Hüseyin Günlü

Çocuk gözleri

3 Temmuz 2019 Çarşamba
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Akşamüstü gün batımı yaklaşıyordu. Yirmiye yakın araçtan oluşan seçim konvoyumuz, Çiğli-Güzeltepe yokuşunu bitirip düzlükteki geniş yola girince, burada bekleyen kalabalık; yaşlı genç, çoluk çocuk, konvoyumuzun etrafında coşkuyla, kim bilir kaçıncı seçimdir bir türlü gerçekleşmeyen bir umudun peşinden koşturuyordu yeniden.  
Fabrikalarda, İnşaatlarda çalışan, yollarımızı yapan, suyumuzu, elektriğimizi getiren, çöpümüzü toplayan, sokaklarımızı temizleyen onlardı. İlkokuldan sonra okula gidemeyen tamirci atölyelerindeki küçük emekçiler onların çocuklarıydı.

Seçim konuşmalarının yapılacağı kahvenin önünde alkış tufanıyla araçlarından inen mağrur bakışlı politikacıların ellerini sıkmak için birbirlerini ezercesine koşuşan kalabalığın arasında korkudan el ele tutuşmuş beş altı yaşlarında iki çocuk gözüme ilişmişti. Ayakaltında ezilecekler korkusuyla koşarak ellerinden tutup bir kenarına çektim.
Biri kız biri oğlandı. Birbirlerine sokuluşlarından kardeş olduklarını anlamıştım. Önlerinde çömelip yüzlerine baktım. Gözleri belki de dünyanın en güzel çocuk gözleriydi. Menekşe rengiydi. Saftı, tertemizdi. Bütün çocukların gözleri böyledir nedense.

Korkmamaları için toz toprak içindeki altın sarısı yumuşacık saçlarını okşarken ikisinin de yalın ayak olduğunu gördüm... O an sanki yüreğime ateşten bir kor düşmüştü. Göz pınarlarımdan aniden dökülüveren yaşlar, bir kenarda belki yüz, belki de binlerce yıllık unutulmuşluğa isyan eden sessiz çığlıklar gibiydi. 

Soysuzlukların, namussuzlukların, bir pranganın halkaları gibi incecik o sarı tüylü bileklerini acımasızca sarışının kahrolmuşluğu içindeydim. Bütün bedenim titriyordu… Korku dolu ürkek bakışları, bir köşede unutulup gitmişliğin yürek yakan hüzünlü türküsü gibiydi.
İkisine birden sarılıp öptüm... Öptüm… Bir bebeğinki gibi süt kokulu bedenlerinin sıcaklığı, ruhumu ılık bir alev sararken, çıldırmamak için tanrıya yalvarıyordum. İçimde ne bir isyan ne de bir nefret vardı o an; yalnızca bir yıkılmışlık vardı; nefretten de isyanda da daha büyük.

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
SOSYAL MEDYADA EGE POSTASI
ARŞİV
YAZARLAR
Mithat Umutoğulları
Büyükkarcı KSK'ye siyaset bulaştırıyor
Mithat Umutoğulları
Halil Solak
Dersimiz pandemi, siyaset değil!
Halil Solak
Nilay Dinç
2021 ‘de Dolar çökecek mi? ABD batacak mı?
Nilay Dinç
Mustafa Ali Fırtına
İzmir geçersiz işlem yürüttü!
Mustafa Ali Fırtına
Semra Kocabaş
Kimse ölmesin!
Semra Kocabaş
Hüseyin Günlü
'Evde kaldık. kitapları, anıları hatırladık'
Hüseyin Günlü
Halit Umutoğulları
Canın sağolsun Göktuğ
Halit Umutoğulları
ANKET
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EGE POSTASI
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA EGE POSTASI
EGE POSTASI
Ege Postası
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri