Semra Kocabaş

Cinayetler!

9 Aralık 2019 Pazartesi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

O kadar elimin kolumun hatta yüreğimin yazmaya gitmediği bir konu ki bu. Başlık aslında şu ‘Kadın Cinayetleri’… Ama böyle bir konuyu ‘Kadın’ ya da ‘Erkek’ hatta çocuk veya diğer tüm canlılar olarak ayırt etmek istemedim. Ben istesem ne olur, istemesem ne olur… Caniler ortalıkta böylesine rahat, başıboş dolaşırken…

Kaç yıldır köşe yazarlığı yapıyorum, hatırlamam çok zor ama şunu biliyorum ki defalarca bu konuyu yazdım-çizdim. Acı olan ne biliyor musunuz? Yol kat edememenin ötesinde, daha da vahim bir tabloya doğru adım adım yol alıyoruz. Biz böyle kötü bir toplum muyduk yoksa giderek kötü olan bir toplum muyuz? Bilmiyorum…

Neden sonuç ilişkileri aslında çok açık, sosyolojik olarak da çok net… Eğitim seviyesinden tutunda, erkek egemen toplumlum oluşumuzdan çıkında, maddi manevi sebeplere doğru yol alın...

Bir çeşit nedeni yok ki bütün bu acımasızca işlenen cinayetlerin. Bazılarını anlatmaya dilimiz varmıyor, vahşet… / Evet, ben kadın erkek diye ayırt etmek istemedim ancak ülkemizde ki gerçek ‘Kadın Cinayetleri’ başlığını yazımıza attıracak düzeyde, oldukça yüksek… Ne acı, ne üzücü bir durumdur bu…

Gencecik dünya güzeli kızlarımız, kadınlarımız… Anneler, evlatlar yitirdik, sayısını artık takip etmekte zorlanıyoruz. Ben artık izlemekte bile zorlanır hale geldim. Kapatıyorum, kulaklarımı-gözlerimi, yüreğimi… Çok acıtıyor içimi bir annenin feryadı ve diyor ki; keşke kapının önüne çıkıp bekleseydim kızımı…

Daha acı olan ne biliyor musunuz; ölen bir evladın acısını yaşayan aileler hiç düşünülmeden, neredeyse zaman zaman, yaşam hakları alınmış o masumların suçlu olabileceği imaları… Bazen giyim tarzları, bazen yaşam tarzları eleştiriliyor. Utanmasalar, hak ettiler diyecekler. Ki zaten bence bazıları gerçekten utanmıyor ve bunu ima ediyor…
Düşünsenize hangi haklı neden o güzel insanları öldürmek için yeterli gelebilir. Bırakın kul korkusunu, Allah korkusu da yok bu canilerde. Ve biz onlara yeterli cezayı veremediğimiz gibi, eh işte gördüğümüz üzere, ortalığa salıveriyoruz. Bazen iyi hal, bazen açık ceza evi bazen vs.

Sosyal medya da görüyorum, minicik bir canlıyı, yavru bir kediyi, köpeği yerden yere vurup yapmadıkları eziyeti bırakmıyorlar. İnanamıyorum, bu nasıl bir insanlık diyorum. İnsan olmak böyle bir şey değil. Senin vereceğin bir lokmaya muhtaç o hayvana nasıl olurda sen eziyet edersin diyorum. Küçücük bir çocuğu gelin edip, koca koca adamlara veriyorlar ‘Çocuk Gelin’ diye bir kavram çıkıyor ülkemde ortaya, utanıyorum. O koca koca adamlar, o küçücük çocukların elini, gelin diye tutmaya utanmıyorlar. Aileleri utanmıyor…

Gelin hep birlikte düşünelim; masum hayvanlarımız-kendi haklarını savunamayan o masum canlılar eziyet görüyor. Sonra kız çocukları gelin ediliyor, sokakta oyun oynayacakları yaşta. Okutup büyütüyorsunuz, kapınızın önünde bir cani gelip, elinizden alıveriyor. Eş oluyorsunuz, çocuk doğruyorsunuz-anne oluyorsunuz, babanız değilse de kocanız dövüyor. Hatta dövmekle kalmayıp, çocuğunuzun gözü önünde öldürülüyorsunuz. Bu ülkede, çocuk olmak-kadın olmak-hayvan olmak ne kadar da zor. Tabi sözümüz meclisten dışarı. Değerli ve düzgün olan hiçbir insanı, pozitif ayrımcılık adına bile olsa ayırmaktan yana değilim. Bütün hakların eşitliğini savunanlardanım. Öncelik, ayrıcalık dahi istemem, beklemem. İlla eşitlik…
Peki bu sorun, üstelik giderek artan-büyüyen bu sorun, şu ya da bu sebeple (araştırılması bence şart olan bu sorun) nasıl çözülecek. Ya da şöyle soralım bunu yetkililer bir sorun olarak görüyor mu, görüyorlarsa çözüm için nasıl bir çalışma yapıyorlar, inanın gerçekten çok merak ediyorum. 
Biz nasıl bir toplumuz ki, bağrımızdan böylesine cani insanlar çıkabiliyor. Eğitim mi yetersiz, ekonomik sıkıntılar mı, cezai müeyyideler mi yetersiz, nedir yani? 
Dedim ya elim kolum yazmaya gitmiyor. Farkındaysanız detaya girmiyorum. Çünkü o yaşananları izlerken bile ağlamaktan helak oluyorum. Allah o ailelere sabırlar versin, herkesin evladı var ve son günlerde herkes, büyük küçük demeden çocuklarını sıkı sıkı tembih eder oldu. Ve bırakın çocukları neredeyse bizler bile arkamıza bakmadan yürüyemez hale geldik. 
Yetkilileri, araştırmalarını ve sonuçlarını merakla bekliyorum, hatta sivil toplum kuruluşlarının bu tarz çalışmalarını, varsa bile artırmalarını, yayınlamalarını, duyurmalarını istiyorum. 
Yoksa durum oldukça vahim ve daha da kötüye gidiyor. Dur diyenler çıkmazsa tabi!

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
SOSYAL MEDYADA EGE POSTASI
ARŞİV
YAZARLAR
Mithat Umutoğulları
Gazetesini savunmak için abisini çağırmış!
Mithat Umutoğulları
Halil Solak
'İzmir Özkan’dır, Özkan mı kalacak?'
Halil Solak
Mustafa Ali Fırtına
Sahte imzaların gerçek kahramanı kim/kimler?
Mustafa Ali Fırtına
Semra Kocabaş
Gupse Özay ve filmleri
Semra Kocabaş
Hüseyin Günlü
Mesuduyeli Süha
Hüseyin Günlü
Halit Umutoğulları
Canın sağolsun Göktuğ
Halit Umutoğulları
ANKET
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EGE POSTASI
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA EGE POSTASI
EGE POSTASI
Ege Postası
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri