Semra Kocabaş

Gupse Özay ve filmleri

3 Şubat 2020 Pazartesi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Gupse Özay’ın filmlerini seven, ona yani esprilerine gülen biri olarak, Eltilerin savaşında bir sahne vardı ki ‘Masanın etrafında üç kere dönüp, selam vermek’ gibi… / Koptum diyebilirim… / Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim, karnım ağrıdı inanın… / Seviniyorum çünkü artık Türk filmlerini seyredebiliyor ve artık bizde yerel filmlere en azından Cem Yılmaz dışında da gülebiliyoruz…

‘Görümce’ de inanılmaz komikti. Peki, bu komiklik durumu nedir? Çok doğal, çok bizden, çok sıradan… Hepimizin bildiklerinin beyaz perde de yer almış hali… / İşte bu yüzden gülüyoruz. Çünkü bizi yazıyor Gupse Özay. (Tabi ne beklediğinize göre değişir. Ben tamamen gülmek için gittim, eğlenceli olacağını da tahmin ettim. Ve güldüm ve eğlendim. Oscarlık performans beklentisi olanları bilemem.)

Kadınlar ve kadınlar arası tatlı (bazen tatlıyı aşan durumlar olsa da) çekişmeler. Herkesin ailesinin içinde benzeri durumlar yaşanmıyor mu? En azından bu filmde yer alan birkaç kare sizlere çok tanıdık gelecektir… / Peki o zaman sosyal içeriği nerede bu filmin. Çünkü bence Gupse mutlaka sosyal mesajlar içeren detaylara da giriyor, yazarken… (Bir önceki filminin yönetmenliğini de üstlenmişti. Bu işin okulunu okuyan biri olarak, bu yönde gelecek çiziyor kendisine. Kariyer durumu belli.)

Sosyal mesajlara geçmeden Uraz Kaygılaroğlu’nu zaten seven biri olarak, bir kez daha bayıldım ona ve diğer tüm oyunculara tabi ki…

Kadınların günümüzde her şeyi abarttığı gibi, kendi aralarındaki ilişkileri de abarttığı ve abartının altında ezilen erkekleri mi izledik yoksa? Aslında biz kadınlar gülerken bu duruma, erkekler izlerken neler hissetmiş olabilir? / ‘Görümce’ filminde de ortak noktalar vardı muhakkak. Bana bazı sahneler çok benzer geldi, belki tek eleştirim bu olabilir ama bir devam filmi tadında izlediğim için ki hatta bir yenisini daha bekleyen bir izleyici olarak rahatsız edici bulmadım… Ki bence ‘Eltilerin Savaşı 2’ yolda…

Kadınsal hırslarımıza yenik düştüğümüz anlarda neyi ne kadar abartabileceğimizi gördük. Üstelik bazı kadınların hayatla mücadele ederken, diğerlerinin pervasızlığını ve ne kadar boş işlerle uğraştığını da görmüş olduk bir kez daha böylece… / Alt mesajlar filmin komedisini bozmadan dramatize edildiği için yine hiç rahatsız edici değildi. Bir tek sahnede ağladım, gülerken… ‘Beni annem doğururken ölmüş’… / Neden, sebep, sonuç ilişkisi kurulmuş böylece. Alt bilinç, üst bilinç yazar tarafından kullanılmış ama kısa kısa, dip notlar şeklinde okuyucuya verilmiş. Kısa ve öz. Anlayana belki de, uzatmadan…

Sinema sektöründe en tehlikeli bulduğum alandır komedi. Hele hele Türkiye de ve kadın komedyenlik durumu… Bende ki önyargılı bu algıyı elbette ki birçok insanda olduğu gibi, Gülse Birsel yıktı. Zeki ve güzel, akıllı ve komik… / Yetenekli ve dahası üretken…

Diğer komediler bende bazen drama dönüşüyor. İsim vermek istemiyorum. İzleyemiyorum neden, çünkü küfür, sürekli bel altı espriler… Kabalık diz boyu, ağır hakarete varan cümleler hatta iğrençlikler vs. / Sözüm yok, zevkler ve renkler tercihe sunulmuş zaten. Bu benim fikrim. Kibarca yapılan her şey, dozunda olduğu sürece, izleyiciyi çekiyor orası muhakkak…

Kötü filmde gişe yapabiliyor bu da gerçek. Kötülükten kastım, çekim kalitesi değil elbette. Oyunculuk da değil, içerik… ‘Ben bunu asla çocuğuma izletmem’ dediğim karelerle karşılaşıyoruz maalesef ve işin kötüsü de onu diğer bütün çocuklar izliyor ve sokaklar bu esprilere ve hareketlere gülen, taklit eden insanlarla doluyor… / (Siz izletmeseniz kaç yazar…)

Yapacak bir şey yok. ‘Her malın alıcısı var’ sözünü hatırlayalım. İyi ya da kötü, bu bir Pazar ve alıcısı varsa sorun yok. Ama en azından bazılara ‘sanat’ demeyelim… / Sinema en önemli sanat dallarından biri bana göre. Genel ve kültürel ahlaka ters olabilecek kötü davranışlar içeren, kötü örnek oluşturabilecek filmlere ‘engel koysun rtük’ diyeceğim, bu kez de hani ‘özgürlük’ diyordun diyecekler... O yüzden özgürlük tercihini kullanan biri olarak, bilinçli tüketici-izleyici olmaktan başka şansımız yok demekle yetiniyorum…

Böyle de söylemişken, çok ağır sanat filmlerinden de anlamaya biri olarak, kendi adıma çok üzülüyorum çünkü sonuna kadar izleyemiyorum. Demek ki bende sanattan pek fazla anlamıyorum. Anladığım kadarı ile Gupse Özay’ı bir kez daha başarılı bu çalışmasından dolayı tebrik ediyorum. / Türkiye’mizin üreten aydınlık yüzlü kadınları adına…

YORUMLAR
 Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
SOSYAL MEDYADA EGE POSTASI
ARŞİV
YAZARLAR
Mithat Umutoğulları
Gazetesini savunmak için abisini çağırmış!
Mithat Umutoğulları
Halil Solak
'İzmir Özkan’dır, Özkan mı kalacak?'
Halil Solak
Mustafa Ali Fırtına
Sahte imzaların gerçek kahramanı kim/kimler?
Mustafa Ali Fırtına
Semra Kocabaş
Gupse Özay ve filmleri
Semra Kocabaş
Hüseyin Günlü
Mesuduyeli Süha
Hüseyin Günlü
Halit Umutoğulları
Canın sağolsun Göktuğ
Halit Umutoğulları
ANKET
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EGE POSTASI
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA EGE POSTASI
EGE POSTASI
Ege Postası
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri