidarı eleştiren CHP Grup Başkanvekili Murat Aydın, bütçeyi dolar kuru üzerinden de değerlendirdi ve “Büyükşehir belediyesi bu yıl da yüksek bir yatırım bütçesi öngörüyor. Yaşanan ekonomik krize, yoksullaşmaya, tüm idari mekanizmalardaki bozulmaya rağmen, bütçesinin yüzde 41’ini yatırıma ayırmış durumda. Devletin açıkladığı rakamlara göre İzmir’e yapılan tüm kamusal yatırımların yaklaşık üçte ikisini belediyeler yapıyor. Son on yılda merkezin yönetim bütçesinden İzmir’e yapılan doğrudan yatırım miktarı oldukça düşük.  İzmir en çok vergi veren 3. il durumundayken, merkezi yönetim tarafından yapılan kamusal yatırımlar sıralamasında 71. sırada. Merkezi yönetimin yapması gereken yatırımlar bu şehre yapılmıyor. Bitmeyen şehir hastanesi, bitmeyen büyük camisi, bitmeyen hızlı tren yatırımı, hiç başlanılmayan spor tesisleri…. 2019 yılında bütçemizin o tarihteki ortalama dolar kuruna göre karşılığı 1 milyar 57 milyon dolardı.  2023 yılı bütçemizin dolar karşılığı yaklaşık 1 milyar 400 milyon doları buldu. Bu rakamsal değişim ve büyüme bizi sevindirmiyor. Zira, dolar kuru üzerinden oluşan bu artış mal ve hizmetleri karşılamaktan çok uzak. Çünkü bütçedeki rakamların gerçek değeri burada yer alan rakamlarla ne kadar mal ve hizmet alabileceğiniz ile ortaya çıkıyor. Mal ve hizmetlere 3 yıl içinde özellikle de son bir yılda yapılan artış bizim harcama ve yatırımlarımızı karşılamamızı güçleştiriyor. Tıpkı her yurttaşın yaşadığı gibi, harcayacağı bütçenin rakamı büyüse de bu büyüyen rakamla alabileceği malın miktarı azalıyor. Otobüslerde kullandığımız lastiklerin fiyatındaki 3 yıllık artış yüzde 400. Otobüs demişken… ESHOT 2019 yılında tanesini 1 milyon 929 bin liradan 160 tane körüklü otobüs aldı. Bugün bu otobüslerin tanesi 6 milyon 900 bin lira. Artış oranı %257. Yani o tarihte 2,5 otobüs aldığınız parayla bugün 1 otobüs alabiliyorsunuz. Son bir yılda akaryakıt fiyatlarındaki artış yaklaşık yüzde 180. İnşaat ve imalat sektörlerinin girdi kalemlerindeki artışlar yüzde 300- 600 oranlarında değişiyor. Görüldüğü gibi ülkenin içinde olduğu ekonomik kriz ve enflasyon, rakamları büyütse de bu rakamların alım gücü giderek azalıyor” dedi.

“ENGELLEMELERE RAĞMEN BUCA METROSU TAAHHÜT EDİLEN ZAMANDA AÇILACAK”

Ulaşım sistemleri hakkında bilgi veren Aydın, Buca Metrosu konusuna vurgu yaptı ve “Ulaşım hizmetlerinin verilmesi büyükşehirler bakımından en önemli ve en zorlu görevlerin biri. İzmir BB ulaşım hizmetlerinin verilmesinden temel tercih olarak toplu ulaşımı geliştirmek ve özendirmek için çalışıyor. Bu kapsamda en büyük yatırım harcamalarını raylı sistemlerin kurulmasına ayırıyor.  Raylı sistemlerle ilgili yatırımların bir kısmını bütçe içi imkânlar ve öz kaynaklarla yaparken bir kısmını uluslararası yatırım kredileriyle gerçekleştiriyor. Bu kapsamda yapılacak en büyük yatırım olan Buca metrosuna gelirsek… Trenleriyle beraber 765 Milyon Euro’ya mâl olacak Buca Metrosundan elde edilmesi beklenen yıllık işletme geliri yaklaşık 45 milyon Euro. Metro inşaatı dört yıl ödemesiz dönemde tamamlanacak ve hat işletmeye açıldığında elde edilecek işletme geliri ile geri ödemesi yapılacak. Ayrıca Buca Metrosu’nun taşıyacağı 400 bin yolcuyu şu anda otobüs ve minibüslerle taşıyoruz. Metro tamamlandığında Belediyemiz yılda 48 milyon Euro tasarruf edecek. Buca denince söylemek istiyorum. Buca Cezaevi alanı yeşil alan olsun. Biz buranın ranta kurban edilmesine izin vermeyeceğiz. Buca Metrosu’nu durdurmak isteyenlerin durduramadığı Buca metrosu, taahhüt edilen sürede bitecek. O metroya binip Buca’ya gidenler Buca Cezaevinin olduğu alandaki yeşil alanda rahat nefes alacaklar. Evet raylı sistem önemli ama ulaşım sadece raylı sistem değil. Otobüsler de var. 473 otobüs alındı. Bin 79 otobüs kullanıyor ve 473’ü bu dönem alındı. Bu da otobüs filomuzun ortalama yaşını 6’ya çekiyor. Bu durum hem karbon salınımını azaltıyor hem de mali açıdan tasarruf sağlıyor” diye konuştu.

“ÇAYIN FİYATINI BELİRLİYORUZ AMA ULAŞIM FİYATINI BELİRLEYEMİYORUZ”

Ulaşım konusunda inisiyatifin UKOME’de olmasını da eleştiren Aydın, “Merkezi yönetim bütçesi TBMM, yerel yönetimlerin bütçesi ile belediye meclisleri tarafından oluşturulmakta, bu bütçelerin harcamaları Sayıştay ve TBMM ve belediye meclisleri tarafından denetlenmektedir.  Ülkede yaşayan insanların paralarından oluşan bütçenin gelir kalemlerinin ne olacağının da gider kalemlerinin ne olacağının da meclisler tarafından belirlenmesi gerekir. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, mevzuata dayalı olarak toplu taşıma ve su bedellerini belirlemekteydi. Büyükşehir Belediye Meclisi önceki yıllarda olduğu gibi Ağustos 2020’de tarihli kararıyla ulaşım ücretlerini belirlemişti.  Bu kararın iptali için TCDD tarafından dava açılmış, bu davaya bakan İzmir 4. İdare Mahkemesi, ulaşım ücret tarifelerini belirleme yetkisinin UKOME’de olduğundan bahisle işlemi iptal etmiştir. Söz konusu kararın yargı süreci devam etmekte olup dosya halen Danıştay incelemesindedir. Verilen bu kararın kanuna aykırı olduğu kanısındayım. Bugün Büyükşehir Meclisi merkezi iktidarın bu anlayışı yüzünden en önemli gelir kalemlerinden biri olan ulaşım ücretlerini bu meclisten geçiremiyor. Çayın fiyatı bile buradan geçiyor ama ulaşım ücretleri geçemiyor. Dolmuş fiyatlarında zammı kabul ediliyorsunuz, servisleri, taksileri kabul ediyorsunuz ama ESHOT’u kabul etmiyorsunuz. Bu nedenle ulaşımda haksız rekabet oluyor. 2019 yılında büyükşehirlerde yönetimi kaybeden iktidar İstanbul ve Ankara gibi kentlerde meclis çoğunluğa, İzmir gibi kentlerde de UKOME çoğunluğuyla belediyeleri batırmaya çalışıyor. Bugün yoksulluğun nedeni iktidardır. İzBB’nin ulaşım maliyetlerinin korkunç miktarda artmasının nedeni de kendileridir. Biz önümüzdeki yıl İzmir’in 3 büyük ilçesinin 2023 yılı bütçesi kadar bir parayı siyasi iktidarın kazanamadığı belediyeleri batırmak için ortaya koyduğu tavır nedeniyle ESHOT’a aktaracağız. Ama ne yaparlarsa yapsınlar İzBB İzmir halkına hizmet etmek için çalışacaktır. Hiçbir engelleme bizim tavrımızı değiştiremeyecek” ifadelerini kullandı. 

“TEMEL MESELEMİZ EKONOMİ”

Ekonomik kriz, sosyal yardım ve tarımsal faaliyetlere de değinen Aydın, şunları söyledi; “Bugün ülkenin de belediyemizin de temel meselesi ekonomi.  Yoksunluğun giderek yayın hale geldiği ve derinleştiği hepimizin bildiği bir gerçek. Derinleşen yoksulluğun etkilerinin azaltılması için İzBB üç yıl, sosyal yardımları giderek arttırdı. Elimizdeki bir sayı bunun en açık göstergelerinden birisi. 2019 yılında 23 bin haneye sosyal yardım yaparken derinleşen yoksulluk nedeniyle yardım yaptığımız hane sayısı 78 bine yükseldi. Şehrin ekonomik hayatının canlanması için gereken çalışmaları 2023 yılında da sürdüreceğiz. Öte yandan, öz kaynaklarımıza dayalı yerli ve milli bir tarım politikası inşa ediyoruz. Bunu, doğru ürün planlaması ile başarıyoruz. İkincisi, kırsal kalkınma ile köylümüzün doğduğu yerde doymasını sağlıyoruz. Üçüncüsü, kuraklıkla mücadelemizi büyütüyor, su kaynaklarımızı ve doğamızı koruyoruz. Dördüncüsü, katma değerli ürünleri ortaya çıkararak kentimizdeki gıda sanayini ve istihdamı büyütüyoruz. Beşinci ve belki günümüzde de en hayati olanı gıda güvenliğini sağlıyoruz. Hayat pahalılığının zirve yaptığı bir dönemde şehirlerimizdeki milyonlara sağlıklı ve ekonomik gıda tedarik ediyoruz. Türkiye’nin her yerinden gelen öğrenciler 2 büyük sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Barınma ve gıda. Çocuklar yurt bulamıyorlar. Yurt bulamadığı için özel yurda ya da ev kiralamaya parası da yetmediği için kaydını donduran çok öğrenci ar. Biz buna göz yummalıyız. Merkezi iktidar yapması gerekenleri yapmıyor. Ama biz yapmalıyız. Yer sorununa çözüm bulmalıyız. İkinci sorun gıda… Ekonomik sorular nedeniyle yemek yiyemeyen öğrenciler var. İzBB, buna bir parça derman olabilmek için bazı üniversitelerde günlük yemek dağıtıyor. Bu iyi bir şey. Ama İKÇÜ Rektörü için iyi bir şey değil sanırım. İKÇÜ rektörü Büyükşehirin yemek araçlarının kampüse sokulmasına izin vermemişti. Hala da vermiyor. AK Partili meclis üyelerimiz… Kendisini öğrencilerin değil Saray’ın rektörü sanan rektöre söyleyin, gençlerin yemeği üzerinden siyaset yapmasın. Ona söyleyin ki krala yaslanan düşer. Körfez… Körfez ve kokuyla ilgili birkaç sorunla karşı karşıyayız. Birincisi İzmir’in yağmur suyu ayrıştırmasının eksik olması. Sayın Soyer 3 yıldır bu sorun için çaba sarf ediyor. Yeterli değil ama yol alınıyor. Bunun bir sonucu da İZSU’nun kazdığı yerlerdeki zorluklar oluyor. Ama bunu yapak zorundayız. Çünkü yağmur sularını ayrıştırmazsak hem Körfez kirliliğiyle hem de arıtma sorunuyla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Ayrıca Çiğli Arıtma Tesisi… 2023’te burasıyla ilgili çalışmalar devam edecek. Son noktada da arıtma tesisinden çıkan atıkların Körfezin daha derin ve uzakta bir noktasına aktarılmasını sağlayacağız.”

“TÜM BASKI VE SORUŞTURMALARA RAĞMEN…”

Aydın, Büyükşehir üzerindeki baskılara da tepki gösteren Aydın, “Bizim bütün bu misyon ve vizyon doğrultusundaki faaliyetleri hayata geçirmemiz için paraya ihtiyacımız var. Ama maalesef merkezi iktidarın aldığı ya da almadığı kararların hepsi bizim hayatımızı etkiliyor. Ülkenin neredeyse bütün kamu kurumlarının dışarından kredi bulmasının neredeyse imkansız hale geldiği bu dönemde Fitch Rating, İzBB’nin kredi notunu 4. Kez AAA olarak teyit etti. Bütün bu baskılara, gelirleri kısmalara, kredileri çıkarmamaya rağmen kredi notumuz AAA’dır. İzBB toplam 4 milyar lira olan borcunu sürdürülebilir ve ödenebilir bir halde tutmaktadır. Bugün İzBB, borçlanma kapasitesinin sadece yüzde 30’unu kullanmaktadır. Bütün baskı ve soruşturmalarla mücadele eden Büyükşehir bütçesinin büyük bir kısmını yatırıma ayırmıştır. Biz bu bütçeyi yine az buluyoruz. Bu bütçe bizim hayallerimiz hedefinde bir yol. Hayallerimiz için şu anda en iyisi olduğu için bu bütçeye evet diyoruz. Çünkü bizim hayallerimiz ve hedeflerimiz 1 yıla sığmaz. Biz büyükşehir Belediye Başkanımıza açılan soruşturmalara boyun eğmeyeceğiz. Her koşulda mücadele edeceğiz” dedi.

HIZAL: BÜTÇEYİ HAZIRLAYAN SİYASİ İRADE…

Gelir ve gider bütçeleri arasındaki farka dikkat çekerek konuşmasına başlayan AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, merkezi iktidar gelirleri noktasındaki dikkat çeken ifadeler kullandı ve  “Biliyoruz ki bütçeler geleceğe yönelik planlamalardır. Öngörüdür. Eğer ilk bütçeniz olsaydı bu sizin yapacağımız konuşma çok daha farklı olacaktı. Ancak bugün sizin 4. Bütçenizi konuşuyoruz. Yani bugün yapacağımız değerlendirme sizin dün yaptıklarınızı da içine alacak. Bütçeler aynı zamanda siyasal belgelerdir. Özetle.. Bir bütçe siyasal vizyonu, faaliyet de kabiliyeti gösterir. Bazı sorular soracağım. Bu sorularımız şunlar: Bu bütçe sayısal olarak bize neyi gösteriyor, İzmir’in geleceği açısından hangi vizyonu ortaya koyuyor, İzmir’in öncelikleri açısından bize ne diyor bütçenin gerçekleme oranı nedir, vaatleriniz açısından bize ne veriyor? Bu bütçenin rakamsal verileriyle sizin siyasal anlayışınız arasında nasıl bir bağ var? 2023 yılında tahmini gelirimiz 21 milyar 923 milyon. Geçen yıl 9 milyar 950 milyon öngörmüşsünüz. Bu yılki fark 11 milyar 473 milyon. Yani yüzde 120 artan bir gelir bütçemiz var. Gelir bütçemiz yüzde 120 arttı. Peki şu sonucu çıkarabilir miyiz? İzBB, gelirler kalemini artırmak için önümüzdeki dönem bazı faaliyetler içine mi gerecek? Hayır. Bu gelirlerin artması noktasında herhangi bir katkı ortaya konulmuyor. Bu bütçenin 20 milyar 923 milyonu yani yüzde 90’ı merkezi iktidardan gelen paylar. Yani geçen yıla göre yüzde 133 artmış. Ama siz kendi gelirlerinizi yüzde 30 artırıyorsunuz. Yani İzBB, bu bütçeyi hazırlayan siyasi akıl ve irade ‘Ben kendime güvenmiyorum. Ben bu işi geçen yıl da başarılı yapamadım, bu yıl da yapamayacağım. Gelir artırıcı bir faaliyete girmeyeceği. Nasıl olsa benim güçlü bir hükümetim ve bu hükümetin başında güçlü bir cumhurbaşkanım var’ diyor. Hava attığınız, katı atık bertaraf tesisleri kurduğunuzu söylediğiniz birtakım tesislerle ilgili Sayıştay size ‘Ödemiş’te yap-işlet-devret modeliyle kurduğun tesisten neden para kazanmıyorsun’ diye soruyor. Hatta tesis yapan firmaya para ödüyorsunuz” diye konuştu.

“ENGELLEMEDEN BAHSETMEK İÇİN KAYNAKALRININ KESİLMESİ LAZIM”

Kısaca ‘engelleniyoruz’ polemiğine de değinen Hızal, “Pandemide birtakım sorunların yaşandığı bir dönemde bütün belediyelerin payları tıkır tıkır ödenirken siz engelden bahsediyorsunuz. Bunu bazı CHP’li yöneticiler ve dönem dönem de Sayın Başkan söylüyor. Engellenmeden bahsetmek için kaynaklarınızın kesilmesi lazım ama asla kesilmiyor. Engel nasıl olur? Mecliste engel koyarsınız. Bu İstanbul ya da Ankara meclisleriyle alakalı tartışılan bir konu. Ama siz İzmir’de oyçokluğuna sahipsiniz. İstediğiniz kararı çok rahat çıkarabilirsiniz. Ama buna rağmen kararların yüzde 95’i oybirliğiyle geçti. Yüzde 5 için biz sizi uyardık. Ama bazıları çıktı ‘AK Parti bizi kıskanıyor, engel olmaya çalışıyor’ dedi. Mesela İstanbul’a para aktarmak istediniz. Biz olmaz dedik. Sayıştay da uyardı. Nitekim İstanbul’a para aktaramadınız. Torbalı’daki tarım arazisinin turizm alanı yapmayın dedik. Siz ısrarla yaptınız. Bununla ilgili ne oldu? İçişleri Mülkiye Müfettişleri bu araziyi incelemeye aldı.  Biz, size İzmir’in malını İstanbul’daki ne olduğu beli olmayan bir vakfa vermeyin dedik. Siz ısrar ettiniz. Ama Sayıştay size bu konuda da dur dedi. Demek ki neymiş, AK Parti laf olsun diye size bir şeyi yapmayın demiyor. Gelelim kredi konusuna… Kredilerimiz onaylanmıyor,  yazılarımıza cevap verilmiyor diyorsunuz. Siz gönderdiğiniz yazıları biliyordunuz ama gelenleri bilmiyorsunuz. O onaylanmayanlar da krediler değil kredilerin süre uzatımıyla ilgili. Onlar da en kısa sürede çözülecek” ifadelerini kullandı.

“BURADA ÇAILACAK YARA KOLAY KOLAY KAPANMAZ”

Vaatler ve faaliyetler arasındaki farkları bazı örneklerle açıklayan Hızal, şunları söyledi; “Gider bütçeniz 25 milyar 900 milyon. Gelirle arasındaki farkı borçlanacaksınız. Şu anda 13 milyar borcunuz var. Önümüzdeki yıl alınacak 3 küsur milyarlık borcu da ekleyince 16 milyar 977 milyon borcumuz olacak. Ayrıca o kitapçıkta görülmeyen gizli bir borç da var. O da şu: İzBB’ye dönem dönem mal ve hizmet veren kişi ve kurumlar var ya. Faturasını kesip vergisini ödeyip İzBB’den borçlarını tahsil etmek için belediyenin kapısına gelen kişiler. Ama o kişiler geldiğinde siz ‘N’apalım bu ay Tarkan konseri vardı, size hakkediş ödemesi yapamayacağız’ diyorsunuz. Yani yaklaşık 300 milyar da piyasaya borç var. Borçlana alışkanlığınız noktasında… Büyükşehir elbette ki borçlanacak ama bunu yaparken İzmir’in sorunlarını yatırım odaklı çözmek zorunda. Hep söylüyorum. İzBB, Seferihisar belediyesi değil. Burada açılacak yara çok daha büyük olur ve kolay kolay kapanmaz. Tunç Soyer’in vaatleriyle ilgi bir site vardı. Dün yine baktım. O site güncelleniyor. Hala vaatler yok. Yani siz vaatlerinizi ve sözlerinizi unutturmaya çalışıyorsunuz. Ama söz uçar yazı kalır. Hepimizde bu kaynaklar var. Büyükşehir, bütçenin yüzce 41’ini yatırımlara ayırıyor diyorsunuz. Güzel.  Ama bir bütçenin başarısı gerçekleşme oranlarıyla ölçülür Ama önemli olan kağıt üzerinde değil hayat üzerindeki gerçekleşme oranları. Siz bütçenizin yüzde 41’ini yatırımlara ayırdığınızı söylüyorsunuz. Peki biz bunu sokaklarda görüyor muyuz? Sürdürülebilir altyapıya 4 milyarın üzerinde bütçe ayrılmış. Mesela Basmana Meydanı… Burada battı-çıktı olması gerekiyordu. 3,5 yıl geçti ama yok. Alsancak Gar önünde de bir battı-çıktı gerekiyordu. Ama yok. Elinizi tutan mı vardı? Aliağa’daki battı-çıktı 103 günde yapıldı siz bin 3 günde yapamadınız. Mürselpaşa Bulvarını Gıda Çarşısı’na bağlayan altgeçit için ihaleye çıkılacağını söylemiştiniz Mart ayında. Nerede? Şu an siz bu konuda bırakın yapımı ihale aşamasında bile değilsiniz. Eğer ki siz bu yolu zamanında yapsaydınız o bölgede İzBB’ye ait olan 3,5 emsalli arsanın kıymeti artacaktı. Buradan gelir elde edip altgeçidin finansmanını sağlardınız. Bu da muhalefetten size bütçe konusunda tavsiye olsun. Her yıl önümüze milyarlık bütçe koyuyorsunuz ama projeler hayata geçmiyor.”

İZBAN’a 4 yeni durak daha İZBAN’a 4 yeni durak daha

“KOOPERATİFLERLE SAADET ZİNCİRİ KURDUNUZ”

Kentsel dönüşüm konusuna kooperatif modelini de eleştirerek değinen Hızal, İZBETON ile kooperatifler arasında imzalanan protokollere ilişkin dikkat çeken bir iddiayı gündeme getirip “Kentsel dönüşüm ve deprem meselesi… Ona da bir kaynak ayırıyorsunuz. Biz 30 Ekim depremini yaşadık. Ama depreme bakış açılarımızda fark var. Önceden depremi deprem olduğunda hatırlıyorsunuz diyordum ama siz artık deprem olduğunda da hatırlamıyorsunuz” diyen Hızal, Buca Fayında meydana gelen depremde çekilen bir fotoğrafı gösterdi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bölgedeki fotoğrafını gösteren Hızal, “Bu şehrin belediye başkanı sadece bir tweet attı. Bu durum bile depreme nakış açınızı gösteriyor. Siz bu şehrin seçilmiş belediye başkanısınız. İçişleri Bakanımız 1 saat içinde geldi ama siz… Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığınızın bütçesi, 2022’de 52 milyonken bu yıl 68 milyon olmuş. Sadece yüzde 30 artmış. Tanıtım Bütçesi ise çıkarılarak yüzde 90 artmış. Aslında siz kentsel dönüşüme 68 milyon bile ayırmıyoruz. Siz reklama 250 milyon harcamışsınız. Evet haklısınız. Yapamadıklarınızı anlatmak için büyük bir reklam bütçesine ihtiyacınız var Kentsel dönüşümde neler yapıldı peki? Sizden önceki Aziz Bey döneminde ağır aksak da olsa bir kentsel dönüşüm anlayışı vardı. Siz kentsel dönüşüme kaynak ayırmadığınız için Aziz Bey döneminde belediyenin kapısından geçemeyenlerle anlaşma yaptınız. Siz Kooperatiflerle bir saadet zinciri kurdunuz. Ama kooperatif üyeleri kaçmaya başladı. Bunun vebalini de İZBETON yani İzBB ödeyecek. Siz Genel Başkanınıza temle atma töreni yaptırdığınız Aktepe-Emrez’de şu anda bile bir temle yok. Genel Başkanınıza üzülüyorum. Her geldiğinde çakma temel atma törenlerine getiriyorsunuz adamı. Kentsel dönüşüm için hukuksuz dedik. İzBB Meclisi İZBETON’a bir yetki verdi ve İZBETON bunu hukuksuz bir şekilde kooperatiflere devrediyor dedik. Sözleşme protokolü getirin dedik. Sayın Başkan protokol de veririz, sunum da yaparız’ dedi. Sonuç… Ne protokol verildi ne sunum yapıldı. Ama biz araştırınca neden protokolün verilmediğini anladık. İZBETON bütü  protokolde çift imza kullanmak zorunda. Ama bu protokolde tek imza var. Sakın ama sakın geçmişe dönük yönetim kurulu kararları almaya kalkmayın. Yazık, çok yazık. Kentsel dönüşüme 5 kuruş bütçe ayırmadığınız için sonuç bu oluyor. İzBB gibi köklü bir kuruluşu hukuksuz işler yapmak zorunda bırakıyorsunuz.”

“BUCA METROSUNU BİTİREMEZSENİZ KAPILAR AKİLİT VURACAKSINIZ”

Raylı sistem çalışmalarına da değinen Hızal, “Metro meselesi… Narlıdere Metrosu’nun tamamlanması için 1 milyar kaynak gerekiyor. Kendi öz kaynaklarınızdan kullanamazsınız çünkü başka alanlara gidecek. Narlıdere Metrosu için Aziz Bey döneminden ayrılan kredileri bitirdiniz. Yani umarım Narlıdere Metrosu 2023’te bitebilir. Buca Metrosu ise Narlıdere Metrosu’ndan 2 kat daha kıymetli. Eğer Buca Metrosunda da Narlıdere Metrosundaki performansınız olursa siz bu kapılara kilit vurmak zorundasınız. Narlıdere Metrosunu 4 yılda bitiremediniz. Eğer Buca Metrosu’nu da zamanında bitiremezseniz borcunuzu ödeyemeyeceksiniz. Tek devam eden çalışmanız Çiğli Tramvayı çalışması. Ama orada da sorun şu: Tramvay hattı tenleri yok. Herhalde Kordon’daki nostaljik trenleri kullanacaksınız. Temel yatırımlarınızın performansı ortada büyük ihtimalle bundan sonra da böyle olacak” dedi.

AYDIN’A ‘ÖĞRENCİLERE YEMEK’ YANITI

Murat Aydın’ın İKÇÜ’de yemek dağıtımı konusundaki eleştirilerine de yanıt veren Hızal, “Üniversite… İKÇÜ’deki rektör milletin rektörü. Geçen yıl aynı üniversiteye siz üniversite öğrencileri ve üniversiteler üzerinden birtakım PR çalışmaları yaptınız. Bunu söyleyen Büyükşehir bir yurt bile yapmadı. Bu yemek meselesi güzle. Biz karşı değiliz. Ama geçen yıl Büyükşehir, kamu kurumu olması sebebiyle üniversiteye bir yazı göndermiş. Bu yılın başında yani. Tam 1 gün sonra üniversite rektörü bu yazıya yanıt göndermiş ve ‘kütüphanenin önünde emek dağıtımı yapabilirsiniz’ demiş. Ama Sayın Soyer ‘9 Ekim’de yarından itibaren Ege, 9 Eylül ve İKÇÜ’de yemek hizmeti vereceğiz’ diye tweet atmış. Siz bir kurum yönetiyorsunuz. Bunu yapmadan önce tweet atmak yerine kuruma yazı yazmanız gerekiyor. Demek ki sizin sıkıntınız öğrencilere yemek değil. Öyle bir derdiniz olsaydı kendi özel organizasyonlarına milyonlarca lira kurduğunuz gibi orada da iki masa kurardınız. İBB birtakım kara delikleri var. Bundan da kısaca bahsedeceğim” ifadelerini kullandı.

Hızal’ın konuşması sırada ’65 dakika oldu yeter’ ifadeleri gelirken Hızal’dan ‘165 dakika da olur 65 dakika da olur burada İzmir’in sorunlarını konuşuyoruz’ çıkışı geldi. 

Konuşmasına devam eden Hızal, şunları söyledi; “Bütçenin genel yapısı kullanma noktasında sadece kabiliyet ve beceri problemi mi? Başka sorunlar da var. İBB’nin kara delikleri var, buraya milyarlarca lira para gidiyor. Pazarlık usulü ile ihale yöntemi… Sizin de genel başkanınızın da karşı çıktığı bir şey. Sizin dönemizde yaklaşık 1 milyarlık pazarlık usulü ihale yapılmış İBB muhtelif gıda ürünleri almış, kimden almış peki? Bu firmanın sahibi Gaziemir’de temelini atmayı unuttuğunuz kentsel dönüşüm kooperatifin başındaki kişi. Neden gıda ürününü Grand Plaza’dan almazsınız da pazarlık usulü ihale ile buradan alırsınız? Sizin bütçeniz ve performansınız bu. Yani kötü. Bizim aramızda vizyon farkı var. Bir yanda tahıl yolu açan AK Parti, diğer yanda köy yollarını bile yapamayan CHP. Bundan dolayı biz AK parti olarak bu simülasyon bütçeye ret oyu kullanacağız”

ŞAHİN: SORUNLARI ÇÖZMÜYOR ÇÖZÜYORMUŞ GİBİ YAPIYORSUNUZ

Bütçe ve performans programıyla ilgili MHP grubu adına konuşan MHP Grup Başkanvekili Selahattin Şahin, “Murat Bey kamu yatırımlarından bahsetti ama daha kendi belediye binasını yapamamış bir partinin grup başkanvekili olarak kendisin. bir kez daha düşünmeye davet ediyorum. Bütçenin yüzde 41 ‘i yatırımlara ayrıldı dendi ama biz bunu neden göremiyoruz? Her yağmur yağdığında yaşadıklarımı, altyapının ve yolların durumu ortada. Bu çağda İzmir gibi bir kentin hala altyapı sorularıyla cebelleşmesi ironik değil mi? Siz her fırsatta ekonomik kriz öne sürerek iş yapamamaktan bahsediyorsunuz ama oturduğunuz koltuklar bahane üretme yeri değil. Yapamıyorsanız çekilin. Neden ucuz su veren belediyeleri örnek almıyorsunuz? Bu hamasi söylemleri bırakın. Siz soruları çözmüyorsunuz, çözüyormuş gibi yapıyorsunuz. Buca Cezaevi konusunda da samimi değilsiniz. Gaziemir Belediyesi’nin göz yumduğu ağaç katliamı ve AVM planlarını siz onayladınız” dedi.

“BİZİM VURGULADIĞIMIZ KONU…”

Performans açısından değerlendirmelerde bulunan Aydın, sorunlara efektif çözümler sunulmadığına dikkat çekti ve “Büyükşehir’in 2023 yılı performans programı… Biz İzmir’i öne taşıyacak bir şet göremedik bu kitapçıktı. Bu program neredeyse 2022’nin aynısı. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek akıllı insanlara mahsus şeyler değildir. Yaklaşık 4 yıldır İzmir’e kazandırdığınız hiçbir kalıcı eser yok. Süslü kelimeler ve abartılı söylemlerle bu işler olmaz. Şüphesiz ki performans ve bütçe birbirinden ayrılmaz. Pandemi ve ekonomik krize bağlı olarak girdi maliyetleri artıyor. Buna bağlı olarak bu artışlar bütçeye yansıyor. Buna itirazımız yok. Bizim vurguladığımız konu, hazırlanan bütçeyle paralel olarak hizmet artışlarının olmaması. İzmir’in kronikleşen koku, otopark, mezarlık, kentsel dönüşüm ve altyapı gibi konularda herhangi bir yol alınamamasıdır. İzmir kimliğini arayan bir kenttir. Ne turizm ne liman ne sanayi ne tarım ne de ticaret kentidir. Göreve geldiğiniz günden bu yana ‘Başka bir tarım mümkün’ vizyonunuz körfezde marul yetiştirmekten öteye gitmedi. 2023 yılı bütçemiz 2022 yılına göre yüzde 107’lik bir artış oranına sahiptir. Daire başkanlıkları bütçeleri bu oranın altında ya da üstünde tanzim edilmesi o daire başkanlığı ve yapacağı işlere verilen önemi ve önceliği tanımlar. İnsan kaynakları, bilgi işlem, destek hizmetleri, strateji geliştirme, çevre koruma, emlak yönetimi, etüt proje, yapı işleri, imar ve şehircilik, itfaiye, kültür ve sanat, satın alma, park ve bahçeler, zabıta, kentsel dönüşüm, sosyal hizmetler, mezarlıklar, iklim değişikliği ve sıfır atık, fen işleri, deprem risk yönetimi ve kentsel iyileştirme, kent tarihi ve tanıtım daire başkanlıklarının bütçelerindeki artış oranı yüzde 107’nin altındadır. Bütçe rakamsal verilerden ibaret rutin bir iş değildir. Stratejik plan ve akabinde her yıl yapılan performans programının uygulanmasına imkan tanıyan finansal bir yapıdır, bir öngörüdür. İzmir’in kronikleşmiş sorunlarının çözümü İBB yönetiminin bu bakış açısı ve bütçe öngörüleriyle çözülemez. Her daire başkanlığı bütçesine gizlenen temsil tanıtma giderleri ayrıca incelenmelidir. Bu kadar çok temsil tanıtma gideri İzmirlinin parasının çarçur edilmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

SEVİNÇ: BİRTAKIM AKSAKLIKLAR OLMUŞ OLABİLİR AMA…

İYİ Parti adına konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Kemal Sevinç ise şunları söyledi; “Bütçe büyüklükleri ve bütçenin harcama kalemleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Ardından muhalefet birtakım eleştiriler yaptı. Bunların tamamı dikkate alınacaktır. Koronavirüs salgının 2 yıldan uzun süre ülkemiz ve belediyemizi etkiledi. Ardından 30 Ekim depremi… Belediyemiz her iki mücbir sebepte elinden geleni yapmış ve yapmaya davam etmiştir. Yaşananlar nedeniyle hizmetlerde birtakım aksaklıklar olmuş olabilir ama 2023-2024 stratejik planındaki hedeflere ulaşılacağına inanıyoruz. İYİ Parti grubu olarak olumlu oy kullanacağız.”

YILDIZ: EĞER BAŞARI İMKANLARLA ORANTILI OLSAYDI…

AK Parti grup sözcüsü Hakan Yıldız ise ekonomi üzerinden yapılan savunmalarda ‘bahane’ göndermesi yaptı ve “Ben sayın başkanı romantik hayalperest ve samimiyetsiz bulduğumu söylemiştim. Özür diliyorum. Kendisini samimi buluyorum. Sayın başkan iyi niyetli ancak iyi niyetli olmayan danışmanları ve onu zor duruma sokan meclis üyeleri var. Böyle bir çalışma ortamında körfezle ilgili 2019’da başka 2020’de başka konuşuyor. AK Parti olarak biz 2 yıldır bütçe kitapçıklarına çok dikkatli bakıyorduk. Ama bu yıl bakmadık açıkçası. Çünkü ilerlemeyen faaliyetler ve hep aynı şeyler var. Yöneticilerin bahaneler üzerinden siyaset üretmesi doğru değil. Eğer başarı denilen şey imkanlarla doğru orantılı olsaydı Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları böyle bir ülke inşa edemezdi. Biz bu ülkeyi aldık nereden nereye getirdik. Evet 2 yıldır birtakım problemler var. Biz bunu inkar etmedik. Asgari ücrete kaç kez zam geldi. Biz bugüne kadar hiçbir zaman bahanelerin arkasına sığınarak bütçe konuşması yapmadık. AK Parti 4 yıldır ortaya koyamadığınız faaliyetlerinize beceriksiz demeye devam edecektir” dedi.

KÖKKILINÇ: MERKEZİ İDAREDEN GELEN PAYLAR BİR LÜTUF DEĞİL

CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç ise yapılan bazı eleştirilere kısa kısa yanıt verdi ve “Bizim meclisimizin aldığı bazı kararlar doğrultusunda ‘incelmeyi gerektirir’ hükümleri ya da Sayıştay tarafından yapılan uyarılar o işlemlerin yanlış ya da hukuka aykırı olduğu anlamına gelmiyor. O konularda açıklama yapma ve mahkemeler üzerinden hak arama hakkınız var. Özgür Bey Büyükşehir’in gelirinin yüzde 90’ının merkezi idareden geldiğini söyledi. Merkezi idareden gelen paylar bir lütuf değil. İzmir, ülkesine en fazla vergi kazandıran 3. kenttir ancak yatırımlarda 75. sırada yer alıyor. Büyükşehir bir kamu kurumu olarak sosyal demokrat bir partidir. Yani halkı öne alan bir anlayışla çalışır, halka yönelik tasarruflar yapmayı tercih eder. Ülkemizin fotoğrafına da bakmak lazım. Dünya sefalet Endeksine göre 156 ülke arasında Türkiye 25. Sırada yer alıyor. Yoksulluk sınırı 24 bin liranın üstünde, açlık sınırı 7 bin liranın üstünde. Ama asgari ücret bunların altında. Güçlü bir iktidarımız yok ne yazık ki. Kağıt üzerinde yapılan bütçelerin sanal olduğundan bahsedildi ancak önce bütçe yapılıyor, sonra bunlar hizmete dönüştürülüyor” diye konuştu.

SOYER: KİŞİSEL İHTİRASLARIMIZI BİR KENARA BIRAKRSAK…

Son olarak konuşan ve tüm eleştirilere yanıt veren Başkan Soyer, ‘beceriksizlik’ eleştirilerine İzmir’in kredi notunu işret etti. Ülkedeki ekonomik krizin Büyükşehir’i engellemediğini belirten Başkan Soyer, şunları söyledi; 
“Mazbatayı aldığım günden beri İzmir için aşkla çalışıyorum. O günden bugüne ülkemiz ve kentimiz çok büyük sınavlardan geçti, geçmeye de devam ediyor. Biz, örnek bir metropol olmak için çalışıyoruz. Böylesi büyük bir dönüşüm için tek bir yok var. O da birlikte ve beraberlikle hareket etmek. Bizim asil görevimiz, birbirimizle ve herkes için daha iyisini başarmaya çalışmak. İzmir’deki ve ülkedeki milyonlarca aç vatandaşımız biden bunu bekliyor. Elbette yolumuz uzun, işimiz zor. Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için kişisel ihtiraslarımız bir kenara ittiğimizde önümüzde duracak hiçbir engel yok. İzmir bizim için bir kavga konusu değil, çözüm meydanıdır. Bu temel ilkemizin İzmir için olumlu sonuçlarını her geçen gün görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz.

TEK BİR AMACIMIZ VAR

Seçim bildirgemizde asıl gayemizin İzmir için refahın eşit bölünmesini gaye edindiğimizi söylemiştik. Biz bu yıldan hiç ayrılmadık. Gururla söyleyebilirim ki Türkiye’de ilk defa BM Sürdürülebilir kalkınma Hedefleriyle tamamen uyumlu bir stratejik hedefimiz var. Stratejimiz bize giderek derinleşen yoksulluğa rağmen refahı artırmak için rehberlik ediyor. Bizim tek bir amacımız var. Gençlerin ülkesine olan inancı yeniden inşa etmek. Biliyoruz ki bir ülkeyi korumak için sadece sınırları korumak yetmez. O sınırın içindeki değerleri de korumak zorundayız. Bunların başında da evlatlarımız geliyor. Bir ülkenin umutlu gençleri yoksa geleceği de yoktur. Gençlerin yüzde 84’ünün hayali yok. 

SADECE HÜKÜMETİMİZİ İKNA EDEMEDİK

Ekonomik koşulların giderek ağırlaştığı, birçok kamu kurumumun asgari hizmetleri dahi vermekte zorlandığı bu dönemde bütçemizin yüzde 41’ini yatırıma ayırabiliyor olmamız gurur verici. Biz ekonomideki ağır tahribata rağmen hizmet üretmekten hiç vazgeçmedik. Bahanelere sığınmadık. Biz pandemide maskematik yaptık. Biz her krizden fırsat yaratmanın hesabını yatık. Buca Metrosu, Çiğli Tramvayı Narlıdere Metrosu başta olmak üzere İzmir’in tüm yatırımlarına yabancı yatırımlar bulduk. Bakın bakalım başka kurum var mı 3 yıl faizle 490 milyon kredi bulan? Bunun nedeni, finansman yönetmekteki somut başarımızın göstergesidir, beceriksizliğimizin değil. Biz İzmir’in başarılı olduğuna tüm uluslararası kuruluşları inandırdık. Bunların hiçbiri tefeci firmalar değil. Yazık ki bu konuda sadece hükümetimizi ikna edemedik. Hükümet elimizden tutmamakta çok kararlı. Destek olmak şöyle dursun bir imzayı bile bekliyoruz. 

KİMSEYE RANT SAĞLAMIYORUZ

Bizim birinci temel stratejik hedefimiz altyapı. Kentsel altyapı için 2023 yılında 4 milyar 800 milyon lira ayırdık. Yani bütçenin yüzde 27’si. Önümüzdeki yıl için 1,5 milyon ton asfalt uygulaması yapacağız. Çalışmalarımızın odak noktalarından biri doğal afetlere karşı dirençli olmak. Deprem bölgesinde olan kentimizdeki yapı stoku için İnşaat Mühendisleriyle bir protokol imzaladık. Altyapı stratejik planımızın temel ayaklarından biri de kentsel dönüşüm. İzmir çarpık bir kent haline getirilmiş. Kentte bir düğüm olmuş. Biz şu an o düğümü sabırla çözüyoruz. Kentimizin tarihinin en büyük dönüşüm halesini başlattık. 6 bölgede dönüşüm aynı anda başladı ve devam ediyor. Kuramazsınız diyen arkadaşlarımız şimdi gerçekleşme oranlarını soruyorlar. Biz bunları yaparken zorlu ekonomik koşullar altında kentsel dönüşüm için yeni ve kalıcı çözümler bulduk. Bunun için öncelikle İZBETON’u devreye soktuk. Ardından iş dünyasını da dönüşümün içine soktuk ve yapı kooperatifleriyle çalışmaya başladık. Biz burada kimseye rant sağlamıyoruz. Şeffaf, kimin nerede olduğunun bilindiği bir çözüm ürettik. Kimsenin şüphesi olmasın. Kentsel Dönüşüm modelimiz hiçbir sorun olmadan devam ediyor. 

EĞER izBB’NİN METRO HATLARIYLA İLGİLİ KONUŞUYORSANIZ…

Narlıdere Metrosu… 2023 yılında açacağımız söylemiştim. Bu uzunlukta olan ve bu kadar kısa sürede biten ilk metro olacak. Çiğli tramvayı vagon temini için de yeniden ihaleye çıkıyoruz. 2023 yılındaki en büyük yatırımımız 6 milyarın üzerinde bir bütçeyle yaşam kalitesine ayırıyoruz. Bunun en önemli başlığı raylı sistemler. İzmir’de yapımı süren ve 93 km uzunluğu bulan raylı sistem ağımızı bitirdiğimizde 273 milyon liraya çıkacak. Biz cumhuriyetimizin 100. Yılında hem Narlıdere Metrosunu hem de Çiğli Tramvayını hizmete açacağız. Buca Metrosu’nun temelini 2022 yılında atmıştık. Hukuki gecikmelerin ardından ilk kazmayı vurduk. Hem Üçyol hem de Buca tarafından iki taraflı kazı çalışmaları devam edecek. Benim bunları bu kadar rahat söylememin nedeni 490 milyon euroluk  o kaynak. Özgür Bey’in gözden kaçırdığı bir şey var. Türkiye’de merkezi hükümetin 1 metre bile metro tüneli yapmadığı tek şehir İzmir’dir. İZBAN metro değildir. Eğer İzBB’nin yaptığı metro hatlarıyla ilgili konuşuyorsanız lütfen bunu hafızanızda bulundurun. Buca Metrosunun taşıyacağı yolcuların yıllık getirisi 45 milyon Euro. Biz 4 yıl sonunda bu metroyu hizmete açtığımızda gelecek gelirle kredi borcunu ödeyeceğiz. 

TÜRKİYE’YE İLHAM OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Ekonomi başlığı… Ülkemizin temel meselesi ekonomimizin çöküşü ve yoksulluktur. Bu nedenle ekonomi stratejisi çok büyük anlam taşıyor. Biz ekonomi başlığı altında 8 milyar lira bütçe hazırladık. Bu konuda attığımız en büyük adımlardan biri başak bir tarım mümkün hareketimizdi. Üreticimizin doğduğu yerde doyması için projeler uyguluyoruz. Kuraklık ve yoksullukla aynı anda mücadele ediyoruz. Biliyoruz ki açsak yokuz. Bugün Türkiye’den tahıl koridoru açıldı diye bayram yapıyoruz ama biz eskiden dünyanın tahıl ambarıydık. Onun için tarıma çok daha fazla yüklenmeye devam edeceğiz Tarım konusunda Türkiye’de hiçbir yerel yönetimin yapmadığı kadar bilinç hareket ettik. Göreceksiniz Türkiye’ye ilham olmaya devam edeceğiz. 

ÖNERGE SIRF MUHALEFETTEN GELDİ DİYE…

Demokrasi başlığı… Son 5 yılda muhalefet partilerinin TBMM’ye sunduğu araştırma önergelerinin hiçbiri kabul edilmedi. İzBB meclisi ise çok daha farklı bir anlayışla yönetiliyor. Muhalefetten gelen önergeler kentin yararınaysa hemen işleme alınıyor. Sırf muhalefetten geldi diye halkımızın yararına olacak şeyleri reddecek bir anlayışta değiliz. 

GÖRDES’TE SAYIŞTAY DAYANAĞI

İzmir’e suyu biz getirdik diyerek bir bardak suda fırtına koparılan Gördes Barajı… Sayıştay’dan örnekler verildi ben de vereceğim. Sayıştay raporunda vaat edilen suyun alınmaması ancak ödemelerin yapılması nedeniyle DSİ ile yapılan protokolün yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. 

BORCUMUZUN ARTMASININ NEDENİ İSRAF DEĞİL KURDAKİ ARTIŞ

Özgür Bey pandemi döneminde ‘hükümet her ay ödemesini tıkır tıkır yaptı’ dedi. Kimin parasını kime lütfediyorsunuz? İzmir Türkiye’de vergilerin yüzde 11’ini topluyor. İzmir’in hakkı olanı veriyor musunuz? Ama yatırımda 72. sıradayız. Mart 209’d 5 milyar lira borç vardı. 2022’de bu borç 14 milyar liraya çıktı. Peki ne oldu? 2019 martında kur 6,24 lira, ama Ekim 2022’de 18 lira. Yani borcun artışının nedeni Büyükşehir’in israfı değil kurdaki büyük artış. Eğer kurdaki artış olmasaydı 2 Narlıdere Metrosu daha yapardık. İzBB, piyasaya olan bütün borçlarını ödüyor. Hiçbir borcunu ötelememiş ya da yapılandırma yapmamıştır. Tarkan konseri nedeniyle ‘paramız yok, ödeyemedik’ demişiz. Ama Tarkan konserinin bedelini Büyükşehir yapmadı. Siz hayatınızda sponsor diye bir şey duydunuz mu? Sponsor yaptı ödemesini konserin. Şirketlerin zararları konuşuldu. 

HEM ÜCRET ZAMMINI REDDEDİYORSUNUZ HEM DE…

Şirketlerin zararının yüzde 84’ü ulaşım şirketlerine ait. UKOME’de siz ücret artışına onay vermiyorsunuz. Dolayısıyla Büyükşehir ulaşım şirketlerini sübvanse ediyor, zarar ediyor. Neden zarar ediyor diye soruyorsunuz. Bu akıl ve vicdana sığacak bir şey değildir. 

Partizanlık… Kim nerede ararsa arasın bizde yok kardeşim. Biz tüm İzmir’e eşit hizmet etmek için çalışacağız. Partizanlık dediğiniz şey bizde yok. 

İZMİR'İN HAKKI OLAN HİÇBİR İCRAATIN SEKTEYE UĞRATILMASINI KABUL ETMİYORUZ

2022’nin en çok guru duyduğumuz akşamlarından biri 9 Eylül akşamıydı. Bu şehirde tarih yazdık o gün. O gün karanlığın içinden umut ışığının doğduğu gündü. Barış ve kardeşliğin günüydü. Hepimiz bir aradaydık o gün. Tüm İzmir oradaydı. Çok ses çok renk ve çok nefes olduğumuz o akşamla tarih yazdık. Tam da bunun için Şubat 2023’de İzmir İktisat Kongresi’ni yeniden düzenleyeceğiz. Bu kongrede yeni yüzyılın iktisat politikalarına ortak akılla ilham olacağız. 

İzmir'in hakkı olan hiçbir icraatın sekteye uğratılmasını kabul etmiyoruz. Aynı yaklaşımı devletimizin tüm bürokratlarımzıdan bekliyoruz. Açıkçası hizmetin siyasete bu denli bulaştırıldığı bir noktaya geldik anlamış değilim. Vatandaşın aleyhine siyaset yapılamaz. İzmir'in Ankara'da bekleyen projeleri sadece beni değil tüm meclis üyelerini bağlar. Toplu ulaşımdaki mazotlardan KDV alınmasın dedik kabul edilmedi. Bostanlı'daki balıkçı barınağının bir kısmının Körfez içi ulaşım için kullanılması, ilgili bakanlıktan olumlu görüş verilmediği için uygulanamadı. Bayraklı Şehir Hastanesi teleferik hattı için Büyükşehir'in hazırladığı proje talebine cevap alınamadı. Tarihi Elektrik Fabrikası'nın üzerindeki taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin ihaleyi Grant laza A.Ş. kazanmasına rağmen ihale iptal edildi. Bu büyük zenginlik günbe gün çürüyor. İzmir'e bunu reva görmeyin. O bina çürüyüp gitmesin. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisisi 4. Faz 2. İkmal inşaatı için dış finansmanın daihl olacağı şekilde ihaleye çıktık ama Hazine'den onay çıkmadı.