Semra Kocabaş

Yarım kalanlara dair

17 Ocak 2020 Cuma
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Hep bir yanı yarım kalanlar vardır. / Ne yapsalar tamamlanamaz onlar. / Hep bir eksiktirler. / Hep bir yanları hüzün, hep bir yanları buruk…

Yarım kalmış hikâyelerim var benimde. Herkes gibi, herkes kadar… Ne yapsam tam olmayan, eksikliklerim. Çok sonradan farkına vardıklarım. Ve ne yaparsam yapayım, tamamlayamadıklarım. Kaderimi kabullenişlerim, ‘kısmet değilmişlerim’ de var benim…

Tek bir parçası eksik olan puzzle, asla tamamlanmış sayılmaz. O tablo da ki eksik parçayı yerine koyana kadar, bitmiş sayılmaz bu yapboz oyunu…  İstersen altın çerçeve yaptırıp duvara as, olmaz. Eksiktir, gözüne asla tam görünmez. En güzel resim bile olsa, gözün o güzelliği görmek yerine hep o eksik kalmış, karanlık yere, küçücük parçaya takılır. Her oyunun kendine göre kuralları vardır, uymazsan kazanamazsın. Kural ihlalinin gerçek hayatta affı yoktur.

Ve ben, benim yapboz (hayat) oyunumun eksik parçasının ne olduğunu artık biliyorum ve yine biliyorum ki, vakit çok geç… / Geç kaldım, hayatımda ki her şeye geç kaldığım gibi… Sana da - bana da, bize de çok geç kaldım…

Yaralarım var benim. Kabuk bağlamış olanlarım ya da hep kanayanlarım. Kangren olmuşlarım. Kesip atamadıklarım, hastalıklı ama benimle birlikte yaşama tutunanlarım var. / ‘Gel’ dediklerim, tarihime tanıklık yapan, özümden çığlık çığlık çağırdıklarım da var benim. Tam olmak istediklerim. Kaybettiklerimi, kazanmak için çırpındıklarım. Kanat kanat, uçuş uçuş… / Uçurum, uçurum… / Uçurumlarda gezdiğim günlerim var benim. Tehlikeli oyunları, çocuk oyunu yaptığım zamanlarım… / Uçurumun kıyısında açtırdığım çiçeklerim de var benim. Deli rüzgârlara karşı koyan, başı dik… Hele Kardelenlerim… / Günebakanlarımın hikâyesi apayrı… Ya kuyruğu tellere takılıp kopan, rağmen uçmaya çalışan uçurtmalarım…

‘Gel’ diyemediklerim var benim, geçmişte kalsın istediklerim. Unuttuklarım, unutmak istediklerim. Üzüntüme sebep, gülüşüme gölge, kederime niyet ettiklerim… / Sonsuz bir hayat olmadığını anladığımda yaşadığım pişmanlıklarım da var benim. Affettiklerim, affedemediklerim. / Affettirmek için kendimi, sonuçsuz kalan çabalarımla baş başa bulduğum anlarım… / Yalnızlıklarım var benim. Sensizlik kadar gerçek, biz kadar yalan… / Herkes kadar kalabalık, kalabalıklar içinde yapayalnız kalan bir ben…

Bir ıslık sesiyle irkildiğim anlarım var benim. Sen sandıklarım, sen diye dönüp sarıldıklarım. Ah benim, bizi-bize kaybettiren hatalarım… / Bir ada hikâyesi içinde yitip gidenlerim de var benim, tutamadıklarım-tutunamadıklarım… / ‘Kabul, yenildim. Kabul, kaybettim’ dediklerim…

Anlarım var benim, unutmaktan korktuğum. An be an hafızamda yer eden. Tespih çeker gibi, her gece aklıma sıra sıra dizdiklerim. Beni her gördüklerinde asker gibi selama duran dertlerim var benim… / Saygılı, saygısız…/ Yaşama tutunma sebeplerim var benim, yaşamamak için olduğu kadar. Her gece beynimin içinde verdiğim savaşlarım var benim. Kazandıklarım da var, kaybettiklerim kadar… Çakmak çamak bakan gözlerimle, geceye söz verilmiş gibi, nöbetlerim var benim. Bekleyenlerim, beklediklerim kadar gerçek. Gelenlerim, gelmeyenlerim kadar yalan. Bir sonsuzluktur ufkumda, belirsiz bir duyguyla, ruhuma karışan. Sen-ben, biz… / Gerisi hikâye, gerisi külliyen yalan…

Yıkıldıklarım var, yıktıklarım kadar. Altında kaldığım duvarlarım var. Sana anlatabildiklerim de var, anlatamadıklarım da var benim. Senin anlamak istemediğim kadar yalan, yaşadıklarımız kadar gerçek olan… / Neresinden dönsek kardır dediklerimde var benim. Seni inandıramadıklarım… / Senin inanıp yüzünü bana dönmekten korktuklarında var, bu kez korkularının esiri olan, sen… / Benim sana dönüştüğüm, senin bana dönüşemediğin anların. Susmayı seçtiğimiz yılların ardından, tam da konuşabiliriz dediğim anlarıma yenik düşmüş, sessizliklerin de var senin… / Yine kaybettiğimiz bir ömrümüz ve yeniden kazanma şansını elimizden aldığımız bir hayatımız var bizim. Herkes gibi, herkes kadar hak ettiklerimiz…

Hep sustuklarıma kattığım, meyler kadarım şimdi. Yarım kalmış hikâyelerimi, geriye dönüp tamamlama çabalarım. Kaybettiğim seni kazanamayacağım bir savaşın içinde yitip gittiğim anlarım da var benim. / Bir elimden tutsan, göğe çıkacağım(ız) anlarım(ız). Hayallerim-düşlerim de var benim. Kaybettiğim kadar kazanabilecek olduklarım.

Hala zaman varken…

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
SOSYAL MEDYADA EGE POSTASI
ARŞİV
YAZARLAR
Mithat Umutoğulları
Bayraklı’da ‘alkol’ tartışması! Sandal CHP’nin mirasını eritiyor
Mithat Umutoğulları
Halil Solak
Dersimiz pandemi, siyaset değil!
Halil Solak
Mustafa Ali Fırtına
Bir erkeğin bir günü…
Mustafa Ali Fırtına
Semra Kocabaş
Üzümler olunca gelin!
Semra Kocabaş
Hüseyin Günlü
'Oğlum, iki parça havyar getir'
Hüseyin Günlü
Halit Umutoğulları
Canın sağolsun Göktuğ
Halit Umutoğulları
ANKET
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EGE POSTASI
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA EGE POSTASI
EGE POSTASI
Ege Postası
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri