Mithat Umutoğulları

Gazetesini savunmak için abisini çağırmış!

14 Şubat 2020 Cuma
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Urla Belediye eski Başkanı CHP’li Burak Oğuz’un FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklanmasının ardından bırakın İzmir’de Türkiye’de FETÖ tartışması yön değiştirdi.

Özellikle AK Parti’nin üzerinde olan “FETÖ” tartışmasının ekseni kaydı ve CHP üzerinden  “FETÖ’nün siyasi ayağı” tartışması başladı…

Eski Belediye Başkanı Burak Oğuz’un mahkemede söyleyeceği ifadeler çok önemliydi.

Bu nedenle savcılıkta verdiği ifadeler özelikle medyada yayınlandıkça olayın vahameti her geçen gün daha da büyüdü…

Oğuz’un savcılık iddianamesinde yer alan ifadesinde yaşanan çelişkiler ve kurduğu ilişkiler gün yüzüne çıktıkça İzmir’de yaşayan biri olarak şaşkınlığımı anlatamam…

Bu kadar vahim bir durum içinde bir de Burak Oğuz’un yıllarca birlikte olduğu ve köşesini kullandığı Ege’de Son Söz ile ilgili verdiği (daha önce KHK ile kapatılıp tekrardan açılan bir gazete için) ifadenin sıkıntılı olduğu kesin…

Bu İzmir kamuoyunda özellikle medya tarafından da şaşkınla karşılandı…

Ege’de Son Söz’ün eski Genel Yayın Yönetmeni Ümit Yaldız’ın abartılı ve kendisini ifade etmeye çabalayan köşe yazısını okuyunca aklıma bir sürü şey geldi.

Yaldız, aylardır yazı yazmayan, araştırma şirketinde oturup çayını kahvesini yudumlayarak, belediyelere nasıl anket işi yaparım düşüncesindeyken ne olduysa bugün Ege'de Son Söz'ü savunma ihtiyacı hissetmiş.

Kim ne demiş... Kim ne çamur atmış bilmiyorum ki...

Yazdığı yazıyı okuyunca yahu biz başka bir yer de mi yaşıyoruz dedim.

Ayrıca gazetenin sahibi Fatih Yapar kardeşim, abisini çağırmış yardıma başkalarıyla ilgili mahkeme tutanaklarıyla cirit atan Yapar kardeşim iş kendi gazetesini savunmaya gelince sus pus olmuş.

Şimdi Yaldız'ın köşe yazısına gelmeden önce Ege’de Son Söz’ün kapatılmasıyla ilgili bir anımı anlatayım…

Ege’de Son Söz gazetesinin kapatılma kararının ardından hemen o dönem gazetenin sahibi olan Fahrettin Dokak’ı arayarak “ yapabileceğimiz bir şey varsa söyle elimizden ne gelirse yapalım”  dedim.. Kendisi bu konuda teşekkür etti ve telefonu kapattım. Daha sonraki süreçte de elimizden ne geldiyse yardımcı olmaya çalıştım. Defalarca Dokak’ı arayarak süreçle ilgili bilgi aldım. Yardım taleplerim devam etti. Kendisi kibar bir dille teşekkür etti.

Ve sonra Ege’de Son Söz yayın hayatına devam etti.

Şimdi dönelim Ümit Yaldız’ın yazısına…

Yaldız yazısında sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık gibi bahsetmiş…

Ümit Yaldız yazısında kendisi ve Ege’de Son Söz ile ilgili öyle şeyler yazmış ki, sanki İzmir’de gece gündüz Ege’de Son Söz’ün kapatılması ya da kendi tabiri ile “ÇAMUR” atılması için çabalayanların olduğunu ifade etmiş…

E be kardeşim, Burak Oğuz’un ifadesinde “Ben birçok şirkete mali müşavirlik hizmetinde bulundum. Bunların içinde mutlaka FETÖ ile alakalı şirketler vardır. Ancak hatırladığım kadarıyla “Ege'de Son Söz isimli internet haberciliği yapan bir şirket vardı”  dedirten haberi yapan  gazeteler miydi?

Ayrıca “Burak Oğuz’un ifadesini geri alacağını ve özür dileyeceğini” bir gün önce yazan Süleyman Gençel’in ifadesinin doğru çıkmasını haber yapmak gazetecilik değil midir?

Belediye başkanının ifadesini haber yapmak Ege’de Son Söz’ü ipe çekmeye ve haksız, mesnetsiz bir karalama kampanyası başlatmak mıdır…

Kusura bakma eğer bir belediye başkanı bu şirket bir FETÖ şisketi diyorsa bu da aslanlar gibi haberdir. Bu haberi yapana da “Bana çamur atıyor. İtibar celletlığı yapıyor” diyemezsin.

En komik olanıysa şu açıklaması olmuş...

Yaldız, “ Öküzün altında buzağı bulmanız Ege’de Son Söz’de FETÖ izi bulmanızdan daha kolaydır. Devlet, 15 Temmuz’dan sonraki o kaotik ortamda denedi, didik didik etti, bulamadı. At iziyle it izinin karıştığı bir ortamda bir başkasının yerine, bir başkasını kurtarmak için Ege’de Son Söz’ü FETÖ torbasına attılar” diyerek Ege’de Son Söz’e kumpas yapıldığını ve kendisinin de Fetullah Gülen’in açtığı davaya ithafta bulunarak FETÖ tarafından mahkemeye verildiğini ifade etmiş…

Hatta daha ileri gitmiş o döneme ait mahkeme tutanaklarını yayınlamış…

Yahu o davada ben de yargılandım…

Aynı davada birlikte yargılandık… 

O mahkeme tutanaklarında benim de ismim var…

Ben neden FETÖ tarafından yargılandım ya da kumpas yapıldı deme ihtiyacı duymuyorum…

Neden?

Bunlar ajanslardan aldığımız “Fetullah Gülen aleyhinde yapılmış ve gazetelerimizde kullanmış olduğumuz haberlerle ilgili açılmış davalardır” onur madalyası gibi göstermek bile içinde bulunduğun ruh halini ortaya koyuyor…

Kimse Ege’de Son Söz “FETÖ’cü” demedi…

Bunu ifade eden senin de arkadaşın olan yıllarca aynı sofrada oturduğun yıllarca köşe yazısı yazdırdığın adam diyor…

Dönelim köşe yazısının devamında ne demiş...

Ümit Yaldız kamuoyundan destek almak için ne diyor; 

“Bu süreçte Genel Yayın Yönetmeni olarak ben, dönemin Haber Müdürü, şimdilerde gazetenin sahibi olan Fatih Yapar kardeşim “Özel yetkili savcıların talimatıyla” hakkımızda açılan davalarda ifade verdik. Ama 1 milimetre geri adım atmadık.” gibi cümleler ile “AJİTASYON” yapıyor. Yapmaya gerek yok…

Bu süreçte yapılan iki haberden birincisi “Burak Oğuz’un ifadeleri” diğeriyse Usta Gazeteci Süleyman Gençel’in ortaya attığı ve doğru çıkan iddiası…

Kimsenin kimseyi karalamak gibi bir derdi yok…

Eski belediye başkanının İzmir’in en önemli haber sitelerinden olan gazete için “bildiğim kadarıyla FETÖ’cü  şirketler arasında ilk aklıma gelen Ege’de Son Söz” diyorsa işte o zaman haber olur… Bunu en iyi Ege’de Son Söz’ün Genel Yayın Yönetmenleri bilir…

Aslında ikimizin de kaderi aynı kardeşim…

Nasıl ki Egepostası’nın sahibi ve o dönem Genel Yayın Yönetmeni olan Mithat Umutoğlulları ise...

İzinsiz dinleme yapan ve daha sonra FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan polisler tarafından eski Belediye Başkanı Hasan Karabağ ile yaptığım bir haberle ilgili telefon konuşmlarımın tapeleri

Ege’de Son Söz’ün editörleri tarafından haberleştiriliyorsa,

FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla tutuklu olan eski Belediye Başkanı Oğuz’un ifadesinde söylediği sözleri üzerine  Ege’de Son Söz de haber oluyor işte…

Aslında her ikimizin kaderi bu…

Aslında ikimizin kaderi de aynı…

Hem Fetullah Gülen tarafından ayını davadan birlikte yargılandık, hem de onunla ilgili açılan davalarda birbirimizin gazetelerinde haber olduk…

Ne dersin Ümit Yaldız bu bir keder mi?

NOT: Sana bir tavsiyem eğer bir hukuki süreç başlatacaksan işte o adres Burak Oğuz’un ta kendisi…

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
SOSYAL MEDYADA EGE POSTASI
ARŞİV
YAZARLAR
Mithat Umutoğulları
Erdoğan’a şiir için dava açan zihniyet Menemen’de iş başında!
Mithat Umutoğulları
Halil Solak
Kırmızı maskeden siyaset olur mu?
Halil Solak
Nilay Dinç
2021 ‘de Dolar çökecek mi? ABD batacak mı?
Nilay Dinç
Mustafa Ali Fırtına
İzmir geçersiz işlem yürüttü!
Mustafa Ali Fırtına
Semra Kocabaş
Geçen sene bu zamanlar
Semra Kocabaş
Hüseyin Günlü
'Evde kaldık. kitapları, anıları hatırladık'
Hüseyin Günlü
Halit Umutoğulları
Canın sağolsun Göktuğ
Halit Umutoğulları
ANKET
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EGE POSTASI
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA EGE POSTASI
EGE POSTASI
Ege Postası
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri