11.01.2019, 00:00

'İşçi Abbas'

1979’un kışıydı. Akşamüstü dışarıda gök gürültülü sağanak yağmur devam ederken, Fuar’daki meclis salonunda Belediye Başkanı, İzmir Belediye meclis toplantısının açılış konuşması yapıyordu; “Yüce meclisin seçkin ve mümtaz üyeleri,  kentimize yapılan hizmetlere verdiğiniz destek ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum…”

 

Bir tekstil fabrikasında işçilik yapan Meclis Üyesi Abbas ise gece toplantı bitince bu sağanak yağmurda evine nasıl gideceğini düşünüyordu. “Bir pardösüm bile yok” diye hüzünlendi. “Minik serçe” Sezen Aksu’nun, “Bir Kedim Bile Yok” adlı şarkısı aklına geldi. Kendi kendine dellendi:

“Ulan! Abbas, belediye meclis üyeliği senin neyin? Oturduğun evin kirasını zor ödüyorsun. Çoluk çocuğunun üstü başı yarı çıplak… Memleket meseleleri sana mı kaldı'”

Etrafındaki belediye meclis üyesi arkadaşlarına göz gezdirdi. Birçoğu doktor, mühendis, avukat, müteahhit, iş adamı, eski senatör. Üniversite hocasıydı. Hatta aralarında milli futbol takımının teknik direktörlüğünü de yapmış olan bile vardı.

Hepsinin İşi düzeni yerindeydi. Gece yarısı meclis toplantıları sona erince özel otolarına atlayıp; bir eğlenceden ya da bir tiyatrodan çıkıyorlarmış gibi güle oynaya dağılırlarken, kendini orta yerde yapa yalnız hissederdi hep.

Önceki gece meclis toplantısından sonra bu günkü gibi aniden bastıran sağanak yağmur altında koşarak geldiği Montrö’den, belediye otobüsüne, başından aşağıya bir kova su boca edilmiş gibi sırsıklam binmişti. Otobüsteki yolcuların kendisine acıyarak baktığını görünce iç geçirdi:  

“Hey millet! İyi bakın kentinizin seçkin ve mümtaz belediye meclis üyesine! Nasıl görünüyoru? Bir enayiden! Bir budaladan farkım var mı benim'”

Açılış konuşmasını sürdüren belediye başkanının keyfi yerindeydi, “Sayın meclis üyeleri, bu dönemin son toplantısını yapıyoruz. Biraz sonra 1980 yılının faaliyet raporunu görüşüp oylayacağız...”

Başkanın bu son sözleri, biraz sonra mecliste kopacak fırtınanın habercisi gibiydi.

Muhalefet meclis üyeleri günlerdir bu günü bekliyordu. Çoğu söz alıp, başkanı yerden yere vuracaklardı. Başkan da bunu bildiği için hazırlıklıydı. Hepsinin ağzının payını verecekti.

Basın mensupları da ellerinde kâğıt-kalem, parmakları fotoğraf makinelerinin deklanşörlerinde hazır bekliyordu. (bu arada o günlerde gencecik bir gazeteci olan Sayın Hamdi Türkmen’in de kulağı çınlasın.”

Belediye meclis üyesi İşçi Abbas’ın ise aklı evindeydi. Bu sabah kör karanlıkta fabrikadaki işe gitmek için evden çıkarken karısı yine sesini yükseltmişti:

“Evde odun kalmadı... Kömür de bitti; bir kovalık ya var ya yok.”

“Tamam, tamam hallederiz,”

“Dün sabah da ‘Tamam, tamam hallederiz’ demiştin. Hep aynı şeyleri söylüyorsun”

“Hanım gözünü seveyim. Biraz yavaş konuş. Sabahın köründe konu komşuya rezil olacağız.”

Karısı oralı değildi:

“Beden eğitimi hocası kızı yine azarlamış.  Ağlayarak geldi. Bir daha eşofmansız ve spor ayakkabısız gelirsen seni dersten kovarım” demiş.

Belediye başkanı, faaliyet raporu nedeniyle meclisteki gergin havayı yumuşatmak için konuşmasını espriler yaparak boyna uzatıyordu. Meclis salonunda belediye bürokratları, basın mensupları ve izleyiciler başkanın bu esprileriyle kahkahadan kırılırken,

Abbas’ın aklına kapı dip komşusu Makedonya göçmeni Destan Dayı geldi. Askerden yeni gelen üniversite mezunu oğlu için aylardır belediyede iş diye tutturmuştu.

Dün sabah fabrikadaki işine giderken sabah namazından evine dönen Destan dayının karşıdan geldiğini görünce yolunu değiştirerek ona görünmeden sıvışmak istedi. Fakat başaramadı.  Destan dayı ondan daha atik davranarak yine kıskıvrak yakalanmıştı:

“Sayın belediye meclis üyem şu bizim oğlanı belediyeye aldırıver artık. Çocuk kahrından ölecek. Nişanlısıgil de düğün-dernek diye tutturdular; iki de bir ‘Ayrılırız’ diye sıkıştırıyorlar.”

Destan Dayının oğlu için birkaç kez başkanla konuşmuştu. Her defasında, “Hallederiz bakalım” diye geçiştirmişti.

Fakat başkan bazı meclis toplantılarında kendisini eleştiren bazı meclis üyelerinin bir dediğini iki yapmıyordu. Çoğunun eşini dostunu belediyede işe almıştı.

Meclis salonunda görevli memurlardan birini yanına çağıran Abbas, etrafına boyuna gülücükler dağıtarak konuşan başkana bir pusula yazıp gönderdi,

“Sayın başkan, biraz sonra görüşülecek faaliyet raporun muhalefet gurubunun oy vermeyeceğini biliyorsun. Bizim guruptan da bazı arkadaşlarımızın, ‘Başkana ders vereceğiz’ diye oylama sırasında meclisi terk edeceğini biliyorsun. Yanımda oturan Hamza Bey de sana bozuluyor; oğlunu işe  almışsın da, kızını almamışsın. ‘Faaliyet raporunun oylanırken çekip gideceğim.’ Diyor. Sayın Başkan, gördüğüm kadarıyla durumunuz çok kritik. Müsaadenizle ben de çekip gitmeye karar verdim. Bilgilerinize saygıyla arz ederim.”

Etrafına gülücükler dağıtarak konuşurken, Abbas’ın gönderdiği pusulaya göz atan başkanın yüzünde aniden şafak attı. Sesi çatallaştı. Konuşmasını kısa kesti. Hemen gündeme geçerek önündeki faaliyet raporunu, başkanlık divanındaki meclis üyesi yaşlı bayana okuması için uzattı.

Faaliyet raporunu gözlüğünü takarak büyük bir memnuniyetle okumaya başlayan meclis üyesi yaşlı bayan bir süre sonra sık sık öksürmeye başlayınca sesi çatallaştı.

Muhalefet meclis üyelerinden biri kendisine “Süt iç” “Süt iç”  diye laf attı. Yaşlı bayan laf atan muhalefet meclis üyesine gözlüklerinin üzerinden bakarak, “Terbiyesiz.” Diye cevap verince sessiz sedasız devam eden toplantı çığırından çıktı.

Muhalefet meclis üyeleri hepsi birden ayağa kalktı: “Sözünü geri al, sözünü geri al.” Bu kez onların ardından iktidar meclis üyeleri ayaklandı. “Almazsa ne olur'”

Bu arada meclisi güçlükle yatıştıran başkan, meclis üyesi Abbas’a zehir zemberek bir pusula yazıp gönderdi,

“Bana bak Abbas… Otur oturduğun yere… Meclis toplantısından sonra görüşelim.”

Abbas da hemen başkana cevaben bir pusula yazıp gönderdi.

“Sayın başkan, şimdi görüşelim; sonra geç olur.”

Abbas’ın ikinci pusulasını okuyan başkanın yüzü pancar gibi kıpkırmızı oldu. Dişlerinin birbirine girdiği uzaktan belli oluyordu. Abbas’a yeniden bir pusula yazıp gönderdi. Pusula kısa ve özdü: “Çabuk ne söyleyeceksen söyle.”

Abbas, başkana tekrar bir pusula gönderdi:

“Sayın başkan, şu bizim Makedonya göçmeni Destan Dayının üniversite mezunu oğlunun işini görüşelim diyecektim. Pusulanın ekinde çocuğun dilekçesini gönderiyorum. Acilen olurlarınıza arz ederim.”

Yorumlar (0)
banner92
banner83
18
açık
banner84
banner82
Namaz Vakti 16 Haziran 2021
İmsak 03:50
Güneş 05:40
Öğle 13:17
İkindi 17:11
Akşam 20:44
Yatsı 22:26
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30