Soyer'den TV35'e çarpıcı mesajlar

15 Eylül 2019 Pazar   10:53

EGEPOSTASI - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, TV35 ekranlarında gündeme dair çok önemli açıklamalar yaptı. Başkan Tunç Soyer, ‘Fuar Özel’ programında Alper Baran Esin’in sorularını yanıtladı. Soyer yüzülebilir Körfez'den tarih ve turizmden yapacaklarına, Tarım'daki hedeflerinen CHP il ve ilçe kongrelerine kadar bütün konularda açıklamalarda bulundu. 

‘A’DAN Z’YE HER ŞEY DAHA İYİ OLACAK’
Bu yıl 88’inci kez kapılarını açan İzmir Enternasyonal Fuarı’yla ilgili görüşlerini aktaran Başkan Soyer, "Rakamlar ve heyecan da iyi bir fuar yılı olduğunu gösteriyor geçen yıllara göre daha  iyi rakamlarla geçiriyoruz. Misafiri de çok oldu havalarda güzel gidince katılım yüksek oldu. Çok sayıdan gelen ülkeden misafirlerimizle özellikle Çin yoğun katılımlı bir fuar geçiriyoruz. Tatlı bir yorgunluk diyelim.  Katılımcıların da memnun olması ziyaretçiler memnunsa başarı iyi  diyebiliriz memnun değilse biz başarılı değiliz demektir. Turnosal kağıdı memnuniyet oluyor. Genel olarak baktığımızda  iyi bir fuar yılı geçiriyoruz. Fuarın hemen ertesinde katılımcılarımız ve paydaşlarımızla değerlendirme toplantısı yapacağız. Nerede ne eksikti hepsini göreceğiz. Akdeniz çanağındaki belediye başkanlarını burada misafir etmeyi düşünüyoruz. Çok fikir var çıtayı kesinlikle yükselteceğiz. Bu ilk sene çok fazla müdahil olamadık ancak seneye böyle bir şey yok A’dan Z’ye her şeyiyle daha iyi olacak" diye konuştu.

‘SİYASETİN DEĞİŞİM KODLARINI DOĞRU OKUMAK LAZIM’
Seçim sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendiren Başkan Soyer “Türkiye aslında 31 Martta makas değiştirdi o bir dip dalgası aslında. O dip dalgası şöyle tecelli etti insanlar kucaklayıcı kibirden uzak insanları kucaklayan insanları birbirinden ayrıştıran ötekileştiren değil birleştiren bir siyaseti özlediğini ortaya koydu. 31 Mart’tan itibaren aslında başka bir siyaset dilinin mümkün olduğunu gösterdi. Siyasi aktörlerin tavrı da değişti. Yukarıdan aşağıya değil aşağıdan yukarıya bir değişim söz konusu. Siyasetin değişim kodlarını doğru okumak zorunda bunu okuyamayan siyasetçi zaten var olamayacak. Türkiye’nin çok daha fazla birleşmeye ve kucaklaşmaya yol aldığını düşünüyorum. Bütün göstergeler Türkiye’de siyasetin 31 Mart’tan bu yana büyük bir değişimin başladığını gösteriyor. Artık taban vatandaşlarımızı zorluyor” diye konuştu.




YENİ BİR SİYASET YEŞERİYOR
Zaman zaman sosyal medyadaki konuşmalardan rahatsız olduğunu dile getiren Soyer “E tabi ki sonuçta hepimiz insanız etten kemikteniz hepimizin sinir ve sabrı var. Bir biçimde sizin kişiliğine hatta ailenize çocuklarınıza geçmişinize saldırılar olabiliyordu. Bunları yaşadık Ancak bunu sürdüren siyasetçilerin bir siyaset alanı bulabileceğini sanmıyorum. Ben bunları unutmaya talibim başka bir siyaset anlayışı mümkün. Yeni bir siyaset yeşeriyor Türkiye’de bu yüzden çok mutluyum” dedi.


‘EŞİT SÜRELERDE EŞİT KOLTUKLARDA OTURDUK’
Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanlarını daveti nedeniyle Beştepe’ye giden Soyer şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleşen toplantı toplantının içeriğinden ziyade format çok daha önemli. Oturuş düzeni konuşma süreleri. Bir u masa ortada sayın Cumhurbaşkanımız yanında yardımcıları Fatma şahin, belediye başkanlarımız ve karşısında bakanlarımız. Belediye başkanlarımız da başkanlarımızda eşit sürelerde eşit koltuklarda oturduk. Eşitler arasında düzenlenen bir toplantı oldu. Her başkan hangi bakanlıktan ne talebi eleştirisi varsa bunların hepsini konuştu ifade etti. İlgili bakanlar eleştirilere cevap verdi. Özetle o süre boyunca imse kimse incitici kırıcı bir söz söylemedi herkes son derece saygılı davrandı. Geleceğe dair bir ışık bir netlik ifade ediyor. Bu devamının gelmesi gereken bir şey diliyorum ki öyle olsun Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Tarihimizde ilk kez gerçekleşen bir buluşma bunun gerekliliklerini yerine getirilirse Türkiye ve İzmir nefes alır. İzmir’in o kadar çok dosyası var ki yıllardır bekleyen dosyalar ve onaylar var. Bu onaylar verilmeye başladığında İzmir nefes alacak. En hazırlık belediye bizdik. Biz Ak Parti meclis grup başkanı ve arkadaşlarıyla beraber sorunları müzakere ettik dosyayı hazırladık. Bende o dosyayı yanımda götürdüm. Tüm bakanlarımıza o dosyayı ilettim. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bir buluşmaydı.”

‘KAVGACI DİLİ KENARA BIRAKMAK ZORUNDAYIZ’
Belediye başkanı dediğimiz insan seçilene kadar Türk siyasal mevzuatı gereği seçildikten sonra artık o şehrin tamamının belediye başkanıdır” diyen Tunç Soyer “Mantık aslında bu kadar basit net. Ben herkesin belediye başkanıysam birilerini öne çıkarak başkalarını geride bırakarak hizmet edemem. Belediye başkanıysanız herkesi kucaklayacaksınız. Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu sürekli söylüyorum. Bizi biz yapan şeyler aslında o kadar çok, ağaçları farklı olan bir orman daha güzeldir ve biz orman olabiliriz. Biz kavgacı dili bir kenara bırakmak zorundayız. Halk buluşmalarını yaptık, ya her kafadan bir ses çıktı dedim ki bunu istiyoruz her kafadan bir ses çıksın istiyoruz bunu istedik bizim her kafadan çıkan sesi duymamız lazım ne zaman ki birbirimizi duymaya başlıyoruz o zaman doğruya biraz daha yaklaşıyoruz. Bizim birbirimizi duymaya ve dinlemeye ihtiyacımız var bizi birleştiren çok daha fazla sebep var. 

‘BUNLARDAN SIYRILMAMIZ LAZIM’
Veysel Şahin’in kendisi hakkında yürüttüğü politikayı değerlendiren Soyer: “Bu sembollerden ve kavramlardan klişelerden bunlar üzerinden siyaset yapılmasından usandık. Bıyığın yönü kimlik göstergesi olarak alınırdı. O faşist bu ülkücü bu solcu gibi bunlardan sıyrılmamız lazım kullanılan sözcükler bunlar hikayeyi ucuzlaştıran ve sığlaştıran eyler. Bunlardan uzak durmamız lazım. Kayyum meselesi demokrasi kültürüne aykırı bir durum hukuki olmakla yasal olmak aynı şey değil. Yasa çıkartırsınız ancak hukuki meşrutiyeti yoktur hukuki meşrutiyet köklerini tarihten alır. Bir belediye başkanı ölür, istifa eder görevden alınır bir şekilde görevden uzaklaşırsa onun yerine meclisten seçilir. Siz bu temel kuralı bu geleneği hangi mevzuatla bozarsanız bozun onun hukuki meşrutiyetini bozamazsınız. Hiçbir kıymeti yoktur varsa suçu gönderirsiniz mahkemeye  yargılarsınız suçlu çıkarsa görevden alırsınız. Nereden bakarsanız bakın hukuki meşrutiyeti olmayan yasal bir düzenlemeyle karşı karşıyayız” dedi

DİYARBAKIRLI ANNELER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ
Soyer konuyla ilgili olarak şunları  şöyle: "Diyarbakırlı annelerin nöbet tutmasını, sonuçta ciğeri yanan analar bunlar Cumartesi annelerin nasıl yüreği dağlıyorsa o annelerin de yüreği dağlanıyor. O nedenle benim de vicdanım sızlıyor."

‘BERGAMA VE YARIMADAYA’DA ÇÖP TESİSİ GELİYOR’
Başlatılan temizlik harekatı üzerinden İzmir’in çöp durumunu değerlendiren Tunç Soyer “ Çöp meselesi de Körfez de çözümü olan meseleler mucizelere gerek yok. Biz dünyanın en temiz milletlerinden biriyiz. Ayakkabımızı çıkartır öyle eve gireriz çok temiz insanlarız. Kentimize öyle bakmayız. Göçebe kültürünün bir tür genetiğe dönüşmüş hali biz çocuklarımızın torunlarımızın o kentte yaşayacağını düşünmüyoruz.  Biz ne zaman ki kentimize evimiz gibi bakacağız kentimiz sokaklarını evin koridoru gibi göreceğiz o zaman daha temiz  olacak. Bir kültür meselesi belki de zaman alacak bir. Bu Cumartesi Kemeraltı’ndaydık bir şölen havasında temizlik yatık. Bu daha fazla süpüren insanla araçla çözülecek iş değil. Bunu yaşam biçimi haline getirmek gerek. Çöpten enerji üretmek denilen bir şey var ekim ayı içinde harmandalında elektrik üretmiş olacağız. 2 adet daha elektrik üreten tesis kuracağız biri Bergama’da biri yarımadada. Çöpleri ayrıştırarak toplamaya başlayacağız . Orada bir de orman yapıyoruz koku meselesi ve görsel kirlilik tamamen bitecek. Senede 10 milyon lira belediyenin kazancı olacak. Sonuna geldik iki noktada daha üreteceğiz Bergama ve yarımada bölgesinde kuracağız” dedi.

 

‘İMKANSIZ DEĞİL BUNU BAŞARACAĞIZ’
'Körfez temiziliğinde en temel mesele kirletmemek' diyen Soyer “Biz Körfez’i nasıl temizleyeceğiz sorusunun asıl cevabı kirletmemek biz kirletmesek doğa zaten kendini temizliyor doğanın kendi mucizesi. Ancak biz kirletmesek biz kirletmeye devam ettikçe çareler aramaya başlıyoruz.  Körfez meselesinde şu ana kadar çok yol alındı İzmir en çok biyolojik arıtma tesisi olan kentlerden birisi İzmir’in bütün sıkıntısı yağmur suyu kanalları ve pis su kanallarının ayrıştırılmamış olmaması birbiriyle karışınca taşkınlar olabiliyor. Ancak bunlarında çaresi var yağmur kanalı yapımını başladık. Körfezin yüzülebilir olması imkansız değil biz bunu başaracağız”

 

‘İZMİR’İN GÖZ BEBEĞİ KEMERALTI OLACAK’
İzmir’in en nadide yeri en çok parlatacağımız yeri kemeraltı olacak” diyen Soyer “Biz Seferihisar’dayken Sığacık ne ise Kemeraltı İzmir için o Kemeraltı’nı parlatmaya başlıyoruz. Konak Pier’den başlayıp, Kadifekale’ye kadar olan bölümü düşünün orada bir amfi tiyatroda dünyanın starlarını dinliyorsunuz bu güzergah bu aks İzmir’in cazibe merkezi olacak bölge. Biz kafamızda canlandırıyoruz projelendiriyoruz ve eyleme geçiyoruz. Mucize yaratmanıza gerek yok o bölge orada duruyor biz sadece tozu pası kaldırıyoruz kostümünü makyajını düzeltiyoruz elinin yüzünü topalrıyoruz ve İzmirliye sunuyoruz. Büyün İzmir'in göz bebeği Kemeraltı olacak. İzmirli esnafıyla buluşacak tüm dünyayı oraya davet edeceğiz. Ayrıca önümüzdeki hafta görüşmeye gidiyoruz, becerebilirsek İtalya'ya gidiyoruz görüşmeye gidiyoruz kurvaziyer turizmini canlandıracağız” diye konuştu.

 

İZMİR’İ DÜNYA MARKASI YAPACAK ŞEYİ O TİYATRODUR’
İzmir’de öncelik olarak Agora’da tarihi destek vereceklerine açıklayan Soyer “Agora’da meclis yaptık, kazı başkanı hocamızla konuştuk Büyükşehir’in desteğini arttırmamız lazım. Bunun hesabını programını yaptık bunu öncelik olarak aldık. Bu iş bizim önceliğimiz İzmir'i dünya markası haline getirecek şey o aks ve o tiyatrodur” diye konuştu.

 

‘MÜDÜRLÜK KİMSEYİ SOKMUYOR’
İzmir yanan ciğerleri ve sonrası yapılacakları değerlendiren Soyer “Orman alanında yetkimizde gücümüz de yok. Orası orman bölge müdürlüğü ve genel müdürlüğünün tasarrufu içinde bir alan müdürlük kimseyi sokmuyor. Yaklaşık Karşıyaka kadar 5 bin hektarlık bir alan yandı. Biz İzmir’de tekrar ağaçlandırılacak alanlar tespit ettik. Farklı ağaç türleriyle yeşillendirebileceğimiz alanlar tespit ettik. Biz bu coğrafyanın dokusuna uygun ağaçlar dikeceğiz. Meşe palamudu gibi dibinde ot bittiği için hayvancılıkta yapılabiliyor. Meşe palamudu da bu coğrafyanın en güzel ağacıdır” diye konuştu.

 

‘TARIMDA TÜRKİYE’DE ÖRNEK İŞLER YAPILDI’

'İzmir büyükşehir belediyesinin 15 yıllık hafızasını kullanarak devam edeceğiz' diyen Başkan Soyer “Tarımda Türkiye’ye örnek işler yapıldı. Biz çıtayı daha da yukarı çıkaracağız. Tarımda planlama yapacağız. Üretici enginar ekiyor para etmiyor söküyor ara kazanamayınca şehre gidiyor 4 havza üzerinde çalışıyoruz. Her bir havzanın ürün desenini çıkarıyoruz. Ne yetiştirilebilir ne kadar yetiştirilirse bizim pazarlama gücümüz olur kaçtan alırız kaçtan satarız üreticimize şunu demek istiyoruz 20 ton da lavanta bu havzada bunları yetiştirirseniz bunları sizden alırız diyeceğiz Vatandaşa ne üretirseniz satın alacağız, satmanızı mümkün kılacağız yeter ki kooperatif üzerinden yapın. İzmir’in tarım planlamasını yapacağız.
 

HAYVAN DESTEĞİNDE SIRA MANDA DA!
'Hayvancılıkla ilgili binlerce hayvan dağıltıldı bunu devam ettireceğiz mandayı ekliyoruz" diyen Tunç Soyer Manda da yetiştireceğiz bu coğrafyada mandacılık yapılmış fakat sonrada İtalyanlar götürmüş. İtalya’da mozeralla üretiliyor İtalyan mozerallası dünya markası haline geldi. İzmir mozerallası neden üretilmesin. Bu bizim aslında biz yok ettik yoksa bizim sulak alanlarımız coğrafyamız buna uygun. Hayvancılık konusunda da yeni işler yapacağız.

Son olarak CHP İzmir’in yaklaşan il ve ilçe kongreleri hakkındaki soruya yanıt veren Soyer “Beni hiç  ilgilendirmiyor. Merak bile etmiyorum” dedi.







Sayfa Adresi: http://www.egepostasi.com/haber/soyer-den-tv35-e-carpici-mesajlar/222441